pozisyon ile cümle
pozisyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sol bek pozisyonunda oynamaktadır.Zed má toto místo na své pravé ruce.
Kaleci pozisyonunda görev alan oyuncu, futbolculuk kariyerinin tamamını Galatasaray'da geçirmiştir.Odchovanec týmu, za který hrál mimo vojenské služby v Holešově celou kariéru.
NMPEA amfetamin'in bir pozisyonel izomeridir.MDMA patří mezi amfetaminy.
Sadece bir pozisyon tahmini hesaplanmayacak, ancak yeni bir kovaryans da hesaplanacaktır.Samozřejmě nesčítáme po jedné, ale sčítáme mezisoučty.
2.00 boyundaki Caner, Kısa forvet pozisyonunda görev almaktadır.V 03.00 hod. jsme jej přistihli, jak spí na pracovním stole“.
F6F ve F4F'in en büyük farklılığı iniş takımlarının pozisyonudur.Největší rozdíl mezi F1 a F2 byl v motorech.
Neojen'de kıtalar, şimdiki pozisyonlarına çok yakındılar.Neonacisté zůstali v oblasti i poté velmi aktivní.
Sahadaki pozisyonlara göre sıralanmıştır.Cypher předem prozradil jejich polohu.
Pozisyonum gereği, vokalist olmamam lazım diye düşünüyordum."O svém spisovatelství říká: “Nechtěl jsem být spisovatelem.
Günümüzdede muhalefet olan bu ittifak sağ ve sol pozisyondadır.Takovéto rozpoložení rozděluje postoj na levý a pravý.
Birliklere savaş pozisyonu alması emrini verdi.Četa je vyslána do bojové oblasti a dostane rozkaz držet pozice.
INA'da 1978 yılından beri çalıştı ve orada bir yardımcı yönetmen pozisyonuna yükseldi.Od roku 1978 pracoval v naftové společnosti INA, kde dosáhl až na funkci náměstka ředitele.
Forvet pozisyonunda görev almakta olup, 3. Lig takımlarından Ankara Demirspor'da forma giymektedir.V reprezentaci nosí číslo 13 a na zádech nosí pouze své křestní jméno Marc.
Bu sonuç ise radikal pozisyondur.Například se jedná o radikálové reakce.
Böylece birbirini daha iyi anlayan taraflar, gelecekteki pozisyonlarını daha doğru alma imkânı bulurlar.Lidé tedy jedli hodně, aby vypadali lépe v očích případných nápadníků.
Kaçan bu pozisyondan sonra ilk yarı golsüz berabere sona erdi.Baník po této prohře skončil na prvním nesestupovém čtrnáctém místě.
9 Temmuz 1995), Málaga takımında forvet pozisyonunda görev yapan İspanyol futbolcudur.Ve světovém poháru debutoval 9. prosince 1995 v týmovém závodě na můstku ve slovinské Planici.
Rudyard Parkinson bu pozisyona gelebilmek için plan yapmaktadır.Je mezi nimi i Rodrigo Borgia.Tam vymyslí plán.
Boykot iki ay boyunca sürdü, daha sonra Sadrcılar kendi pozisyonlarına geri döndüler.Brzy ale dojeli k místu poškozenému únosci, a tak další dvě míle pokračoval Fuller opět po svých.
Pozisyon: Smaçör, Antrenör, Spor direktörü.Děkuji trenérovi, manželce, pořadatelům.
Eğer silindirik katot kullanılırsa, işlem sırasında katodunda pozisyonu değiştirilebilir.Například pokud je na koupališti příliš velké horko, přesuneme svou deku do stínu.
Okuldaki devamsızlığı okulun yüzme takımındaki dalıcı pozisyonunu riske soktu.Absențele frecvente de la școală i-au adus poziția de scufundător ale echipei de înot a școlii.
Daha sonra pozisyonu kalıcıya dönüşmüş, Jaspers hiçbir zaman klinik uygulamaya geri dönmemiştir.Postul a devenit apoi definitiv și Jaspers nu a mai revenit la practica clinică, ci a rămas la catedră.
Eğimli pozisyonların %90'ı, kütlenin 3 M⊕'ten az olduğuna işaret eder.90% din posibilele orientări implică o masă sub 3 M⊕.
Lenin'in ölümünden sonra Politbüro ülke içindeki en üst pozisyona gelmişti.După moartea lui Lenin, poziția principală în Politburo și în țară a fost Secretarul General.
ENS’deki şimdiki pozisyonunu 1999’da aldı.În anul 1999 si-a asumat poziția sa față de ENS.
Ayrıca Putin idarecilerin gücünü azaltıp cumhuriyetlerin yürütme organlarının pozisyonlarını güçlendirmiştir.În plus, Putin a întărit puterile legislativelor republicane în dauna puterilor executivelor corespunzătoare.
1945 Martında kabinedeki kilit pozisyonları Moskova'da sürgünde bulunan komünistlere teslim etti.În martie 1945, Beneš a oferit posturi ministeriale comuniștilor care fuseseră exilați la Moscova.
1 Kasım 1994), Cardiff City takımında orta saha pozisyonunda görev yapan İskoç futbolcudur.1 noiembrie 1994) este un fotbalist scoțian care joacă pentru Cardiff City pe postul de atacant .
Eşitliğin yine devam etmesi halinde aynı pozisyonda sıralanırlar.În caz de egalitate se cooperează.
Bazı kodonların sadece 3. pozisyonu dört misli dejenere olabilir.Următoarele dăți se poate refuza doar cu 4 capete.
Bu pozisyon çeşitli bölümlere ayrılmıştır.Propunerile sunt împărțite în câteva categorii.
Geciktirilmiş zaman pozisyona bağlıdır.Vârsta înaintată îl țintuiește însă locului.
Pozisyon: Üniversal.Centrală; Univ.
2.10 m boyundadır ve pivot pozisyonunda oynamaktadır.Are o înălțime de 2,14 m și joacă pe postul de pivot.
(Kalın yazılar pol pozisyon belirtir) ^(Creații publicate postum).
12 Kasım 1962), forvet pozisyonunda görev yapmış Hollandalı millî futbolcudur.12 noiembrie 1962) este un fost jucător de fotbal olandez, care a jucat pe postul de atacant central.
Bu eğrinin dikey pozisyonu, yüzeyinin yaşını tahmin etmek için de kullanılabilir.Expansiunea angulară a nebuloasei poate fi de asemenea utilizată pentru estimarea vechimii ei.
Şutör gard pozisyonunda görev yapmaktadır.Șeful gării rămâne pe poziție.
Bu pozisyona getirilen en genç insandı.A fost singurul copil căruia i s-a permis să facă acest lucru.
Uygun nitelikler pozisyon için gereklidir.Pentru poziția respectivă sunt necesare calificări corespunzătoare.
Kaptan Smith köprüde her zamanki pozisyonunda dikilmekteydi.Smith kapitány az események során a hídon volt.
Sağdaki şema, olası bir başlangıç pozisyonunu gösterir.A jobb oldali ábra egy lehetséges kezdőállást mutat.
Johann Jakob’un pozisyonunu kıskanıyordu ve ikisi sıkça birbirine üstün gelmeye çalışıyordu.Johann féltékeny volt Jakob pozíciójára és kölcsönösen igyekeztek fölülmúlni egymást.
Amerika listelerindeki en yüksek pozisyonu Top 40 Mainstream'de 20. olmasıyldı.Legjobb helyezése az amerikai listák közül a Top 40 Mainstream-en a 20. volt.
Sadece bir pozisyon tahmini hesaplanmayacak, ancak yeni bir kovaryans da hesaplanacaktır.Nem csak egy új pozíciót számolunk ki, hanem egy új kovariancia is keletkezik.
Başlangıç pozisyonu kalelerin hemen yanıdır.Kezdőpozíciójuk az elefántok mellett van.
Kamyona pozisyon tahminini birkaç metre ile sağlayabilen bir GPS birimi takılabilir.A gépjárművön lehet egy GPS-készülék, mely néhány méter szórással meghatározza a pozíciót.
(O zamanlar kadınlar akademik pozisyonlardan dışlanmışlardı).(Akkoriban nem volt szokás a lányokat az elemi iskolán túl taníttatni.)
Profesörler tavsiye mektuplarını yazdıktan sonra Einstein Politeknik’te bir pozisyon bulamadı.Diplomája kézhezvétele után Einstein nem talált tanári állást.
25 Nisan 1988), Brighton & Hove Albion takımında defans pozisyonunda görev yapan Kamerunlu millî futbolcudur.2015. november 26-án kölcsönbe került a Championshipben szereplő Brighton & Hove Albion csapatához.
Birliklere savaş pozisyonu alması emrini verdi.A pilóták harci bevetésre kapnak parancsot.
Diğerleri bu pozisyon hakkında çok emin değillerdir.Mások kevésbé biztosak az elhelyezését illetően.
Defansve orta saha pozisyonlarında görev almakta olup, 1. Lig ekiplerinden Eskişehirspor'da oynamaktadır.A csapat jelenleg az U-13 Kiemelt, Déli csoportban játszik, és a középmezőnyben foglal helyet.
1 Ev sahibi Fransa otomatik olarak A1 pozisyonuna yerleşecektir.A rendező Oroszország automatikusan az A1 pozíciót kapta.
1997 yılında Série A'da pozisyonunun en iyi futbolcusu seçildi.2000-ben az év kapusának választották a Seria A-ban.
Štefan Füle Dışişleri Bakanlığı bünyesinde çeşitli pozisyonlarda bulunmuştur.II. István kedvezőtlen külpolitikai helyzetben vette át a hatalmat.
Ona göre pozisyon alıyor.Ő fogja átvenni a helyét.
Maçın ilk pozisyonu 6. dakikada gerçekleşti.A mérkőzésen a 61. percben lépett pályára.
27 Aralık 1979), orta saha pozisyonunda görev yapan İngiliz futbolcudur.Május 27-én holland labdarúgó, aki középpályásként játszik.