pozisyon ile cümle

pozisyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu pozisyon artistik patinajı temsil eder hale gelmiştir.Он решил сделать из этой лестницы произведение искусства.
Şiîler ise kollarını rahat pozisyonunda yanlara sarkıtırlar.Посиди — как будто между делом, Руки на колени положа.
Çok uzun süre aynı pozisyonda kalmaktan kaçınmak.Ведь это нелегко — стоять часами в одной и той же позе.
Ardından, parti içinde yerel liderlik pozisyonlarına yükseldi.Впоследствии он поднялся на местные руководящие должности в партии.
Daha sonra o pozisyonda çalışmaktan nefret etti.Позднее он будет очень скучать по этим местам.
Diğer listelerin aksine bunun uzunluğu yalnızca 2 ile 8 pozisyon arasında değişiyordu.Размер чарта не был фиксированным и изменялся от 2 до 8 позиций.
İyi pozisyonlarda olan homoseksüellerin nasıl daha zor şeylere çekildiği çok açık.В Воображеньелэнде добрым персонажам всё тяжелее держать свои позиции.
Durumu belirsiz pozisyondaki familyalar ve taksonlar: Aneulophus Benth.Семейства и роды, не имеющие в Системе APG II определённого места (англ.)русск.: Aneulophus Benth.
En yüksek pozisyonu yedincilik olan kulüp, üç kez tekrar seçime başvurmak zorunda kaldı.Утомленный боец мог просить отдыха до трёх раз.
Bu, yasadışı geçici hükümette bir pozisyon kabul etmekle aynıdır" diye belirtti.Мы считаем, что Правительству надо просто дать возможность нормально работать…».
Pozisyon: Pasör, Antrenör.Джигит, наездник, дрессировщик.
Futbol pozisyonlarını konu alan bir yazı (İngilizce)Позиции в футболе (англ.)
Bu pozisyonlardan biri de Mühimmat Tepesi'ydi.Вероятно, в одной из них был наш отважный пулеметчик».
Buna benzer pozisyonlar sadece 2 km güneydeki plajlara da konuşlandırılmıştı.Похожим образом было создано ещё несколько таких позиций вдоль трёхкилометрового пляжа.
Bu pozisyon veya heykelin ne anlama geldiği ise bilinmemektedir.Смысл этой позы или самой статуи остаётся неизвестным.
Josef Stalin'in Komünist Parti Genel Sekreteri pozisyonu da değişmedi.Внешне советская государственно-политическая система не изменилась.
Bu şah mat pozisyonu bazı satranç problemlerinin çözümü için temel oluşturur (aşağıya bakınız).Различные способы перекрытия служат основой целого ряда задачных тем в шахматной композиции.
1941 yılında meydana gelen bir depremle yıkılmış ve bugünkü yerleşim pozisyonuna kavuşmuştur.Разрушена в 1944 г., ныне обсуждается возможность восстановления.
Bu konuda en değişken tRNA, oynak pozisyonunda inosin (I) bulunduran tRNA'lardır.Еще хуже те правители, которых народ боится, и хуже всех те, которых народ презирает».
Seks pozisyonları«Сексуальные позиции.
Basketbolda 1 numaralı pozisyonda oynamaktadır.Поле для игры в мяч № 1.
Kuş bir su kaynağının yanına yerleştirilir ve bu pozisyon onun gagasının suya dalmasını sağlar.Птичка помещается рядом с источником воды, это приводит к контакту клюва с водой.
Çeşitli cinsel pozisyonlarda insanları temsil eden 140 heykele sahiptir.В парке представлены 140 скульптур, демонстрирующих людей в различных сексуальных позах.
İç forvet pozisyonunda görev almaktaydı.Он управлял Службой безопасности в состоянии ожидания.
Savaşanların pozisyonu savaş alanının belirtilen özelliklerinden kaynaklanmaktadır.Солдату эти качества нужны на поле боя.
Her iki pozisyonda da silahın mürettebatı azami derecede yaralanmaya açık oluyordu.Оба члена экипажа получили серьёзные травмы.
Sonuçlar her bir etabın bitiriliş pozisyonuna göre puanlamayla hesplandı.Стреляли они по нам с заранее подготовленных позиций из-за каждого угла.
Birliklere savaş pozisyonu alması emrini verdi.Он приказывает оставить поле боя.
Bu pozisyonun ardından hakeme itirazlarda bulunan Engin Baytar kırmızı kart görerek oyun dışı kaldı.Как показал послематчевый анализ, красная карточка была показана несправедливо.
Legault, bu pozisyonu elde eden ilk kadın oldu.Франсуаза стала первой женщиной, получившей это звание.
Diğerleri bu pozisyon hakkında çok emin değillerdir.Однако те не особо обрадованы такой перспективой.
7 Temmuz 1995), Kasımpaşa takımında forvet pozisyonunda görev yapan Hırvat futbolcudur.7 июля 1969 года было решено восстановить профессиональную футбольную команду под эгидой клуба.
(O zamanlar kadınlar akademik pozisyonlardan dışlanmışlardı).(في ذلك الوقت كانت النساء مستبعدين تماما عن تولي المناصب الأكاديمية).
Bir zamanlar Funj krallarına tabi oldular, ancak pozisyonları bağımsız bir ölçüdedir.كانوا في وقت واحد تخضع لملوك فونج، ولكن موقفهم كان في تدبير مستقل.
Arkadaşlarımla pozisyon değiştirebilirim.فسوقف يغير موقفه ثلاثة أشخاص.
Avrupa Birliği aktif bir pozisyon alarak İran ile görüşmelere başlamıştır.يرفض الإيرانيون فتح حوار مباشر مع الولايات المتحدة.
Bu sonuç ise radikal pozisyondur.وهكذا يبدو مؤتمر كوبنهاغن نقطة محورية.
Benzer bir etki de, Güneş’in gökyüzündeki pozisyonunun tam zıddı olan yerde gözüken Gegenschein’dır."البريق المعاكس" له تأثير مماثل ، والذي يشاهد مباشرة مقابل لموقع الشمس في السماء.
Tıpkı diğer İspanyol liberalleri gibi Goya da Fransa'nın ülkesini istilası ile güç bir pozisyona düşmüştü.كباقى الليبراليين الإسبان قد تُرك غويا في موقف صعب بعد الغزو الفرنسى.
Ertesi gün Tyulen ve başka bir denizaltı Yavuz'a saldırmayı denedi, ancak atış pozisyonu almayı başaramadılar.وفي اليوم التالي، هاجمت تيولان وغواصة روسية أخرى ياووز، لكنها لم تنجح في إصابتها.
Pozisyonu alır ve uygun bir av gelinceye kadar bekler.وانتظر حتى تحين الفرصة المناسبة.
2013/2014 QS Raporu, İspanya, İsviçre ve Almanya'dan AB kampüslerini 33. pozisyonda sıraladı.تقرير QS لـ 2013/2014، صنف الحرم الجامعي للاتحاد الأوروبي في إسبانيا، سويسرا، وألمانيا في المركز الـ 33.
Diğer 6 ve 7. pozisyonlarda da kusurlar vardır.حسنات ظهرت بالجزء السادس والسابع...
Neojen'de kıtalar, şimdiki pozisyonlarına çok yakındılar.وكانت القارات في عصر النيوجين قريبة جدا من مواقعها الحالية.
Haziran 2011'de siyasete girdiğinde iki pozisyonda da istifa etti.وفي حزيران 2011، أعلن أنه يخطط للعودة إلى السياسة.
Bu asimetrik pozisyon oldukça karmaşık pozisyonların oluşmasına neden olur.فروابط العقل اللاواعي تؤدي إلى خلق مواقف ضمنية.
Proprioseptif sensörler insansı vücud ve eklemlerin pozisyon, oriyantasyon ve hızlarını algılarlar.حساسات حساسية التحسس تستشعر الموقف والتوجيه وسرعة جسم الإنسان والمفاصل.
Bu büyük bir hata payıyla birlikte Michelson’in deney sonuçlarını ikna edici olmayan bir pozisyona sürükledi.هذا جنباً إلى جنب مع هامش كبير من الخطأ الذي جعل نتيجة تجربة ميكلسون غير حاسمة.
Ona göre pozisyon alıyor.وكانت له منه مكانة.
Geciktirilmiş zaman pozisyona bağlıdır.الوقت المتطلب لضبطها يعتمد على الجزيرة.
Hasta rahat nefes alabilmesi için yarı oturur pozisyonda tutulur.أجبره مرضه على النوم على كرسي مستقيم الظهر لتنفس بشكل مريح.
Pozisyon: Libero.See: تحريرها.
Bu pozisyon aynı zamanda Çin hükümetindeki en güçlü makamdır.وبفضل هذا المبدأ أصبحت هذه الولاية أقوى الولايات الصينية.
Böylece güçlü bir pozisyon elde etmesini sağlar.هذا من شأنه أن يسمح باستخدام مصدر خارجي قوي جدا.
Sırbistan ve Karadağ Devlet Birliği'nin anayasal oluşumunun ardından pozisyon kaldırıldı.بعد إعلان الدستور تأسس منصب الرئيس ومؤسسة سيماس.
1945 Martında kabinedeki kilit pozisyonları Moskova'da sürgünde bulunan komünistlere teslim etti.في مارس 1945، وقدم المناصب الوزارية الرئيسية للمنفيين الشيوعي التشيكوسلوفاكي في موسكو.
Akridin'in karbon 9 pozisyonu ekleme reaksiyonları için aktive edilir.يعد الكربون رقم 9 من المواقع النشيطة لحدوث تفاعل إضافة.
Sementasyon süreci devam ederse, yeni yalıtaşı gelgit bölgesinde yeni bir pozisyon oluşturabilir.وإذا وجدت تلك فهي قد تكون في مرحلة تكوين ثقب أسود.
Bu pozisyonların her biri karakterin hareketini, hedefi bulma oranını ve gizliliğini etkiler.وكل منها يؤثر على معدل حركة الشخصية والدقة والتخفي.
Takımda NFL çapındaki en iyi iki tight end pozisyonundaki oyuncu görev alır.أفضل فريقين سوف يتأهلون إلى دور النخبة.
İlgili Sayfalar