Geçen gece Prenses'le Diplomat Park sürüş egzersizi yaptılar.[Előző este éjfélig a hercegnő vezetési leckéket vett Park diplomatától]
Geçen gece Prenses'le Diplomat Park sürüş egzersizi yaptılar.La nuit dernière, le Diplomate Park a donné une leçon de conduite à la princesse jusqu'à minuit.
Geçen gece Prenses'le miydin?A múlt éjszakát együtt töltötted a hercegnővel?
Geçen gece Prenses'le miydin?La nuit dernière, tu étais avec la princesse ?
Geçen gece Prenses'le miydin?Ήσουν με την Πριγκίπισσα χθες το βράδυ;
Geçen gece Prenses'le miydin?هل كنت مع الاميرة الليلة الماضية؟
Geçmişte bana kız prenses olmasın diye sakız gibi yapışmıştın.Dans le passé, vous étiez collé à moi comme du chewing gumNafin qu'elle ne devienne pas la Princesse.
Geçmişte bana kız prenses olmasın diye sakız gibi yapışmıştın.Régen rágóguminként ragadt rám és azt mondta, hogy nem lehet belőle hercegnő.
Geçmişte bana kız prenses olmasın diye sakız gibi yapışmıştın.Έχουμε ιστορία όπου συνδέεσαι με το μέρος μου λέγοντας ότι δεν θα την αφήσεις να γίνει Πριγκίπισσα.
Geçmişte bana kız prenses olmasın diye sakız gibi yapışmıştın.لدينا اشياء مشتركة جمعتنا, وكنت تقول انك لا تريدها ان تصبح اميرة
Gelip Prenses'in hazırlanmasına yardım edin.Most már bejöhetnek, hogy segítsenek a hercegnőnek.
Gelip Prenses'in hazırlanmasına yardım edin.Vous pouvez entrer pour préparer la princesse.
Gelip Prenses'in hazırlanmasına yardım edin.Ελάτε να βοηθήσετε την πριγκίπισσα να ετοιμαστεί.
Gelip Prenses'in hazırlanmasına yardım edin.من فضلك تعالي وساعدي الاميرة لكي تستعد
Gerçek bir prenses olmak böyledir.Είναι αυτό που πρέπει να κάνει μια πραγματική πριγκίπισσα.
Gerçek bir prenses olmak böyledir.هذا ما يعنيه ان تكوني اميرة حقا
Gerçek bir prenses olsaydın, "bırak"tan önce "çekil" derdin.Ha hercegnő vagy, akkor az "engedj" előtt azt kellene mondanod, hogy "menj az útból".
Gerçek bir prenses olsaydın, "bırak"tan önce "çekil" derdin.Vous devriez dire "laissez-moi" plutôt que "lâchez-moi", si vous êtes une princesse.
Gerçek bir prenses olsaydın, "bırak"tan önce "çekil" derdin.Αν ήσουν πραγματική Πριγκίπισσα, τότε "μετακινήσου" θα έπρεπε να πήγαινε πριν το "άφησε με".
Gerçek bir prenses olsaydın, "bırak"tan önce "çekil" derdin.عندما تتحدث الاميرة تقول من فضلك دعني, وليس دعني
Gerçek prensesi kovuyorum. Sence sahtesine hizmet eder miyim?Azt hiszi, én, aki megfosztom az igazi hercegnőt a tróntól, szolgálni fogom a hamis hercegnőt?
Gerçek prensesi kovuyorum.Θα πετάξω έξω την αληθινή πριγκίπισσα.
Gerçek prensesi kovuyorum.سأقوم بطرد الاميرة الحقيقة
Gerçek prenses olsaydı, kese onda olurdu.Ha ő a hercegnő, akkor nála kellett volna legyen az erszény.
Gerçek prenses olsaydı, kese onda olurdu.Αν είναι πραγματικά η πριγκίπισσα, θα πρέπει να έχει το πουγκί.
Gerçek prenses olsaydı, kese onda olurdu.لو كانت الاميرة لكانت تملك الحقيبة
Gerçek prenses sensen bunu kanıtlamalısın.Ha te vagy az igazi hercegnő, akkor bizonyítsd be.
Gerçek prenses sensen bunu kanıtlamalısın.Αν είσαι η πραγματική πριγκίπισσα..
Gerçek prenses sensen bunu kanıtlamalısın.اذا كنت الاميرة الحقيقية؟
Gerçek prenses sensen... ...bunu kanıtlayabilirsin.Ha te vagy az igazi hercegnő, akkor bizonyítsd be.
Gerçek prenses sensen... ...bunu kanıtlayabilirsin.Αν είσαι η αληθινή πριγκίπισσα, μπορείς απλά να το αποδείξεις.
Gerçek prenses sensen... ...bunu kanıtlayabilirsin.اذا كنت الاميرة الحقيقية. هل يمكنك اثباته؟
Gerçekten beni bir prenses yapacak mısın?Allez-vous réellement faire de moi une princesse ?
Gerçekten beni bir prenses yapacak mısın?Tényleg hercegnőt fogsz belőlem faragni?
Gerçekten beni bir prenses yapacak mısın?Θα με κάνεις αλήθεια Πριγκίπισσα;
Gerçekten beni bir prenses yapacak mısın?هل حقا ستحولني الى اميرة؟
Gerçekten bir prenses mi oldun?Πράγματι είσαι μια πριγκίπισσα;
Gerçekten bir prenses mi oldun?هل انت حقا الاميرة؟
Gerçekten evlenmeyi mi düşünüyorsun? Prenses'le?Έχεις σκοπό να παντρευτείς, την Πριγκίπισσα;
Gerçekten Prenses olabilirdim, biliyorsun.Én is lehetnék a hercegnő.
Gerçekten Prenses olabilirdim, biliyorsun.Je pourrais vraiment être la Princesse, tu sais ?
Gerçekten Prenses olabilirdim, biliyorsun.Θα μπορούσα και εγώ να είμαι η Πριγκίπισσα ...
Gerçekten Prenses olabilirdim, biliyorsun.هناك احتمال ان اكون الاميرة الحقيقة
Gerçekten prenses olduğuma inanıyor musun?Tényleg hiszel benne, hogy én vagyok a hercegnő?
Gerçekten prenses olduğuma inanıyor musun?Πραγματικά πιστεύεις ότι είμαι η πριγκίπισσα;
Gerçekten prenses olduğuma inanıyor musun?هل تصدق حقا انني الاميرة؟
Gibi, o Bay Godfrey Norton tarafından görülüyor isteksiz olacağını şansı müşteri gözünde onun prenses geliyor.로, 그녀는 선생님 Godfrey 노턴으로 본 것에 반대로 될 것이라고 기회를 아르 우리의 고객은 공주의 눈 오는 것입니다.
Gibi, o Bay Godfrey Norton tarafından görülüyor isteksiz olacağını şansı müşteri gözünde onun prenses geliyor.私たちのクライアントは、その彼の王女の目に来ることです。 今の質問は、我々は写真を見つけるためにどこにあるのです?"
Gidelim. "Prenses Lee Seol'un son skandalı" "Dae Han Grup'un Başkanı Park Dong Jae'nin torunu..."Πάμε.
Gidelim. "Prenses Lee Seol'un son skandalı" "Dae Han Grup'un Başkanı Park Dong Jae'nin torunu..."لنذهب
Gidiyorum... ...ama prenses olmayacağım için değil.A mostani távozásom nem jelenti azt, hogy nem leszek hercegnő.
Gidiyorum... ...ama prenses olmayacağım için değil.Φεύγω... Όχι γιατί δεν μπορώ να είμαι η Πριγκίπισσα.
Gidiyorum... ...ama prenses olmayacağım için değil....انا راحلة ليس لانه لا يمكنني ان اكون اميرة
Git ve ona Prenses olmayacağını... ...bizzat söyle.Menj és mondd el a saját száddal, hogy nem akarsz hercegnő lenni.
Git ve ona Prenses olmayacağını... ...bizzat söyle.Πες του προσωπικά ότι δεν θέλεις να γίνεις πριγκίπισσα.
Git ve ona Prenses olmayacağını... ...bizzat söyle.واخبريه شخصيا انك لا تريدين ان تصبحي اميرة
Günlük rapor: Geçen gece Prenses'le Diplomat Park sürüş egzersizi yaptılar.التقرير اليومي-البارحة الاميرة امضت الليل كله تدرس السياقة مع السيد بارك
Hae Young, Prenses'in güvenliği için, bunu söylemiş olmalı.Nos, Hae Young megpróbálta leplezni, hogy ő lenne a hercegnő. Szerintem azért csinálta, hogy megvédje.
Hae Young, Prenses'in güvenliği için, bunu söylemiş olmalı.Ο Χαε Γεουνγκ πήρε την κατάσταση στα χέρια του και για να κρύψει την ταυτότητα της Πριγκίπισσας το είπε.
Hae Young, Prenses'in güvenliği için, bunu söylemiş olmalı.لحماية الاميرة فربما كان ها يونغ مجبرا على قول ذلك