put ile cümle

put kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
13
ORT. KELİME
Mesela, taş pürüzsüzse, bu iyi bir şeyi... ...pütürlüyse de kötü bir şeyi ifade edermiş.Por ejemplo, una textura lisa simbolizaba una mente en paz y una textura rugosa, interés por los demás.
Mesela, taş pürüzsüzse, bu iyi bir şeyi... ...pütürlüyse de kötü bir şeyi ifade edermiş.Π.χ. η απαλή αφή συμβόλιζε ένα γαλήνιο μυαλό, και η σκληρή υφή το ενδιαφέρον για τους άλλους.
Mesela, taş pürüzsüzse, bu iyi bir şeyi... ...pütürlüyse de kötü bir şeyi ifade edermiş.Например, гладкая поверхность означала умиротворенное настроение, а шероховатая - беспокойство за других.
Mesela, taş pürüzsüzse, bu iyi bir şeyi... ...pütürlüyse de kötü bir şeyi ifade edermiş.مثلا ، الملمس الناعم يرمز للروح المسالمة و الملمس الخشن يرمز للإهتمام بالآخرين
Mısırla birlikte Kûş, Pût, Lud, Arabistan, Kuv ve antlaşma yaptığım halkım Kılıçtan geçirilecek.Ætioperne, Put og Lud og alt Blandingsfolket, Kub og min Pagts Sønner" skal falde for Sværdet med dem.
Mısırla birlikte Kûş, Pût, Lud, Arabistan, Kuv ve antlaşma yaptığım halkım Kılıçtan geçirilecek.Ethiopi, Púťania a Lúďania a všetka tá smes ako i Kúbänia i synovia zeme smluvy padnú s nimi od meča.
Mısırla birlikte Kûş, Pût, Lud, Arabistan, Kuv ve antlaşma yaptığım halkım Kılıçtan geçirilecek.Etiopia, Put, Lud, toată Arabia, Cub, şi fiii ţării unite cu ele, vor cădea împreună cu ei loviţi de sabie.`
Mısırla birlikte Kûş, Pût, Lud, Arabistan, Kuv ve antlaşma yaptığım halkım Kılıçtan geçirilecek.Etiopia, Puut ja Luud, kaikki sekakansa, Kuub ja liittoutuneen maan miehet kaatuvat heidän kanssansa miekkaan.
Mısırla birlikte Kûş, Pût, Lud, Arabistan, Kuv ve antlaşma yaptığım halkım Kılıçtan geçirilecek.Etiopija, Put in Lud in vse mešano ljudstvo in Kub in sinovi dežele zavezne padejo ž njimi vred pod mečem.
Mısırla birlikte Kûş, Pût, Lud, Arabistan, Kuv ve antlaşma yaptığım halkım Kılıçtan geçirilecek.구스와 붓과 룻과 모든 섞인 백성과 굽과 및 동맹한 땅의 백성들이 그들과 함께 칼에 엎드러지리라
Mısırla birlikte Kûş, Pût, Lud, Arabistan, Kuv ve antlaşma yaptığım halkım Kılıçtan geçirilecek.L`Éthiopie, Puth, Lud, toute l`Arabie, Cub, Et les fils du pays allié, Tomberont avec eux par l`épée.
Mısırla birlikte Kûş, Pût, Lud, Arabistan, Kuv ve antlaşma yaptığım halkım Kılıçtan geçirilecek.Mouřenínové a Putští i Ludští i všelijaká směsice, též Kubští i obyvatelé země smlouvy s nimi mečem padnou.
Mısırla birlikte Kûş, Pût, Lud, Arabistan, Kuv ve antlaşma yaptığım halkım Kılıçtan geçirilecek.Ефиопия и Ливия, и Лидия, и весь смешанный народ, и Хуб, и сыны земли завета вместе с ними падут от меча.
Mısırla birlikte Kûş, Pût, Lud, Arabistan, Kuv ve antlaşma yaptığım halkım Kılıçtan geçirilecek.כוש ופוט ולוד וכל הערב וכוב ובני ארץ הברית אתם בחרב יפלו׃
Mısırla birlikte Kûş, Pût, Lud, Arabistan, Kuv ve antlaşma yaptığım halkım Kılıçtan geçirilecek.يسقط معهم بالسيف كوش وفوط ولود وكل اللفيف وكوب وبنو ارض العهد.
Mısırla birlikte Kûş, Pût, Lud, Arabistan, Kuv ve antlaşma yaptığım halkım Kılıçtan geçirilecek.古 實 人 、 弗 人 、 〔 或 作 呂 彼 亞 人 〕 、 路 德 人 、 雜 族 的 人 民 、 並 古 巴 人 、 以 及 同 盟 之 地 的 人 、 都 要 與 埃 及 人 一 同 倒 在 刀 下
Mısırla birlikte Kûş, Pût, Lud, Arabistan, Kuv ve antlaşma yaptığım halkım Kılıçtan geçirilecek.古實人 、 弗人 、 〔 或 作呂 彼 亞人 〕 、 路 德人 、 雜族 的 人民 、 並古巴人 、 以及 同盟 之 地 的 人 、 都 要 與 埃及人 一同 倒 在 刀下
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.A tak učiním, dí Hospodin, přítrž Moábovi, obětujícímu na výsosti a kadícímu bohům jeho.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.Ðức Giê-hô-va phán: Ta sẽ cất khỏi Mô-áp kẻ dâng tế lễ trên nơi cao, và kẻ đốt hương cho các thần mình.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.Ðức_Giê - hô-va phán : Ta sẽ cất khỏi Mô-áp kẻ dâng tế_lễ trên nơi cao , và kẻ đốt hương cho các thần mình .
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.És kifogyasztom Moábból, azt mondja az Úr, a ki a magaslaton áldozik és füstöt gerjeszt az õ isteneinek.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.In storim, da pogine v Moabu, govori GOSPOD, kdor daruje na višavi in kdor kadi bogovom svojim.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.Io farò scomparire in Moab - dice il Signore - chi sale sulle alture e chi brucia incenso ai suoi dei
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.I uczynię, mówi Pan, że ustanie w Moabie ofiarujący na wyżynach, i kadzący bogom swoim.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.Jeg udrydder af Moab den, der stiger op på Offerhøjen og tænder Offerild for dets Guder, lyder det fra HERREN.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.나 여호와가 말하노라 모압 산당에서 제사하며 그 신들에게 분향하는 자를 내가 그치게 하리라
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.Minä lopetan Mooabista, sanoo Herra, kukkuloilla-uhraajat, ne, jotka polttavat uhreja jumalillensa.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.Og jeg utrydder av Moab, sier Herren, hver den som stiger op på en haug og brenner røkelse for sine guder.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.Истреблю у Моава, говорит Господь, приносящихжертвы на высотах и кадящих богам его.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.והשבתי למואב נאם יהוה מעלה במה ומקטיר לאלהיו׃
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.وابطل من موآب يقول الرب من يصعد في مرتفعة ومن يبخر لآلهته.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.耶 和 華 說 、 我 必 在 摩 押 地 、 使 那 在 邱 壇 獻 祭 的 、 和 那 向 他 的 神 燒 香 的 、 都 斷 絕 了
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.耶和華 說 、 我 必 在 摩押 地 、 使 那 在 邱壇獻 祭 的 、 和 那 向 他 的 神燒 香的 、 都斷絕了
Münir Bey, they won't put me behind the bars, right?Münir Bey, que no me va a poner tras las rejas, ¿verdad?
Münir Bey, they won't put me behind the bars, right?Münir Μπέη, που δεν θα με έβαλαν πίσω από το μπαρ, σωστά;
Münir Bey, they won't put me behind the bars, right?Münir ביי, שהם לא ישימו אותי מאחורי הסורגים, נכון?
No, I mean, you have to put gold in her palms.No, quiero decir, usted tiene que poner el oro en sus palmas.
No, I mean, you have to put gold in her palms.Οχι, θέλω να πω, πρέπει να βάλετε το χρυσό στις παλάμες της.
No, I mean, you have to put gold in her palms.כלומר, אין לך להכניס את כפות הידיים שלה זהב.
Not putting Americans into combat, to help the countries of the regionAmericanii nu punerea în luptă, pentru a ajuta ţările din regiunea
Not putting Americans into combat, to help the countries of the regionDoor middel van advies en bijstand Amerikanen zetten niet in de strijd, de landen van de regio te helpen
Not putting Americans into combat, to help the countries of the regionIkke ibrugtagning kamp, til at hjælpe landene i regionen amerikanerne
Not putting Americans into combat, to help the countries of the regionInte sätta amerikaner i strid, för att hjälpa länderna i regionen
Not putting Americans into combat, to help the countries of the regionKhông đặt người Mỹ chiến đấu, để giúp các nước vùng
Not putting Americans into combat, to help the countries of the regionSem colocar americanos em combate, a ajudar os países da região
Not putting Americans into combat, to help the countries of the regionבלי להכניס את החיילים האמריקנים למלחמה, כדי לעזור למדינות האזור
Not putting Americans into combat, to help the countries of the regionلا بوضع الأمريكان في وضع الحرب، بل بمساعدة الدول في تلك المنطقة
Not putting Americans into combat, to help the countries of the region脅威に終止符を打つ、という約束をするものでした。
Obama ve Putin Moskova dışında görüşüyor, 7 Haziran 2009.Obama y Putin se encontraron en las afueras de Moscú, 7 de julio de 2009.
Obama ve Putin Moskova dışında görüşüyor, 7 Haziran 2009.Встреча Обамы и Путина в Подмосковье, 7 июля 2009 года.
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.A ačkoli jsem říkal jim: Což jest ta výsost, kamž vy chodíváte? ale ona slove výsostí až do tohoto dne.
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.A chociażem mówił do nich: Cóż to za wyżyna, do której wy chadzacie? Przecie ją zowią wyżyną aż do dnia tego.
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.A riekol som im: Čo je to jaká výšina, na ktorú to vy chodíte? A tak sa volá výšinou až do tohoto dňa.
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.E eu lhes disse: Que significa o alto a que vós ides? Assim o seu nome ficou sendo Bamá, até o dia de hoje.
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.És mondék nékik: Micsoda e magaslat, a hova ti gyülekeztek? És nevezik nevét magaslatnak mind e mai napig.
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.Io dissi loro: Che cos'è quest'altura alla quale voi andate? Il nome altura è rimasto fino ai nostri giorni
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.이에 내가 그들에게 이르기를 너희가 다니는 산당이 무엇이냐 하였노라(그것을 오늘날까지 바마라 일컫느니라)
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.Les dije: '¿Qué es este lugar alto adonde vais?' Y fue llamado su nombre Bamah, hasta el día de hoy
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.И Я говорил им: что это за высота, куда ходите вы? поэтому именем Бама называется она и до сего дня.
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.Тогава им рекох: Що е това високо място, на което отивате, та да се нарича Вама* и до днес?

İlgili Sayfalar