Bu sabah seninle ilgili çok güzel rüyalar gördüm ve herşeyi verirdim ...I had such beautiful dreams about you this morning, and I would give ...
Bir rüya gördüm.I had a dream...
Bunun sadece bir rüya olduğunu ve bunu yapmak istediğimi düşündüm.I just thought it's a dream and I want to do it.
# Bir rüya gibi gel bana# Crawling to me like a dream
Tatlı bir rüya gören birine bile tahammülün hiç yok mu ? "Can't you even tolerate a man who is having a sweet dream?"
-Rüya gibi! Acele edersen, işe gitmeden yatağa atlayıp... ... senin ihtiyara sarılabilirsin.If you hurry, you can hop into bed with the old girl for a cuddle
Rüyamda İngilizler beni yiyordu.I dreamt the British have eaten me.
Dün gece rüyamda San Pedro'yu gördüm Hiç gitmemiş olsam da, şarkıyı biliyordum.Last night I dreamt of San Pedro just like I'd never gone, I knew the song.
Dün gece rüyamda San Pedro'yu gördüm.Last night, I dreamt of San Pedro
Asırlardır süregelen bir rüya .This is a dream of the ages.
amerika rüyası ona rüya demeleri için bir neden var.The American Dream There's a reason they call it a dream.
Sadece "Rüya" iyi durumdadır umarım.I just hope Dream is doing okay.
Red Shield bankaları burada, Pile, Bizim Amerikan Rüyaımızı ele geçirmek için bir yol arıyorlarThe Red Shield banks are here, Pile, seeking a way to conquer our American Dream.
Senin rüyanı, Pile.The dream you had, Pile.
Özgür adamın rüyası...A dream... of free men.
Rüyalarımda kızlar görüyorum. Haduken (Street Fighter) yapan insanlar hakkında ne düşünüyorsun?How do you feel about people who go "Hadouken!"
Bu Japonya'da bir primatin beyin aktivitesinin kontrolüyle gerçekleşen bir rüyadır.This is CB1 fulfilling its dream in Japan under the control of the brain activity of a primate.
Rüya görüyor, hatırlıyor, sorunları çözüyor.Dreaming, remembering, figuring things out.
Her gece imkansız şeyleri rüyamızda görürüz.Every night we dream impossible things.
Rüya ayakkabılarımızı çıkarıp, kendimizi yaşantımıza ayarlarız.We take off our dream shoes, and button ourselves into our lives.
Hayatınızın 6 yılını rüya görerek geçirdiğiniz düşünülürseBut...what are dreams?
Rüya görmek hayret verici bir fenomendir.These waves oscillate at around 10 to 100 cycles per second.
Hayatınızın 6 yılını rüya görerek geçirdiğiniz düşünülürse Rüya görmek hayret verici bir fenomendir.Radio waves, on the other hand oscillate at around 50...million to 1 billion times per second.
Rüya görmek hayret verici bir fenomendir. Hayatınızın 6 yılını rüya görerek geçirdiğiniz düşünülürseOf course, this is subject to forgetting or other errors.
Belki bir noktada neden rüya gördüğümüzü de daha iyi anlamamızı sağlarlar.At which point, perhaps, we'll have a few more clues into why we dream, in the first place.
"Rüya gibi mi?" diye sordum.I said, "Is this like a dream?"
"Hayır rüya gibi değil, film gibi" diye cevap verdi.And she said, "No, it's not like a dream. It's like a movie."
Bunlar ilk açıklandığında rüyalar gibi bunların da tercüme edilebileceği düşünüldü.When these were first described, it was thought that they could be interpreted like dreams.
Bunları rüya olarak gördüğünüzde hiçbir yere varamıyorsunuz.You don't get anywhere thinking of them as dreams.
Acaba bu bir rüya olabilir mi? <i>Artık bakmaz, değil mi?Aigoo!
Favori renklerim olmaya başladı ve renkli rüyalar görmeye başladım.I started to have favorite colors, and I started to dream in colors.
Rüyalarım eziyet gibi.My dreams are like torment.
Bir rüyada yaşıyor gibiyim.It's like I'm living a dream.
Bu, uzun bir rüyadan uyanmak gibiydi.It was like awakening from a long dream.
Rüyalar bir kabus oldu.The dream has become a nightmare.
Bazen, rüyalarda buluşuruz. Onu ne zaman yönlendirebilirsin?Sometimes we meet in dreams, when he can manage it.
Bir rüya bir günde Ve Senatör bu adamla tanıştı.And the Senator met this man one day in a dream.
Onlara "rüya takım" diyorduk.We called them the "dream team."
Kim olduğunu keşfettiğin an'da, o zaman bu rüyanın gerçekliğine olduğu gibi uyanırsın.The moment that you discover who you are, then you are awakened to the dream as it is.
Ve aslında, bu çok GÜÇLÜ bir rüyadır!And indeed, it is a POWERFUL dream!
Ve çok da güzel bir rüyadır... bir bakıma, değil mi?A beautiful dream also . . . in some way.
1969 yılında, internet birkaç kağıt parçası üzerindeki çizim dışında bir rüyaydı.In 1969, the internet was but a dream, a few sketches on a piece of paper.
Ateşten gömleği giymenin zamanı, kahramanın korkulu rüyası.Approach It's time to face the biggest ordeal, the hero's worst fear.
Rüya görüyorum.Am I still dreaming?
Çok hoş bir rüya!It's such a sweet dream.
Rüyamda Oska da var.Oska is in my dream! Kyak!
Bu nasıl bir rüya?Why am I having this kind of dream? Huh?
Bu gerçekten bir rüya mı?Is this really a dream?
Bir şey yok bir rüya !It is nought but a dream!
Bir rüya.It's but a dream.
Rüyanda görürsün!You wish!
Hatta her Amerikalı gençlerin üniversite rüya yaşıyordu.I even lived the dream of every American youth, college.
Rüya görüyor gibiydim ama uyanıktım.It was like dreaming but I was awake.
Ancak, uyanıp gördüğün rüyanın aynı gerçek gibi olduğunu hissedersin ya, öyleydi.Just like when you have a dream you wake up and your dreams are just so... they were was so real.
Yani, rüya bu. Aslında, bu rüya gerçekleştiriliyor.In fact, this dream is actually being realized.
RAB Tanrı, Givonda o gece rüyada Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.In Gibeon Yahweh appeared to Solomon in a dream by night; and God said, "Ask what I shall give you."
Gece rüyaların doğurduğu düşünceler içinde, İnsanları ağır uyku bastığı zaman,In thoughts from the visions of the night, when deep sleep falls on men,
Rüyada, geceleyin görümde, İnsanları ağır uyku basınca, Yatakta yatarlarken,In a dream, in a vision of the night, when deep sleep falls on men, in slumbering on the bed;
Uyanan birisi için rüya nasılsa, Sen de uyanınca, ya Rab, Hor göreceksin onların görüntüsünü.As a dream when one wakes up, so, Lord, when you awake, you will despise their fantasies.
RAB sürgünleri Siyona geri getirince, Rüya gibi geldi bize. Siyonu eski gönencine kavuşturunca››.When the LORD turned again the captivity of Zion, we were like them that dream.