Ana içeriğe geç
Sözlük

protesto ile cümle

protesto kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Protesto gösterileri hükümet güçleri tarafından sert biçimde bastırıldı.Disse strejker blev ubarmhjertigt slået ned med støttet fra regeringsstyrker.
2016'da Venezuela'da protestolar nedeniyle olağanüstü hal ilan etti.I 2016 blev der flere gange udført angreb på For Friheds demonstrationer.
Protestolar hızlıca Batı Şeria ve Doğu Kudüs’e yayıldı.Bosætttelsesaktiviteten blev særlig omfattende på Vestbredden og i Østjerusalem.
Ana madde: 2011 İsrail sınırı gösterileri İsrail sınırında olan protestolardır.Uddybende artikel: Valget i Israel 2013 Kun valgte partier er repræsenteret i tabellen.
Halk toplanmalı işgal protesto edilmeli.Borgergrupper slår sig sammen protest..
Protestolar nedeniyle mahkûmların durumları biraz iyileştirildi.Men der er ikke mange stemmer i at forbedre fangers vilkår.
Bunun üzerine Prag’da protestolar yapılmaya başlandı.I Prag blev der endog forkyndt standret.
Protesto (La Haine) Mathieu Kassovitz'in 1995 yılında çektiği Fransız filmi.Hadet (originaltitel: La Haine) er en fransk sort-hvid-film fra 1995 instrueret af Mathieu Kassovitz.
Tüm bunlar üzerine Çin'in başkenti Pekin'de halk protesto düzenlemiştir.Demonstrationerne på Den Himmelske Freds Plads i Beijing, Kina i 1989.
Protestolar nedeniyle 10 ölüm meydana geldi.Ti personer døde som resultat av protestene.
Oslo Anlaşmasından sonra, İsrail’de birçok protesto gerçekleşti.Etter offentliggjøringen av Oslo-avtalen var det mange i Israel som motsatte seg denne avtalen.
İşçiler yiyecek fiyatlarının artmasını protesto ediyorlardı.Demonstrantene protesterte mot høye matpriser.
Müdahale bazı Doğu Bloku ülkelerdeki muhaliflerin protestolarına yol açtı.Invasjonen vakte protester blant dissidenter i flere land i Østblokken.
Dönemin hayvan hakları savunucuları halkı Sovyet büyükelçiliklerinde protesto yapmaya davet etti.Dyrerettighetsgrupper den gang oppfordret allmennheten til å protestere utenfor sovjetiske ambassader.
Takip eden günlerde de Tahrir Meydanı, Kahire'deki protesto gösterilerinin merkezi olmayı sürdürdü.Tahrirplassen i sentrum av Kairo ble den sentrale møteplassen for demonstrantene.
Makalede bir sütun vardı ve diğer şeylerin yanı sıra 1938'de Münih Anlaşması'nı protesto etti.Han var fast spaltist der og prosesterte gjennom den blant annet mot Münchenavtalen i 1938.
Ülkenin birçok yerinde protesto gösterileri düzenlendi.Store demonstrasjoner mange steder i landet.
Norveç’in Altmark olayıyla ilgili protestosu, Hitler açısından, diplomatik bir manevradır.For Norges vedkommende ble «Altmark» et diplomatisk problem.
Türkiye bu kararı protesto etti.Sverige aksepterte beslutningen under protest.
Sovyet protestosu da göz ardı edildi.Heller ikke da ble den sveitsiske protesten tatt til følge.
Protesto eylemlerine binlerce kişi katıldı.Flere hundre tusen mennesker deltok i demonstrasjonene.
Protestolar hızlıca Batı Şeria ve Doğu Kudüs’e yayıldı.Bosetningsaktiviteten ble særlig omfattende på Vestbredden og i Øst-Jerusalem.
Bu protestolar onun 1931 yılında tutuklanmasına yol açtı.Denne virksomheten førte til at hun ble arrestert i desember 1941.
Erdem Gündüz polis müdahalesinden önce protestosunu durdurdu.Kort tid etter begynte politiet å oppløse protesten.
Bu olaydan sonra ülkede geniş çaplı protestolar başladı.Igjen brøt massive protester ut over hele landet.
Bunun karşılığında protestocular tekerlekleri ateşe verdiler ve Anayasal Demokratik Ralli ofisine saldırdılar.Som svar på dette satte demonstrantene fyr på bildekk og angrep kontorene til regjeringspartiet.
Park Geun-hye ve Choi Soon-sil'in ilişkisi ortaya çıkması ile Seul'da protestolar başladı.Penguakan tentang hubungan Park Geun-hye dan Choi Soon-sil menyebabkan unjuk rasa di Seoul.
Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.Sebagai protes, Anton Chekhov dan Vladimir Korolenko meninggalkan akademi itu.
Takip eden günlerde de Tahrir Meydanı, Kahire'deki protesto gösterilerinin merkezi olmayı sürdürdü.Pada hari-hari selanjutnya, Alun-alun Tahrir terus menjadi destinasi utama bagi protes di Kairo.
1 Temmuz sabahı Mursi karşıtı protestocular, Müslüman Kardeşlerin Kahire'deki genel merkezini bastı.Pada pagi hari 1 Juli, penentang Morsi meringsek ke markas Ikhwanul Muslimin di Kairo.
Protestocular Park Geun-hye'ın istifa etmesi talebinde bulundu.Pengunjuk rasa menuntut pengunduran diri Park Geun-hye.
Ayrıca protestolar ve ayaklanmaların yapıldığı yer olarak da bilinmektedir.Wilayah ini juga sering dijadikan tempat protes dan kerusuhan.
Protestolar sırasında "Amerika'ya ölüm" sloganları atıldı ve Amerika Birleşik Devletleri bayrağı yakıldı.Para pengunjuk rasa berteriak "Matilah Amerika" dan membakar bendera AS.
Seçim sonrasında protesto gösterileri başladı.Jalanan sejak demonstrasi dimulai.
Olay küçük çaplı protestolara sebep oldu.Pertarungan itu dipicu oleh serangkaian peristiwa kecil.
Protestolar nedeniyle mahkûmların durumları biraz iyileştirildi.Kondisi ini mendorong aksi protes para tawanan.
Protestocular ve güvenlik güçleri arasındaki çatışma günlerce devam etti.Pertentangan antara pendukung dan penentang Revolusi terus terjadi selama dua abad berikutnya.
Sonuç olarak, protestolarda yansıtıcı yelekler yaygın, ucuz ve sembolik hale gelmiştir.Akibatnya, rompi reflektif telah menjadi tersedia secara luas, murah, dan simbolik.
Apokaukos, Konstantinos'un otoriter yönetimini ve halktan istediği fahiş vergileri protesto etmiştir.Apokafkos memprotes pemerintahan otoriter Konstantinos dan tuntutan pajak yang berlebihan dari penduduk.
Ayrıca sosyal medya kullanıcıları #OscarsSoWhite (Oscar çok beyaz) etiketiyle bu durumu protesto etti.Akibatnya, Academy diejek di media sosial dengan tagar seperti #OscarsSoWhite dan #WhiteOscars.
Yaklaşık 4.000 seyirci hakemin kararını protesto etti.Pengadilan jadi secara efektif menolak keluhan 4.000 warga.
2003 - Gürcistan Devlet Başkanı Eduard Şevardnadze, kitlesel protestoların artması üzerine istifa etti.2003 - Presiden Georgia Eduard Shevardnadze mengundurkan diri dari jabatannya.
Kocası bunu protesto etti ve onun hamile olduğunu belirtti.Erin menjemputnya malam itu dan mengatakan bahwa ia hamil.
Bu protestolar Milošević'in görevinden alınmasıyla sonuçlanmıştır.Demonstrasi ini berhasil menjatuhkan Presiden Milošević.
İngiliz meslektaşları gibi Amerikalı süfrajetlerde politik bir protesto yöntemi olarak açlık grevini kullandı.Seperti rekan-rekan Inggris mereka, hak pilih Amerika juga menggunakan metode protes politik.
Anlaşma çeşitli Iraklı gruplar tarafından protesto edildi.Kunjungan itu ditentang keras oleh sejumlah kelompok Islam.
Bu protesto grupları, özellikle İngiltere'nin ülke politikası üzerinde çok etkili oldular.Pengaruh mereka sangat terasa di Amerika Serikat, khususnya dalam politik pemerintahan negara.
2013 yılında yapılan Gezi Parkı protestoları destek vermek için protestolara iştirak etmiştir.Pada tahun 2007 Park mengekspresikan penyesalan atas perlakuan terhadap para aktivis selama periode tersebut.
Janning, mahkemenin yetkisini kabul etmemekte ve böyle yaparak resmi bir şekilde protesto etmek istemektedir.Nazaruddin menyatakan tidak akan banding pada putusan ini dan ikhlas menerima putusan hakim.
Karikatürler yayımlandıktan bir süre sonra, bir grup İslami lider protesto grubu kurdu.Sebelum diterbitkan, sejumlah kelompok Muslim telah menyatakan penentangan.
Protestocular tamamen farklı gruplardan geliyordu.Anggota lembaga berasal dari berbagai denominasi Protestan yang berbeda.
Protestocular polisin sert tepkisiyle dağıtılmak istendi.Demonstrasi disikapi dengan represif oleh aparat.
Protestocular binanın camlarını taşa tutarken binadaki ofis ekipmanlarını ve belgeleri yağmaladı.Protestan melempari jendela dan menjarah gedung, melarikan perlengkapan kantor dan dokumen.
Eserleri sergiye kabul edilmeyen ressamlar durumu protesto ettiler.Para pejabat menuntut karya yang direvisi tersebut tidak dipamerkan.
2011 ve 2012 yıllarında Vladimir Putin aleyhine pek çok protestoya liderlik etti.Udaltsov Trong năm 2011 và 2012, đã giúp đỡ lãnh đạo một số các cuộc phản đối chống lại Putin.
John Dewey’in başını çektiği birçok aydın kendisine yapılan muameleyi protesto etti.Dẫn đầu bởi John Dewey, nhiều trí thức đã phản đối cách xử sự này của ông.
Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.Để phản đối, Anton Chekhov và Vladimir Korolenko đã rời Viện hàn lâm.
Uzun süre et yemekten kaçındı ve oruç tutmayı bir siyasi protesto yöntemi olarak kullandı.Ông thường nhịn ăn lâu ngày, dùng nhịn ăn như một vũ khí chính trị.
Martin Luther astığı protesto metninde özellikle endüljans a karşı çıkar.Đặc biệt là Phong trào Kháng cách do Martin Luther khởi xướng đã dần dần giành được nhiều sự ủng hộ.
Bu durum özellikle Sovyetler Birliği tarafından protesto edilmiştir.Những hành động này bị chỉ trích bởi các lực lượng chống Liên Xô.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
protesto ile cümle - Sayfa 22 - protesto kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App