röportaj ile cümle
röportaj kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Simdi size konustugum bazi insanlarla yaptigim birkac roportajin ozet bolumlerini gosterecegim.Ukážu vám několik úryvků z rozhovorů, které jsem udělal s lidmi, se kterými jsem mluvil.
Simdi size konustugum bazi insanlarla yaptigim birkac roportajin ozet bolumlerini gosterecegim.Θα σας δείξω τώρα μερικά σύντομα αποσπάσματα από τις συνεντεύξεις που πήρα και τον κόσμο που μίλησα.
Simdi size konustugum bazi insanlarla yaptigim birkac roportajin ozet bolumlerini gosterecegim.Сега ще ви покажа само няколко кратки откъса от интервютата, които направих, някои от хората, с които говорих.
Simdi size konustugum bazi insanlarla yaptigim birkac roportajin ozet bolumlerini gosterecegim.Я покажу вам обрывки из некоторых интервью и покажу людей, с которыми я общался.
Simdi size konustugum bazi insanlarla yaptigim birkac roportajin ozet bolumlerini gosterecegim.אני הולך להראות לכם עכשיו רק כמה קטעים קצרים של חלק מהראיונות שעשיתי, כמה מהאנשים עמם דיברתי.
Simdi size konustugum bazi insanlarla yaptigim birkac roportajin ozet bolumlerini gosterecegim.و سوف أعرض عليكم الآن مجرد مقتطفات موجزة من بعض المقابلات التي أجريتها، و بعض الأشخاص الذين تحدثت معهم.
Simdi size konustugum bazi insanlarla yaptigim birkac roportajin ozet bolumlerini gosterecegim.かいつまんでご紹介します これは11歳の学生です
Size bu tür sorular sormanızı tavsiye ederim, röportaj yapmasanız bile.Ich möchte Ihnen dies ans Herz legen, auch wenn Sie keine Interviews führen.
Size bu tür sorular sormanızı tavsiye ederim, röportaj yapmasanız bile.인터뷰가 아니더라도 꼭 권하고 싶습니다.
Size bu tür sorular sormanızı tavsiye ederim, röportaj yapmasanız bile.ואני ממליץ שאתם, אפילו אם אתם לא מראיינים,
Size bu tür sorular sormanızı tavsiye ederim, röportaj yapmasanız bile.و أنا أنصحكم بذلك أيضاً، حتى لو لم تقوموا بمقابلات.
Size bu tür sorular sormanızı tavsiye ederim, röportaj yapmasanız bile.友人や家族の高齢者の方には
Steve Martin ile röportaj yaptım. Çok da uzak bir geçmişte değil.얼마 전에 스티브 마틴을 인터뷰한 적이 있습니다.
Steve Martin ile röportaj yaptım. Çok da uzak bir geçmişte değil.Tôi phỏng vấn Steve Martin, cách đây không lâu lắm.
Steve Martin ile röportaj yaptım. Çok da uzak bir geçmişte değil.ראיינתי את סטיב מרטין. זה לא היה כל כך מזמן.
Steve Martin ile röportaj yaptım. Çok da uzak bir geçmişte değil.لقد قمت بمقابلة مع ستيف مارتين. ليس من وقت بعيد.
Steve Martin ile röportaj yaptım. Çok da uzak bir geçmişte değil.こうやって腰かけて
Steve Martin ile röportaj yaptım.Dělal jsem rozhovor se Stevem Martinem.
Steve Martin ile röportaj yaptım.Entrevisté a Steve Martin.
Steve Martin ile röportaj yaptım.Ho intervistato Steve Martin.
Steve Martin ile röportaj yaptım.I-am luat un interviu lui Steve Martin.
Steve Martin ile röportaj yaptım.Ich interviewte Steve Martin.
Steve Martin ile röportaj yaptım.Ik interviewde Steve Martin.
Steve Martin ile röportaj yaptım.J'ai interviewé Steve Martin.
Steve Martin ile röportaj yaptım.Przeprowadzałem wywiad ze Steve'm Martinem.
Steve Martin ile röportaj yaptım.Πήρα συνέντευξη από τον Στηβ Μάρτιν.
Steve Martin ile röportaj yaptım.Интервюирах Стив Мартин.
Steve Martin ile röportaj yaptım.Я беседовал со Стивом Мартином.
Taleplere rağmen, ne Devlet Yönetimi ne de Polis temsilcisi... ...bu film için röportaj yapmayı kabul etmedi.Po mimu kilku próśb rząd lokalny oraz policja odmówili komentarza do tego filmu. Tłumaczenie: JustynaC666
Taleplere rağmen, ne Devlet Yönetimi ne de Polis temsilcisi... ...bu film için röportaj yapmayı kabul etmedi.Tradução e Legendagem cravas72
Teressa: Annem beyaz çünkü zor bir soru biraz 's. Röportaj:Uhm, dat is een beetje een ingewikkelde vraag, want mijn moeder was blank.
Teressa: Biz çok utanıyorum büyüdü. Röportaj:- Ik begrijp het, dus je identiteit, je weet niet wie je bent.
Tom Waits'de gördüm. Yıllar önce bir dergi için kendisiyle röportaj yapmıştım.Tom Waits, a zenész, akit néhány éve kérdeztem az egyik magazin megbízásából.
Trevor ile yaptığımız röportaj hileliydi... ...ama ben böyle şeylerin üstesinden gelmeye alışığımdır.Bueno, la entrevista con Trevor, fue algo difícil... pero algo que yo hago, es siempre lidiar con eso.
Trevor ile yaptığımız röportaj hileliydi... ...ama ben böyle şeylerin üstesinden gelmeye alışığımdır.Bueno, la entrevista con Trevor, fue algo difícil... pero algo que yo hago, es siempre lidiar con eso.
Trevor ile yaptığımız röportaj hileliydi... ...ama ben böyle şeylerin üstesinden gelmeye alışığımdır.Hát az interjú Trevorral elégé trükkös volt, de ez egy olyan dolog, amihez már hozzászoktam.
Trevor ile yaptığımız röportaj hileliydi... ...ama ben böyle şeylerin üstesinden gelmeye alışığımdır.Het interview met Trevor was niet gemakkelijk... maar dat ben ik gewoon, denk ik... om mee om te gaan.
Trevor ile yaptığımız röportaj hileliydi... ...ama ben böyle şeylerin üstesinden gelmeye alışığımdır.Интервју са Тревором није био лак... али то је било нешто што сам, ваљда, навикла да радим.
Trevor'ın röportajından sonra, bir şeylerin peşinde olduğumuz açıktı.Después de la entrevista de Trevor, era claro que estábamos ante algo.
Trevor'ın röportajından sonra, bir şeylerin peşinde olduğumuz açıktı.Después de la entrevista de Trevor, era claro que estábamos ante algo.
Trevor'ın röportajından sonra, bir şeylerin peşinde olduğumuz açıktı.Efter Trevor intervju, stod det klart vi var på något.
Trevor'ın röportajından sonra, bir şeylerin peşinde olduğumuz açıktı.Nach dem Interview mit Trevor war es klar wir sind da auf etwas gestoßen.
Trevor'ın röportajından sonra, bir şeylerin peşinde olduğumuz açıktı.Na Trevor's interview, was het duidelijk dat we op iets gestoten waren.
Trevor'ın röportajından sonra, bir şeylerin peşinde olduğumuz açıktı.Po rozhovoru Trevorem, bylo jasné, že jsme na něco narazili.
Trevor'ın röportajından sonra, bir şeylerin peşinde olduğumuz açıktı.Trevorin haastattelun jälkeen, oli selvää, että olimme kiinni jossakin.
Trevor'ın röportajından sonra, bir şeylerin peşinde olduğumuz açıktı.Trevor interjúja után nyilvánvaló volt, hogy beletenyereltünk valamibe.
Trevor'ın röportajından sonra, bir şeylerin peşinde olduğumuz açıktı.Zaraz po wywiadzie wiedzieliśmy, że na coś trafiliśmy.
Trevor'ın röportajından sonra, bir şeylerin peşinde olduğumuz açıktı.Μετά τη συνέντευξη, ήταν ξεκάθαρο ότι κάτι βρήκαμε.
Trevor'ın röportajından sonra, bir şeylerin peşinde olduğumuz açıktı.Након интервјуа са Тревором, било је јасно да смо имали нешто.
Tüm bu röportajlar için çok teşekkürler TED-liler!Cảm ơn những nhà diễn thuyết của TED đã tham gia cuộc phỏng vấn
Tüm bu röportajlar için çok teşekkürler TED-liler!Ďakujem všetkým za ich rozhovory!
Tüm bu röportajlar için çok teşekkürler TED-liler!Danke an Euch TED-sters für all die Interviews!
Tüm bu röportajlar için çok teşekkürler TED-liler!Děkuji všem z TEDu za rozhovory!
Tüm bu röportajlar için çok teşekkürler TED-liler!Dzięki, TED-owcy, za wasze rozmowy!
Tüm bu röportajlar için çok teşekkürler TED-liler!Grazie del vostro tempo, TEDsters!
Tüm bu röportajlar için çok teşekkürler TED-liler!Hvala vsem TEDovcem za intervjuje!
Tüm bu röportajlar için çok teşekkürler TED-liler!Köszönet minden TEDesnek az interjúkért!
Tüm bu röportajlar için çok teşekkürler TED-liler!Merci membres de TED pour toutes vos interviews!
Tüm bu röportajlar için çok teşekkürler TED-liler!Muchas gracias TED, ¡y gracias por las entrevistas!
Tüm bu röportajlar için çok teşekkürler TED-liler!Mulţumesc TED-sterilor pentru interviurile lor!