Ana içeriğe geç
Sözlük

prensip ile cümle

prensip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İnanıyoruz ki bu prensipler daha yaratıcı, üretken ve açık toplumlar yaratmaya yardımcı olacaktır.Nous croyons qu'ils aideront à apporter plus de créativité, plus d'innovation et des sociétés plus ouvertes.
İnanıyoruz ki bu prensipler daha yaratıcı, üretken ve açık toplumlar yaratmaya yardımcı olacaktır.Vi tror att de kommer att bidra till större kreativitet, större uppfinningsrikedom och öppnare samhällen.
İnanıyoruz ki bu prensipler daha yaratıcı, üretken ve açık toplumlar yaratmaya yardımcı olacaktır.Vi tror på, at de bidrager til større kreativitet, større innovation og mere åbne samfund.
İnanıyoruz ki bu prensipler daha yaratıcı, üretken ve açık toplumlar yaratmaya yardımcı olacaktır.Wierzymy, że umożliwią one stworzenie bardziej twórczych, innowacyjnych i otwartych społeczeństw.
İnanıyoruz ki bu prensipler daha yaratıcı, üretken ve açık toplumlar yaratmaya yardımcı olacaktır.Wir glauben, dass diese mehr Kreativität, mehr Innovationen und offenere Gesellschaften herbeiführen werden.
İnanıyoruz ki bu prensipler daha yaratıcı, üretken ve açık toplumlar yaratmaya yardımcı olacaktır.Ние вярваме, че тези ще доведат до повече креативност, иновации и по-отворени общества.
İnanıyoruz ki bu prensipler daha yaratıcı, üretken ve açık toplumlar yaratmaya yardımcı olacaktır.نؤمن ونعتقد أن هذه المبادئ ستساعد في جلب المزيد من الإبداع والابتكار ومزيد من المجتمعات المفتوحة.
İnsanlar matematik prensiplerini sanata uyguladı, temelindeki kanunları keşfetmek için.Adică, oamenii au aplicat principii matematice artei, pentru a descoperi legile de bază.
İnsanlar matematik prensiplerini sanata uyguladı, temelindeki kanunları keşfetmek için.Azaz, elkezdték a matematikát alkalmazni, Felfedezték az alapvető szabályokat.
İnsanlar matematik prensiplerini sanata uyguladı, temelindeki kanunları keşfetmek için.Đó là, con người ứng dụng các quy tắc toán học vào nghệ thuật, và khám phá những quy luật tiềm ẩn.
İnsanlar matematik prensiplerini sanata uyguladı, temelindeki kanunları keşfetmek için.Esto es, la gente aplicó principios matemáticos al arte, para descubrir las leyes subyacentes.
İnsanlar matematik prensiplerini sanata uyguladı, temelindeki kanunları keşfetmek için.In pratica, le persone hanno applicato i principi della matematica all'arte, per scoprirne le leggi nascoste.
İnsanlar matematik prensiplerini sanata uyguladı, temelindeki kanunları keşfetmek için.Isto é, as pessoas aplicaram princípios matemáticos à arte para descobrirem as leis subjacentes.
İnsanlar matematik prensiplerini sanata uyguladı, temelindeki kanunları keşfetmek için.즉, 사람들이 수학 이론을 예술에 적용시켜 숨겨진 규칙을 발견하는 겁니다.
İnsanlar matematik prensiplerini sanata uyguladı, temelindeki kanunları keşfetmek için.Ljudje so pri tej umetnosti uporabili matematične principe, da bi odkrili njene zakonitosti.
İnsanlar matematik prensiplerini sanata uyguladı, temelindeki kanunları keşfetmek için.Ludzie zastosowali zasady matematyki w tej formie sztuki, by odkryć prawa nią rządzące.
İnsanlar matematik prensiplerini sanata uyguladı, temelindeki kanunları keşfetmek için.Mensen pasten wiskundige principes toe op de kunst om de onderliggende wetten te achterhalen.
İnsanlar matematik prensiplerini sanata uyguladı, temelindeki kanunları keşfetmek için.To znamená, že lidé uplatňují matematické principy v umění, aby odhalili skryté zákony.
İnsanlar matematik prensiplerini sanata uyguladı, temelindeki kanunları keşfetmek için.V podstate, ľudia aplikovali matematické princípy do umenia, aby objavili platné zákonitosti.
İnsanlar matematik prensiplerini sanata uyguladı, temelindeki kanunları keşfetmek için.Δηλαδή, οι άνθρωποι εφάρμοσαν μαθηματικές αρχές στην τέχνη, για να ανακαλύψουν τους νόμους που τα διέπουν.
İnsanlar matematik prensiplerini sanata uyguladı, temelindeki kanunları keşfetmek için.С други думи, приложени са математически принципи в изкуството за да се открият основните закони.
İnsanlar matematik prensiplerini sanata uyguladı, temelindeki kanunları keşfetmek için.То есть люди применяют математические принципы в искусстве, чтобы раскрыть основные законы.
İnsanlar matematik prensiplerini sanata uyguladı, temelindeki kanunları keşfetmek için.אנשים יישמו עקרונות מתמטיים על האומנות, כדי לגלות את החוקים המונחים ביסודה.
İnsanlar matematik prensiplerini sanata uyguladı, temelindeki kanunları keşfetmek için.الناس طبقت مبادئ رياضية في الفن، لاكتشاف القوانين الضمنية.
İnsanlar matematik prensiplerini sanata uyguladı, temelindeki kanunları keşfetmek için.芸術に当てはめ 背景にある法則を発見したのです そしてより強力なツールが生まれました
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.Al doilea principiu care duce la înflorirea vieții omului e curiozitatea.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.Az emberiség virágzásának második alapja a kíváncsiság.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.Das zweite Prinzip, das das Leben zur Entfaltung bringt, ist Neugierde.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.Den andra principen som driver mänskligt liv är nyfikenhet.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.Det andet princip der får menneskeligt liv til at blomstre er nysgerrighed.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.De tweede principe waardoor het menselijke leven kan bloeien, is nieuwsgierigheid.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.Drugo načelo, ki poganja razcvet človeškega življenja, je radovednost.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.Druhý princip, díky kterému lidská duše vzkvétá, je zvědavost.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.El segundo principio que determina la prosperidad de la humanidad es la curiosidad.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.Il secondo principio che guida la crescita umana è la curiosità.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.두 번째 원칙으로 인간의 삶을 풍요롭게 도모하는 것은 호기심입니다.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.Le deuxième principe qui conduit à l"épanouissement de la vie humaine est la curiosité.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.Nguyên tắc thứ hai khiến cho cuộc sống con người phát triển là sự tò mò.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.O segundo princípio que leva a vida humana a prosperar é a curiosidade.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.Po drugie, ludziom szczęście przynosi ciekawość.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.Prinsip kedua yang mendorong kehidupan manusia berkembang adalah rasa ingin tahu.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.Η δεύτερη αρχή που ωθεί την ανθρώπινη ζωή ν' ακμάζει είναι η περιέργεια.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.Вторият принцип, който движи разцвета на човешкия живот, е любопитството.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.Второй принцип, ведущий жизнь человека к расцвету, — это любопытство.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.Другий принцип, який збагачує життя людини - це допитливість.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.העקרון השני שגורם לחיי אדם לפרוח הוא הסקרנות.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.المبدأ الثاني الذي يدفع ازدهار الحياة البشرية هو الفضول.
İnsan yaşamını güzelleştiren ikinci prensip de meraktır.好奇心です 子供の好奇心に 火を点けることができれば
İşte bir ekonomi ilkesi, Emek ekonomisinde "Telafi Farkı" diye çok temel bir prensip vardır.Aquí hay un principio económico, una idea básica de economía laboral es el "diferencial de compensación".
İşte bir ekonomi ilkesi, Emek ekonomisinde "Telafi Farkı" diye çok temel bir prensip vardır.Por exemplo, há um princípio básico em economia do trabalho designado por "diferencial de compensação".
İşte bir ekonomi ilkesi, Emek ekonomisinde "Telafi Farkı" diye çok temel bir prensip vardır.Есть экономический принцип — одна из основных идей в трудовой экономике, называется "компенсирующая разница".
Koşullar çok zor, ama AMBE'nin ise yaramış prensiplerinden ödün vermemiz söz konusu olamaz.상황은 매우 어렵긴 하지만, 그렇다고 해서 AIMS 를 만든 원칙들을 타협할 여유 따위는 없습니다
Koşullar çok zor, ama AMBE'nin ise yaramış prensiplerinden ödün vermemiz söz konusu olamaz.התנאים קשים מאוד, אך אנחנו לא יכולים להרשות לעצמנו להתפשר על אותם עקרונות שגרמו ל-AIMS להצליח.
Koşullar çok zor, ama AMBE'nin ise yaramış prensiplerinden ödün vermemiz söz konusu olamaz.الشروط صعبة و لكننا لا نستطيع المساومة على هذه المبادئ التي أنجحت آيمز
Koşullar çok zor, ama AMBE'nin ise yaramış prensiplerinden ödün vermemiz söz konusu olamaz.しかし私たちにはAIMSが成功した手法を諦めて 妥協する選択肢はありません このようにまとめたいと思います:
Kültürel tevazu prensiplerine bir yenisini daha eklemek bu çalışmanın esas amacıdır.El marco para contribuir a lo que se ha alcanzado el ser nuestra meta máxima, si.
Maddi olmayan duran varlıkların amortismanı da aynı prensiplerle yapılıyor.同じ考えで扱えます。
Mahalli oyuncaklarımızın çoğu temel bilim prensiplerine dayanır.Beaucoup de nos jouets contiennent des principes scientifiques importants.
Mahalli oyuncaklarımızın çoğu temel bilim prensiplerine dayanır.우리의 많은 장난감 동무들을 굉장한 과학 원리들을 가지고 있습니다.
Mahalli oyuncaklarımızın çoğu temel bilim prensiplerine dayanır.Meget af vores folkelegetøj har store videnskab principper.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod