protesto ile cümle
protesto kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
On-line kampanyalar AI, kampanyaları için İnternet'i protesto aracı olarak kullanır.Initiativet/gruppen bruger i vid udstrækning Facebook som kommunikationsmiddel for sine aktiviteter.
Medya organizasyonları saldırıya karşı olan protestolara yer verdi.IMF's krav mødes af protester.
Ülkenin birçok yerinde protesto gösterileri düzenlendi.Der blev erklæret undtagelsestilstand flere steder i landet.
İki protestocu, üzerilerine sürülen askeri araçların altında kalarak yaralandı.To demonstranter kom også til skade, da de blev kørt ned af militærkøretøjer.
Açıklamaları önemsenmedi ve protestolar devam etti.Dette blev kun imødekommet i begrænset omfang, hvorfor protesterne fortsatte.
Tüm organize protestolar yurt dışında sürgünde bulunan kişiler tarafından gerçekleştirilmiştir.Episoden udløste demonstrationer mod udlændinge over hele landet.
Bu protestolara neden oldu.Dette fører naturligvis til protester.
Diğer Hristiyanlar ise bu zulmü yeterince protesto etmedi.De irske protestanter kunne ikke gøre meget modstand mod denne udvikling.
Bu protestolar onun 1931 yılında tutuklanmasına yol açtı.Hans aktiviteter medførte, at han blev fængslet i 1924.
ABD bu planı protesto ederek 1812 Savaşı'na dahil olmuştur."Terror" tjenestegjorde i 1812-krigen mod USA.
Kasaba halkı bunu protesto etmek için sokaklara dökülmüştür.Han opfordrede folk til at gå ud på gaderne i protest.
Güvenlik güçleri protestoculara saldıran vatandaşların bu iş için günlük ücret aldıklarına tanık olmuştur.Kvinderne, der deltog i demonstrationen, kæmpede for lige løn.
Protesto gösterileri hükümet güçleri tarafından sert biçimde bastırıldı.Disse strejker blev ubarmhjertigt slået ned med støttet fra regeringsstyrker.
2016'da Venezuela'da protestolar nedeniyle olağanüstü hal ilan etti.I 2016 blev der flere gange udført angreb på For Friheds demonstrationer.
Protestolar hızlıca Batı Şeria ve Doğu Kudüs’e yayıldı.Bosætttelsesaktiviteten blev særlig omfattende på Vestbredden og i Østjerusalem.
Ana madde: 2011 İsrail sınırı gösterileri İsrail sınırında olan protestolardır.Uddybende artikel: Valget i Israel 2013 Kun valgte partier er repræsenteret i tabellen.
Halk toplanmalı işgal protesto edilmeli.Borgergrupper slår sig sammen protest..
Protestolar nedeniyle mahkûmların durumları biraz iyileştirildi.Men der er ikke mange stemmer i at forbedre fangers vilkår.
Bunun üzerine Prag’da protestolar yapılmaya başlandı.I Prag blev der endog forkyndt standret.
Protesto (La Haine) Mathieu Kassovitz'in 1995 yılında çektiği Fransız filmi.Hadet (originaltitel: La Haine) er en fransk sort-hvid-film fra 1995 instrueret af Mathieu Kassovitz.
Tüm bunlar üzerine Çin'in başkenti Pekin'de halk protesto düzenlemiştir.Demonstrationerne på Den Himmelske Freds Plads i Beijing, Kina i 1989.
Protestolar nedeniyle 10 ölüm meydana geldi.Ti personer døde som resultat av protestene.
Oslo Anlaşmasından sonra, İsrail’de birçok protesto gerçekleşti.Etter offentliggjøringen av Oslo-avtalen var det mange i Israel som motsatte seg denne avtalen.
İşçiler yiyecek fiyatlarının artmasını protesto ediyorlardı.Demonstrantene protesterte mot høye matpriser.
Müdahale bazı Doğu Bloku ülkelerdeki muhaliflerin protestolarına yol açtı.Invasjonen vakte protester blant dissidenter i flere land i Østblokken.
Dönemin hayvan hakları savunucuları halkı Sovyet büyükelçiliklerinde protesto yapmaya davet etti.Dyrerettighetsgrupper den gang oppfordret allmennheten til å protestere utenfor sovjetiske ambassader.
Takip eden günlerde de Tahrir Meydanı, Kahire'deki protesto gösterilerinin merkezi olmayı sürdürdü.Tahrirplassen i sentrum av Kairo ble den sentrale møteplassen for demonstrantene.
Makalede bir sütun vardı ve diğer şeylerin yanı sıra 1938'de Münih Anlaşması'nı protesto etti.Han var fast spaltist der og prosesterte gjennom den blant annet mot Münchenavtalen i 1938.
Ülkenin birçok yerinde protesto gösterileri düzenlendi.Store demonstrasjoner mange steder i landet.
Norveç’in Altmark olayıyla ilgili protestosu, Hitler açısından, diplomatik bir manevradır.For Norges vedkommende ble «Altmark» et diplomatisk problem.
Türkiye bu kararı protesto etti.Sverige aksepterte beslutningen under protest.
Sovyet protestosu da göz ardı edildi.Heller ikke da ble den sveitsiske protesten tatt til følge.
Protesto eylemlerine binlerce kişi katıldı.Flere hundre tusen mennesker deltok i demonstrasjonene.
Protestolar hızlıca Batı Şeria ve Doğu Kudüs’e yayıldı.Bosetningsaktiviteten ble særlig omfattende på Vestbredden og i Øst-Jerusalem.
Bu protestolar onun 1931 yılında tutuklanmasına yol açtı.Denne virksomheten førte til at hun ble arrestert i desember 1941.
Erdem Gündüz polis müdahalesinden önce protestosunu durdurdu.Kort tid etter begynte politiet å oppløse protesten.
Bu olaydan sonra ülkede geniş çaplı protestolar başladı.Igjen brøt massive protester ut over hele landet.
Bunun karşılığında protestocular tekerlekleri ateşe verdiler ve Anayasal Demokratik Ralli ofisine saldırdılar.Som svar på dette satte demonstrantene fyr på bildekk og angrep kontorene til regjeringspartiet.
Park Geun-hye ve Choi Soon-sil'in ilişkisi ortaya çıkması ile Seul'da protestolar başladı.Penguakan tentang hubungan Park Geun-hye dan Choi Soon-sil menyebabkan unjuk rasa di Seoul.
Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.Sebagai protes, Anton Chekhov dan Vladimir Korolenko meninggalkan akademi itu.
Takip eden günlerde de Tahrir Meydanı, Kahire'deki protesto gösterilerinin merkezi olmayı sürdürdü.Pada hari-hari selanjutnya, Alun-alun Tahrir terus menjadi destinasi utama bagi protes di Kairo.
1 Temmuz sabahı Mursi karşıtı protestocular, Müslüman Kardeşlerin Kahire'deki genel merkezini bastı.Pada pagi hari 1 Juli, penentang Morsi meringsek ke markas Ikhwanul Muslimin di Kairo.
Protestocular Park Geun-hye'ın istifa etmesi talebinde bulundu.Pengunjuk rasa menuntut pengunduran diri Park Geun-hye.
Ayrıca protestolar ve ayaklanmaların yapıldığı yer olarak da bilinmektedir.Wilayah ini juga sering dijadikan tempat protes dan kerusuhan.
Protestolar sırasında "Amerika'ya ölüm" sloganları atıldı ve Amerika Birleşik Devletleri bayrağı yakıldı.Para pengunjuk rasa berteriak "Matilah Amerika" dan membakar bendera AS.
Seçim sonrasında protesto gösterileri başladı.Jalanan sejak demonstrasi dimulai.
Olay küçük çaplı protestolara sebep oldu.Pertarungan itu dipicu oleh serangkaian peristiwa kecil.
Protestolar nedeniyle mahkûmların durumları biraz iyileştirildi.Kondisi ini mendorong aksi protes para tawanan.
Protestocular ve güvenlik güçleri arasındaki çatışma günlerce devam etti.Pertentangan antara pendukung dan penentang Revolusi terus terjadi selama dua abad berikutnya.
Sonuç olarak, protestolarda yansıtıcı yelekler yaygın, ucuz ve sembolik hale gelmiştir.Akibatnya, rompi reflektif telah menjadi tersedia secara luas, murah, dan simbolik.
Apokaukos, Konstantinos'un otoriter yönetimini ve halktan istediği fahiş vergileri protesto etmiştir.Apokafkos memprotes pemerintahan otoriter Konstantinos dan tuntutan pajak yang berlebihan dari penduduk.
Ayrıca sosyal medya kullanıcıları #OscarsSoWhite (Oscar çok beyaz) etiketiyle bu durumu protesto etti.Akibatnya, Academy diejek di media sosial dengan tagar seperti #OscarsSoWhite dan #WhiteOscars.
Yaklaşık 4.000 seyirci hakemin kararını protesto etti.Pengadilan jadi secara efektif menolak keluhan 4.000 warga.
2003 - Gürcistan Devlet Başkanı Eduard Şevardnadze, kitlesel protestoların artması üzerine istifa etti.2003 - Presiden Georgia Eduard Shevardnadze mengundurkan diri dari jabatannya.
Kocası bunu protesto etti ve onun hamile olduğunu belirtti.Erin menjemputnya malam itu dan mengatakan bahwa ia hamil.
Bu protestolar Milošević'in görevinden alınmasıyla sonuçlanmıştır.Demonstrasi ini berhasil menjatuhkan Presiden Milošević.
İngiliz meslektaşları gibi Amerikalı süfrajetlerde politik bir protesto yöntemi olarak açlık grevini kullandı.Seperti rekan-rekan Inggris mereka, hak pilih Amerika juga menggunakan metode protes politik.
Anlaşma çeşitli Iraklı gruplar tarafından protesto edildi.Kunjungan itu ditentang keras oleh sejumlah kelompok Islam.
Bu protesto grupları, özellikle İngiltere'nin ülke politikası üzerinde çok etkili oldular.Pengaruh mereka sangat terasa di Amerika Serikat, khususnya dalam politik pemerintahan negara.
2013 yılında yapılan Gezi Parkı protestoları destek vermek için protestolara iştirak etmiştir.Pada tahun 2007 Park mengekspresikan penyesalan atas perlakuan terhadap para aktivis selama periode tersebut.