Bu karar, Yahudi gruplarının öfkeli protestolarına yol açtı ve hakimin kararı bozulmuş oldu.צעד זה הוביל מחאה נזעמת, בין היתר מצד קבוצות יהודיות, והחלטת השופט בוטלה.
Pekin'de protestolar ÇHC hükümeti tarafından kanlı bir şekilde bastırıldı ve pek çok sivil yaşamını yitirdi.הלחימה נמשכה ברחבי צ'צ'ניה תוך אבדות כבדות, ואבדן חיי אזרחים רבים.
2011 Umman protestoları, Umman'da Arap Baharı'nın bir parçası olarak yaşanan protesto gösterileridir.בשנת 2011 אזרחים רבים לקחו חלק במחאות כחלק מגל האביב הערבי.
Oslo Anlaşmasından sonra, İsrail’de birçok protesto gerçekleşti.התקופה שלאחר חתימת הסכמי אוסלו הייתה תקופה סוערת בישראל.
Birçok protesto gösterilerinde bulunmuştur.הוא הופיע באירועים רבים.
Kendisi ayrıca Nisan 2006'nın son zamanlarındaki protestolarda da bulunmuştur.הוא גם היה מעורב בפעולות מחאה מוקדמות בסוף אפריל 2006.
Bazı sağcı öğrenciler ise evinin önünde protesto gösterileri yaptı.עיתונים אחרים כתבו נגדה, אך ארגוני סטודנטים צעדו והפגינו מול ביתה בתמיכה.
Reformcu ve muhalif lider Muhammed El Baradey Cuma günü olacak protestolara katılacağına dair söz vermiştir.מנהיג האופוזיציה, מוחמד אל-בראדעי הצהיר כי יחזור למצרים להפגנות יום שישי.
8 Temmuz'da protesto gösterilerine katılanların sayısı 500,000 i bulmuştur.ב-21 ביולי נמשך גיוס אלפי אנשי מילואים בצו 8.
Hükümet ise sadece diplomatik protestoyla yetindi.הממשלה הבריטית הגישה בעקבות זאת מחאה דיפלומטית רשמית.
Papa'nın ziyaretine karşı küçük bir grup protesto gösterisi yapmıştır.ערכת מזכרת רשמית לביקור האפיפיור.
Bu sebeple bu protesto ve eylemlerde de kullanılır.לכן צריך לעודד אותם במעשים ובמילים.
Vietnam Savaşı'na karşı protesto gösterileri düzenledi.השתתף בהפגנות נגד מלחמת וייטנאם.
2016'da Venezuela'da protestolar nedeniyle olağanüstü hal ilan etti.בשנת 2017 הוא התבטא בנוגע למשבר בוונצואלה.
Ancak bazı Avrupa devletleri, ticarete zarar vereceği için bunu protesto etti.היריבים טענו שהכסף החופשי יפגע בארצות הברית מבחינת הסחר הבינלאומי.
Açıklamaları önemsenmedi ve protestolar devam etti.Неговите забележки са игнорирани и протестите продължават.
Protestolar 29 Aralık'ta tekrar devam etti.Протестите продължават отново на 29 декември.
Ayrıca Yahudilerin insanlık dışı muameleri hakkında Martin Bormann'ı protesto ettiği kanıtlar gösterdi.Той представя доказателства, че е протестирал срещу Мартин Борман за нечовешкото отношение към евреите.
Bunun karşılığında protestocular tekerlekleri ateşe verdiler ve Anayasal Demokratik Ralli ofisine saldırdılar.В отговор, протестиращите палят гуми и атакуват офиса на Конституционно демократично обединение.
Mısır hükümet medyasına göre, Kahire'deki protestocuların sayısı binlere ulaşmıştı.Според египетски правителствени медии броят на протестиращите в Кайро е хиляди.
Ebu Simbel 'de bir protestocu vurularak öldürüldü ve Süveyş Kanalı 'nı korumak için ekstra güçler gönderildi.Демонстрант е застрелян в Абу Симбел, а още войска е изпратена да охранява Суецкия канал..
2011 Cezayir protestoları, Cezayir'de 2010'un aralık ayından beridir devam eden protesto gösterileridir.Алжирските протести са продължаваща серия от протести в цял Алжир от декември 2010 досега.
Port Said 'de on binlerce protestocu toplandı ve birkaç hükûmet binası ateşe verildi.В Порт Саид се събират множество демонстранти и са запалени много държавни учреждения.
Seçim sonrasında protesto gösterileri başladı.Кризата ескалира след провеждането на протести.
Bu durum özellikle Sovyetler Birliği tarafından protesto edilmiştir.Това е споразумение за сигурност, по-специално срещу Съветския съюз.
Yalnız Kahire'de 250.000 protestocu olmak üzere,yüz binlerce kişi Mısır şehirlerinde protestoya devam etti.Стотици хиляди души продължават да протестират в градовете на Египет, като само в Кайро са 250 000.
Eid ayrıca protestocuların kullandığı pankartlara da el koyulduğunu belirtti.Той също съобщава, че властите са иззели плакати, издигани от протестиращите.
Bunun üzerine Prag’da protestolar yapılmaya başlandı.В Ереван във връзка с това започват протестни демонстрации.
İki protestocu, üzerilerine sürülen askeri araçların altında kalarak yaralandı.Други 2 протестиращи са ранени, след като са преследвани от полицейски коли.
Bu olaydan sonra ülkede geniş çaplı protestolar başladı.Това предизвиква мащабни протести в страната.
Protestoculara polis müdahele etmiştir.Полицията насилствено потушава протеста.
Vietnam Savaşı'na karşı protesto gösterileri düzenledi.Също така той се ангажира в протестите срещу Виетнамската война.
1200 öğrenci protestocu kamplara gitti ve dokuzu idam edildi.Жертва стават 9 студенти, а други 1200 са изпратени в концентрационни лагери.
Bu protestolarda Washington Post’un haberinde ismi ile birlikte görülmüştür.Статии против него излизат във Вашингтон Поуст и Тайм.
Protestoların partinin seçmeninde bulduğu yanıt da bundan pek de farklı değildi.Преданията за избора ѝ за войвода са различни.
Üniversite öğrencileri protesto düzenledi.Срещата с протестиращи студенти.
Protestolara birçok kesim katılmıştır.След това много родове приемат протестантството.
1961 - BM, nükleer silah yasağını ABD'nin protestosuna karşın kabul etti.1961 г. – Общото събрание на ООН излиза с декларация за забрана използването на ядрено оръжие.
Protestocuların talebi işçiler için daha iyi çalışma ortamı ve daha çok politik özgürlüktü.Левицата поискала избирателно право и по-добри условия за работниците.
3 ila 10 Ocak 2011 tarihleri arasında pek çok Cezayir şehrinde protestolar gerçekleşti.В резултат от 2 до 30 юни в България се надига вълна от протестни митинги.
Polis ve ordu kuvvetleri protestoları zor kullanarak önledi.За противодействие на протестните акции се използват органите на полицията и държавната безопасност.
Protesto gösterileri hükümet güçleri tarafından sert biçimde bastırıldı.Протестите са овладени със сила от югославското правителство.
Protestonun şiddetli ayaklanmasının sonucu Kanlı Pazar olarak bilinir.Потушаването и последвалите репресии остават известни като Кървавата коледа.
Ülkenin birçok yerinde protesto gösterileri düzenlendi.Протести се провеждат из цялата страна.
Protestocular, yaklaşık 20 Hıristiyan öldürdü.Полицията задържа над 20 демонстранти.
Brezilyalı oyuncular sahayı göz yaşları içerisinde ve taraftarların ıslıklı protestoları arasında terkettiler.Бразилските футболисти напускат терена в сълзи и хор от освирквания.
"Başka Karōshi'ye Hayır" protestosu, Tokyo 2018Протест „Не на повече Кароши“, Токио 2018
Protestoculara polis müdahele etmiştir.Demonstracije je rastjerala policija.
2011-2012 Yunanistan protestoları, 2010 yılında Yunanistan'da başlamış, halk protestoları.2010. godine započinju masovni prosvjedi u Grčkoj.
Hükümet ise sadece diplomatik protestoyla yetindi.Jedino je bio sposoban za taktičke manevre i diplomaciju.
Aynı gün İstanbul dışındaki birçok şehirde de protesto yürüyüşleri düzenlendi.Isti dan prosvjedi su održani i u mnogim drugim gradovima diljem Tunisa.
Herzl, Dreyfus duruşmasından sonraki protestolara şahitlik etti.Zola zahtijeva drugi proces nakon kojega oslobođaju Dreyfusa.
Bunu büyük protestolar takip etti.Prosvjedi su bili velika opsega.
Osmanlı padişahı III. Mustafa bu durumu protesto ederek 25 Eylül 1768 tarihinde Rusya'ya savaş açtı.Nakon ovog graničnog incidenta iz Balte, sultan Mustafa III. objavio je rat Rusiji 25. rujna 1768.
Protesto (La Haine) Mathieu Kassovitz'in 1995 yılında çektiği Fransız filmi.La Haine) je crno-bijeli film francuskog redatelja Mathieua Kassovitza iz 1995. godine.
Bunun üzerine öğrenciler bu durumu protesto ederler.I studenti su se priključili ovim protestima.
Dünyadaki birçok Müslüman ülkede protestolar yaşanmıştır.Prosvjedi solidarnosti održani su i u nekoliko muslimanskih zemalja.
Erikli Baskını Aydın'da bulunan İngiliz istihbarat subayı tarafından protesto edildi.UPA se iz praktičnih razloga podredila engleskoj obavještajnoj službi.
ABD bu planı protesto ederek 1812 Savaşı'na dahil olmuştur.Godine 1812. bore se protiv SAD-a u Ratu 1812.
Bu sebeple İsrail, Fransa’yı protesto eder.Španjolska je zato napala Francusku.