Çoğu zaman kişi, gördüğü rüyanın saçmalığından bahseder.Ainsi, lorsque l'on parle de rêve il s'agit souvent du souvenir du rêve dont il est question.
Fırıncıbaşının rüyası ise şöyleydi: Fırıncıbaşı başının üstünde üç sepet beyaz ekmek taşıyordu.Il était une fermière Qui allait au marché, Elle portait sur sa tête Trois pomme dans un panier.
Onların rüyaya da ihtiyacı vardır.Désormais, elle hante également ses rêves.
Yaz Gecesi Rüyası.Soir d'été.
Ayıldığında kendisini annesinin yanında bulur, kötü bir rüya gördüğünü söyler.Sans paraître s'apercevoir qu'il vient de tomber du ciel, il dit avoir fait un cauchemar.
Kurdukları hayal sonucu Albert, Helen ile evlenecek ve rüyalarına kavuşacaktır.Pour cela elle délaisse Albert, son amour.
Kitap okumayı çok sever (Uykuda adlı bölümde rüyasında kütüphanededir.).Elle déborde de compassion, adore les livres (elle veut devenir bibliothécaire).
(Bu hastalıkta yaşlı bir cadı rüyanıza giriyor ve size saldırıyor.)(L'érotomanie d'une femme harcelant un prêtre puis son médecin finit par se retourner contre elle-même.)
Seni rüyamda gördüm.He soñado contigo.
Aşk onu rüyalarında görmektir.El amor es verla en tus sueños.
İyi geceler.Tatlı rüyalar.Buenas noches. Dulces sueños.
O sadece bir rüya.Sólo es un sueño.
Onun rüyası gerçek oldu.Su sueño se hizo realidad.
Tatlı rüyalar!¡Dulces sueños!
İyi geceler ve tatlı rüyalar.Buenas noches y dulces sueños.
Tatlı rüyalar, Timmy.Dulces sueños, Timmy.
Sadece bir rüyaydı.Solo era un sueño.
Dün gece, seni rüyamda gördüm.Anoche soñé contigo.
Rüyâ bitti.El sueño se acabó.
Dün gece rüya görmedim.No soñé anoche.
Dün gece kötü bir rüya gördüm.Tuve un mal sueño anoche.
Dün gece komik bir rüya gördüm.Anoche tuve un sueño divertido.
Geçen gece iyi bir rüya gördüm.Anoche tuve un buen sueño.
Tom kötü bir rüya gördü.Tom tuvo un mal sueño.
Tom zaman zaman Mary'yi rüyasında görüyor.Tom sueña con Mary de vez en cuando.
Tüm yaşam bir rüyadır ve rüyalar da yalnızca rüya.Toda la vida es sueño, y los sueños, sueños son.
Rüyamda Yumi'yi gördüm.En mi sueño vi a Yumi.
Mayuko'nun rüyası gerçek oldu.El sueño de Mayuko se hizo realidad.
Dün gece garip bir rüya gördüm.Anoche tuve un sueño extraño.
O bir rüya gibi.Es como un sueño.
Ben uzun bir rüyadan uyandım.Desperté de un largo sueño.
Bir rüyadan uyandım.Desperté de un sueño.
Ben Yumi'yi rüyamda gördüm.Soñé con Yumi.
Dün gece güzel bir rüya gördüm.Anoche tuve un hermoso sueño.
Rüya mı görüyorum?¿Estoy soñando?
Belki rüyanda gördün!¡Tal vez lo soñaste!
Geçen gece güzel bir rüya gördüm.Anoche tuve un hermoso sueño.
Seni rüyamda en son ne zaman gördüğümü hatırlamıyorum.No logro acordarme de cuándo fue la última vez que soñé contigo.
Kediler rüya görür mü?¿Los gatos sueñan?
O bir rüya mıydı?¿Era un sueño?
Hayat bir rüya.La vida es un sueño.
Rüyalarımı hatırlamıyorum.No recuerdo mis sueños.
Dün gece bir rüya gördüm.Anoche tuve un sueño.
Rüyalarımda Tom'u gördüm.Vi a Tom en mis sueños.
Tom dün gece korkunç bir rüya gördü.Tom tuvo una pesadilla anoche.
Tom rüya görmeye başladı.Tom empezó a soñar.
Onu rüyalarımda bile görüyorum.Lo veo incluso en mis sueños.
İlginç bir rüyaydı.Fue un sueño interesante.
Rüyamda gördüğüm dünya huzurlu, savaştan uzaktı.El mundo que vi en mi sueño era un mundo pacífico carente de guerra.
Kötü bir rüya gibi.Parece una pesadilla.
İki gündür Mary'i rüyamda görüyorum.Llevo dos días soñando con Mary.
Sık sık aynı rüyâyı görürüm.Con frecuencia tengo el mismo sueño.
Her gün rüya görür müyüz?¿Soñamos todos los días?
Rüyamda balık yiyordun.Soñé que estabas comiendo pescado.
Rüyamda kaza yapıyordun.Soñé que tenías un accidente.
Rüyamda benimle konuşuyordun.En mi sueño hablabas conmigo.
Seni rüyamda bile görmek istemiyorum.No quiero verte ni en mis sueños.
Rüyamda gördüğüm kadın sizdiniz.Usted era la mujer que vi en mis sueños.
Herkes rüya görür, bebekler bile!¡Todo el mundo sueña, incluso los bebés!
Bir iyi geceler öpücüğü olmadan tatlı rüyalar görmeyeceğim.Sin beso de buenas noches no tendré dulces sueños.