Ana içeriğe geç
Sözlük

poz ile cümle

poz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bu konuda en değişken tRNA, oynak pozisyonunda inosin (I) bulunduran tRNA'lardır.Еще хуже те правители, которых народ боится, и хуже всех те, которых народ презирает».
Tevrat'ta kötü tasvir edilen Omri'nin isim değeri Siyonizm'in başlamasıyla pozitifleşmeye başladı.Чем хуже, тем лучше Принцип KISS Принцип DRY Нарушает ли рефакторинг принцип YAGNI?
Toplum olarak bizim pozitif müzik yapan birilerine ihtiyacımız var.Как любитель занимается современной популярной музыкой.
Seks pozisyonları«Сексуальные позиции.
Basketbolda 1 numaralı pozisyonda oynamaktadır.Поле для игры в мяч № 1.
Bunun da pozitif ve negatif şekilleri vardır.В этом есть свои положительные и отрицательные моменты.
Matematikte mükemmel kuvvet, bir pozitif tam sayının pozitif kuvvetinin oluşturduğu tam sayıdır.В математике степень простого числа — это простое число, возведённое в целую положительную степень.
Kuş bir su kaynağının yanına yerleştirilir ve bu pozisyon onun gagasının suya dalmasını sağlar.Птичка помещается рядом с источником воды, это приводит к контакту клюва с водой.
Mutasyonlar, her zaman organizma üzerinde negatif veya pozitif etkilere sahip olmayabilirler.Мутации могут оказывать влияние на успех организма как непосредственно, так и косвенно.
Pozitif kutup kontaklı iki röle (K1, K2) emniyetli şalter kontakları sağlar.Два реле (K1, K2) с контактами, управляемыми положительными сигналами, обеспечивают безопасную коммутацию.
Birçok yüksek profilli eleştirmen filme %100 pozitif yorum vermişlerdir.Топ-критики сайта вынесли картине стопроцентно положительный вердикт.
Aralarında farklı sesler, pozlar ve surat işaretleri ile iletişimi kurarlar.Для общения и ухаживания птица использует разнообразные звуки, сигналы и показательные приёмы.
Pozen 1891'de Gezginler grubuna ilk katılan sanatçılardan biri oldu.В 1891 году впервые участвовал в выставке художников-передвижников.
Çeşitli cinsel pozisyonlarda insanları temsil eden 140 heykele sahiptir.В парке представлены 140 скульптур, демонстрирующих людей в различных сексуальных позах.
İç forvet pozisyonunda görev almaktaydı.Он управлял Службой безопасности в состоянии ожидания.
Savaşanların pozisyonu savaş alanının belirtilen özelliklerinden kaynaklanmaktadır.Солдату эти качества нужны на поле боя.
Her iki pozisyonda da silahın mürettebatı azami derecede yaralanmaya açık oluyordu.Оба члена экипажа получили серьёзные травмы.
Kendisi Poznan, Polonya'da yaşadı ve öldü.Жила и скончалась в Познани.
Mayıs ayında ise GQ adlı dergide Marilyn Monroe’ya benzetilmiş haliyle poz verdi.В марте она официально изменила своё имя на Мэрилин Монро.
1989'da Sports Illustrated modeli olarak poz verdikten sonra ünü arttı.В 1989 году его фотография была опубликована в Sports Illustrated.
Sonuçlar her bir etabın bitiriliş pozisyonuna göre puanlamayla hesplandı.Стреляли они по нам с заранее подготовленных позиций из-за каждого угла.
Bu kompleks iyonlar diğer metal iyonlarla pozitif olarak yüklü diğer metal iyonlara bağlıdır.Данный вид обработки подходит и для других видов твердых металлов.
Birliklere savaş pozisyonu alması emrini verdi.Он приказывает оставить поле боя.
Bu pozisyonun ardından hakeme itirazlarda bulunan Engin Baytar kırmızı kart görerek oyun dışı kaldı.Как показал послематчевый анализ, красная карточка была показана несправедливо.
Yıl boyunca günlük ısı devamlı pozitiftir.Среднемесячная температура воздуха в течение всего года является положительной.
Mgazin yayınları Harper's Bazaar ve Vogue için pozlar vermiştir..Сотрудничала с такими популярными изданиями, как Harper's Bazaar и Vogue.
Legault, bu pozisyonu elde eden ilk kadın oldu.Франсуаза стала первой женщиной, получившей это звание.
Diğerleri bu pozisyon hakkında çok emin değillerdir.Однако те не особо обрадованы такой перспективой.
Önce John'un savaş atı üzerinde poz verir bulunması idi.С самого начала основной специализацией Смита стало выступление на коне.
7 Temmuz 1995), Kasımpaşa takımında forvet pozisyonunda görev yapan Hırvat futbolcudur.7 июля 1969 года было решено восстановить профессиональную футбольную команду под эгидой клуба.
(O zamanlar kadınlar akademik pozisyonlardan dışlanmışlardı).(في ذلك الوقت كانت النساء مستبعدين تماما عن تولي المناصب الأكاديمية).
O farklı, kesin, pozitif bir kişiliktir." diye yazdı.فهي شخصية متميزة ومحددة وإيجابية."
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, stadyumun ismi Stadio Comunale Vittorio Pozzo olarak değiştirildi.بعد الحرب العلمية الثانية، تم إعادة تسمية الملعب باسم ملعب كومونالي فيتوريو بوتسو.
Bir zamanlar Funj krallarına tabi oldular, ancak pozisyonları bağımsız bir ölçüdedir.كانوا في وقت واحد تخضع لملوك فونج، ولكن موقفهم كان في تدبير مستقل.
Pozitif yıldırım darbesi genellikle tek vakadır.والسكتة الدماغية البرق الإيجابي هو عادة حدث واحد.
Hangi pozitif m, n sayıları için serbest Burnside grubu B(m, n) sonludur?معضلة غالوا العكسية ما هي الأعداد الصحيحة الموجبة لكلاً من m وn لكي تكون زمرة برنسايد الحرة B(m,n) منتهية?
Oyundaki başarı göstergeleri pozitif bütçeyi korumak ve vatandaş memnuniyetini yüksek tutmaktır.ومؤشرات النجاح هي: الاحتفاظ بميزانية موجبة وسعادة المواطنين.
Arkadaşlarımla pozisyon değiştirebilirim.فسوقف يغير موقفه ثلاثة أشخاص.
Avrupa Birliği aktif bir pozisyon alarak İran ile görüşmelere başlamıştır.يرفض الإيرانيون فتح حوار مباشر مع الولايات المتحدة.
Bu sonuç ise radikal pozisyondur.وهكذا يبدو مؤتمر كوبنهاغن نقطة محورية.
Benzer bir etki de, Güneş’in gökyüzündeki pozisyonunun tam zıddı olan yerde gözüken Gegenschein’dır."البريق المعاكس" له تأثير مماثل ، والذي يشاهد مباشرة مقابل لموقع الشمس في السماء.
Reed-Sternberg hücreleri CD30 ve CD15 pozitiv iken, CD20 ve CD45 için negatif reaksiyon verirler.وتكون خلايا ساركوما إوينغ إيجابية لCD99 وMIC2، وسلبية لCD45.
Tıpkı diğer İspanyol liberalleri gibi Goya da Fransa'nın ülkesini istilası ile güç bir pozisyona düşmüştü.كباقى الليبراليين الإسبان قد تُرك غويا في موقف صعب بعد الغزو الفرنسى.
Ertesi gün Tyulen ve başka bir denizaltı Yavuz'a saldırmayı denedi, ancak atış pozisyonu almayı başaramadılar.وفي اليوم التالي، هاجمت تيولان وغواصة روسية أخرى ياووز، لكنها لم تنجح في إصابتها.
Tüm incelemeler pozitif değildi.ولكن لم تكن كل المراجعات إيجابية .
Pozisyonu alır ve uygun bir av gelinceye kadar bekler.وانتظر حتى تحين الفرصة المناسبة.
2013/2014 QS Raporu, İspanya, İsviçre ve Almanya'dan AB kampüslerini 33. pozisyonda sıraladı.تقرير QS لـ 2013/2014، صنف الحرم الجامعي للاتحاد الأوروبي في إسبانيا، سويسرا، وألمانيا في المركز الـ 33.
Diğer 6 ve 7. pozisyonlarda da kusurlar vardır.حسنات ظهرت بالجزء السادس والسابع...
Normatif İktisadı (ne olmalı) pozitif iktisattan (ne) ayırmak yaygındır.وكل ما يعذب به هؤلاء هو رغبتهم الأبدية في مصير خير من مصيرهم، وعلمهم بأنهم من ينالوا هذا المصير.
Bunun da pozitif ve negatif şekilleri vardır.كل طريقة لها ايجابيات وسلبيات.
Yanlış pozitif: Testin yanlış biçimde enfeksiyon kapmamış bir kimsede HIV olduğunu göstermesi.السلبي الخاطيء: يشير الفحص بشكل خاطيء إلى أن فيروس نقص المناعة المكتسب (HIV) غير موجود في شخص مصاب به.
Menenjizm’in diğer bulguları arasında pozitif Kernig bulgusu ve Brudzinski bulgusu yer almaktadır.وتشمل العلامات الأخرى من السحائية وجود علامة كيرنيغ الإيجابية أو علامة برودزنسكي.
Neojen'de kıtalar, şimdiki pozisyonlarına çok yakındılar.وكانت القارات في عصر النيوجين قريبة جدا من مواقعها الحالية.
Haziran 2011'de siyasete girdiğinde iki pozisyonda da istifa etti.وفي حزيران 2011، أعلن أنه يخطط للعودة إلى السياسة.
Bu asimetrik pozisyon oldukça karmaşık pozisyonların oluşmasına neden olur.فروابط العقل اللاواعي تؤدي إلى خلق مواقف ضمنية.
Proprioseptif sensörler insansı vücud ve eklemlerin pozisyon, oriyantasyon ve hızlarını algılarlar.حساسات حساسية التحسس تستشعر الموقف والتوجيه وسرعة جسم الإنسان والمفاصل.
Filmli SLR kameraların en hızlıları da saniyede en fazla 10 poz çekebilirler.كما يمكن للكاميرتين تصوير الفيديو بسرعة 10 صور في الثانية.
Her pozitif rasyonel sayının bir tek sonlu Engel açılımı var.تسمح كل مادة طبيعية بمؤشر انكسار إيجابي فقط.
Bu büyük bir hata payıyla birlikte Michelson’in deney sonuçlarını ikna edici olmayan bir pozisyona sürükledi.هذا جنباً إلى جنب مع هامش كبير من الخطأ الذي جعل نتيجة تجربة ميكلسون غير حاسمة.
Ona göre pozisyon alıyor.وكانت له منه مكانة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod