rönesans ile cümle
rönesans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu durum Rönesans'a kadar ve Rönesans boyunca devam etmiş.To přetrvává po celou dobu až po renesanci a její průběh.
Bu durum Rönesans'a kadar ve Rönesans boyunca devam etmiş.Η κατάσταση αυτή συνεχίστηκε μέχρι και την Αναγέννηση.
Bu durum Rönesans'a kadar ve Rönesans boyunca devam etmiş.Това продължило през цялото време до и през Ренесанса.
Bu durum Rönesans'a kadar ve Rönesans boyunca devam etmiş.Это продолжалось долгие годы, включая период Ренессанса.
Bu durum Rönesans'a kadar ve Rönesans boyunca devam etmiş.זה מצב שהחזיק מעמד כל הדרך וגם לאורך הרנסנס
Bu durum Rönesans'a kadar ve Rönesans boyunca devam etmiş.استمرت هذه الحالة حتى عصر النهضة
Bu durum Rönesans'a kadar ve Rönesans boyunca devam etmiş.その時代は作家を優遇したかもしれませんが
Bu kilise, erken dönem Rönesans mimarisinin en iyi örneklerinden birisi.Kościół jest jednym z najwspanialszych przykładów wczesnej architektury renesansowej.
Bu kesirler bile 500 sene öncesine, Rönesans'a kadar yaygın olarak kullanılmıyordu.Aj tak neboli tieto zlomky široko používané teda až do obdobia renesancie, pred 500 rokmi.
Bu kesirler bile 500 sene öncesine, Rönesans'a kadar yaygın olarak kullanılmıyordu.Anche dopo, queste frazioni non furono usate da tutti fino al rinascimento, solo 500 anni fa.
Bu kesirler bile 500 sene öncesine, Rönesans'a kadar yaygın olarak kullanılmıyordu.Bahkan kemudian, pecahan ini tidak banyak digunakan sampai periode renaisans, hanya 500 tahun yang lalu.
Bu kesirler bile 500 sene öncesine, Rönesans'a kadar yaygın olarak kullanılmıyordu.I tak nebyly tyto zlomky široce používány tedy až do období renesance, před 500 lety.
Bu kesirler bile 500 sene öncesine, Rönesans'a kadar yaygın olarak kullanılmıyordu.Még ekkor sem volt széles körben elterjedve egészen a reneszánsz korig, alig 500 évvel korábban.
Bu kesirler bile 500 sene öncesine, Rönesans'a kadar yaygın olarak kullanılmıyordu.Nawet wtedy, nie były one szeroko używane aż do okresu renesansu, zaledwie 500 lat temu.
Bu kesirler bile 500 sene öncesine, Rönesans'a kadar yaygın olarak kullanılmıyordu.Und selbst dann waren diese Brüche bis in die Renaissance, nicht sehr gebräuchlich, also vor nur 500 Jahren.
Bu kesirler bile 500 sene öncesine, Rönesans'a kadar yaygın olarak kullanılmıyordu.Zelfs toen, werden deze breuken niet veel gebruikt tot de Renaissance periode, ongeveer 500 jaar geleden.
Bu kesirler bile 500 sene öncesine, Rönesans'a kadar yaygın olarak kullanılmıyordu.Дори тогава, тези дроби не били ползвани масово чак до периода на Ренесанса, едва преди 500 години.
Bu kilise, erken dönem Rönesans mimarisinin en iyi örneklerinden birisi.(М) Эта базилика - один из величайших образцов архитектуры раннего Возрождения.
Bu kilise, erken dönem Rönesans mimarisinin en iyi örneklerinden birisi.Ця церква є одним з найвеличніших проявів архітектури раннього Ренесансу.
Burada gördüğümüz durağanlık ve denge de Yüksek Rönesans dönemi resim sanatının özelliklerinden.Vytváří dojem opravdové stability a rovnováhy, což je typické právě pro vrcholnou renesanci.
Burada ileri Rönesans'ın zerafetine ve ideal güzelliğine sahibiz.Це витонченість та ідеальна краса епохи Високого Відродження."
Bu resme baktığımızda, artık yüksek Rönesans döneminde olmadığımızı hemen anlayabiliyoruz.E' chiaro quando noi guardiamo a questo che noi non ci troviamo più nell'Alto Rinascimento.
Bu resme baktığımızda, artık yüksek Rönesans döneminde olmadığımızı hemen anlayabiliyoruz.Стає розуміло, коли ми дивимось на це, ми більше не знаходимося у епосі Високого Ренесансу.
Bu zaman Rönesans'tan yeni çıktığımız, bilimi ve mantığı tanımış olduğumuz dönemdirEra la resulta de la Renacimiento.
Bu zaman Rönesans'tan yeni çıktığımız, bilimi ve mantığı tanımış olduğumuz dönemdir그 시대는 우리가 르네상스를 벗어나서
Bu zaman Rönesans'tan yeni çıktığımız, bilimi ve mantığı tanımış olduğumuz dönemdirلقد كان الوقت الذي خرجنا فيه للنهضه
Çekiciliği ortaya çıkartmak için, Rönesans tarzı sprezzatura'ya (soğukkanlılık) ihtiyaç duyarsınız.매력을 끄집어 내기 위해서, 카스틸리오네가 그의 책 "궁정론"에서 만들어낸 용어인 스프레차투라라는 (주 : 스프레차투라 - 어려운 것을 쉽게 한 듯이 보이는 능력)
Çekiciliği ortaya çıkartmak için, Rönesans tarzı sprezzatura'ya (soğukkanlılık) ihtiyaç duyarsınız.כדי להצליח ליצור זוהר, אתם צריכים את התכונה הזו של הרנסאנס של ספרצטורה, מונח שטבע קסטיגליון
Çekiciliği ortaya çıkartmak için, Rönesans tarzı sprezzatura'ya (soğukkanlılık) ihtiyaç duyarsınız.ولكي تسحبو هذه الروعة فإنكم تحتاجون لانتفاضة ذات جودة كتلك "سبريزاتورا"، وهو مصطلح ابتدعه كاستيجيليون
Çekiciliği ortaya çıkartmak için, Rönesans tarzı sprezzatura'ya (soğukkanlılık) ihtiyaç duyarsınız.「故意の不注意」が必要です カスティリオーネが 著書 - 『宮廷人』で使った言葉です
Dr.Steven Zucker Giotto rönesans ressamı değildir fakat sayılır(hudba)
Dr.Steven Zucker Giotto rönesans ressamı değildir fakat sayılır(М) Джотто не относится к Возрождению, (М) но он заложил его основы.
Figürler, Rönesans dönemi eserlerindeki idealleştirilmiş güzellikten çok uzaklar.Postavy nejsou zidealizované jako v době vrcholné renezance.
Figürler, Rönesans dönemi eserlerindeki idealleştirilmiş güzellikten çok uzaklar.Ці образи настільки далекі від ідеалізованої краси Високого Ренесансу.
Gerçekten erken Rönesans dönemi sanatçıları arasında ayrı bir yere sahip. Kendine özgü bir tarzı var.(Ж)Своїм дійсно унікальним стилем він виділяється серед інших митців раннього Відродження.
Hatırlayalım, bu resmin yapıldığı sırada artık Rönesans dönemini geçmiş durumdayız.Ciało Maryji leży na poprzek na skromnym łożu.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.A verdade prosaica é: "o ar da cidade liberta", como diziam na Alemanha do Renascimento.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Ed ecco una verità poco romantica: in Germania, durante il Rinascimento, si diceva:
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Et voici la vérité crue -- et l'air de la ville vous rend libre, disait-on dans l'Allemagne de la renaissance.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.I tu mamy nieromantyczną prawdę - miasto czyni cię wolnym, mawiano w renesansowych Niemczech.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Och här är den oromantiska sanningen - "stadsluften gör dig fri", sa de i renässansens Tyskland.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Og her er den uromantiske sandhed -- og luften i byen gør dig fri, sagde de i renæssancens Tyskland.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Şi iată adevărul. "Aerul din oraş te eliberează" obişnuiau să zică cei din Germania renaşcentistă.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Tady je ne-romatická pravda - městský vzduch osvobozuje říkali v renesančním Německu.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Und hier ist die unromantische Wahrheit -- "Stadtluft macht frei", sagten sie im Deutschland der Renaissance.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Y esta es la verdad sin barniz: "y el aire de la ciudad te hará libre" decían en la Alemania del Renacimiento.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Ето я и неромантичната истина - градският въздух те прави свободен, както казвали в ренесансова Германия.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Правда без романтики: "міське повітря робить вільним" - вираз в Німеччині часів ренесансу.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.והרי האמת הבלתי-רומנטית: '...ואוויר העיר יוציאך לחפשי', אמרו בגרמניה של הרנסנס. אז יש מי שהולכים למקומות כמו
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.とルネサンス期のドイツでは言われていました。それである人々は 上海のような町に行きます。しかしほとんどの人は美学が支配する開拓された都市に向かいます
İtalya'da şöyle bir gerçek olabilir, çünkü bizim geçmişimizde koca bir Rönesans tarihi var,تكون حقيقة في إيطاليا لأن لدينا في الماضي هذا التاريخ العظيم للنهضة
Leonardo'nun eskizlerinden alınan bu Vitruvius Adamı Rönesans'ın en meşhur sembollerinden biri olmuştur.Bức họa "Người Vitruvius," phác thảo của Leonardo, đã trở thành một biểu tượng tiêu biểu cho thời Phục Hưng.
Maniyerism, Rönesans'ın mükemmeliyetçilik duygusuna ciddi bir tepki veriyor gibi gözüküyor.Manýrismus se tedy zdá být reakcí na dokonalost vrcholné renesance.
Maniyerism, Rönesans'ın mükemmeliyetçilik duygusuna ciddi bir tepki veriyor gibi gözüküyor.Quindi il Manierismo sembra stia reagendo alla perfezione dell'Alto Rinascimento.
Maniyerism, Rönesans'ın mükemmeliyetçilik duygusuna ciddi bir tepki veriyor gibi gözüküyor.Маниеризмът изглежда е една силна реакция на съвършенството на късния Ренесанс.
Maniyerism, Rönesans'ın mükemmeliyetçilik duygusuna ciddi bir tepki veriyor gibi gözüküyor.Тому здається, що Маньєризм є цією інтенсивною реакцією до досконалості епохи Високого Відродження.
Michalangelo gibi Rönesans dönemi sanatçılarından veya Caravaggio'dan etkilenmiş olabilir.Nebo renesančními umělci jako byl Michelangelo. Nebo plátny od Caravaggia.
Michalangelo gibi Rönesans dönemi sanatçılarından veya Caravaggio'dan etkilenmiş olabilir.Pero' le teste sono differenti, non e' vero?
Mısır sanatı, mimarlık ve din için büyük rönesans vardı.Jest kluczowe, bo w Średnim Państwie panował renesans starożytnej sztuki, architektury i religii egipskiej.
Mısır sanatı, mimarlık ve din için büyük rönesans vardı.문예부흥이 일어났기 때문에 매우 중요한 장소이죠.