Ana içeriğe geç
Sözlük

problem ile cümle

problem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Doktoru onun hazımsızlığı olduğunu söyledi, bilinen kalp problemi yoktu.O médico diz que ela é saudável e não tem problema de coração.
Hint – Arap sayı sistemleri çalışması Avrupa ya sunuldu ve diğer birçok matematik problemi tartıştı.O Liber Abaci introduziu os numerais hindu-arábicos na Europa, além de discutir muitos problemas matemáticos.
Zaman içinde, çözülmemiş matematiksel problemlerin birkaç listesi ortaya çıktı.Com o passar do tempo, surgiram várias listas de problemas matemáticos.
Yeterince problemimiz var.As dificuldades são muitas.
Kısa süre sonunda kişisel problemler nedeniyle buradan da ayrılmak zorunda kaldı.Entretanto, tiveram que adiar por causa de problemas pessoais.
Problemlerin yerinin belirlenmesini sağlar.Identificação dos problemas.
Bu arada pol pozisyonundaki Didier Pironi'in Ferrari'sinde motor problemi baş gösterdi.Durante esta espera, Didier Pironi, que largava na pole position, deixou o motor de sua Ferrari morrer.
Bu problemler, tırmanışları çok zorlaştırır.A sua escalada é muito difícil.
Carl'ın ise kendi problemleri vardır.Wright também tinha seus próprios problemas.
Güvenliği, ayrık logaritma problemlerinin çözülemezliğine dayanır.Sua segurança se baseia na dificuldade de solução que o problema do logaritmo discreto pode apresentar.
Ancak gemi çok ciddi yalpalama ve yüksek hızlarda da ağır titreşim problemleriyle karşılaştı.Entretanto, sofria de sérios problemas de rolagem e também de vibração em altas velocidades.
Gerekçe olarak da sağlık problemleri gösterildi.Também foram feitas menções a problemas na área da saúde.
Yaşamının büyük bölümünde uyuşturucu problemi yaşamış ve sonraları bu problemi yenmiştir.Foram muitos anos lutando para tirar o filho das drogas, e um dia, finalmente conseguiu.
O da sağlık problemi olarak görülmeli."Isto é comprovado, sob o ponto de vista médico".
İlk kapalı devre televizyonların en büyük problemi video görüntülerinin kayıt edilebilme imkanın olmamasıydı.Por sorte, a câmera não era a única fonte de registro de imagens.
Ancak yine bir problem vardı.Mas havia outro problema.
Ancak 2017 yılında sağlık problemleri sebebiyle diziden ayrılmıştır.Foi solto no final de 2017, devido ao seu estado de saúde.
Ancak sağlık problemlerinden ötürü oradan ayrılmak zorunda kaldı.Porém, acabou desistindo para cuidar de problemas de saúde.
Orada kısa zaman içinde kişisel ve finansal problemlerle karşılaştı.Ele passava por muitos problemas pessoais e financeiros na época).
Kongre, çalışmalarını iki problem üzerine toplamıştır.A baronesa escreveu dois relatórios sobre o seu trabalho.
Karmaşık veri yapıları ile bu problem büyük ölçüde çözülebilir.Com estruturas de armazenamento mais sofisticadas, este problemas pode ser largamente resolvido.
Bu durum ciddi bir problemdi.Tivemos problemas sérios recentemente.
Cüce gezegenin tanımı bu probleme hitap etmiyor.As estrelas não orbitam o sol nesse modelo.
Sonraki yılın nisan ayında bazı pervane problemleri yaşandı.No mês seguinte, abril, foi registrada uma pequena queda.
Bu servis sayesinde bant genişlğinin kullanımı azaltılarak bu problem aşılabilir.Esse problema pode ser parcialmente resolvido reduzindo-se o peso do veículo.
Karşılaştığınız problemler nelerdir?Quais são seus desafios agora?
Monty Hall problemi, Amerikan TV yarışma programı Let's Make a Deal'a dayanan bir olasılık bulmacasıdır.Uma piada sobre probabilidade, o problema de Monty Hall, demonstra as armadilhas muito bem.
Çocuklara problemlerini çözmelerinde yardımcı olur.As crianças começam a ajudar seus pais a resolver seus problemas.
Aynı zamanda iş yerinde de terfisi ile ilgili ciddi problemler yaşamaktadır.Ao mesmo tempo, ele sofre com mais problemas em sua vida de negócios.
Eğer insanlara daha eşit bir şekilde davransaydık, daha az problemimiz olurdu.Penso que se eles fossem menos isolados, teriam realizado mais.
Bu problem, basit bir örnekle anlatılabilir.O problema pode ser descrito simplesmente como segue.
Matematik probleminin katkı olasılığı nedir?Qual a influência da experiência sobre as abstrações matemáticas?
Şirketin kapanmasının en büyük sebebi ekonomik problemler olmuştu.O crescimento exagerado da empresa levou a problemas estruturais.
Diğer problemler arasında da sunucuların yanlış yapılandırması, kullanıcı hataları gelmektedir.Outros problemas surgiram, como o pagamento errado aos atores.
Eşi uzun süre alkol problemi yaşamış ve sonunda Jake'i terk etmiştir.Vocês perseguiram o Jack durante um ano inteiro, agora é a vez dele.
Şans eseri, . . . bu iki problem birleştirildi.Eventualmente, e com dificuldade, os dois se reuniram.
Böylece SAT problemini Click problemine indirgemiş olduk.Este anúnicio marcou a suspensão do projeto do Kliper.
NP-Tam (NP-complete), hem NP olup hem NP-Zor olan problemlerin sınıfıdır.NP-completo Estes são os problemas mais difíceis em NP.
Çocukluğunda hiperaktivite problemleri yüzünden Ritalin kullanmaktaydı.Ela precisou de Ritalina devido a sua hiperatividade desde a infância.
Barometrenin icadı bir pratik probleminin çözümü üzerine yapılan çalışmalar sonucunda gerçekleşmiştir.A engenharia lida com a elaboração de soluções para um problema prático.
Başarılı bir gençler kariyerinden sonra Suzuki, anorexia sebebiyle problemler yaşamaya başladı.Ao longo de sua carreira, Sojung sofreu problemas com anorexia.
Bu noktada fiziksel problemimiz bir ilk değer problemine dönüşmüş durumdadır.Logo no início, a privacidade tornou-se um problema.
Ama Cuma günleri bir problem ortaya çıkar.Episódios inéditos são lançados ás sextas-feiras.
Hiçbir konuda kavga etmediğimiz için aramızda bir problem yoktu.Ele não teve conflitos sobre tudo isso.
Kulübüyle problem yaşadı ve antremanlara çıkmadı.O clube sofreu uma recaída e não conseguiu jamais sair do anonimato.
Bundan dolayı seyyar satıcı problemlerini etkin olarak çözebilecek bir algoritma olmadığı kabul edilmektedir.Todos eles têm em comum o fato de que não se conhece algoritmo eficiente para resolvê-los.
Bağımsız küme problemi NP-Tam bir problemdir.O problema da Bissetriz-Máxima é sabido, no entanto, ser NP-difícil.
Bu yaklaşım güvenilirlik ve sürdürülebilirlik problemlerinin birçoğunu ortaya çıkarır.Mostrou desenvoltura e persistência na solução de vários problemas.
Böylelikle SAT probleminin NP-tam olduğunu göstermiş olduk.Claramentente vemos que esse problema é NP-difícil.
(Japonca: 詰碁) Yaşam-ölüm problemleri.4) Do ponto de vista das condições de vida.
Babası problemli ve karizmatik bir ihmalkardır ve çocuk sahibi olması da hiç hesapta yoktur.Seu pai, um serralheiro, tem poucas condições financeiras e não ajuda a filha.
Sorun ya da problem; çözülmesi gereken mesele, soru veya aşılması gereken engel.Definir o problema ou problemas que o autor está procurando resolver.
Bu problemi ortadan kaldırmak ancak söz konusu sorgulara özgü bazı önlemler alarak mümkündür.No entanto, a capacidade de resolver dificuldades na prática é também uma responsabilidade primária.
Daha sonra yerine Chris Wilson geldi ama o da 2005'te grubu sağlık problemleri yüzünden terketti.Em 2005, Joseph Smith deixou o grupo devido a problemas de saúde.
Bu yüzden, gürültüyü azaltmaya çalışmak sıklıkla bir titreşimi azaltma problemidir.Desta forma normalmente é desejável utilizar algum método para redução de ruído.
Bu durum kara-cisim problem olarak bilinmektedir.Este problema é conhecido como linkage problem.
Problemi nasıl çözdüğünü bana anlat.Me fala como solucionar o problema.
Tüm gece boyunca, bu problem üzerine tartıştık.Nós discutimos sobre este problema durante toda a noite.
Tom problemi bana izah etti.Tom explicou o problema para mim.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).De grootste problemen zijn doofheid (bij 14%) en cognitieve stoornissen (in 10%).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod