put ile cümle

put kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Kim yararsız ilaha biçim vermek, Dökme put yapmak ister?מי יצר אל ופסל נסך לבלתי הועיל׃
Kim yararsız ilaha biçim vermek, Dökme put yapmak ister?من صوّر الها وسبك صنما لغير نفع.
Kim yararsız ilaha biçim vermek, Dökme put yapmak ister?誰 製 造 神 像 、 鑄 造 無 益 的 偶 像
Kim yararsız ilaha biçim vermek, Dökme put yapmak ister?誰製 造 神像 、 鑄造 無益 的 偶像
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.Dets Styrke var Ætiopere og Ægyptere uden Tal; Put og Libyer kom det til Hjælp.
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.Ê - thi-ô-bi và Ê - díp-tô là sức_mạnh vô_cùng của nó . Phút và Li-by là kẻ cứu_giúp ngươi .
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.Ê-thi-ô-bi và Ê-díp-tô là sức mạnh vô cùng của nó. Phút và Li-by là kẻ cứu giúp ngươi.
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.Ethiopia jeho silou a Egypt, a iným nebolo konca. Pútovia a Lýbovia ti boli, ó, No, na pomoc!
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.Etiopere i mengde og egyptere uten tall, puteere og libyere var dets hjelp.
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.Etiópia e Egito eram a sua força, que era inesgotável; Pute e Líbia eram teus aliados.
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.Etiopia şi Egiptenii fără număr erau tăria ei, Put şi Libienii erau ajutoarele ei.
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.Etiopía y Egipto eran su poderío ilimitado; Fut y los libios acudían en su ayuda
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.Etiopier i mängd och egyptier utan ände, putéer och libyer voro dig till hjälp.
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.Etiopija in Egipt sta bila njegova moč, in to brez konca; Put in Libija sta mu pomagala.
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.구스와 애굽이 그 힘이 되어 한이 없었고 붓과 루빔이 그의 돕는자가 되었으나
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.L`Éthiopie et les Égyptiens innombrables faisaient sa force, Puth et les Libyens étaient ses auxiliaires.
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.L'Etiopia e l'Egitto erano la sua forza che non aveva limiti. Put e i Libi erano i suoi alleati
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.Mohren und Ägypten war ihre unzählige Macht, Put und Libyen waren ihre Hilfe.
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.Mouřenínská země i Egypt silou jeho byla, a nesčíslní, Putští a Lubimští, byli jemu na pomoc.
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.Murzyńska ziemia i Egipt były siłą jego, i narody niezliczone, Putczycy i Lubimczycy, były mu na pomocy;
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.Sen väkevyytenä oli Etiopia ja egyptiläiset, joilla ei ollut määrää. Auttajinasi olivat Puut ja liibyalaiset.
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.s volt erõssége meg Égyiptom, és száma sem volt [annak.] Puth és Libia is segítõid voltak;
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.Tebe memerintah atas Sudan dan Mesir, dan kuasanya tak ada batasnya; Libia dan Put adalah sekutunya
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.Η Αιθιοπια ητο η ισχυς αυτης και η Αιγυπτος και αλλοι απεραντοι η Φουθ και οι Λιβυες ησαν οι βοηθοι σου.
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.Етиопия, и Египет бяха негова сила и тя беше безгранична; Фут и ливийците бяха твои помощници.
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.כוש עצמה ומצרים ואין קצה פוט ולובים היו בעזרתך׃
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.كوش قوتها مع مصر وليست نهاية. فوط ولوبيم كانوا معونتك.
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.古 實 和 埃 及 是 他 無 窮 的 力 量 . 弗 人 和 路 比 族 是 他 的 幫 手
Kûş ve Mısır onun sınırsız gücünün kaynağıydı. Pût ve Luv da yandaşlarıydı.古 實和 埃及 是 他 無窮 的 力量 . 弗人 和 路 比 族 是 他 的 幫手
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.A Lában bol odišiel strihať svoje stádo, a vtedy ukradla Rácheľ domácich bohov, ktorých mal jej otec.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.A Laban odszedł był strzyc owce swoje: wtem ukradła Rachel bałwany, które miał ojciec jej.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.때에 라반이 양털을 깎으러 갔으므로 라헬은 그 아비의 드라빔을 도적질하고
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.(Laban aber war gegangen sein Herde zu scheren.) Und Rahel stahl ihres Vaters Götzen.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Làbano era andato a tosare il gregge e Rachele rubò gli idoli che appartenevano al padre
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Laban pa je bil odšel ovce svoje strič, in tedaj ukrade Rahela domače malike, ki so bili njenega očeta.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.(Lában pak byl odšel, aby střihl ovce své. V tom ukradla Ráchel modly, kteréž měl otec její.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Lábán pedig elment vala juhait nyírni; azonközben ellopá Rákhel a házi bálványokat, melyek atyjánál valának.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Labán se había ido a esquilar sus ovejas, y Raquel hurtó los ídolos de su padre
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Medens Laban var borte og klippede sine Får, stjal Rakel sin Faders Husgud.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Men Laban hadde draget bort for å klippe sine får; da stjal Rakel sin fars husguder.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Men Laban hade gått bort för att klippa sina får; då stal Rakel sin faders husgudar,
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Mutta Laaban oli mennyt keritsemään lampaitaan. Silloin Raakel varasti isänsä kotijumalat.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Ora, tendo Labão ido tosquiar as suas ovelhas, Raquel furtou os ídolos que pertenciam a seu pai.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Pe cînd Laban se dusese să-şi tundă oile, Rahela a furat idolii tatălui său;
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Tandis que Laban était allé tondre ses brebis, Rachel déroba les théraphim de son père;
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Trong lúc La-ban mắc đi hớt lông chiên người , thì Ra-chên ăn_cắp các pho tượng thờ trong nhà của cha mình .
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Trong lúc La-ban mắc đi hớt lông chiên người, thì Ra-chên ăn cắp các pho tượng thờ trong nhà của cha mình.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Ο δε Λαβαν ειχεν υπαγει δια να κουρευση τα προβατα αυτου και η Ραχηλ εκλεψε τα ειδωλα του πατρος αυτης.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.А като беше отишъл Лаван да стриже овците си, Рахил открадна домашните идоли на баща си.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.И как Лаван пошел стричь скот свой, то Рахиль похитила идолов, которые были у отца ее.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.ולבן הלך לגזז את צאנו ותגנב רחל את התרפים אשר לאביה׃
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.واما لابان فكان قد مضى ليجزّ غنمه. فسرقت راحيل اصنام ابيها.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.當 時 拉 班 剪 羊 毛 去 了 . 拉 結 偷 了 他 父 親 家 中 的 神 像
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.當時 拉班 剪羊毛 去了.拉結偷 了 他 父親 家 中 的 神像
Let me put it in the fridge.תן לי, בן.
- Let me put it like that... - Don't bother.- Permítanme decirlo así ... - No te molestes.
- Let me put it like that... - Don't bother.-Επιτρέψτε μου να το πω έτσι... - να μην κάνετε τον κόπο.
- Let me put it like that... - Don't bother.. תן לי לנסח זאת כך... - אל תטרח.
Mesela, taş pürüzsüzse, bu iyi bir şeyi... ...pütürlüyse de kötü bir şeyi ifade edermiş.De exemplu, o textură netedă simboliza un gând liniştit, iar o textură dură simboliza o grijă pentru ceilalţi.
Mesela, taş pürüzsüzse, bu iyi bir şeyi... ...pütürlüyse de kötü bir şeyi ifade edermiş.Gladek kamen pomeni miroljubnost, hrapav pomeni solidarnost.

İlgili Sayfalar