Seçim sonrasında protesto gösterileri başladı.Po ogłoszeniu wyników wybuchły demonstracje protestacyjne.
1981 - Kosova protestoları patlak verdi.W 1981 wystąpił przeciwko protestom ludności albańskiej w Kosowie.
Protesto eylemleri Recavi serbest bırakılana kadar devam etti.Organizacja zapowiedziała kontynuowanie działań zbrojnych do czasu jego uwolnienia.
Protestonun şiddetli ayaklanmasının sonucu Kanlı Pazar olarak bilinir.Impulsem, który doprowadził do rewolucji, była tzw. krwawa niedziela.
Ekim ve Kasım 1939'da öğrencilerin protestosu üzerine sert bir darbe emretti.Wprowadził także ostre rygory wobec studentów protestujących w październiku i listopadzie 1939.
Olay, uluslararası düzeyde ses getirmiş ve protesto edilmiştir.Wydarzenia spotkały się z międzynarodową krytyką i potępieniem.
Daha sonra protesto liderleriyle görüştü.Następnie przystąpił do rozmów z protestantami.
Polis ve askerler, protesto gösterisi yapan Uygurlara ateş açtı.Policjanci i basidże otwierali ogień do protestujących.
Bazı ülkelerde protesto günüdür, diğerlerinde ise kadınlığı kutlayan bir gündür.W niektórych krajach Dzień ten obchodzony jest jako święto pracy.
P.R.Sarkar’ın hapiste tutulması dünya çapında protestolara neden oldu.Podczas pobytu w więzieniu P.R. Sarkara próbowano otruć.
Protestocular, yaklaşık 20 Hıristiyan öldürdü.Zginęło około 20 Palestyńczyków.
Ancak düğünleri sırasında Amsterdam'da toplu bir protesto düzenlendi.10 marca 1966 odbyła się ceremonia ślubna, w czasie której miały miejsce ogromne protesty w Amsterdamie.
Bu durum Batıda protestolara yol açtı.Wydarzenie wywołało falę protestów w Berlinie Zachodnim.
Bros. ofisinin önüne 50,000 protesto mektubu bırakıldı.Wuj zapisał mu w testamencie 50 000 zł.
Protestocuların avukatları, protestocuların düzenledikleri gösterilerin yasa dışı olmadığını göstermişlerdi.Bankowcy protestowali, twierdząc, że nie ma niebezpiecznych banków.
Mekteb-i Tıbbîyye’de ders programlarını protesto için gerçekleştirilen öğrenci direnişine öncülük etti.Marek w jej domu opowiada o pacyfikacji protestu studentów.
16 Nisan - Binlerce kişinin katılımıyla Dera'da bir protesto gösterisi düzenlendi.16 grudnia – w wielu miastach doszło do demonstracji.
İstilaya tepki gösteren protestolar sadece yedi gün sürdü.Szokiem dla wszystkich było, że publiczna zbiórka pieniędzy na ten cel trwała jedynie siedem tygodni.
Protesto (La Haine) Mathieu Kassovitz'in 1995 yılında çektiği Fransız filmi.Nienawiść (fr. La Haine) – film z 1995 roku w reżyserii Mathieu Kassovitza.
Protestolar Yeşillerin faaliyetlerinin en önemli kısmını oluşturmaktadır.Stanowi ona najważniejszą część działań ekologów.
Osmanlı padişahı III. Mustafa bu durumu protesto ederek 25 Eylül 1768 tarihinde Rusya'ya savaş açtı.Powołując się na ten casus belli sułtan Mustafa III wypowiedział wojnę Rosji 25 września 1768.
Protestolar ilk başlarda, ABD'de başlamış, önce Avrupa'ya sonra tüm dünyaya yayılmıştır.Prorocy ci zaczęli głosić najpierw po całych Stanach Zjednoczonych, a następnie w innych państwach świata.
Bunun üzerine NYSE gelecekte bu tür protestoları önlemek için bariyerler kurmuştur.Po tych wydarzeniach wprowadzono surowe prawa, które miały zapobiec w przyszłości takim wystąpieniom.
Yine de bazı ANC liderleri grevler ve protestolar gibi militan mücadele yöntemlerine karşı çıkıyorlardı.Jako działacz KPP współorganizował strajki i akcje protestacyjne robotników.
Bazı askeri personelin de protestoculara katıldığı gözlendi.Inni protestujący pracownicy również się do nich dołączyli.
Uzun süre et yemekten kaçındı ve oruç tutmayı bir siyasi protesto yöntemi olarak kullandı.Wielokrotnie powstrzymywał się od jedzenia, używając postu jako broni politycznej.
Protestoların en belirgin sonuçlarından biri de gitgide artan internet özgürlüğüydü.Warto nadmienić, iż spośród głosów nadesłanych przez internautów kolejka zdobyła pierwsze miejsce.
Bu protestolar arasında avukatların iki defa reddi hakim talebi mahkemece geri çevirildi.Wówczas pozostałe dwa przedsiębiorstwa biorące udział w przetargu złożyły odwołania od tej decyzji do sądu.
2011 Cezayir protestoları, Cezayir'de 2010'un aralık ayından beridir devam eden protesto gösterileridir.Już wcześniej protesty na masową skalę wybuchły pod koniec grudnia 2010 w Algierii.
1 Temmuz sabahı Mursi karşıtı protestocular, Müslüman Kardeşlerin Kahire'deki genel merkezini bastı.Późnym wieczorem 30 czerwca 2013 protestujący zaatakowali w Kairze siedzibę Bractwa Muzułmańskiego.
Bu sırada protestocuların büyük kısmı parkı boşalttı.Przez większą część czasu, kancelaria świeciła pustkami.
Halk toplanmalı işgal protesto edilmeli.Porywacz żąda okupu.
Muhalif askerler kendi metinlerinin kopyalarını şapkalarına takarak protesto ederler.Pracownicy tej służby zapożyczyli od wojska wygląd swoich kapeluszy.
Avusturya Hükûmeti mültecilerin serbest bırakılmasını protesto ettiyse de ehemmiyet verilmedi.Z uwagi na ściganie powstańców przez władze austriackie postanowił emigrować.
Protestolar hızlıca Batı Şeria ve Doğu Kudüs’e yayıldı.Arabskie zamieszki wybuchły w Jerozolimie i szybko rozprzestrzeniło się na Zachodni Brzeg i Strefę Gazy.
Bu protestolara neden oldu.Detta föranledde protester.
Özellikle Dead to the World turnesinin neredeyse her Kuzey Amerika ayağında protestolar yaşandı.I synnerhet följdes hela den nordamerikanska delen av Dead to the World-turnén av protester.
Uzun süre et yemekten kaçındı ve oruç tutmayı bir siyasi protesto yöntemi olarak kullandı.Han avstod från föda under långa perioder, och använde fasta som en form av politisk protest.
Protesto etmek için binlerce kadın sokağa çıktı.Hundratusentals människor gav sig ut på gatorna för att protestera mot reformerna.
Gençlik ve Spor Bakanlığı yetkilileri olayı protesto etti.Det nya Integrations- och jämställdhetsdepartementet övertog dessa frågor.
Fransa, Sovyetler Birliği'ni protesto etti.Regeringen överlämnar en protestnot till Sovjetunionen.
Hükûmet farklı metotlarla protestoları engellemeye veya kontrol altına almaya çalıştı.Den egyptiska regeringen har försökt bryta upp och isolera protester med olika metoder.
Olaylara öncülük edenler, ülke çapında 60,000 kişinin protesto eylemlerie katıldığını söylemişlerdir.I en petition till statsministern anhöll 60 000 personer om att detta skulle beviljas.
Şah Muhammad Rıza Pehlevi Monarşisine karşı sokak protestoları düzenlemekten dolayı hapsedildi.Han fängslades för att han organiserade gatuprotester mot Shah Mohammed Reza Pahlavis monarki.
İade, Macaristan'da da protesto edildi.Man spelade även oavgjort mot Ungern hemma.
Külübün satılmasına ve kulüpte meydana gelen değişikliklere karşı çıkan taraftarlar protestoyla yetinmediler.De människor som var för och de som var emot paraden började bråka.
Bu küstah hücumu protesto olarak 250.000'den daha fazla sayıda İspanyol şehirde yürüyüşler yaptılar.Brandet Very Finnish Problems har samlat över 250 000 följare över olika sociala medier.
20. yüzyılın ilk yarısında ABD'de Siyah protesto hareketinin en önemli önderidir.I början av 1920-talet var sjukdomen den främsta dödsorsaken i Amerika.
Birleşik Haziran Hareketi protesto düzenledi.Polemiken gällde Januariutskottet.
Protestolar ayrıca Sus, Safakes ve Meknasi şehirlerine de yayıldı.Protesterna och demonstrationerna spred sig vidare till städer som Sousse, Sfax och Meknassy.
Protestolar nedeniyle mahkûmların durumları biraz iyileştirildi.Efter den händelsen behandlades fången något bättre.
Hükümet güçleri başlarda protestoları bastırır gibi olmuştur.Storbritanniens regering svarar först med våld.
Seçim sonrasında protesto gösterileri başladı.I nästa skede har demonstranterna satt sig ner.
1971'den beri protestoların hızı giderek artmaya başladı.1971 återupptogs utgrävningarna som pågått sedan dess.
İzmir'de yaklaşık 10 bin kişi, Taksim Gezi Parkı'ndaki polis müdahalesini protesto etti.Vid ett protestmöte samlades över två miljoner människor i Hyde Park.
Bu toplantı, Sosyal Demokrat Öğrenci Topluluğu’nun bazı üyelerince protesto edilmiştir.På olika håll växte tanken fram om att starta upp ett socialdemokratiskt studentförbund.
Aynı zamanda yönetim karşıtları ile Mursi yanlılarının protestoları da devam ediyordu.Även representanter från den protestantiska kyrkan framförde kritik.
Askerlerden biri protestoculara silah sıktı.Один офіцер стріляв в демонстрантів.
Protesto eylemleri Recavi serbest bırakılana kadar devam etti.Арешти тривали аж до дня визволення.
Osmanlı padişahı III. Mustafa bu durumu protesto ederek 25 Eylül 1768 tarihinde Rusya'ya savaş açtı.Використовуючи інцидент, султан Мустафа III оголосив Росії війну 25 вересня 1768.