prova ile cümle
prova kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Cobain'in hesabına göre bu provaları çok zora sokuyordu.De acuerdo con Cobain, esto complicó las prácticas.
Sonraki sabah, Nina yalnız uyanır ve provaya geç kalır.A la mañana siguiente, Nina se despierta buscando a Lily descubre que esta sola y tarde para el ensayo.
Carlo Anjulu 31 Ocak 1246'da Aix-en-Provence'da bir törenle Beatrice Provanslı ile evlenmişti.El matrimonio tuvo lugar el 31 de enero de 1246, en Aix-en-Provence.
Sonra da görüntü ve müzik ekipleri oyuncular ile prova yapar.El pianista de ensayo y la cantante se marchan.
Böylece iki Burgonya krallığı birleşip Arles Krallığı ya da Burgonya-Provans Krallığı adını almıştır.La unión de los dos reinos fue conocida como reino de las Dos Borgoñas, reino de Borgoña o reino de Arlés.
Bu biletler altı prova ve üç canlı yayın olmak üzere dokuz gösteriye dağıtılmıştır.Se publicaron nueve ediciones, seis revistas y tres casetes.
Prova yapma şansımız yoktu.No tuvimos la oportunidad de hacer una adaptación.
Provalar esnasında Fripp yeni kadronun Discipline değil King Crimson olduğunu düşünmeye başladı.Originalmente esta formación se iba a llamar Discipline, pero Fripp sintió que la banda era King Crimson.
Orkestra konser öncesi sadece bir prova yaptığından pek iyi çalamadı.Antes del festival hizo solo un ensayo.
1920 yılına kadar oyunların provalarına katıldı, fakat sahneye çıkamadı.Ha partecipato ai Giochi Olimpici del 1920 senza però scendere in campo.
Böylece iki Burgonya krallığı birleşip Arles Krallığı ya da Burgonya-Provans Krallığı adını almıştır.Il nuovo regno fu denominato Regno di Arles o Regno delle Due Borgogne.
Hassenreuter öğrencileriyle prova yapmaktadır.Ritroverà l'entusiasmo attraverso i suoi allievi.
Kasımda provalara başladılar.La sperimentazione ha inizio in novembre.
Bu enzimlerin "prova okuma" mekanizmaları vardır.Tali enzimi presentano meccanismi di proof-reading (correzione di bozze).
"Birlikte prova yapmışlardı; ama henüz birlikte hiçbir şey çekmemişlerdi.Egli offrì loro anche dei doni, ma essi li rifiutarono.
Provalar, Temmuz 2012 sonunda Long Beach, Kaliforniya'daki Long Beach Arena'da başladı.Репетиции начались в конце июля 2012 года в Long Beach Arena в Лонг-Бич, штат Калифорния.
Ocak 2008'de, Immortal yeni albüm için içerik yazmaya ve prova yapmaya başladı.В январе 2008 Immortal начали репетировать и записывать материал для нового альбома.
Çekimlerden iki gün önce 2 Mayıs'ta kostümlü prova yapıldı.2 мая, за два дня до записи, состоялась генеральная репетиция.
Arin ile prova yaptık ve becerisi, davranışları ve iş ahlakı yönlerinden etkilendik.Мы репетировали с ним и были впечатлены его техническими навыками, отношением и трудовой этикой.
Buna rağmen Harris, bir sonraki prova olmadan oyunu New York'a taşıdı.Несмотря на просьбы актрисы, Харрис переехал с представлением в Нью-Йорк без дополнительных репетиций.
Benim kesin talebim şudur ki, Haydar Aliyev`e yönelmiş provakasyonlara son verilsin"..Мое решительное требовании состоит в том, чтобы прекратились всяческие провокации против Гейдара Алиева».
Bir gün provalara palyaço maskesiyle geldi ve olaylar değişti.Неожиданно появляется человек в костюме талисмана команды, и обстановка резко меняется.
Eğitimi boyunca, rolleri için günde sekiz saat ya da daha fazla saat prova yaptığı bilinmektedir.Его тренировочный режим составлял 8 часов практики в день, иногда больше.
"Millilerden tatsız prova".Загадка пропавшего миллиарда»..
İkili provalar yapar.Занес две попытки.
Kostümler de özenli değildir, gündelik kıyafetleri andıran gösterişsiz prova kostümleridir.Используются как неформальная ежедневная одежда.
Prova yapma şansımız yoktu.Я помню, что у меня не было времени, чтобы репетировать.
Yalnız bir provayla girdikleri kayıt sürecini Åkerfeldt "tarihlerinin en zor sınavı" olarak değerlendirmiştir.Работа над диском «Правда?» оказывается самой тяжелой из всех предыдущих записей.
Sonraki sabah, Nina yalnız uyanır ve provaya geç kalır.Утром Нина просыпается и понимает, что проспала репетицию.
Sergileme öncesi prova yapmak ya da doğaçlama yapmak sanatçıya bağlıdır.Её стараются либо подавить, либо искусственно создать.
Buna rağmen Harris, bir sonraki prova olmadan oyunu New York'a taşıdı.ومع ذلك، انتقل هاريس بالمسرحية إلى نيويورك دون مزيد من البروفات الإضافية.
İkili provalar yapar.فعل تجربة على اثنين من الكلاب.
Sonraki sabah, Nina yalnız uyanır ve provaya geç kalır.Na manhã seguinte, Nina acorda sozinha e percebe que está atrasada para o ensaio.
Provalar, Temmuz 2012 sonunda Long Beach, Kaliforniya'daki Long Beach Arena'da başladı.Os ensaios começaram no final de julho de 2012, em Long Beach, Califórnia.
Arin ile prova yaptık ve becerisi, davranışları ve iş ahlakı yönlerinden etkilendik.Nós ensaiamos com Arin e nos impressionamos com sua habilidade técnica, atitude e ética de trabalho.
Provalar ve bölümün kayıtları 30 Kasım'dan 11 Aralık 1964 tarihine kadar tamamen stüdyoda sürmüştür.Os ensaios e gravações ocorreram de 30 de novembro a 11 de dezembro de 1964, inteiramente em estúdio.
13 Ocak 1969 da grup ilk provasını yapar.Em Janeiro de 1969 o grupo ensaiou pela primeira vez.
Callies, canlandırdığı karakterin ölümünü Riggs ile birlikte prova etmedi.Callies não chegou a ensaiar a morte de sua personagem com Chandler Riggs.
Prova yapma şansımız yoktu.Provavelmente não haveria tempo para nenhum ensaio.
Provalar yaklaşık olarak 320 saat sürdü.Os ensaios para apresentação duraram cerca de 320 horas, acumuladamente.
İkili provalar yapar.Duas edições experimentais.
"Millilerden tatsız prova".«10 milhões de divergências».
Oyun öğleden sonra prova edilecek, ertesi sabah da sahnelenecekti.Ele teria novamente visto a forma na noite anterior à batalha.
Bu provalar, turnede hiç sergilenmeyen Rock With You ve Remember the Time şarkılarını kapsamakta.As fotos de nossos abraços, longas caminhadas, seus rostos quando eles tocam enquanto estamos cantando.
Provance arazileri 863'den beri hukuken İtalya Krallığı sınırları içinde bulunmaktaydı.A Provença, legalmente parte do reino italiano desde 863, rebelou-se sob Bosão.
Sahne provaları ise 1 Mayıs 2012 tarihinde Nassau Veterans Memorial Coliseum'da başladı.De repetities op een echt podium begonnen op 1 mei 2012 in het Nassau Veterans Memorial Coliseum.
İlk provalar Şubat 2012'de New York City'de başladı.De eerste repetities begonnen in februari 2012 in New York.
Prova yapma şansımız yoktu.Mogelijkheden voor krachttraining waren er niet.
Staley, Music Bank prova stüdyosunda çalışırken gitarist Jerry Cantrell ile tanıştı.In 1987 ontmoette hij gitarist Jerry Cantrell in de Music Bank Studio's.
Çok uzun süreli provalar yapılarak ezberlenir.Dit zijn wekenlange intensieve trainingen.
Provalar ve bölümün kayıtları 30 Kasım'dan 11 Aralık 1964 tarihine kadar tamamen stüdyoda sürmüştür.Próby i nagrania odbywały się od 30 listopada do 11 grudnia 1964, w całości w studiu.
Johnson provadan birkaç gün sonra kadroya dahil edildi.Johnson został zatrudniony w ciągu kilku dni od przesłuchania.
Provalar yaklaşık olarak 320 saat sürdü.Próby do występu trwały łącznie 320 godzin.
Provalara gidiyordu.Mamy k prób.
Benzer prova-okuma mekanizmaları RNA polimeraz, aminoasil tRNA sentetaz ve ribozomlarda da vardır.Podobne mechanizmy korekcyjne posiadają polimerazy RNA, syntetazy aminoacylo tRNA i rybosomy.
Prova okuması terimi (İng.Sława Przybylska) Naucz mnie tańczyć (sł.
İlk provalar Şubat 2012'de New York City'de başladı.De första repetitionerna började i februari 2012 i New York.
Sahne provaları ise 1 Mayıs 2012 tarihinde Nassau Veterans Memorial Coliseum'da başladı.Repetitionerna på en riktig scen började 1 maj 2012 på Nassau Veterans Memorial Coliseum i New York.
Carlo Anjulu ile Beatrice Provanslı'nın evlenme töreni 31 Ocak 1246'da Aix-en-Provence'da yapıldı.Karl av Anjou och Beatrice gifte sig sedan i Aix-en-Provence den 31 januari 1246.
Johnson provadan birkaç gün sonra kadroya dahil edildi.Johnson anställdes några dagar efter sin audition.