rüşvet ile cümle
rüşvet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.반면에, 만약 당신이 뇌물을 제공했고 또한 경찰관이 부정하다면 당신은 혐의에서 벗어나는 큰 성과를 거두죠.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.Por otro lado, si intentas sobornarlo y el policía es deshonesto, consigues la gran recompensa de irte libre.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.Z drugiej strony, ryzykując i trafiając na łapówkarza, mnóstwo zyskujemy.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.С другой стороны, если вы предложите взятку, и полицейский окажется нечестным, то наградой вам будет свобода.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.מצד שני, אם תציעו את השוחד, אם השוטר הוא מושחת, תשיגו רווח עצום ותצאו לחופשי.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.ومن الناحية الأخرى، إذا عرضت الرشوة، فاذا كان رجل الشرطة غير نزيه، فستدفع مكافأة ضخمة لتذهب حراً.
Öte yandan, rüşveti uzatırsanız memur da dürüst değilse, elinden kurtulmak için yüklü bir ödeme yaparsınız.警官が不正だったら 通過できるという大きな利得を手に入れる 警官が公正だったら 賄賂で逮捕されるという
Para cezasını ve rüşveti ödedikten sonra 1 ay içerisinde ailem serbest bırakıldı.1ヶ月後にようやく解放されました ところが すぐに再拘留されました
Para cezasını ve rüşveti ödedikten sonra 1 ay içerisinde ailem serbest bırakıldı.Após eu ter pago a multa e o suborno, a minha família foi libertada num mês.
Para cezasını ve rüşveti ödedikten sonra 1 ay içerisinde ailem serbest bırakıldı.저희 가족은 제가 벌금을 내고 뇌물을 주고 나서야 한 달 만에 겨우 풀려날 수 있었습니다.
Para cezasını ve rüşveti ödedikten sonra 1 ay içerisinde ailem serbest bırakıldı.Nachdem ich Geldstrafe und Schmiergeld gezahlt hatte, wurde meine Familie innerhalb eines Monats freigelassen.
Para cezasını ve rüşveti ödedikten sonra 1 ay içerisinde ailem serbest bırakıldı.Po plačilu kazni in podkupnine so bili po enem mesecu izpuščeni.
Para cezasını ve rüşveti ödedikten sonra 1 ay içerisinde ailem serbest bırakıldı.След като платих глобата и подкупа, семейството ми беше освободено за месец.
Para cezasını ve rüşveti ödedikten sonra 1 ay içerisinde ailem serbest bırakıldı.אחרי ששילמתי את הקנס והשוחד, משפחתי שוחררה אחרי חודש,
Para cezasını ve rüşveti ödedikten sonra 1 ay içerisinde ailem serbest bırakıldı.وبعد أن دفعت الغرامة والرشوة، تم إطلاق سراح عائلتي بعد شهر،
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.ej låner Penge ud mod Åger og ej tager Gave mod skyldfri. Hvo således gør, skal aldrig rokkes.
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.joka ei anna rahaansa korolle eikä ota lahjuksia viatonta vastaan. Joka näin tekee, hän ei ikinä horju.
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.kdor ne lihvari z denarjem svojim in darila ne sprejme zoper nedolžnega. Kdor tako ravna, ne omahne nikdar.
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.Kdož peněz svých nedává na lichvu, a daru proti nevinnému nebéře. Kdož tyto věci činí, nepohneť se na věky.
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.변리로 대금치 아니하며 뇌물을 받고 무죄한 자를 해치 아니하는자니 이런 일을 행하는 자는 영영히 요동치 아니하리이다
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.כספו לא נתן בנשך ושחד על נקי לא לקח עשה אלה לא ימוט לעולם׃
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.فضته لا يعطيها بالرّبا ولا يأخذ الرشوة على البريء. الذي يصنع هذا لا يتزعزع الى الدهر
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.他 不 放 債 取 利 、 不 受 賄 賂 以 害 無 辜 。 行 這 些 事 的 人 、 必 永 不 動 搖
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.他 不放債 取利 、 不 受 賄賂 以 害無 辜 。 行這 些 事 的 人 、 必 永 不 動搖
Polis memurları sokakta işportacılık yapanlardan rüşvet alıyordu.Cảnh sát đang nhận hối lộ từ những người bán hàng rong trên đường phố.
Polis memurları sokakta işportacılık yapanlardan rüşvet alıyordu.Des officiers de police acceptaient des pots de vin de la part de vendeurs ambulants.
Polis memurları sokakta işportacılık yapanlardan rüşvet alıyordu.Gli agenti di polizia accettavano tangenti dai venditori ambulanti.
Polis memurları sokakta işportacılık yapanlardan rüşvet alıyordu.Havia agentes da polícia a receber subornos de vendedores ambulantes que andavam pela rua.
Polis memurları sokakta işportacılık yapanlardan rüşvet alıyordu.경찰들이 행상들로부터 뇌물을 받고있었던 것이었습니다.
Polis memurları sokakta işportacılık yapanlardan rüşvet alıyordu.Los oficiales de policía estaban recibiendo sobornos de vendedores ambulantes que vendían en las calles.
Polis memurları sokakta işportacılık yapanlardan rüşvet alıyordu.Ofiţerii de poliţie erau mituiţi de cei care pretindeau că oferă protecţie comercianţilor.
Polis memurları sokakta işportacılık yapanlardan rüşvet alıyordu.Politieagenten kregen smeergeld van straatventers die op straat verkochten.
Polis memurları sokakta işportacılık yapanlardan rüşvet alıyordu.Politifolk tog imod bestikkelse fra gadesælgere der solgte på gaden.
Polis memurları sokakta işportacılık yapanlardan rüşvet alıyordu.Polizeibeamte ließen sich von fliegenden Händler auf den Straßen schmieren.
Polis memurları sokakta işportacılık yapanlardan rüşvet alıyordu.Полицейские брали взятки от уличных торговцев.
Polis memurları sokakta işportacılık yapanlardan rüşvet alıyordu.Поліцейські брали хабарі від вуличних торговців, які орудували на вулицях.
Polis memurları sokakta işportacılık yapanlardan rüşvet alıyordu.שוטרים לקחו שוחד מרוכלים שעבדו ברחוב.
Polis memurları sokakta işportacılık yapanlardan rüşvet alıyordu.ضباط الشرطة كانوا يتقاضون رشاوى من الباعة المتجولين الذين كانوا يتجولون في الشوارع.
Polis memurları sokakta işportacılık yapanlardan rüşvet alıyordu.通りで商売している行商人からの賄賂です 若い記者の僕は 思いました
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Ajándékot el ne végy: mert az ajándék megvakítja a szemeseket, és elfordítja az igazak ügyét.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Äläkä ota lahjusta, sillä lahjus sokaisee näkevät ja vääristää syyttömien asiat.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Aniž bráti budeš darů, nebo dar oslepuje i prozřetelné, a převrací slova spravedlivých.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Darów też brać nie będziesz, ponieważ dar zaślepia mądre, i wywraca słowa sprawiedliwych.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Du skal ikke ta imot gave; for gaven gjør seende blinde og forvender de rettferdiges sak.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Du skall icke taga mutor, ty mutor förblinda de seende och förvrida de rättfärdigas sak.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.너는 뇌물을 받지 말라 뇌물은 밝은 자의 눈을 어둡게 하고 의로운 자의 말을 굽게 하느니라
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Ne jemlji daril, kajti darilo oslepi nje, ki gledajo z odprtimi očmi, in preobrne besede pravičnih.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Ngươi chớ nhậm của hối lộ, vì của hối lộ làm mờ mắt người thượng trí, và làm mất duyên do của kẻ công bình.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Ngươi chớ nhậm của hối_lộ , vì của hối_lộ làm mờ mắt người thượng trí , và làm mất duyên_do của kẻ công_bình .
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Non accetterai doni, perché il dono acceca chi ha gli occhi aperti e perverte anche le parole dei giusti
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Să nu primeşti daruri; căci darurile orbesc pe ceice au ochii deschişi, şi sucesc hotărîrile celor drepţi.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Tag ikke mod Bestikkelse, thi Bestikkelse gør den seende blind og fordrejer Sagen for dem, der har Ret.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Também não aceitarás peita, porque a peita cega os que têm vista, e perverte as palavras dos justos.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Και δωρα δεν θελεις λαβει διοτι τα δωρα τυφλονουσι και τους σοφους, και διαστρεφουσι τους λογους των δικαιων.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Да не приемаш подаръци, защото подаръците заслепяват видещите и извръщат душите на праведните.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.Даров не принимай, ибо дары слепыми делают зрячих и превращают дело правых.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.ושחד לא תקח כי השחד יעור פקחים ויסלף דברי צדיקים׃
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.ولا تأخذ رشوة. لان الرشوة تعمي المبصرين وتعوّج كلام الابرار.
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.不 可 受 賄 賂 、 因 為 賄 賂 能 叫 明 眼 人 變 瞎 了 、 又 能 顛 倒 義 人 的 話
‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.不 可受 賄賂 、 因為賄 賂能 叫 明眼 人 變 瞎了 、 又 能 顛倒義人 的 話