Ana içeriğe geç
Sözlük

rüya ile cümle

rüya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tatlı rüyalar, Timmy.Fais de beaux rêves Timmy.
Tatlı rüyalar!Faites de beaux rêves !
Herkes rüyâların gerçekleşebildiğine inanmak ister.Tout le monde veut croire que les rêves peuvent se réaliser.
Sık sık kötü rüyalar görürüm.Je fais souvent de mauvais rêves.
Bir rüya gemisi, kabusa yanaştı.Un bateau de rêves a accosté un cauchemar.
Kediler rüya görür mü?Les chats rêvent-ils ?
Rüya görüyordu.Il rêvait.
Tom rüya görüyordu.Tom rêvait.
Mary rüya görüyordu.Marie rêvait.
Rüya sona eriyor.Le rêve prend fin.
Ancak Jack sürekli garip rüyalar görmektedir.Claire est rapidement prise d'étranges rêves.
Rüya mıydı acaba? diyordum.Var det en dröm?
Hâbname, Rüya kitabı.Le livre des rêves.
Rüyasının büyük satırlarını deneyimi organize eden bilim adamlarına teslim eder.Il donne les grandes lignes de son rêve aux savants qui ont organisé l'expérience.
Ben 10'un korkulu rüyasıdır.Le groupe La Part de rêve a 10 ans.
Kendimi rüyada gibi hissettim.Je me sens comme dans un rêve.
Uyumaya çalıştığı sırada rüya hakkında şarkı söyleyen bir lamba görür.Alors qu'il essaye de dormir, une lampe chantant à propos des rêves apparaît.
Mercutio rüyalar perisi Kraliçe Mab baladı'nı söyleyerek ona takılır.Mercutio chante la Ballade de la reine Mab.
Rüyayı gerçekleştirdin.Le rêve s'est réalisé.
Siddhartha’nın doğumundan önce, annesinin onu rüyasında beyaz bir fil şeklinde gördüğü söylenir.La veille de la naissance de Bouddha, sa mère aurait rêvé d’un éléphant blanc.
Yusuf bir rüya daha gördü.Mais Jules a d'autres rêves en tête.
Locke, rüya görür.Gobelet fait un rêve.
Psikanalize göre rüyalar "farklı" şekilde odaklanırlar.En psychanalyse, il s'apparente au rêve en tant que « rêve diurne ».
Ve bir gün rüyam gerçek oldu.Mais un jour le rêve devient réalité...
Yedi yaşında ilk büyük kompozisyonu "Rüyaların Çöpçüsü"nü tamamlamıştır.À l'âge de sept ans, elle termine sa première composition majeure, l'opéra The Sweeper of Dreams.
Onunla ilgili birçok rüya görür.Beaucoup rêvent de l'affronter.
Buffy, rüyasında Sunnydale'e, "Welcome to the Hellmouth" günlerine geri döner.Elle évoque cette période dans Bienvenue à Sunnydale partie 1 Welcome to the Hellmouth.
İlk fetvâyı da Rüstem dârı âlimlerinden ve meşhur fukahadan olan imâm Fahr’ûl-İslâm Rûyânî verdi.Certes, la perte, la veille, de son éperon l'a privé d'une arme efficace.
İnsanların rüyalarına girebilme, onlara rüyalarında görünebilme yetkisine sahiptir.Elle a le pouvoir d'entrer dans les rêves des gens.
III. Richard, Bir Yaz Gecesi Rüyası ve Shakespeare'in bazı sonelerini çevirdi.Richard III, drame et Le Songe d'une nuit d'été, comédie, de Shakespeare.
Yusuf bir gün bir rüya gördü.J'ai fait un rêve.
Adının anlamı Rüya veya Almış (mecazen rüyada alınan) demektir.Au bout d'un an, on le nomme éterle (♀) ou éterlou (♂).
Clara kendisini dairesinin bir rüya versiyonunda bulur.Un agent immobilier lui trouve l'appartement de ses rêves.
Seriler boyunca önceden bilgilendirici rüyalar görür.Ils voient dans les rêves des présages.
Kendini rüyalarda gösterdiği söylenir.Elle apparaît dans Le Rêve.
Sonraki sahnede sabah olmuş ve rüyadan uyanılmışcasına her şey normale dönmüş gibidir.Lorsque vous vous réveillez le lendemain matin, tout vous semble parfaitement normal.
Tablo aynı anda hem rüya gören bir kadını hem de ilgili rüyanın içeriğini betimliyor görünümü vermektedir.La toile semble dépeindre simultanément une femme rêvant et le contenu de son cauchemar.
İşin aslı parkta uyuyakalmış ve bu tuhaf rüyayı görmüştür.Puis Jacob s'est endormi et il a fait un rêve étrange.
Seksendört) - Rüya Erdem Kınay (feat.17 : L´Éternel Rêveur (ballade) Op.
Karabastı: Kâbus, kötü rüya.Titre : Cauchemar ou Nuits d'angoisse.
Bu bir rüya ve ben yakında uyanacağım!Il s'éveillera et elle disparaîtra.
Rüyasını gerçekleştirmeye kalkar.Son rêve a été réalisé.
Fakat bu sadece bir rüyadır.Mais ce n'est qu'un rêve...
Uyanınca rüyasındaki gibi gardrobunu açar.Après son acte Penthésilée se réveille comme d'un rêve.
Bir gün rüyasında Bünyamin’in başına kötü bir şey geldiğini görür.Il en conclu que quelque chose de grave se produit à l’Overlook.
İkinic perdenin sonunda tüm bunların Bilgin'in rüyası olduğu anlaşılır.En fin de compte, il est révélé que tout était le rêve de Chyna.
Daha sonra "Amerikan Rüyası" ve ABD'nin bir şaka olduğunu söyledi.Rusev dit que le rêve américain est une blague comme l'Amérique qui est une blague.
Hatırlayabildiğimiz rüyaların büyük bir kısmı bu süreçte görülür.Le peu que l'on connaît de sa vie est, en grande partie, tiré de ce livre.
Rüyalar ayrışmış imajinasyonun bir ürünüdür.Nous sommes un produit de notre imagination.
Bir gün bir rüya görür.Il fait un rêve.
Kendisi "Yazıyı bana rüya âleminde tâlim ettiler" dermiş.Je répondis : " C'est le témoignage donné par les hommes dans mon rêve.
Bunu şu şekilde açıklayabiliriz: Rüya bir "dilek gerçekleşmesi"dir.Cette victoire est « l'accomplissement d'un rêve ».
Rüyaları yorumlayan kişidir.La méthode d'interprétation des rêves.
Rüya ya da hayal görüyor olabilirim.Love or dream?
Kraliçe onu doğurmadan bir gün önce rüya görür.La reine meurt un an après sa naissance.
Ben gördüğüm bir rüyayı Resulüllah'a anlattım.Pour les articles homonymes, voir Un rêve.
Zeus gibi Hades de insanlara rüyalar gönderir.En colère, Gaïa envoie aux hommes des rêves prophétiques.
Anlamlar hakkında tahminlere ise yorum denir, örneğin rüya yorumları.Pour la notion en général, voir Interprétation des rêves.
Rüyâyı dinleyince arkadaşlarına; "Ey arkadaşlarım!Le roi les accueille par ces mots : « Bonjour, mes amis.
1900 - Sigmund Freud, The Interpretation of Dreams, (Rüyaların Yorumlanması) adlı eserini yayınladı.Sigmund Freud, L'Interprétation des rêves, 1900.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod