röportaj ile cümle

röportaj kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Onunla röportaj yapıyorlardı.La estaban entrevistando.
Öyle ki, beni elimde röportajın kasediyle yanına götürtmeyi ve제에게 녹음한 테이프를 받아가서는
Öyle ki, beni elimde röportajın kasediyle yanına götürtmeyi veואז היא הכריחה אותי לבוא עם הקלטת של זה
Öyle ki, beni elimde röportajın kasediyle yanına götürtmeyi veثم جعلتني أُظهِر الشريط المسجل للمقابلة
Öyle ki, beni elimde röportajın kasediyle yanına götürtmeyi veジョージ・アボットがトークをできることを証明したのでした
Roberta Green'le yapılan röportajdan alıntıdırAuszüge aus einem Interview mit Roberta Green
Roberta Green'le yapılan röportajdan alıntıdırExtractos de una entrevista con Roberta Green
Roberta Green'le yapılan röportajdan alıntıdırFragmente dintr-un interviu cu Roberta Green,
Roberta Green'le yapılan röportajdan alıntıdır Santa Ana Register, Orange County,CAEstratti da un'intervista con Roberta Green del Santa Ana Register, Orange County, California
Roberta Green'le yapılan röportajdan alıntıdırTrích từ cuộc phỏng vấn với Roberta Green
Roberta Green'le yapılan röportajdan alıntıdırUittreksels uit een interview met Roberta Green,
Roberta Green'le yapılan röportajdan alıntıdırUtdrag från en intervju med Roberta Green
Roberta Green'le yapılan röportajdan alıntıdırΑποσπάσματα από μια συνέντευξη με την Roberta Green
Roberta Green'le yapılan röportajdan alıntıdır記録:サンタ・アナ、カリフォルニア州オレンジ郡
Röportaj: Ah, özür dilerim.Przepraszam!
Röportaj: Ah, özür dilerim.Tous les deux:
Röportaj: Ben zaman ve eyvallah için teşekkür.Bardzo dziękuję za wywiad.
Röportaj: Ben zaman ve eyvallah için teşekkür."Merci d'avoir répondu à mes questions."
Röportaj: Bu son soru olabilir."J'ai une dernière question.
Röportaj: daha beğenmek, kimliğinizi, sen kim olduğunu bilmiyordum."Je comprends, vous ne vouliez pas qu'ils sachent qui vous étiez."
Röportaj: daha beğenmek, kimliğinizi, sen kim olduğunu bilmiyordum.We konden niet zingen, dansen of onze eigen taal spreken als we met blanken waren.
Röportaj: daha beğenmek, kimliğinizi, sen kim olduğunu bilmiyordum.Właściwie nie wiedzieliście kim jesteście.
Röportajda söylememem gereken bir şey söyledim.J'ai dit quelque chose que jeNn'aurais pas dû pendant l'interview.
Röportajda söylememem gereken bir şey söyledim.Valami olyat mondtam az interjú alatt, amit nem kellett volna.
Röportajda söylememem gereken bir şey söyledim.Είπα κάποια ηλίθια πράγματα στη συνέντευξη.
Röportajda söylememem gereken bir şey söyledim.لقد قلت اشياء غبية خلال اللقاء
Röportaj için hazırlanmak mı?Átöltözik egy interjúhoz?
[RÖPORTAJI YAPAN KİŞİ][Fuera de la pantalla el encuestador]
[RÖPORTAJI YAPAN KİŞİ][HORS ECRAN INTERVIEWEUR]
[RÖPORTAJI YAPAN KİŞİ] O halde bu sizin için bir rutin mi?(intervistatore fuori dallo schermo) "Hai una routine di lavoro?
[RÖPORTAJI YAPAN KİŞİ] O halde bu sizin için bir rutin mi?"Jadi ini kebiasaan bagimu?"
[RÖPORTAJI YAPAN KİŞİ] O halde bu sizin için bir rutin mi?המראיין: "אז יש לך רוטינה?"
[RÖPORTAJI YAPAN KİŞİ][reporter zza kamery]
[RÖPORTAJI YAPAN KİŞİ][Συνεντευξιαζόμενος εκτός κάμερας]
Röportajın o kısmında, Trevor'a tünellerde neler yaşadığını sordum.An diesem Punkt des Interviews fragte ich Trevor was er vielleicht in den Tunneln erlebt haben könnte.
Röportajın o kısmında, Trevor'a tünellerde neler yaşadığını sordum.Ekkor megkérdeztem Trevort, hogy min ment keresztül azokban az alagutakban.
Röportajın o kısmında, Trevor'a tünellerde neler yaşadığını sordum.En ese momento de la entrevista, le pregunté a Trevor... sobre qué había vivido en los túneles...
Röportajın o kısmında, Trevor'a tünellerde neler yaşadığını sordum.Op dat punt in het interview, vroeg ik Trevor... wat hij misschien had meegemaakt in de tunnels.
Röportajın o kısmında, Trevor'a tünellerde neler yaşadığını sordum.Siinä kohtaa haastattelussa, kysyin Trevorilta, mitä hän ehkä oli käynyt läpi tunneleissa.
Röportajın o kısmında, Trevor'a tünellerde neler yaşadığını sordum.¿Trevor? En ese momento de la entrevista, le pregunté a Trevor... sobre qué había vivido en los túneles...
Röportajın o kısmında, Trevor'a tünellerde neler yaşadığını sordum.Vid den tidpunkten i intervjun, Jag frågade Trevor vad han kanske hade gått igenom i tunnlarna.
Röportajın o kısmında, Trevor'a tünellerde neler yaşadığını sordum.V tomhle bodu rozhovoru, jsem se zeptala Trevora... jestli chodíval tunely.
Röportajın o kısmında, Trevor'a tünellerde neler yaşadığını sordum.W tamtym momencie zapytałam Trevora co takiego przeżył w tych tunelach.
Röportajın o kısmında, Trevor'a tünellerde neler yaşadığını sordum.Σε αυτό το σημείο της συνέντευξης, ρώτησα τον Trevor τι υποτίθεται ότι πέρασε εκεί.
Röportajın o kısmında, Trevor'a tünellerde neler yaşadığını sordum.У том делу разговора, питала сам Тревора... за оно што је можда прошао када је био у тунелима.
Röportajın tamamına aşağıda göz atabilirsiniz.Compruébalo en la siguiente entrevista.
Röportajın tamamına aşağıda göz atabilirsiniz.Confira a entrevista completa.
Röportajın tamamına aşağıda göz atabilirsiniz.Di seguito l'intervista integrale.
Röportajın tamamına aşağıda göz atabilirsiniz.Ниже представлено полное интервью с Каруе Контрейрасом.
Röportajı yapan Tuuli-Maria Mattila.Angażowanie kandydatów
Röportajı yapan Tuuli-Maria Mattila.Dincolo de extindere
Röportajı yapan Tuuli-Maria Mattila.Nad rámec rozšiřování
Röportajı yapan Tuuli-Maria Mattila.Über die Erweiterung hinaus
Röportajı yapan Tuuli-Maria Mattila.Πέρα αpiό τη διεύρυνση
Röportajı yaptığımızda neredeyse 80 yaşındaydı ve işte ikimiz oradayık ve hemen sorulara geçtim.인터뷰를 하던 때가 80세 쯤 되었을 겁니다. 그녀와 함께 앉아 몇 가지 질문을 던졌습니다.
Röportajı yaptığımızda neredeyse 80 yaşındaydı ve işte ikimiz oradayık ve hemen sorulara geçtim.Aveva 80 anni, quasi, il giorno dell'intervista, e lei era lì e io ero lì, e ho cominciato con le domande.
Röportajı yaptığımızda neredeyse 80 yaşındaydı ve işte ikimiz oradayık ve hemen sorulara geçtim.Bà ấy đã 80 tuổi, vào hôm phỏng vấn, và bà ta ở đây và tôi ở đây, tôi tiến hành đưa ra các câu hỏi.
Röportajı yaptığımızda neredeyse 80 yaşındaydı ve işte ikimiz oradayık ve hemen sorulara geçtim.V den toho rozhovoru jí bylo skoro 80, a byla tam ona a já, a zrovna jsem se začal ptát.
Röportajı yaptığımızda neredeyse 80 yaşındaydı ve işte ikimiz oradayık ve hemen sorulara geçtim.Ze was 80, bijna op dag van het interview, en daar was zij en daar was ik, en ik begon met de vragen.
Röportajı yaptığımızda neredeyse 80 yaşındaydı ve işte ikimiz oradayık ve hemen sorulara geçtim.Ήταν 80 χρονών σχεδόν την ημέρα της συνέντευξης, και να μαστε, και απλά ξεκίνησα με τις ερωτήσεις.

İlgili Sayfalar