Ana içeriğe geç
Sözlük

poz ile cümle

poz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Ölü katılığı halinde ise kişi, ölüm anında bulunduğu pozisyonu muhafaza eder."Miejsce, w którym człowiek umiera, jest równie ważne jak miejsce, w którym się rodzi.
Bu pozisyonlardan biri de Mühimmat Tepesi'ydi.Pierwsza mówi, że po prostu znajdował się tam magazyn amunicji.
Bir köleyi bağlamak için daha birçok bağlama pozisyonu bulunur.Istnieje kilka hipotez związanych z powstaniem niewolnictwa.
Aynı zamanda Ravenclaw'ın Quidditch Takımında Arayıcı (Seeker) pozisyonunda oynar.Podobnie jak ojciec gra w quidditha na pozycji szukającego.
Ardından bazı internet sitelerinde pozlarını yayımlattı.Wiele z nich publikował na własnej stronie internetowej.
Gelir esnekliği, normal mallar için pozitifken düşük mallar için negatiftir.Dobra nie zaliczane do dóbr niższego rzędu to dobra normalne.
Bilinci kapalı ise koma pozisyonu verilerek yardım çağrılır.Z pomocą przychodzi nieznajomy przybysz.
Bunun yanında, pozitif eleştiriler de vardır.Obok opinii pozytywnych pojawiała się także krytyka.
Dönüşler sırasında bir ya da birden fazla pozisyon gösterilir.Na jednym podecjum występuje jedno lub kilka apotecjów.
Kadının üstte olduğu seks pozisyonu erkekler üzerinde kadınların hâkimiyetini gösterir.W strukturze płci stwierdzono dominację osobników żeńskich nad męskimi.
Pozitron Carl Anderson tarafından 1932'de gözlemlendi.Cząstkę tę, zwaną obecnie pozytonem, zaobserwował w 1932 roku Carl David Anderson.
Ayrıca serigrafide pozitif20 ile beraber kullanılır.Sukcesy osiągał także z kadrą U-20.
Kısa forvet pozisyonunda görev yapmaktadır.Zajmuje stanowisko adiunkta UW.
Ertesi hafta Dream, Rush'u teke tek maçta yendi ve kutlamasını yaparken Black'in imza pozunu kullandı.Tydzień później Dream pokonał Lio Rusha, po czym po walce naśmiewał się z Blacka i celebrował w jego stylu.
Sonuç % 99.9 pozitif çıktı.Deklarowany uptime wynosi 99,9%.
Oyunun ortasında da şahın emin bir pozisyonda korunulmasının önemi vardır.Podczas gry w karty przekonuje się, że sługa miał rację.
(Kalın yazılar pol pozisyon belirtir) ^(Ustęp z dziejów sceny polskiej).
Bu durum merkez bankası bilânçosunun (3) pozisyonunda yansıtılır.Po tym wszystkim nastąpi zwolnienie zarezerwowanego obszaru pamięci w (3).
Çeşitli pozisyonlarda denendikten sonra, fazla koşmayı sevmemesinden dolayı kaleci olarak futbola devam etti.Od dziecka lubił stać na bramce, gdyż nie bardzo lubił biegać.
Bu şampiyonada yer alan toplam sekiz yarışı kazandı ve yarışlardaki pol pozisyonlarını da kazandı.W ośmiu startach czterokrotnie zdobywał pole position i tyle samo wygrał wyścigów.
Üçüncü pozisyon yaylıdır.Zajął trzecią pozycję.
İl merkezi 5 Ağustos 1920 Pozantı kongresinden sonra, Pozantı’ya taşındı.Powołana do życia po raz trzeci 15 lutego 1946 roku po przemianowaniu No.
Cephe birlikleri STAVKA'nın emirleri doğrultusunda 29 Ağustos'tan itibaren savunma pozisyonu aldı.Do 29 sierpnia dywizja zajęła przygotowane pozycje obronne.
Testiniz pozitif çıkıyor.Testy wypadły pozytywnie.
25 Aralık 2018), orta saha pozisyonunda görev yapmış Alman-Amerikalı antrenör ve teknik direktördür.15 września 2017 został trenerem i dyrektorem technicznym reprezentacji Chińskiego Tajpej.
Fakat pozisyonun ofsayt olarak değerlendirmeyen hakem, golü verdi ve Arjantin 1-0 öne geçti.W 1/8 finału mimo dobrej postawy nie sprostali faworyzowanej Argentynie i przegrali 1:0 po dogrywce.
Çiftehan - Pozantı - Tarsus Otoyolu bu geçitten geçer.Drugą popularną trasą jest szlak z Charlotte Pass, dokąd można dojechać samochodem.
Bu kompleks iyonlar diğer metal iyonlarla pozitif olarak yüklü diğer metal iyonlara bağlıdır.Złoto z łatwością tworzy stopy z innymi metalami.
Pozitron Carl Anderson tarafından 1932'de gözlemlendi.Positronen observerades av Carl Anderson 1932.
Bolkar Dağları göllerine çıkmak için Adana, Pozantı ilçesi, Darboğaz mahallesi uygundur.Terrängen runt Biçənəktəpə Dağı är kuperad åt nordost, men åt sydväst är den bergig.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Om testerna är positiva, rekommenderar de att även deras partners blir behandlade.
Haziran 2008'de Lech Poznań takımına 1.5 milyon zloti karşılığında transfer oldu.I juni 2008 värvade Lech Poznań honom från Znicz Pruszków för 1,5 miljoner zloty.
Treponemal antikor testleri genellikle ilk bulaşmadan iki ila beş hafta sonra pozitif hale gelir.Treponema-antikroppstest brukar bli positiva två till fem veckor efter smittotillfället.
Ama pozitivist olan iki görüş en yaygın olanlarıdır: realizm ve liberalizm.Två av de centrala teorierna är realism och liberalism.
Milanolu ressam Lucio Pozzi ile evlendi, ancak dört yıl sonra eşinden ayrıldı.Hon gifte sig med Lucio Pozzi, en milanesisk konstnär, men separerade efter fyra år.
Testiniz pozitif çıkıyor.Testet visar positivt.
Her şeye pozitif bakar ve düşünür.Allt är genomarbetat och genomtänkt.
Pozitif ve Negatif olmak üzere iki tür elektriksel yük vardır.Det finns två typer av elektrisk laddning – positiv och negativ.
Hepatit C virüsü; küçük, sarılı, monokataner, pozitif duyulu bir RNA virüsüdür.Hepatit C-viruset är ett litet, enkelsträngat, positivt sens-RNA-virus med hölje.
Pozitif kutup kontaklı iki röle (K1, K2) emniyetli şalter kontakları sağlar.Genom två reläer (K1, K2) med tvångsförda kontakter ställs de säkra kopplingskontakterna till förfogande.
Aritmetik fonksiyon: pozitif tam sayılardan karmaşık sayılar içine bir fonksiyondur.Med andra ord är en aritmetisk funktion en följd av komplexa tal.
Kendisi daha önce bu pozisyonda altı kez görev yaptı.Detta har bara skett sex gånger tidigare i historien.
Bugünlerde Poznań Almanya ile ticarette önemli şehirlerden biridir.Idag är Poznań ett av de största centren för handel med Tyskland.
Tüm incelemeler pozitif değildi.Alla undersökningar har varit resultatlösa.
P (positive change - pozitif değişim): Kapasite değerindeki değişimin sıcaklıkla arttığını anlatan harftir.R=Revision: Anpassa din strategi för att ytterligare förbättra den.
Futbol pozisyonlarını konu alan bir yazı (İngilizce)Resultat på FIS (engelska) Ställningar på FIS (engelska)
Bunun sonucu olarak da yanlış pozitif ve yanlış negatif sonuçlar ortaya çıkar.Det förekommer såväl falskt positiva som falskt negativa testresultat.
Ulusal Savunma Komisyonu Başkanı, silahlı kuvvetleri kontrol etmekte olup ülkenin en güçlü pozisyonudur.Ordföranden i kommissionen kontrollerar Nordkoreas väpnande styrkor och är den mäktigaste positionen i landet.
Eleştirel Rasyonalizm: Karl Popper'in pozitivizme yaptığı itiraz ile gündeme gelmiştir.Frågor om induktion är ännu levande, detta trots att Karl Popper ansåg sig ha löst problemet.
Pozitif bir konuşma yaptık.Hans ståndpunkt var positivistisk.
Üçüncü görüş, milliyetçi bir politik pozisyondur.Den andra punkten gäller försvaret av nationen som politisk gemenskap.
Bu pozisyonda uyur, yer, çiftleşir ve hatta doğururlar.I denna position äter och sover de och även parning och födelse sker hängande.
Şu anki takımında Pivot pozisyonunda oynamaktadır.Pivot-elementet har nu fått sin rätta plats.
Her şeye pozitif bakar ve şarkı söylemeyi sever.Hon är kärleksfull och älskar att sjunga.
Bu arada pol pozisyonundaki Didier Pironi'in Ferrari'sinde motor problemi baş gösterdi.Didier Pironi, som stod i pole position, fick motorstopp vid starten.
Onlar pozitif elektrik yükü içermektedir ve bu yüzden birbirlerini iterler.Atomkärnor är elektriskt laddade och repellerar därför varandra.
Birliklere savaş pozisyonu alması emrini verdi.På ordern manöver intar truppen lystringsställning.
Bir yıl kadar sonra Burton'sdan ayrılan Poe Graham's Magazine'de yardımcılık pozisyonu buldu.Poe lämnade Burton's efter ungefär ett år och fick plats som assistent vid Graham's Magazine.
Derin boğaz seksi 69 seks pozisyonunda da yapılabilir.69 saker du vill veta om sex, TV 3
Defans pozisyonunda görev almakta olup, Primera División ekiplerinden Sud América'da oynamaktadır.Ystads IF:s utvecklingslag, Ystads IF U, spelar i Division 1 Södra.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod