put ile cümle

put kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Tanrının yüceliğini, Ot yiyen öküz putuna değiştirdiler.如 此 將 他 們 榮 耀 的 主 、 換 為 喫 草 之 牛 的 像
Tanrının yüceliğini, Ot yiyen öküz putuna değiştirdiler.如此 將 他 們榮耀 的 主 、 換為喫 草 之 牛 的 像
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.Du sollst keinen Hain von Bäumen pflanzen bei dem Altar des HERRN, deines Gottes, den du dir machst.
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.Kalau kamu membuat mezbah untuk TUHAN Allahmu, jangan menaruh patung berhala kayu lambang Asyera di sebelahnya
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.네 하나님 여호와를 위하여 쌓은 단 곁에 아무 나무로든지 아세라 상을 세우지 말며
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.Não plantarás nenhuma árvore como asera, ao pé do altar do Senhor teu Deus, que fizeres,
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.Nevysadíš si hája nijakých stromov pri oltári Hospodina, svojho Boha, ktorý si spravíš.
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.Nevysadíš sobě háje jakýmkoli dřívím u oltáře Hospodina Boha svého, kterýž uděláš sobě,
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz."No plantarás para ti ningún árbol de Asera junto al altar de Jehovah tu Dios que te has de hacer
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.Să nu-ţi aşezi niciun idol de lemn lîngă altarul pe care -l vei ridica Domnului, Dumnezeului tău.
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.Tu ne fixeras aucune idole de bois à côté de l`autel que tu élèveras à l`Éternel, ton Dieu.
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.Да си не садиш дъбрава+ от какви да било дървета при олтара на Господа твоя Бог, който ще си издигнеш;
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.Не сади себе рощи из каких-либо дерев при жертвеннике Господа, Бога твоего, который ты сделаешь себе,
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.לא תטע לך אשרה כל עץ אצל מזבח יהוה אלהיך אשר תעשה לך׃
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.لا تنصب لنفسك سارية من شجرة ما بجانب مذبح الرب الهك الذي تصنعه لك.
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.你 為 耶 和 華 你 的 神 築 壇 、 不 可 在 壇 旁 栽 甚 麼 樹 木 、 作 為 木 偶
‹‹Tanrınız RAB için yapacağınız sunağın yanına ağaçtan bir Aşera putu dikmeyeceksiniz.你 為 耶和華 你 的 神築壇 、 不 可 在 壇 旁 栽 甚 麼樹 木 、 作為 木偶
Telif Hakları (c) 1997- 2000, Peter Putzer.©1997- 2000, Peter Putzer.
Telif Hakları (c) 1997- 2000, Peter Putzer.Avtorske pravice © 1997- 2000, Peter Putzer.
Telif Hakları (c) 1997- 2000, Peter Putzer.저작권자 (c) 1997- 2000, Peter Putzer.
Telif Hakları (c) 1997- 2000, Peter Putzer.Copyright © 1997-2000, Peter Putzer.
Telif Hakları (c) 1997- 2000, Peter Putzer.Copyright © 1997- 2000, Peter Putzer.
Telif Hakları (c) 1997- 2000, Peter Putzer.Copyright (c) 1997- 2000, Peter Putzer.
Telif Hakları (c) 1997- 2000, Peter Putzer.Copyright (c) 1997- 2000, Peter Putzer.
Telif Hakları (c) 1997- 2000, Peter Putzer.Copyright (c) 1997-2000, Peter Putzer.
Telif Hakları (c) 1997- 2000, Peter Putzer.Copyright (c) 1997- 2000, Peter Putzer.
Telif Hakları (c) 1997- 2000, Peter Putzer.Copyright (c) 1997-2000, Peter Putzer.
Telif Hakları (c) 1997- 2000, Peter Putzer.Copyright (c) 1997-2000, Peter Putzer.
Telif Hakları (c) 1997- 2000, Peter Putzer.Copyright (c) 1997-2000, Peter Putzer.
Telif Hakları (c) 1997- 2000, Peter Putzer.Copyright (c) 1997-2000, Peter Putzer.
Telif Hakları (c) 1997- 2000, Peter Putzer.Copyright (c) 1997- 2000, Peter Putzer.
Telif Hakları (c) 1997- 2000, Peter Putzer.Copyright (c) 1997- 2000, Peter Putzer.
Telif Hakları (c) 1997- 2000, Peter Putzer.(c) Peter Putzer, 1997- 2000.
Telif Hakları (c) 1997- 2000, Peter Putzer.© Peter Putzer, 1997- 2000
Telif Hakları (c) 1997- 2000, Peter Putzer.حقوق النسخ c بيتر.
- Tell me or I'll put you into a cell.- Dime, o te pondré en una célula.
- Tell me or I'll put you into a cell.-Πες μου ή εγώ θα σας βάλει σε ένα κελί.
That inglorious bastard put us in fire before he's gone.Acel nenorocit Inglourious lipsit de glorie ne pune în foc înainte de el a plecat.
That inglorious bastard put us in fire before he's gone.Ese bastardo sin gloria nos puso en el fuego antes de que se haya ido.
That inglorious bastard put us in fire before he's gone.Θα έχεις κάτι να κάνει με το χρώμα this.Their έχει αλλάξει.
That inglorious bastard put us in fire before he's gone.. הממזר מחפיר מכניס אותנו אש לפני שהוא הלך.
That's why I can put up with the torture in this house.Ezért is lehet kiszerelni a kínzás ebben a házban.
That's why I can put up with the torture in this house.Κουζέυ, εγώ αναπνέω γιατί υπάρχεις εσύ.
That's why I can put up with the torture in this house.Кузей, дишам, защото съществуваш.
The crowd is applauding, he puts his arm around Cherie, as if he's gonna hug her.Kalabalık alkışlarken, kolunu Cherie'in omzuna attı... ...sanki ona sarılacakmış gibi.
- This one looks empty. Put some flowers here. - Yes, ma'am.Станала е много хубава.
- This one looks empty. Put some flowers here.Δείχνει πολύ όμορφο!
To put and end to all the doubts in my mind.Να βάλω τέλος σε όλες αυτές τις αμφιβολίες που με περιτριγυρίζουν.
Ulaklar eve girince, yatakta başında keçi kılından yastık olan putu gördüler.A gdy przyszli posłowie, oto obraz na łożu, a wezgłówko z koziej skóry pod głowami jego.
Ulaklar eve girince, yatakta başında keçi kılından yastık olan putu gördüler.A když přišli poslové, a aj, obraz ležel na lůži a polštář kozí v hlavách jeho.
Ulaklar eve girince, yatakta başında keçi kılından yastık olan putu gördüler.A keď prišli poslovia, tu hľa, v posteli modla domácich bohov a konča jej hlavy kozia kožušina.
Ulaklar eve girince, yatakta başında keçi kılından yastık olan putu gördüler.Ces gens revinrent, et voici, le théraphim était dans le lit, et une peau de chèvre à son chevet.
Ulaklar eve girince, yatakta başında keçi kılından yastık olan putu gördüler.Da nun die Boten kamen, siehe, da lag das Bild im Bett und ein Ziegenfell zu seinen Häupten.
Ulaklar eve girince, yatakta başında keçi kılından yastık olan putu gördüler.Da Sendebudene kom derhen, opdagede de, at det var Husguden, der lå i Sengen med Gedehårsnettet over Hovedet.
Ulaklar eve girince, yatakta başında keçi kılından yastık olan putu gördüler.In ko stopijo sli noter, glej, malik je na postelji in mrežasta čepica iz kozine ob njegovi glavi!
Ulaklar eve girince, yatakta başında keçi kılından yastık olan putu gördüler.사자들이 들어가 본즉 침상에 우상이 있고 염소털로 엮은 것이 그 머리에 있었더라
Ulaklar eve girince, yatakta başında keçi kılından yastık olan putu gördüler.Maar toen zij terugkwamen om hem op te halen, kwamen zij er achter dat in het bed een beeld lag!
Ulaklar eve girince, yatakta başında keçi kılından yastık olan putu gördüler.Men da budene kom inn, fikk de se at det var husguden som lå i sengen med gjetehårsteppet ved hodet.
Ulaklar eve girince, yatakta başında keçi kılından yastık olan putu gördüler.Men när männen kommo in, fingo de se att det var husguden som låg i sängen, med myggnätet över huvudgärden.
Ulaklar eve girince, yatakta başında keçi kılından yastık olan putu gördüler.Oamenii aceia s'au întors, şi iată că terafimul era în pat, şi în jurul capului era o piele de capră.

İlgili Sayfalar