İlk işlevsel topaç pusula 1904’te Alman mucit Hermann Anschütz-Kaempfe tarafından patentlendi.Esimese funktsionaalse gürokompassi patenteeris 1904. aastal saksa leiutaja Hermann Anschutz-Kaempfe.
Çin'de pusula icat edilmiştir.Elektrooniline sigaret on leiutatud Hiinas.
2.Avrupa Parlamentosu’nun üyeleri, serbest ve gizli oy pusulasıyla, doğrudangenel oylama yoluyla seçilecektir.2.Členové Evropského parlamentu jsou voleni vpřímých a všeobecných volbách svobodným a tajným hlasováním.
2.Avrupa Parlamentosu’nun üyeleri, serbest ve gizli oy pusulasıyla, doğrudangenel oylama yoluyla seçilecektir.2.Poslanci Európskeho parlamentu sú volení všeobecným priamym hlasovaním slobodnou a tajnou voľbou.
2.Avrupa Parlamentosu’nun üyeleri, serbest ve gizli oy pusulasıyla, doğrudangenel oylama yoluyla seçilecektir.Euroopan parlamentin jäsenet valitaan yleisillä, välittömillä, vapailla ja salaisilla vaaleilla.
2.Avrupa Parlamentosu’nun üyeleri, serbest ve gizli oy pusulasıyla, doğrudangenel oylama yoluyla seçilecektir.HET RECHT OP COLLECTIEVE ONDERHANDELINGEN EN OP COLLECTIEVE ACTIE
2.Avrupa Parlamentosu’nun üyeleri, serbest ve gizli oy pusulasıyla, doğrudangenel oylama yoluyla seçilecektir.I membri del Parlamento europeo sono eletti a suffragio universale diretto, libero e segreto.
2.Avrupa Parlamentosu’nun üyeleri, serbest ve gizli oy pusulasıyla, doğrudangenel oylama yoluyla seçilecektir.Ledamöterna i Europaparlamentet skall väljas genom allmänna direkta, fria och hemliga val.
2.Avrupa Parlamentosu’nun üyeleri, serbest ve gizli oy pusulasıyla, doğrudangenel oylama yoluyla seçilecektir.Medlemmerne af Europa-Parlamentet vælges ved almindelige direkte, frie og hemmelige valg.
2.Avrupa Parlamentosu’nun üyeleri, serbest ve gizli oy pusulasıyla, doğrudangenel oylama yoluyla seçilecektir.Membrii Parlamentului European sunt aleşi prin vot universal direct, liber şi secret.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Aber Sie haben alle horizontale Magnete in ihrem Inneren, was sie zu Kompassen macht.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Au magneți orizontali în ele care le fac pe toate să oscileze ca niște ace de compas.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Dzięki poziomym magnesom kulki są niczym kompasy.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.그러나 안에 수평으로 놓인 자석들이 있습니다. 그게 이 공들 모두를 나침반처럼 만들죠.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.làm chúng giống như những chiếc la bàn.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Ma hanno dei magneti orizzontali all'interno che le fanno diventare come delle bussole.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Mais elles comportent en elles des aimants horizontaux qui en font des boussoles.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Mas têm dentro ímanes dispostos horizontalmente que as transformam a todas em compassos.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Pero dentro tienen imanes horizontales que las convierten en una especie de brújula.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Αλλά έχουν μαγνήτες σε οριζόντια θέση μέσα τους που τις κάνει να λειτουργούν όλες σαν πυξίδες
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Но имат магнити хоризонтално в себе си, които ги правят подобни на компаси.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.אבל יש בהן מגנטים אופקיים שהופכים את כולן למעין מצפנים.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.ولكن لديها مغناطيسا أفقيا فيها. الذى يجعلها جميعا مثل البوصلات.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.羅針盤のような働きをします この場合一定の方向を向いている赤の面は南
Ana pusula nokta etiketleri için renk.A cor das legendas dos pontos da bússola cardeal.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.A kardinális iránytűpontok címkéinek színe.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.De kleur waarmee de hoofdstreken van het kompas op de horizon worden aangegeven.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.Die Farbe der Hauptrichtungen des Kompasses.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.El color de las etiquetas de la rosa de los vientos en el horizonte.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.Färgen på beteckningar för kompassens fyra väderstreck.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.Farven på etiketter for kardinalkompas- punkter.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.Il colore da usare per le indicazioni dei punti cardinali sull' orizzonte.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.Kolor punktów na horyzoncie wskazujących kierunki.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.La couleur des libellés des points cardinaux sur la boussole.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.Το χρώμα των ετικετών των σημείων ορίζοντα της πυξίδας.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.Колір позначок основних румбів компаса.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.الـ اللّون لـ نقطة.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.主要方位点ラベルの色です。
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.Bản thân chỉ là trung tâm điều khiển của chúng ta, nhận thức của chúng ta, thước đo đạo đức của chúng ta.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.Diri kita hanyalah pusat dari pekerjaan kita, kesadaran kita, pedoman moral kita.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.Ego je len našim operačným centrom, našim vedomím, našim morálnym kompasom.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.El yo es el centro de operaciones, la conciencia, la brújula moral.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.Het 'zelf' is slechts ons centrum van werking, ons bewustzijn, onze morele kompas.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.Il sè è solo il nostro centro operativo, la nostra coscienza, la nostra bussola morale.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız."Já" je jen naším operačním systémem, naším vědomím, naším morálním kompasem.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.자아란 단지 우리의 운영센터일 뿐입니다. 자각 의식이고 도덕적 잣대입니다.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.Le moi est simplement notre centre des opérations, notre conscience, notre boussole morale.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.O eu é apenas o nosso centro de operações, a nossa consciência, a nossa bússola moral.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.Önmagunk a működési központ, öntudatunk a morális iránytűnk.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.Sinele e doar centrul nostru de operațiuni, conștiința noastră, compasul nostru moral.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.Självet är vårt kontrollrum, vår medvetenhet, vår moralkompass.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.Unser Selbst ist nur unsere Kommandozentrale, unser Bewusstsein, unsere moralische Ausrichtung.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.Ο εαυτός μας είναι απλά το λειτουργικό μας κέντρο, η αντίληψή μας, η ηθική πυξίδα μας.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.Егото е просто нашия оперативен център, нашето съзнание, нашия морален компас.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.Наше "я" - это поистине центр управления, наше сознание, наш моральный компас.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.Сутність є нашим операційним центром, нашою свідомістю, нашим моральним компасом.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.העצמי הוא רק המרכז התפעולי שלנו, התודעה שלנו, המצפן המורלי שלנו.
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.ان - ذواتنا - هي أجهزة تحكمنا هي وعينا هي بوصلتنا الاخلاقية
Benliğimiz sadece bizim hareket merkezimiz, bilincimiz, etik pusulamız.意識であり 倫理基準です 従って 私たちがもっと現実社会で
Bu benim fikir pusula geçmiş suşları bana: Ben sana duyuyorum, ve hiçbir şey bunu ara vermek,Estica-me passado a bússola da minha inteligência: eu ouço tu deves, e nada pode prorrogar-lo,