Ayrıca bir grup insanın gazeteyi protesto etmek için toplandığı da ifade edilmektedir.De asemenea în ziare au apărut numeroase știri ce anunțau destrămarea grupului.
Tüm organize protestolar yurt dışında sürgünde bulunan kişiler tarafından gerçekleştirilmiştir.Toate activitățile s-ar fi făcut prin companii off-shore din străinătate.
Protestocuların sadece yürümek zorunda kaldığı kasabada protestocular gözaltına alınıyor.Blocați în oraș protestanții au puține șanse de scăpare.
8 Temmuz'da protesto gösterilerine katılanların sayısı 500,000 i bulmuştur.Pe 25 septembrie, protestele au atras 8.000 de manifestanți.
Süveyş şehri yapılan protestolar sonucu kanlı şiddete sahne olmuştur.Luptele din Varșovia au fost de-o violență extremă, cu lupte de stradă sângeroase.
Bu plan ABD ve diğer güçler tarafından protesto edildi.Atacul a fost condamnat de SUA.
(NDP Diğer yandan Ordu protestoculara evlere gitmesi konusunda uyarıda bulundu.(Rusia a negat în mod repetat trimiterea de trupe sau echipamente militare în estul Ucrainei.)
STRATFOR analizlerine göre toplanan protestocuların gerçek sayısı hiçbir zaman 300.000'i geçmemiştir.Efectivele domnului valah nu depășeau, după estimările cele mai generoase, 30.000 de oșteni.
Bunların başına çevre, hes, nükleer protestoları gelmektedir.În această fază apare și se manifestă forța nucleară.
Eid ayrıca protestocuların kullandığı pankartlara da el koyulduğunu belirtti.De asemenea, Carol s-a rǎzboit și cu protestanții.
Protestocular Park Geun-hye'ın istifa etmesi talebinde bulundu.9 decembrie: Parlamentul sud-coreean a votat destituirea președintei Park Geun-hye.
1998 yılının yazında, Arnavutlar Sırp yönetimine karşı kitle protestolarına başladılar.Spre sfârșitul verii lui 1988, a îndemnat din nou la grevă pe muncitorii din Șantierul Naval Gdańsk.
Dünyadaki hukuksuzlara karşı Ferguson'daki eylemlerden esinlenerek birçok ülkede protestolar düzenlenmiştir.În multe țări europene s-au organizat demonstrații împotriva dictaturii din Grecia.
Mısır'ın ABD temsilcisi bu protestoları dile getirdi.Capitalele lumii privesc la demonstrațiile egipteane și solicită intervenție.
Ebu Simbel 'de bir protestocu vurularak öldürüldü ve Süveyş Kanalı 'nı korumak için ekstra güçler gönderildi.Abu Szimbelben egy tüntetőt lelőttek, és erősítést küldtek a Szuezi-csatorna biztonságának fenntartására.
Protestoların en belirgin sonuçlarından biri de gitgide artan internet özgürlüğüydü.A tüntetések leginkább kézzel fogható eredménye az internetes szabadság kivívása volt.
Bin Ali'nin geniş ailesinin protestolardaki ilk kurbanıydı.Ő az első, aki Ben Ali tágabb családjából a tüntetések alatt az életét vesztette.
Protestoların üçüncü gününde ise üç kişi öldürüldü ve birçoğu da yaralandı.A tüntetések harmadik napján három ember meghalt, többen megsebesültek.
Protestocular akşam namazı için durduklarında da polis biber gazı atmaya devam etti.Amikor a tüntetők visszavonultak esti imára, a rendőrség továbbra is lőtte őket könnygázzal.
Port Said 'de on binlerce protestocu toplandı ve birkaç hükûmet binası ateşe verildi.Búr Szaídban több tízezer tüntető gyűlt össze, és több kormányzati épületet is felgyújtottak.
Protestolardan ve polisle çatışmalardan sonra Tunus'ta yine bir gece sokağa çıkma yasağı ilan edildi.A tüntetők és a rendőrök közötti összetűzés miatt a fővárosban éjszakai kijárási tilalmat rendeltek el.
Arap Baharı patlak verdiğinde, Suriye protestocular, çok sayıda muhalefet konseyi oluşturmaya başladı.Az arab tavasz kitörésekor a szíriai tüntetők több ellenzéki bizottságot is összefogtak.
Birkaç gün içinde olan avukatların dövülmesi olayını ciddi şekilde protesto etmek istiyoruz." diye ekledi.Felemeljük a szavunkat az elmúlt pár napban történt ügyvédverések ellen.”
Kalabalık,başkanın çekilmesini isteyerek Tahrir Meydanı'nda protestoya devam etti.Ezután a tömegek tovább tüntettek a Tahrír téren, az elnök távozását követelve.
Protestoları "Arap dünyasını önemli kesişme noktalarına getiren" "Tunus intifadası" olarak adlandırdı.A tüntetést „tunéziai intifádának” nevezte, ami „az arab világot válaszút elé állította”.
Protestocuların "Korkmuyoruz, korkmuyoruz, biz sadece Tanrı'dan korkarız" diye sloganlar attığı da kaydedildi.A jelentések szerint a tüntetők a következőt skandálták: „Nem félünk, nem félünk, nem félünk, csak Istentől.”
Bazı ülkelerde protesto günüdür, diğerlerinde ise kadınlığı kutlayan bir gündür.Több országban ma is ünnepnapnak számít, helyenként mozgó ünnep.
Protestolar sırasında biri sivil, biri polis olmak üzere iki kişi hayatını kaybetti.Az események során két ember, köztük egy rendőr, vesztette életét.
İşgaller protesto edildi.A munkások tiltakozásul demostráltak is.
Bunun üzerine çiftçiler sert protesto eylemleri düzenledi.Emiatt a farmerek valóságos irtó hadjáratokat kezdtek ellene.
Prag'da protesto gösterileri düzenlendi.Az utcai felvételek Prágában készültek.
Salı günündeki gösteri başlayana kadar tahmini 860 protestocu tutuklanmıştı.A megmozdulások keddi kezdete óta becslések szerint 860 embert börtönöztek be.
Yalnız Kahire'de 250.000 protestocu olmak üzere,yüz binlerce kişi Mısır şehirlerinde protestoya devam etti.Csak Kairóban 250 000 ember vonult az utcákra.
Protestocular akşam saatlerinde Kahire'deki NDP başkanlıklarından birini ateşe verdiler.Este a tüntetők felgyújtották a kormánypárt egyik fővárosi székházát.
Seçim sonrasında protesto gösterileri başladı.A választás utáni napokban koalíciós tárgyalások kezdődtek.
Gazete için çalışan elemanlar pencereden protestocuların üzerine baskı mürekkebi döktüler.A felhasználókat egy felugró ablakban figyelmeztette a blokkolásról.
27 Ocak'ta ülke genelinde on binlerce numaralandırılmış protestocular.A múlt héten 27 ezerrel nőtt Amerikában a munkanélküliek száma.
Protestolar 11 Haziran 1999'da Tebriz Üniversitesi'nde devam etti.A tüntetések július 11-én (Tir 20-án) a Tabrizi Egyetemnél folytatódtak.
Bazı sağcı öğrenciler ise evinin önünde protesto gösterileri yaptı.Jobboldali diákok egy csoportja a lakása előtt is tüntetett.
Artvin’in yanı sıra İstanbul ve İzmir’de protestolar düzenlendi.Arafat mellett és az egészségügyi törvény ellen tüntetések voltak Bukarestben is.
Mısır'ın bir ucundan diğer ucuna toplam protestocuların sayısı yaklaşık 8 milyon olarak hesaplandı.A protestánsok száma a nagyszámú felekezetekben összesen kb. 800 millió.
Medyadaki haberlerden sonra, Kahire’deki İsrail elçiliği önünde İsrail karşıtı protestolar patlak verdi.Zavartalanul zajlott le ma délután az izraeli nagykövetség elé szervezett Izrael-párti tüntetés.
Bu protesto grupları, özellikle İngiltere'nin ülke politikası üzerinde çok etkili oldular.Ez a lépés hatalmas külpolitikai feszültségekkel járt, főként Angliával szemben.
Bazı parti, sendika ve STK'lar protesto mitingleri düzenlemiştir.A LIGA Szakszervezetek illetve tagszervezetei seregnyi tiltakozó akciót szerveztek a megszorítások ellen.
1967 - New York ve San Francisco'da yaklaşık 200 bin kişi, Vietnam Savaşı'nı protesto etti.1967 – Washingtonban több tízezer ember vonul fel a vietnámi háború elleni tüntetésen.
Podemos, 2011'de eşitsizlik ve yolsuzluklardan dolayı düzenlenen protestolar sonucunda ortaya çıkmıştır.Ugyanakkor elégedetlenséghez és 2012-ben tüntetésekhez vezetett a nagy mértékű gazdasági egyenlőtlenség.
En bilinen oyunları askin dogasi ya da savaşa ve acgözlülüge karsi protestoyu inceler.A bonyolultabb vitákat gyakran párviadallal vagy tűzpróbával döntötték el.
Olay, uluslararası düzeyde ses getirmiş ve protesto edilmiştir.A dolog nemzetközi felháborodást keltett, és számos tüntetéshez vezetett.
İran da protestoları açıkça destekledi.Irán szintén felajánlotta támogatását.
Taksim Meydanı'nda binlerce kişinin katıldığı bir protesto düzenlendi.A tüntetésen a CasaPound pár ezernyi aktivistája is részt vett.
Grev kırıcıları protesto etmek için bir grup işçi fabrikaya yöneldi.A sztrájkbizottság a gyári dolgozókra kiterjedő sztrájkot hirdetett.
Protesto eylemlerine binlerce kişi katıldı.A tüntetésen ezrek vettek részt.
Süveyş 'te polis ateşiyle en az bir protestocu hayatını kaybetti.Szuezben legalább egy ember halt meg rendőrök lövedéke által.
3) Demokrasinin varlığı adına her konu protesto edilebilir.Tartalma szerint a diplomáciai tevékenység bármely tárgyára vonatkozhat.
Dünyanın her yerinde Che'nin öldürülmesini protesto eden gösteri yürüyüşleri yapıldı.Világszerte tüntetéseket tartottak tiltakozásul meggyilkolása ellen.
Protestocular tamamen farklı gruplardan geliyordu.A hadurak sokféle irányból érkeztek.
Askerlerden biri protestoculara silah sıktı.A katonaság a tüntetők közé lövet.
Protestolar ilk başlarda, ABD'de başlamış, önce Avrupa'ya sonra tüm dünyaya yayılmıştır.Először az Egyesült Államokban kezdték tenyészteni, innen terjedt el később az egész világon.
29 Haziran 1988'de Budapeşte'de, Romanya'daki "macar köy tahribatına" karşı birçok protesto gösterisi yapıldı.1988. június 29-én százezres tüntetés volt Budapesten a romániai falurombolások ellen.
Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.Protestina Anton Tšehov ja Vladimir Korolenko erosivat akatemiasta.