Ve her marka merkezde prensiplerine yer vermesi gerekir.I każda marka potrzebuje wytycznych w centrum.
Ve her marka merkezde prensiplerine yer vermesi gerekir.Og hvert brand har brug for retningslinjer i midten.
Ve her marka merkezde prensiplerine yer vermesi gerekir.Ogni marchio ha bisogno di centrarsi su delle linee guida.
Ve her marka merkezde prensiplerine yer vermesi gerekir.Şi fiecare marcă trebuie să aiba îndrumări spre centru.
Ve her marka merkezde prensiplerine yer vermesi gerekir.Và mỗi nhãn hiệu cần nhận chỉ đạo từ trung tâm.
Ve her marka merkezde prensiplerine yer vermesi gerekir.Και κάθε σήμα πρέπει να έχει ένα τέτοιο σύνολο που να το υποστηρίζει.
Ve her marka merkezde prensiplerine yer vermesi gerekir.И всяка търговска марка трябва да има в центъра си насоки.
Ve sadece üst kısmın artı ve eksisini alabilirsiniz çünkü bir kez daha aynı prensipler geçerli.E voçê poderia apenas pegar o + ou - só de cima uma vez que, os mesmos principios se aplicam.
Ve sadece üst kısmın artı ve eksisini alabilirsiniz çünkü bir kez daha aynı prensipler geçerli.윗부분, 분자의 양수나 음수를 보면 같은 원칙이 적용됩니다
Ve sadece üst kısmın artı ve eksisini alabilirsiniz çünkü bir kez daha aynı prensipler geçerli.ويمكنكم ان تأخذوا الموجب او السالب للعبارة العلوية فقط لأنه مرة اخرى، سيتم تطبيق نفس المبادئ
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.A harmadik alap pedig ez: az emberiség természetéből adódóan kreatív.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.A konečně třetím principem je toto: Lidský život je ve své podstatě tvůrčí.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.Al treilea principiu: viața umană e inerent creativă.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.Das dritte Prinzip: Das menschliche Leben ist von Natur aus kreativ.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.E il terzo principio è questo: la vita umana è intrinsecamente creativa.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.E o terceiro princípio é este: que a vida humana é intrinsecamente criativa.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.Et le troisième principe est le suivant : que la vie humaine est intrinsèquement créative.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.Het derde principe is dat het menselijke leven fundamenteel creatief is.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.In tretje načelo je: Človeško življenje je po naravi ustvarjalno.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.그리고 세 번째 원칙은 인간의 삶은 원래 본질적으로 창조적이라는 것입니다.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.Och den tredje principen är denna: att människan i grunden är kreativ.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.Og det tredje princip er dette: at menneskeligt liv gennemgående er kreativt.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.Prinsip ketiga adalah: pada dasarnya kehidupan manusia adalah sesuatu yang kreatif.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.Trzecia zasada: człowiek jest z natury kreatywny.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.Và nguyên tắc thứ ba là: cuộc sống con người vốn đã sáng tạo.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.Y el tercer principio es este: la vida humana es inherentemente creativa.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.Η τρίτη αρχή είναι αυτή: πως η ανθρώπινη ζωή, είναι εγγενώς δημιουργική.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.А третій принцип передбачає, що людське життя є творчим за своєю природою.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.И третият принцип е следният: човешкият живот е, по своята същност, творчески.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.Третий же принцип в том, что творчество — неотъемлемая часть человеческой жизни.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.והעקרון השלישי הוא: בני האדם הם יצירתיים מיסודם.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.والمبدأ الثالث هو: أن الحياة البشرية بطبيعتها إبداعية.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.人間は本質的に クリエイティブだということです 2つと同じ履歴書がないのは そのためです
Ve yeni bir prensip getirdik, tamamen farklı, yeni bir prensip.A pak jsme začali novou strategii -- úplně jinou novou strategii.
Ve yeni bir prensip getirdik, tamamen farklı, yeni bir prensip.Apoi am implementat o strategie complet nouă.
Ve yeni bir prensip getirdik, tamamen farklı, yeni bir prensip.Daarna zijn we begonnen met een nieuw beleid - een heel ander beleid.
Ve yeni bir prensip getirdik, tamamen farklı, yeni bir prensip.E adottammo una nuova politica, completamente differente.
Ve yeni bir prensip getirdik, tamamen farklı, yeni bir prensip.E então começámos uma nova política, uma nova política completamente diferente.
Ve yeni bir prensip getirdik, tamamen farklı, yeni bir prensip.És új politikát kezdtünk -- egy teljesen más politikát.
Ve yeni bir prensip getirdik, tamamen farklı, yeni bir prensip.Et puis nous avons adopté une nouvelle politique - une nouvelle politique complètement différente.
Ve yeni bir prensip getirdik, tamamen farklı, yeni bir prensip.I wtedy wprowadziliśmy nową politykę... zupełnie inną od poprzedniej.
Ve yeni bir prensip getirdik, tamamen farklı, yeni bir prensip.그래서 저흰 새로운 정책을 시작했습니다. 새롭지만 완벽하게 다른 정책이었습니다.
Ve yeni bir prensip getirdik, tamamen farklı, yeni bir prensip.Luego comenzamos con una nueva política, completamente diferente.
Ve yeni bir prensip getirdik, tamamen farklı, yeni bir prensip.Potom sme začali uplatňovať nové zásady - nové, úplne odlišné zásady.
Ve yeni bir prensip getirdik, tamamen farklı, yeni bir prensip.Und dann begannen wir mit einer neuen Verfahrensweise - einer komplett anderen Verfahrensweise.
Ve yeni bir prensip getirdik, tamamen farklı, yeni bir prensip.Và rồi chúng tôi bắt đầu một chính sách mới -- một chính sách hoàn toàn khác.
Ve yeni bir prensip getirdik, tamamen farklı, yeni bir prensip.Μετά ξεκινήσαμε μια νέα πολιτική -- μια πολιτική εντελώς διαφορετική.
Ve yeni bir prensip getirdik, tamamen farklı, yeni bir prensip.И след това сложихме начало на нова политика -- съвършено различна нова политика.
Ve yeni bir prensip getirdik, tamamen farklı, yeni bir prensip.אז כמובן שהבנתי. התחלנו מדיניות חדשה --
Ve yeni bir prensip getirdik, tamamen farklı, yeni bir prensip.ثم بدأنا سياسة جديدة -- سياسة جديدة مختلفة تماما.
Ve yeni bir prensip getirdik, tamamen farklı, yeni bir prensip.斬新な方針です それはできるだけ多くの
Yakın gelen herhangi bir ana fikirler oldu mu? Prensipler?어떤 공통점이나 원리가 보이시나요?
Yakın gelen herhangi bir ana fikirler oldu mu? Prensipler?רואים עקרונות מנחים כלשהם?
Yakın gelen herhangi bir ana fikirler oldu mu? Prensipler?هل ترون أي صفات مشتركة ؟ أو أسس ؟
Yakın gelen herhangi bir ana fikirler oldu mu? Prensipler?どうしますか?
Yani sonra, prensip açısından, pazarla başladığınızda, bir seçeneğimiz var.A tak, z pohľadu stratégie, keď začnete s trhom, máme možnosť.
Yani sonra, prensip açısından, pazarla başladığınızda, bir seçeneğimiz var.Da un punto di vista strategico, quindi, quando inizi con il mercato, hai una scelta.
Yani sonra, prensip açısından, pazarla başladığınızda, bir seçeneğimiz var.Donc d'un point de vue politique, quand vous commencez par le marché, nous avons le choix.
Yani sonra, prensip açısından, pazarla başladığınızda, bir seçeneğimiz var.Entonces, del punto de vista de política, cuando se empieza con el mercado tenemos una opción.
Yani sonra, prensip açısından, pazarla başladığınızda, bir seçeneğimiz var.Portanto, de uma perspectiva política, quando começamos com o mercado, nós temos uma escolha.