pozisyon ile cümle

pozisyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mustafa Bayram kendisine verilen tüm pozisyonları ve mülkiyetleri reddetti.Salomon-Calvi verlor alle damit verbundenen Rechte und Privilegien.
Skills, takımda Lucas'ın pozisyonunda oynamaya başlar.Skills erhält Lucas’ Platz im Team der „Ravens“.
Rus ordusu savunma pozisyonuna geçmişti.Die russischen Streitkräfte verharrten in der Defensive.
Bu pozisyon çeşitli bölümlere ayrılmıştır.Er ist in verschiedene Kategorien unterteilt.
Bu pozisyonda yer almış en son beyaz kendisi olmuştur.Dort ließ er sich als einziger Weißer nieder.
Şiîler ise kollarını rahat pozisyonunda yanlara sarkıtırlar.Sie versöhnen sich und fallen sich glücklich in die Arme.
Takımında Defans pozisyonunda görev almaktadır.Jedoch nimmt er in der Nationalmannschaft die Position auf der rechten Angriffsseite ein.
Pozisyon erkek sporcular tarafından pek yapılmamaktadır.Der Frauensport ist allerdings deutlich weniger entwickelt, als der Männersport.
Bu pozisyonlar da, saha içindeki dizilime göre kendi içerisinde ayrılmaktadır.Dieser Darstellung wird sie im Laufe ihrer spärlichen Auftritte innerhalb des Stückes auch gerecht.
İlk birkaç maçında skor için mücadele etti, ancak sonradan pozisyon yaratmalara yardım etti.Er gewann das erste Duell nach Punkten, musste aber zu Boden.
Şok pozisyonu verilir.Es besteht die Gefahr eines Schocks.
Bir köleyi bağlamak için daha birçok bağlama pozisyonu bulunur.Viele Einwohner werden in die Sklaverei verschleppt.
Atlasın pozisyonu ve şekli (kırmızıyla gösterilmiş), üstten.Oben stehen die (S,S)- und die (R,R)-Formen.
Kadınların yüksek güç ve otorite pozisyonlarına sahip olduğu durumlar vardı.Dans certains cas, des femmes ont occupé de hautes positions de pouvoir et d'autorité.
Tıpkı diğer İspanyol liberalleri gibi Goya da Fransa'nın ülkesini istilası ile güç bir pozisyona düşmüştü.Comme d'autres libéraux espagnols, Goya se retrouve en position délicate, à la suite de l'invasion française.
Pozisyon: Libero.Poids : libre.
Buna benzer pozisyonlar sadece 2 km güneydeki plajlara da konuşlandırılmıştı.Des positions similaires étaient disposées le long des 3 km de plages.
Ancak bu başarı genç imparator ve destekçilerinin pozisyonlarını güçlendiremedi.Malgré ce succès, la position du jeune empereur et de ses partisans est incertaine.
1 Ev sahibi Fransa otomatik olarak A1 pozisyonuna yerleşecektir.Chinese Taipei se retrouve automatiquement en position A1.
Saha dışında, Tım Heinsohn "NBA Oyuncular Birliği"nde lider pozisyonunda görev aldı.En dehors du terrain, Heinsohn joua un rôle important dans l'association des joueurs NBA.
Legault, bu pozisyonu elde eden ilk kadın oldu.Diane Legault a été la première femme élue à ce poste.
Anal seks köpek pozisyonunda da uygulanabilir.Elle permet également de pratiquer le sexe anal.
Bu pozisyonlardan biri de Mühimmat Tepesi'ydi.Pour eux, c'était une usine à munitions.
1945 Martında kabinedeki kilit pozisyonları Moskova'da sürgünde bulunan komünistlere teslim etti.En mars 1945, il donne des ministères-clés aux communistes exilés à Moscou.
Ayrıca bir kez pol pozisyonu kazandı.Il a également réussi à trois reprises la pole position.
Pozisyon ortaya çıktıktan sonra, futbol günümüzdeki haline yaklaştı.Après avoir été en démonstration, le football fait son apparition officielle.
(Kalın yazı ile yazılmış yarışlar "Pol pozisyonu"nu ifade eder.(Les courses en " gras 'indiquent une pôle position.
Ordunun bu atak için görevlendirilen güçlerinden sadece %10'u başlama pozisyonuna geri çekilmeyi başardı.Seul 10 % de l'armée parvint à se replier sur ses positions initiales.
Atış pozisyonunda ise ayaklar yere sabitleniyor ve tekerlekler yukarı kaldırılıyordu.En position de combat, les pieds étaient posés sur le sol et les roues soulevées.
Pozisyon: Pasör Blok yüksekliği: ? cm.Raised circular area (int. diam.
Bunların çoğu eski madenlerden savunma pozisyonlarına dönüştürülmüştü.Beaucoup étaient d'anciennes galeries de mine qui furent transformées en positions défensives.
Quarterback pozisyonunda oynamaktadır.Il joue au poste de quarterback.
Bu işlem uzun ve kısa olmak üzere iki farklı pozisyonda alınarak yapılabilir.Ce mode lui demande de choisir entre deux actions possibles, dans un temps limité.
Son pozisyonunda operasyon dairesi başkanı olmak üzere 1915 yılına kadar amiralin yanında kaldı.Il reste à l'Amirauté en tant que chef de signal de section dans le département des opérations jusqu'en 1915.
Basketbolda 1 numaralı pozisyonda oynamaktadır.Servir le basket n°1.
Uzun forvet pozisyonunda görev yapan oyuncu, gerek duyulduğu zaman pivot olarak da oynayabilmektedir.Le joueur le plus gradé est également prioritaire pour occuper le poste de commandant s'il le souhaite.
Guangzhou R&F takımınında forvet pozisyonunda oynamaktadır.Il joue au poste de milieu offensif au Guangzhou R&F en Chine.
Renaud, Krallıkta güçlü bir pozisyona yükseldi.Grue sentit un pouvoir grandir en lui.
Defans pozisyonunda oynayan Burdisso, 2004'te Inter'e transfer oldu.Le cimetière paysager de la Longe, inauguré en 2004.
On numara pozisyonunda kendimi rahat hissediyorum.Moi dixième ben ça me va.
Bahisler dağıtıcı pozisyonundaki oyuncunun solundaki oyuncudan başlar.Les enchères commencent par le joueur situé à la gauche du donneur.
1926 yılında pozisyonu sivil sekreterliğe kadar yükseldi.En 1926, il est admis à la fonction publique.
"Stonewall" Jackson, Stony Ridge'de savunma pozisyonu aldı.« Stonewall » Jackson à la ferme de Brawner.
Orta saha pozisyonunda görev yapan oyuncu Meksika millî futbol takımında da görev yapmaktadır.Elle joue au poste de milieu de terrain au sein de l'équipe féminine nationale mexicaine de football.
Avrupa Birliği aktif bir pozisyon alarak İran ile görüşmelere başlamıştır.La Chine semble avoir pris l'initiative d'ouvrir des relations avec le Japon.
Defans pozisyonunda görev almakta olup, Regionalliga Nordost ekiplerinden Babelsberg 03'da forma giymektedir.Il partage ce terrain avec l'équipe masculine du SV Babelsberg 03 évoluant en Regionalliga.
Bu pozisyonların birçoğu A. A. Troitzky tarafından çözümlenmiştir.Ces séries précoces ont été étudiées par A. Deroc.
Geçidi az kişi ile kontrol edecek bir pozisyona sahiptir........””Où nous avons le sentiment d'avoir un certain contrôle. ».
(Anahtar) (koyu renk pol pozisyonunu; italik en hızlı turu gösterir.(Les courses en gras indiquent la pole position ; les courses en italique indiquent le tour le plus rapide.
Bu sonuç ise radikal pozisyondur.Les conséquences sont radicales.
Josu Sarriegi Zumarraga (doğum 19 Ocak 1979) stoper pozisyonunda oynayan İspanyol futbolcudur.Josu Sarriegi Zumarraga est un joueur de football espagnol, né le 19 janvier 1979 à Lazkao.
Ona göre pozisyon alıyor.Il parvient à prendre la place.
Bu pozisyon artistik patinajı temsil eder hale gelmiştir.Cette dernière est une vedette de patinage artistique.
Rok pozisyonunda bulunan piyonlar, mümkün olduğunca hareket etmemiş olmalıdır.En une semaine les fans ont rendu l'impossible possible.
Bu albümün ismiyle kendi pozisyonumu tanımlıyorum.C'est de ce personnage que provient le nom de l'album.
Bu sırada Fuchida emrindeki uçaklara "Tenkai" (saldırı pozisyonu al) emrini vermişti.Mais le commandant Fuchida, qui dirigeait l'attaque aérienne, se l'était fixé comme objectif.
İhtiyaç duyulduğu zamanlarda şutör gard pozisyonunda da görev yapabilmektedir.Il peut également occuper le poste de latéral gauche si nécessaire.
Kamyona pozisyon tahminini birkaç metre ile sağlayabilen bir GPS birimi takılabilir.Un récepteur GPS permet de déterminer la position du satellite à quelques mètres près.
Burada destek aldılar ve etkili bir savunma pozisyonu oluşturdular.Elles remplaceraient des comités consultatifs existants, en leur donnant un vrai pouvoir décisionnel.
Oturarak dönüş pozisyonunda da yapılması mümkündür fakat çok tercih edilmemektedir.Elle a l'occasion de réellement se redresser à son niveau, mais ne part pas favorite.
İlgili Sayfalar