Dürüst olmak gerekirse... ...prensesimizle gurur duyuyorum.الصراحة انا سعيدة جدا لانك اميرتنا
Düşününce, Prenses'in beğendiği yemekler genellikle Kore mutfağındandı.Regardez, les goûts de la Princesse vontNessentiellement vers la cuisine coréenne.
Düşününce, Prenses'in beğendiği yemekler genellikle Kore mutfağındandı.Visszagondolva, a hercegnő a legjobban a koreai konyhát szerette.
Düşününce, Prenses'in beğendiği yemekler genellikle Kore mutfağındandı.Τώρα που το σκέφτομαι, στην Πριγκίπισσα άρεσε πολύ το Κορεάτικο φαγητό.
Düşününce, Prenses'in beğendiği yemekler genellikle Kore mutfağındandı.يظهر ان الاميرة تحب حقا الاكل الكوري
Efendim? Ne yapacaksınız, Prenses?هاه؟ ماذا ستفعلين اميرة؟
Eğer Prenses'i terk etmişsen... ...endişeden için içini yemeli.Ha elhagyod a hercegnőt, ennyit neked is kell aggódnod.
Eğer Prenses'i terk etmişsen... ...endişeden için içini yemeli.Αφού εγκατέλειψες την πριγκίπισσα, θα πρέπει να υποφέρεις τουλάχιστον λιγάκι.
Ekselansları. Prenses aklını mı kaçırmış?Felség.
Ekselansları... Prenses.Altesse, Votre Altesse...
Ekselansları... Prenses.Felség, Felséged...
Ekselansları... Prenses.جلالتك, ايتها الاميرة
Ekselansları ve Prenses rahat etmek için... ...mutlaka saraya dönmeli.Hátralévő életemben Önt és a hercegnőt kívánom szolgálni.
Ekselansları ve Prenses rahat etmek için... ...mutlaka saraya dönmeli.Je veux passer le reste de ma vie à vous servir vous et la princesse.
Ekselansları ve Prenses rahat etmek için... ...mutlaka saraya dönmeli.Υψηλότατε, εσείς και η Πριγκίπισσα θα πρέπει να επιστρέψετε στο παλάτι σας για το υπόλοιπο της ζωής.
Ekselansları ve Prenses rahat etmek için... ...mutlaka saraya dönmeli.جلالتك والاميرة يجب ان تعودوا الى مكانتكم الاصلية لبقية حياتكم
Emin değilim. Prenses olmanı istemeyen biri olduğunu tahmin ediyorum.لا اعلم من لكنه شخص يكره ان تصبحي اميرة
En azından bir prenses elbisesi giyip... ..."Ben güzelim, lütfen bana nazik davranın." de.Akkor legalább a hercegnő ruhádat fel kellene venned és azt mondani, hogy a szépséged miatt fogadjanak el.
En azından bir prenses elbisesi giyip... ..."Ben güzelim, lütfen bana nazik davranın." de.Alors, tu devrais au moins porter ta robe de princesse et leur dire d'être gentils parce que tu es jolie.
En azından bir prenses elbisesi giyip... ..."Ben güzelim, lütfen bana nazik davranın." de.لذا عليك على الاقل ان ترتدي ملابس الاميرات وتقولي: انا جميلة انظروا الي بشكل ايجابي
Endişelenmeyin. Size hiçbir şey yapmayacağım, Prenses.لا تقلقي لن افعل لك شيأ جلالتك
En önemli mesele de şu, ben prenses değilim.A legfontosabb dolog az, hogy nem én vagyok hercegnő.
En önemli mesele de şu, ben prenses değilim.Et ce qui compte, c'est que je dis que je ne suis pas la princesse.
En önemli mesele de şu, ben prenses değilim.Το σημαντικό είναι ότι δεν είμαι πριγκίπισσα.
En önemli mesele de şu, ben prenses değilim.والام انني لست الاميرة
Esas sorun, Prenses olduğuna nasıl kanaat getirildiği halka açıklanmadı.A hercegnő felkutatásának módja sem került a nyilvánosság elé.
Esas sorun, Prenses olduğuna nasıl kanaat getirildiği halka açıklanmadı.Το βασικό πρόβλημα είναι... η διαδικασία με την οποία βρέθηκε η πριγκίπισσα δεν αποκαλύφθηκε στο κοινό.
Esas sorun, Prenses olduğuna nasıl kanaat getirildiği halka açıklanmadı.طريقة ايجاد الاميرة لم تعلن للعامة
Eski sabıkalının diğer kızı... ...prensesin ailelerinden olmadığını söylüyor.A börtönviselt ember másik lánya azt mondja, nem rokona a hercegnőnek.
Eski sabıkalının diğer kızı... ...prensesin ailelerinden olmadığını söylüyor.Et il y en a qui disent que tu ne mérites pas ta famille adoptive à cause de ce que tu as fait.
Eski sabıkalının diğer kızı... ...prensesin ailelerinden olmadığını söylüyor.Η άλλη κόρη του κατάδικου... Λέει ότι δεν είναι οικογένεια με την πριγκίπισσα.
Eski sabıkalının diğer kızı... ...prensesin ailelerinden olmadığını söylüyor...الابنة الاخرى للمجرم السابق تقول انها ليست من عائلة الاميرة
Eski sarayda tanesi 5 bin won'a... ...prenses olarak resim çektirme işinde çalıştığını duymuştum.اظن انني سمعت انك عملت مرة في القصر القديم؟ سمعت انك كنت تعملين بدوام جزئي مقابل 5 دولارات في القصر القديم
Etkinlik günü, Prenses doğru zamanda ortaya çıkarsa... ...hiçbir sorun çıkmayacaktır.Ha a hercegnő eljött volna időben a sajtókonferenciára, akkor nem lenne most semmi gond.
Etkinlik günü, Prenses doğru zamanda ortaya çıkarsa... ...hiçbir sorun çıkmayacaktır.Την ήμερα της εκδήλωσης, εφ' όσον εμφανιστείς την σωστή ώρα, Πριγκίπισσα... Δεν θα υπάρξει πρόβλημα.
Etkinlik günü, Prenses doğru zamanda ortaya çıkarsa... ...hiçbir sorun çıkmayacaktır....خلال يوم الحدث, طالما انك تأتين في الوقت اميرة
Evet, biliyorum. Size karşı çok mahcubum, Prenses.Oui, je suis au courant.NJe suis embarrassé, Princesse.
- Evet. - Bu prensesin ilk etkinliği. Başkanla yapmayı seçmenizin özel bir nedeni var mı?Αυτή είναι μια δραστηριότητα που έχει δημιουργηθεί από την Πριγκίπισσα.
- Evet. - Bu prensesin ilk etkinliği.Ez a hercegnő első nyilvános megjelenése.
- Evet. - Bu prensesin ilk etkinliği.انه حدث يخص الاميرة
- Evet. Çiçeklerden güzel, Prenses. Çiçeklerden güzel, Lee Seol.احسن من الورود, اميرتي, احسن من الورود لي سول, احسن من الورود ابنتي
- Evet. Çiçeklerden güzel, Prenses.Plus que des fleurs, Princesse
- Evet. Çiçeklerden güzel, Prenses.[Több, mint virág, Hercegnő]
Evet, o. Biz oradayken arabası Prenses'in pansiyonunun önünde duruyordu.نعم, لقد كانت امام فندق الاميرة عندما كنا هناك
Evet! Öyleyse neden bütün kızlar prenses almak zorunda?Et les garçons aussi peuvent acheter du rose?
Evet, Prenses.Az újságok! - Tessék, hercegnő.
Evet... ...prenses... ...sarayı, gezmeleri için vatandaşa mı açmış?Ah ! Tiens... La princesse a ouvert le palais aux citoyens, pour des visites ?
Evet... ...prenses... ...sarayı, gezmeleri için vatandaşa mı açmış?Ó, igen, a hercegnő megnyitotta a palotát az egyszerű polgárok számára?
Evet... ...prenses... ...sarayı, gezmeleri için vatandaşa mı açmış?Αα, Ναι! "κουσα ότι η Πριγκίπισσα άνοιξε τις πόρτες του Παλατιού για τους απλούς πολίτες.
Evet... ...prenses... ...sarayı, gezmeleri için vatandaşa mı açmış?ااه نعم لقد سمعت ان الاميرة فتحت القصر امام العامة
Evet, Prenses.Ναι, μεγαλειοτάτη.
Evet, Prenses.نعم اميرة
Evet. Yeni yıl yaklaşırken... ...prensesten çocuklar için bizimle çalışmasını istedik.Az új év köszöntéseként megkértük a hercegnőt, hogy működjünk együtt a gyerekek érdekében.
Fakat kimse prensesi yıldıramadı.Aber niemand vermochte die Prinzessin zu schlagen.
Fakat kimse prensesi yıldıramadı.Ale nikt nie mógł pokonać księżniczki.
Fakat kimse prensesi yıldıramadı.Dar nimeni nu a putut sǎ o întreacǎ pe prinţesǎ.
Fakat kimse prensesi yıldıramadı.De a királylányt senki nem tudta felülmúlni.
Fakat kimse prensesi yıldıramadı.그러나 아무도 공주보다 휘파람을 잘 불진 못했습니다.
Fakat kimse prensesi yıldıramadı.Maar niemand kon de prinses verslaan.
Fakat kimse prensesi yıldıramadı.Mais nul ne put vaincre la princesse.