Bu vadide Kırkgeçit mevkinde bir büyük Selçuklu gücü bir pusu hazırlamıştı.Sin embargo, hubo que construir en este lado un muro de contención en fuerte inclinación.
Trebia Savaşında Romalıları pusuya düşüren birliğe komuta etti.En la batalla del Trebia comandó el destacamento que emboscó a los romanos.
Sahte asker Kont, Rosina'ya yaklaşır ve ona Lindoro olduğunu bildirip eline bir pusula verir.El Conde consigue unas palabras con Rosina, susurrándole que es Lindoro y le entrega una carta.
İlk pusulalar mıknatıs taşı kullanarak üretilmiştir.Los primeros puzles se hicieron usando esta clase de herramienta manual.
Anya, Giles ve Spike da pusudadırlar.Anya y Giles también se despiertan juntos.
Fok balıklarının buz tabakasındaki soluk alma deliklerinde pusuya yatar.A sus pies se extiende el glaciar del Brouillard.
Ayrıca okulun Pusula adında bir de öğrenci dergisi mevcuttur.Además existe un periódico estudiantil, The Gateway.
Kendimi bu olaylar yüzünden pusuya düşmüş gibi hissettim.Me sentí mal como si hubiese cometido una tontería.
Onay olarak ise kullanımının bir örneği oy pusulalarıdır.Por ello es típico que usen como protocolo de consenso prueba de participación.
Aurora, belirgin olarak Philip Pullman'nın Kuzey Işıkları ve Altın Pusula filmlerinde kullanılmıştır.El archipiélago aparece en la novela de Philip Pullman Luces del Norte.
"Tunceli'de pusu: 4 şehit".Ruiseñor Bastardo - Cettia cetti».
En gelişmiş ya da pahalı pusulalar bir sapma ayarı bulundurur.El método más obvio aunque el más costoso es hacer una prueba de carga.
Rollins, kurulan bu pusuda daha önce sakatlanan dizinden tekrar sakatlandı.Connors regresa de nuevo al asilo que fue encerrado anteriormente.
"Vadide Çifte Pusu: 11 Şehit".«Toda la plata, en 11 sacos».
Avdan dönem Giacomo ve beraberindekilere pusu kurulur.Cuando por fin se confiesa a Yuuki y todas las demás.
Jandarma birliklerine pusu kurulur.Morirá abaleado por los gendarmes.
Deckard, Sebastian'ın evine gittiğinde Pris ona pusu kurar.Deckard es enviado al apartamento de Sebastian después de los asesinatos.
Diğer taraftan iki kadın kocalarını ondan aldıkları pusuladan haberdar ederler.En ella encuentran dos bolas de las que obsequió a las muchachas.
Gece aktif olurlar ve avını pusu kurarak yakalamayı tercih ederler.Prefieren cazar durante el día y saltan sobre su presa, de ahí su apodo común.
Benim bir yön duyum yok bu yüzden her zaman bir pusula ile seyahat ederim.Non ho senso dell'orientamento, per questo viaggio sempre con la bussola.
Genellikle pusuda bekleyerek avlar, ancak zaman zaman etkince yiyecek aramaya da yeltenir.Talvolta si spinge anche sul terreno, ma solo alla ricerca di cibo.
1996 yılında, Suunto Oy., İsviçreli bir pusula üreticisi olan Recta SA'yı satın aldı.Nel 1996, la Suunto Oy fu acquisita dalla società svizzera Recta AG, anch'essa produttrice di bussole.
Hareketsiz kalarak pusuya yatar ve yavaşça avını takip eder.L'uomo si alza e si sfila lentamente il cappotto.
Jack'in pusulası artık ona yol göstermemektedir.Nella route di Jack, non è presente.
Radyo ele geçirildiğinde, pusulanızda ele geçiren takımın bayrağı şeklinde gözükür.E sfortunatamente, per come funziona la radio, a loro piace catalogare un brano quando lo ascoltano.
1434, 32 oklu pusula 12 oklu pusulanın yerini alır.14/32 e da un ricovero in caverna.
2013 Yılında Kurtlar Vadisi Pusu Dizisinde Araz Karakteri ile dizi oyunculuğu yapmıştır.Nel 2011 lascia il ruolo da protagonista nella serie Lobo per problemi personali.
Pusuya düşmüşlerdir.Sono caduchi.
"Gabar'da hain pusu 13 askerimiz şehit".Concedete la grazia ad almeno uno dei 13 detenuti».
Oy pusulanızı doldurmanız önemlidir.Важно, чтобы вы заполнили свой бюллетень.
Bir pusula dolabı.Через платяной шкаф.
Bu tören sırasında Susanna Kont'a bir pusula verir.В ней Сюзанна назначила графу свидание.
15 Mayıs 2005, ihtilalciler,Khenchela bölgesinde bir askeri konvoya pusu kurdular,12 asker öldü.15 мая боевики напали из засады на армейский конвой в районе Хеншелы, погибли 12 солдат.
1996 yılında, Suunto Oy., İsviçreli bir pusula üreticisi olan Recta SA'yı satın aldı.В 1996 году Suunto Oy приобрела компанию Recta SA — швейцарский производитель компасов.
Daha çok pusu kurarak avlanır.Только копать надо глубже.
2008 yılında ''Kurtlar Vadisi Pusu'' dizisinde Ebru Alemdar rolünü oynadı.Осенью 2011 года полиция Анкары провела крупную операцию против «Серых волков».
Pusula bir noktadaki manyetik alanın yönünü gösterir.Увеличивает уровень магических сил монстра на один пункт.
Bu pusula topçular ve silahşörler tarafından kullanılmıştır.Этот тип оружия могут использовать только снайперы и охотники.
Pusuda 11 asker öldürülmüş, aralarında Er Jessica Lynch’in de bulunduğu 6 asker esir edilmiştir.11 солдат были убиты, несколько, в том числе Шошана Джонсон и Джессика Линч, попали в плен.
Diğer taraftan iki kadın kocalarını ondan aldıkları pusuladan haberdar ederler.Незаметно для него за ним следят двое мужчин, гуляющих с собачкой.
Jack'in pusulası artık ona yol göstermemektedir.Джек говорит, что он не позволит ему рисковать так сильно.
"Hakkari Çukurca'da hain pusu".«На лице чёрт в свайку играл».
Kızlar Ağası Ben Kaymaklı Pastayım Kurban Olduğum Mektup Pusula Haye Haye Niye Utaniyisun?Так, так, так… Как у вас дела, моя противная маленькая колючая крыса и моё бесполезное оружие?
Fok balıklarının buz tabakasındaki soluk alma deliklerinde pusuya yatar.На леднике сушило рыбное бревенное з затвором...».
Solomon Adalarına yaptığı bir gözlem turunda Amerikan uçaklarının hava konvoyuna yaptığı bir pusuda ölmüştür.В конце этой операции, адмирал Ямамото погиб в воздушной засаде, устроенной на его самолёт американцами.
Kuru pusula 1300 civarında İtalyan mucit Flavio Gioja tarafından icat edildi.وفي حوالي سنة 1300 اخترع الإيطالي فلافيو جيوجا البوصلة الجافة.
Bu ordu Ariminium’dan çıktıktan sonra yolda iki kez pusuya düştü,1,200 asker öldürüldü.تعرض هذا الجيش لكمينين على الطريق من قبل الريمينيين، وفقد 1,200 رجل.
Çin'de pusula icat edilmiştir.اخترع البارود في الصين.
Gece aktif olurlar ve avını pusu kurarak yakalamayı tercih ederler.كان ينظر للذهاب للمدرسة مضيعة للوقت ويفضل الصيد والتنزه بين الأشجار.
Sonuçta, saat 13.00'de 1.bölük pusuya düştü, kumandanıyla birlikte kayıp verdi.في الساعة 1:30 صباحا، عاد وقتل الكلب الآخر وأخذه معه.
Muharebe askeri tarih alanının en geniş ve en başarılı pusularından birisi olarak kabul edilir.تعدّ هذه المعركة واحدة من أكبر وأنجح الكمائن في التاريخ العسكري.
Bu pusu ilk defa bir savaşta bir komutanı doğrudan hedef alan operasyon olmuştur.كانت هذه هي المرة الأولى التي تستخدم فيها هذه القدرة في مهمة قتالية حية.
Fakat Türkmenler tarafından pusuya düşürülmüş ve öldürülmüştür.ما أدى إلى حنق القوميين الأتراك عليه واغتياله.
Konvoy pusuda ağır kayıplar verir.وفقدت القافل خسائر فادحة في الكمين.
Pusuda 11 asker öldürülmüş, aralarında Er Jessica Lynch’in de bulunduğu 6 asker esir edilmiştir.Onze soldados foram mortos e seis, incluindo a soldado Jessica Lynch, foram capturados.
Maç sırasında Cole geldi ve Black'i pusuya düşürdü.Durante a luta, Cole se envolveria e atacaria Black por trás.
Telefonun ön yüze bakan bir kamerası veya dijital pusulası yok.O telefone não tem uma câmera frontal ou uma bússola digital.
Hızlı araçlarla Edge bir cetvel, pusula veya el feneri haline dönüşür.Com as Ferramentas Rápidas, o Edge transforma-se em uma régua, numa bússola ou em uma lanterna.
Çin'de pusula icat edilmiştir.A pólvora é inventada na China.
Elektronik sisteme girmekte zorlanınca kendi pusulamı verdim." açıklamasını yaptı."Quando eu chego à NHL, tenho de vender meu nome", explicava.