protesto ile cümle

protesto kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Janning, mahkemenin yetkisini kabul etmemekte ve böyle yaparak resmi bir şekilde protesto etmek istemektedir.Nazaruddin menyatakan tidak akan banding pada putusan ini dan ikhlas menerima putusan hakim.
Karikatürler yayımlandıktan bir süre sonra, bir grup İslami lider protesto grubu kurdu.Sebelum diterbitkan, sejumlah kelompok Muslim telah menyatakan penentangan.
Protestocular tamamen farklı gruplardan geliyordu.Anggota lembaga berasal dari berbagai denominasi Protestan yang berbeda.
Protestocular polisin sert tepkisiyle dağıtılmak istendi.Demonstrasi disikapi dengan represif oleh aparat.
Protestocular binanın camlarını taşa tutarken binadaki ofis ekipmanlarını ve belgeleri yağmaladı.Protestan melempari jendela dan menjarah gedung, melarikan perlengkapan kantor dan dokumen.
Eserleri sergiye kabul edilmeyen ressamlar durumu protesto ettiler.Para pejabat menuntut karya yang direvisi tersebut tidak dipamerkan.
2011 ve 2012 yıllarında Vladimir Putin aleyhine pek çok protestoya liderlik etti.Udaltsov Trong năm 2011 và 2012, đã giúp đỡ lãnh đạo một số các cuộc phản đối chống lại Putin.
John Dewey’in başını çektiği birçok aydın kendisine yapılan muameleyi protesto etti.Dẫn đầu bởi John Dewey, nhiều trí thức đã phản đối cách xử sự này của ông.
Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.Để phản đối, Anton Chekhov và Vladimir Korolenko đã rời Viện hàn lâm.
Uzun süre et yemekten kaçındı ve oruç tutmayı bir siyasi protesto yöntemi olarak kullandı.Ông thường nhịn ăn lâu ngày, dùng nhịn ăn như một vũ khí chính trị.
Martin Luther astığı protesto metninde özellikle endüljans a karşı çıkar.Đặc biệt là Phong trào Kháng cách do Martin Luther khởi xướng đã dần dần giành được nhiều sự ủng hộ.
Bu durum özellikle Sovyetler Birliği tarafından protesto edilmiştir.Những hành động này bị chỉ trích bởi các lực lượng chống Liên Xô.
Olaylar başladığında, Moskova kaynaklı haberlerde, protestocuların 200 kişi civarında olduğu söylemekteydi.Các báo cáo ban đầu từ Moskva cho biết khoảng 200 người đã tham gia vào các cuộc bạo loạn.
Vietnam Savaşı'na karşı protesto gösterileri düzenledi.Phong trào phản chiến trong Chiến tranh Việt Nam
Protesto eylemlerine binlerce kişi katıldı.Có những ước tính của hàng ngàn người tham gia các cuộc biểu tình.
Akşam saatlerine doğru protestocuların sayısı 500 ila 600 arasında bir sayıya yükseldi.Số người biểu tình tăng lên 500 đến 600.
Protesto ve muhalefet etme haklarına saygı göstermek gerek.Ông tham gia các cuộc phản kháng và biểu tình cho đất nước.
Saldırı birçok şehirde protesto edilmiştir.Vụ tấn công bị nhiều quốc gia lên án.
Protestolar nedeniyle 10 ölüm meydana geldi.Khoảng 100 người biểu tình đã thiệt mạng.
8 Temmuz'da protesto gösterilerine katılanların sayısı 500,000 i bulmuştur.Đến ngày 18 tháng 4, số người biểu tình đã lên đến hàng vạn.
Bizler, acımasız bir dünyanın şartlarını protesto etmek için devrimci bir intihar eylemi gerçekleştirdik.”我々は、この非人道的な世界の状況に対抗するために革命的自殺という行動を行うのです」と。
Saldırı birçok şehirde protesto edilmiştir.デモは多数の都市で行われた。
25 Kasım 2005'te gazete, 52 işçinin işten çıkarılmasını protesto etmek için greve gitti.2005年11月25日、新聞は52人の労働者のレイオフに対して、ストライキを行った。
The Manama Voice protestolarda maske kullanımının yasak getirildikten sonra arttığını rapor etti.『マナマ・ボイス』が報じたところでは、禁止措置の後、抗議活動でガイ・フォークス・マスクを着ける人は却って増えたという。
Köleliği protesto etmek, için malzemesi pamuk olan giysileri giymeyi reddetmiştir.奴隷制度に抗議して綿の衣類をつけるのをやめた。
On-line kampanyalar AI, kampanyaları için İnternet'i protesto aracı olarak kullanır.インターネット選挙運動(インターネットせんきょうんどう)は、インターネットを利用した選挙運動である。
Öğrenci olarak Tahran'daki Şah karşıtı protesto gösterilerine katıldı, tutuklanarak hapse gönderildi.学生時代、テヘランでシャー国王への抗議行動に参加し逮捕・投獄される。
18. etap koridordaki protestolar nedeniyle sonuçlanmadı.結果は18位に終わり出場枠獲得はならなかった。
Birçok Yüksek Sovyet üyesinin protesto ettiği oylama, başkanın yasamayı feshine %77 destekle sonuçlandı.これには反対する最高ソビエト議員がいたが、77%の支持を得た。
Kocası bunu protesto etti ve onun hamile olduğunu belirtti.彼は彼女が妊娠したことを知り、彼女を解雇した。
O sene, sanatçılar 3000'den fazla eseri reddeden salon jürisini protesto ettiler.この年、いつもの年より多い、3,000点以上の作品がサロンに落選したことに、美術家たちが抗議したのだった。
Dışişleri Bakanlığı olayı protesto etti.外務省から厳重抗議。
27 Ocak'ta ülke genelinde on binlerce numaralandırılmış protestocular.1月27日 イエメンで数千人規模の反政府デモが発生。
Film içeriklerinden dolayı 50 kişilik MHP'li bir grup tarafından protesto edildi.観客の投票によって、50組の中からMVPが選ばれていた。
Film o zamanlar senatör Bob Dole tarafından protesto edildi.結局、かつての盟友ボブ・ドール上院議員を支持した。
Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.この事件に対する抗議としてアントン・チェーホフとウラジミール・コロレンコがアカデミーを辞任している。
Bu protestolar Milošević'in görevinden alınmasıyla sonuçlanmıştır.この拘束は、キルコロフの苦情に基づいて行われた。
Bir diğer konu ise Ukraynalı aktivist ve feminist grup FEMEN'in şampiyona protestolarıdır.※FEMENはウクライナのフェミニズム系抗議団体。
10 Haziran 1950'de sürgünden döndükten sonra protesto gösterisine devam etti.追放解除後の1957年4月10日死去。
Bu durum Batıda protestolara yol açtı.これが南部の抗議行動に勢いを与えた。
Protestocular ve güvenlik güçleri arasındaki çatışma günlerce devam etti.デモ隊と治安部隊の衝突はエスカレートし続けた。
(NDP Diğer yandan Ordu protestoculara evlere gitmesi konusunda uyarıda bulundu.(後に、BAT社はホームページ上でこの件について否定している。
Bunun üzerine hükümete karşı protestolar başlamıştır.それが政府に対する圧力となることを期待したのである。
1919 yılının Mart ayından Nisan ayına kadar Mısır'da ayaklanmalar olup protestolar düzenlenmiştir.4月までの数週間の間、エジプトの随所でデモンストレーションとストライキが起きた。
Bunun üzerine çiftçiler sert protesto eylemleri düzenledi.農民は食糧徴発に激しく抵抗した。
Protestolar sebebiyle ülkedeki organizasyonların bazıları yapılamamıştır.宗教団体でないため、党として宗教的な活動は行っていない。
Protestoların ardından 477.^ 従前は477人とされていた。
Protestoculara polis müdahele etmiştir.警察側は交渉を急いだ。
Göçmen yasası protesto edildi.移民推進を訴えた。
İlan edilen 1986 moratoryumu birçok ülke protesto etti.1946年の通化事件では多くの日本人が犠牲となった。
Bir gün sonra, özgür siyasi tutuklular için başka bir protesto daha düzenledi.これ以後、自由民主党に対する対決姿勢が強まった。
Protestolar üçüncü gününde de yayılarak devam etti.これに続き、第3期の再放送も行われた。
Vietnam Savaşı'na karşı protesto gösterileri düzenledi.ベトナム戦争に際しては、反戦運動を行った。
Bu olaydan sonra ülkede geniş çaplı protestolar başladı.これらの行為に対して、全世界で大規模な抗議運動が巻き起こった。
Fenerbahçe yanlı hakem kararlarını protesto ederek kupa seremonisine çıkmadı.オランダ - Visa de courtoisieをバルト諸国代表に認めた、不承認の政策の最終決定はない。
Protestolar, 1950'lerin sonlarında ve 1960'ların başında İngiltere'de devam etti.最後の話者は1950年代末か1960年代はじめに死亡した。
Gençlik ve Spor Bakanlığı yetkilileri olayı protesto etti.文部科学省スポーツ・青少年局長などを歴任した。
Buna rağmen birbirinden bağımsız çeşitli protesto gösterileri görülür.ただし若干前輪独立懸架式も見られる。
Cumhuriyet Meydanı'nda protesto gösterisi yapılmıştır.広場では攻撃が続いた。
2007: Birmanya Budist rahipler safran Devrimi de dahil olmak üzere Burma hükümet karşıtı protestolar.2007年ミャンマー反政府デモ ビルマ連邦国民連合政府 ビルマVJ 消された革命 公式サイト

İlgili Sayfalar