Ana içeriğe geç
Sözlük

protesto ile cümle

protesto kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak bazı Avrupa devletleri, ticarete zarar vereceği için bunu protesto etti.Несколько фан-клубов в Европе поддержали их, выступая против коммерциализации футбола.
Protestolar ilk başlarda, ABD'de başlamış, önce Avrupa'ya sonra tüm dünyaya yayılmıştır.Первоначально это мероприятие проводилось только в США, а затем распространилось по всему миру.
Ancak bazı Avrupa devletleri, ticarete zarar vereceği için bunu protesto etti.و لكن أحتجت دول أوروبا من أجل إنه سوف يضر بحركة التجارة.
Protesto etmek için binlerce kadın sokağa çıktı.خرجت آلاف النساء إلى الشوارع للاحتجاج على ذلك.
Protestocular, yaklaşık 20 Hıristiyan öldürdü.الذين التقى بهم 20 من المتظاهرين المسيحيين.
Yaralanmasına rağmen, Çorbacı barışçıl protestosu üzerinde kararlıydı.وعلى الرغم من إصاباتها، أصرت مجد على الاحتجاج السلمي.
Peçe giyen ve sınavlarına girmeleri yasak olan kadınların protestoları üniversitelerin önünde gerçekleşti.وظلت احتجاجات النساء اللواتي يرتدن النقاب ويحظرن أخذ امتحاناتهن أمام الجامعات.
MoveOn, AOL'ın ticari beyaz listeleri kullanmasını protesto etti.نظمت مجموعة MoveON احتجاجًا على استخدام AQL للقوائم البيضاء التجارية.
Bu durumun nedeni protestoların öncülerinin yozlaşma üzerine yoğunlaşmalarıydı, ki bu iki grubu birleştirdi.حدث هذا لإن قادة المظاهرات ركزوا على الفساد مما وحد المجموعتين.
Bu durum ülkede protestoların ve milliyetçi, ayrılıkçı hareketlerin yükselişine yol açtı.ومع ذلك، أدى هذا إلى صعود الحركات القومية والانفصالية القوية.
2005 - Paris'te iki Müslüman çocuğun ölümüyle birlikte şiddetli protesto hareketleri başladı.2005 - اندلاع أعمال شغب في باريس وذلك بعد موت اثنين من المسلمين الأفارقة.
Protestoculara polis müdahele etmiştir.أوقفت الشرطة المظاهرة.
Eylemcilere göre cenaze töreni 150.000 protestocunun dikkatini çekti.استقطب موكب الجنازة أكثر من 150.000 متظاهر، بحسب النشطاء.
Polis ve ordu kuvvetleri protestoları zor kullanarak önledi.نشعر بإمتنان كبير للشرطة وقوات تنفيذ القانون على رد فعلهم السريع.
22 Nisan 2011'de, Casem'de daha da kitlesel protestolar yapıldığı bildirilmiştir.وفي 26 فبراير، عقدت مزيد من الاحتجاجات في الدار البيضاء.
Temmuz 1992'de, puanlamaya dayalı iznin verilmesine karşı protesto etmek için böyle bir hareket kurulmuştur.أما في تموز / يوليه 1992 تتابعت الاحتجاجات ذاتها ضد تطبيق نظام النقاط على رخص القيادة.
Raporunda Bowen, protestocularla ve kontrol noktaları için silahlı muhalefet güçleriyle konuştu.وقد تحدث بوين في تقريره إلى المتظاهرين وإلى قوات المعارضة المسلحة التي تدير نقاط التفتيش.
Şucaiye'de yirmi sivil, Hamas'a karşı protesto yaparken öldürüldü.وقيل إن عشرات المدنيين قتلوا في القتال في حمص.
The Ringo Jets rock grubu protestolar ile ilgili "Spring of War" ("Savaşın Baharı") adlı bestesini yayınladı.أصدرت فرقة روك رينجو جيتس التركية أغنية "ربيع الحرب" حول الاحتجاجات.
Protesto gösterileri iyici artmıştır.كانت ردود فعل المتظاهرين سلبية تماما.
Gün sonunda, 23 muhalif protestocu ve 19 asker ölmüştür.قتل 18 جنديا و 9 متمردين بحلول نهاية اليوم.
Seçim sonrasında protesto gösterileri başladı.بعد الاستفتاء ، بدأت مفاوضات جديدة.
Bu olaylar üniversitelerde yaşanan ilk başörtüsü protestolarıdır.هذه المحاظرات كانت أولى المحاظرات العلمية التي تقدم في الجامعة .
Ukraynalı öğrencilerin protestolarına ve açlık grevlerine istifa etmek zorunda kaldı.أعلنت جمعية المعلمين تعليق إضراب المُعلمين والعودة للمدارس.
Saldırı birçok şehirde protesto edilmiştir.وخرجت موجة من الاحتجاجات في عدة مدن.
Bu durum özellikle Sovyetler Birliği tarafından protesto edilmiştir.كانت تستخدم بشكل أساسي من قبل الاتحاد السوفيتي.
2013 Taksim Gezi Parkı protestoları hakkında protestolar aleyhine görüş bildirmiştir.صرح في عام 2013 بخصوص محتجين حديقة جيزي انها احتجاجات ضد وجهات النظر.
Bazı ülkelerde protesto günüdür, diğerlerinde ise kadınlığı kutlayan bir gündür.وهناك حالات أخرى، فبعض الدول سابقًا كان لديها يوم تحتفل به لتكريم الأمومة.
Cezayir olaylarını protesto gösterilerinde yere yatar.هدوء بالجزائر بعد مظاهرات احتجاجية..
Art arda protesto mektupları yolladı.ألهمت الفنون بقوة المعتقدات البروتستانتية.
Protestolara birçok kesim katılmıştır.واحتجز بعض المتظاهرين.
Benzeri protestolar o günlerde sık sık yapılmaktaydı.في يوم الانتخابات تكررت مثل هذه الحوادث.
Osmanlı padişahı III. Mustafa bu durumu protesto ederek 25 Eylül 1768 tarihinde Rusya'ya savaş açtı.على إثر الحادث الحدودي في بالتا، أعلن السلطان مصطفى الثالث، الحرب على روسيا في 25 سبتمبر 1768.
2010-2011 Arap dünyası protestoları ^ Videoالاحتجاجات العربية 2010-2011.
14 Temmuz 2011'de İsrail tarihinin en büyük toplumsal protestosu yaşandı.14 يوليو - بدء احتجاجات الإسكان الإسرائيلية التي تطورت لتصبح أكبر احتجاجات شعبية في تاريخ إسرائيل.
John Dewey’in başını çektiği birçok aydın kendisine yapılan muameleyi protesto etti.واعترض مفكرون عدة بقيادة جون ديوي على المعاملة التي تلقاها راسل.
Fransa'nın yaptığı operasyon Avrupa'nın çeşitli şehirlerinde protesto eylemlerine yol açtı.وكانت المعارضة قد تعهدت بمواصلة المظاهرات الأسبوعية في مختلف مدن ألبانيا.
Öğrenim ücretlerindeki artışa karşı bir protesto vardı.كان هناك مظاهرة ضد الزيادة الحاصلة في أجور التعليم.
1 Temmuz sabahı Mursi karşıtı protestocular, Müslüman Kardeşlerin Kahire'deki genel merkezini bastı.Na manhã de 1 de julho, os manifestantes anti-Morsi saquearam a sede nacional da Irmandade Muçulmana no Cairo.
Öğrenciler, askerler ve polisler tarafından yapılan protestolar sonrası Başbakan olmuştur.Tornou-se primeiro-ministro após protestos de estudantes, militares e das forças policiais.
Temmuz 1992'de, puanlamaya dayalı iznin verilmesine karşı protesto etmek için böyle bir hareket kurulmuştur.Em julho 1992, esse movimento foi criado para protestar contra a introdução da permissão baseada em pontos.
Bunun üzerine hükümete karşı protestolar başlamıştır.Começaram os protestos contra o regime.
Dönemin hayvan hakları savunucuları halkı Sovyet büyükelçiliklerinde protesto yapmaya davet etti.Vários grupos protetores dos direitos animais protestaram em frente das embaixadas soviéticas.
Bunun üzerine NYSE gelecekte bu tür protestoları önlemek için bariyerler kurmuştur.Desde então foram instaladas barreiras nesta área para evitar o mesmo tipo de evento.
Neredeyse bir milyon protestocu önerilen kürtaj yasasını protesto etmek için Madrid'de sokaklara çıktı.Mais de um milhão de colombianos saíram à rua para protestar contra este crime contra a humanidade.
Bu dava uluslararası platforma yayıldı ve Avrupa Yahudi diasporası olayları protesto etti.O caso atraiu atenção internacional, provocando vários protestos vindos da diáspora judaica europeia.
Köleliği protesto etmek, için malzemesi pamuk olan giysileri giymeyi reddetmiştir.Em protesto contra a escravidão, Maria parou de usar roupas de algodão.
Olaylar başladığında, Moskova kaynaklı haberlerde, protestocuların 200 kişi civarında olduğu söylemekteydi.Os relatórios iniciais de Moscou afirmavam que cerca de 200 pessoas estiveram envolvidas nas manifestações.
Parlamento'nun bu resmi protesto kararına rağmen Kral Charles danışmanını görevden atmadı.Apesar do assassino nunca ter sido capturado, o caso levou a renúncia de sir Charles Warren.
İşgaller protesto edildi.Os adversários protestaram.
Protesto eylemlerine binlerce kişi katıldı.Milhares de pessoas participaram das manifestações..
Buna protesto hareketi gittikçe büyümeye başladı.O grupo de manifestantes começava a crescer cada vez mais.
Protestocular, yaklaşık 20 Hıristiyan öldürdü.Estes lutaram, matando mais de 20 membros da tribo.
Üniversite öğrencileri protesto düzenledi.Líderes estudantis dos protestos.
Bu süreçte KESK bünyesindeki sendikacılarla birlikte tutuklanmaları protesto eden eylemler düzenlendi.Houve problemas de articulação política durante essas sanções perpetradas aos signatários da operação.
Polis ve ordu kuvvetleri protestoları zor kullanarak önledi.A polícia e forças de segurança tiveram que tomar atitudes violentas.
1919 yılının Mart ayından Nisan ayına kadar Mısır'da ayaklanmalar olup protestolar düzenlenmiştir.De março a abril de 1919, houve protestos em massa que se tornaram uma revolta.
Bu durum ülkede protestoların ve milliyetçi, ayrılıkçı hareketlerin yükselişine yol açtı.Isso, no entanto, levou ao surgimento de fortes movimentos nacionalistas e separatistas.
Kasaba halkı bunu protesto etmek için sokaklara dökülmüştür.A população que estava ansiosa para participar foi às ruas para protestar.
Protestocular binaların pencerelerini kırdı ve vandallık yaptı.Os manifestantes atiraram objetos pelas janelas e saquearam o edifício.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod