Bu dediğimiz şey elektrik potansiyeli, ya da başka bir deyişle elektrik gerilimi.그리고 이 전위는 결국 전압을 말하는 다른 방법이고, 단위는 volt 이므로-
Bu dediğimiz şey elektrik potansiyeli, ya da başka bir deyişle elektrik gerilimi.ההפרש בפוטנציל החשמלי בין שתי נקודות, נקרא מתח, ויחידת המטח היא הוולט.
Bu durumda 10 çarpı 25 bölü 2, 125 e eşittir, yani potansiyel enerji 125"tir.К - це 10, помножити на 25, і це дорівнює 125.
Bu durumda 10 çarpı 25 bölü 2, 125 e eşittir, yani potansiyel enerji 125"tir.הקבוע K הוא 10, כפול 25, וזה שווה ל- 125.
Bu durumda, bu iki nokta arasındaki elektrik potansiyel enerji farkı ne kadardır? -그래서 전기-아니면 전기적인-위치에너지의 입자간 다른 점은 무엇일까요? 입자간 다른 점은 무엇일까요?
Bu durumda, bu iki nokta arasındaki elektrik potansiyel enerji farkı ne kadardır? -Takže - jaký je rozdíl potenciální energie elektrostatického pole v tomto bodě a tomto bodě?
Bu durumda, bu iki nokta arasındaki elektrik potansiyel enerji farkı ne kadardır? -Така, каква е разликата в потенциалната електрическа енергия между частицата в тази и в тази точка?
Bu durumda, bu iki nokta arasındaki elektrik potansiyel enerji farkı ne kadardır? -מהו ההפרש באנרגיה הפוטנצילית החשמלית בין החלקיק בנקודה הזאת, והנקודה הזאת?
Bu farkındalığın insan olarak ifadesinin potansiyelinin bir parçası.Muy bien. Gracias a todos.
Bu farkındalığın insan olarak ifadesinin potansiyelinin bir parçası.Toto je časťou potenciálneho vyjadrenia ľudského vedomia.
Bu gelişen embriyo öldürecek ve konum potansiyeline sahip gelişmekte olan embriyo bir insan haline gelir.인간이 될 수도 있는 배아를 발달 과정 중에 죽이는 것입니다
Bu gelişen embriyo öldürecek ve konum potansiyeline sahip gelişmekte olan embriyo bir insan haline gelir.Uccideremmo questo embrione in sviluppo, che come embrione aveva il potenziale di diventare un essere umano.
Bu gelişen embriyo öldürecek ve konum potansiyeline sahip gelişmekte olan embriyo bir insan haline gelir.¿Vas a matar el embrión que se desarrollan y que embrión en crecimiento tiene el potencial para ser un hombre.
Bu gelişen embriyo öldürecek ve konum potansiyeline sahip gelişmekte olan embriyo bir insan haline gelir.Vei omorî acest embrion în plină dezvoltare, şi acel embrion ar fi avut potenţialul să devină o fiinţă umană.
Bu gelişen embriyo öldürecek ve konum potansiyeline sahip gelişmekte olan embriyo bir insan haline gelir.Zabijete tohle vyvíjející se embryo a to mělo potenciál stát se člověkem.
Bu gelişen embriyo öldürecek ve konum potansiyeline sahip gelişmekte olan embriyo bir insan haline gelir.Zarodek wtedy ginie, chociaż potencjalnie mógłby rozwinąć się w nową istotę ludzką.
Bu gelişen embriyo öldürecek ve konum potansiyeline sahip gelişmekte olan embriyo bir insan haline gelir.להמית את העובר הזה. יש צורך להמית את העובר המתפתח שיכול היה להתפתח . להיות בן אדם
Bu gelişen embriyo öldürecek ve konum potansiyeline sahip gelişmekte olan embriyo bir insan haline gelir.كنت تريد الذهاب لقتل هذا الجنين النامي، والتي وضع الجنين وكان يمكن أن تصبح كائناً بشرياً.
Bu gelişen embriyo öldürecek ve konum potansiyeline sahip gelişmekte olan embriyo bir insan haline gelir.胚を開発する可能性がありました 人間になります。 それはことであるが明らかになる可能性がある、
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.C'est la base pour développer une forme d'innovation sociale qui a un réel potentiel.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Det är grunden för att odla fram en ny form av social inovation som har stor potential.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Dit kweekt sociale innovatie met werkelijk potentieel.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Đó là một dạng cơ bản của sự phát triển của một cải tiến mang tính xã hội thực sự có tiềm năng.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.E' la base della crescita di una forma d'innovazione sociale che ha un potenziale reale.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Es ist die Grundlage, um eine Form von sozialer Innovation aufzubauen, die echtes Potential hat.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Es la base para el desarrollo de una forma de innovación social de gran potencial.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Je to začátek nové podoby sociální inovace, která má skutečný potenciál.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.실질적인 잠재성이 있는 사회적 혁신의 형태를 만드는 기반이었던 것이죠.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Oparta jest na rosnących innowacjach społecznych, które mają prawdziwe możliwości.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Reprezintă baza dezvoltării unei forme de inovație socială cu un potențial real.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Είναι η βάση για την ανάπτυξη ενός είδους κοινωνικής καινοτομίας με πολλές προοπτικές.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Това е основата за изграждане на форма за социални иновации, която има реален потенциал.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Это основа роста социальной инновации, имеющей настоящий потенциал.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.טוב, אולי לכמה מכם זה מובן מאליו. לא לי. זהו הבסיס של פיתוח צורת יזמות חברתית
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.هو أساس لشكل ينمو من أشكال الابتكار الاجتماعية ذا إمكانات حقيقية.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.育てるとはそういうことなのです 彼女は 一見雇用に適さない人を雇って
Bu gerçekten çok önemli çünkü karşılaştırırsak potasyum biraz da olsa zarı geçebilir.Навправді, це дуже важливо, бо калій, в порівнянні з натрієм, може "легко" пройти через мембрани.
Bu, içeri pompalanmakta olan potasyum iyonları.Esto es menos positivo.
Bu, içeri pompalanmakta olan potasyum iyonları.여러분이 혼동하지 않았으면 좋겠네요.
Bu, içeri pompalanmakta olan potasyum iyonları.Nie chciałbym, żeby to Wam utrudniało zrozumienie.
Bu, içeri pompalanmakta olan potasyum iyonları.Za co se moc omlouvám, nechci vás zmást To je maličká chybička.
Bu, içeri pompalanmakta olan potasyum iyonları.Внасят се калиеви йони.
Bu, içeri pompalanmakta olan potasyum iyonları.الامر مشكلة بالنسبة لكم
Bu ilişkiler, aslında yüz binlerce, milyonlarca potansiyel biçimde kurulabilir.Die relaties kunnen in feite op honderdduizenden, mogelijk miljoenen manieren worden opgebouwd.
Bu ilişkiler, aslında yüz binlerce, milyonlarca potansiyel biçimde kurulabilir.E queste relazioni di fatto possono essere costruite in centinaia di migliaia, potenzialmente milioni di modi.
Bu ilişkiler, aslında yüz binlerce, milyonlarca potansiyel biçimde kurulabilir.Essas relações podem ser construídas em centenas de milhares, potencialmente em milhões de maneiras.
Bu ilişkiler, aslında yüz binlerce, milyonlarca potansiyel biçimde kurulabilir.그리고 그 관계들은 사실 수십만 가지의, 잠재적으로 수백만 가지의 방법으로 구성될 수 있습니다.
Bu ilişkiler, aslında yüz binlerce, milyonlarca potansiyel biçimde kurulabilir.Powiązania te mogą być tworzone na setki tysięcy a nawet miliony sposobów.
Bu ilişkiler, aslında yüz binlerce, milyonlarca potansiyel biçimde kurulabilir.Și acele relații pot fi construite de fapt în sute de mii, chiar milioane de feluri.
Bu ilişkiler, aslında yüz binlerce, milyonlarca potansiyel biçimde kurulabilir.Thực ra, những mối quan hệ có thể được tạo từ hàng trăm nghìn hay có thể hàng triệu cách.
Bu ilişkiler, aslında yüz binlerce, milyonlarca potansiyel biçimde kurulabilir.Und diese Beziehungen können auf Hunderttausende, wahrscheinlich Millionen, Arten gebildet werden.
Bu ilişkiler, aslında yüz binlerce, milyonlarca potansiyel biçimde kurulabilir.Y aquellas relaciones pueden, de hecho, construirse, en cientos de miles, potencialmente millones de maneras.
Bu ilişkiler, aslında yüz binlerce, milyonlarca potansiyel biçimde kurulabilir.А тези връзки всъщност могат да бъдат конструирани по стотици хиляди, потенциално милиони начини.
Bu ilişkiler, aslında yüz binlerce, milyonlarca potansiyel biçimde kurulabilir.И эти отношения могут быть скомбинированы в сотни тысяч, потенциально, в миллионы разных комбинаций.
Bu ilişkiler, aslında yüz binlerce, milyonlarca potansiyel biçimde kurulabilir.І ці взаємозв"язки можуть комбінуватися у сотні тисяч, потенційно, у мільйони способів.
Bu ilişkiler, aslında yüz binlerce, milyonlarca potansiyel biçimde kurulabilir.והיחסים האלה יכולים למעשה להיבנות ברבבות, מיליוני דרכים שונות.
Bu ilişkiler, aslında yüz binlerce, milyonlarca potansiyel biçimde kurulabilir.ويمكن في واقع الأمر بناء تلك العلاقات في مئات الآلاف ، وربّما الملايين من الطرق المحتملة.
Bu ilişkiler, aslında yüz binlerce, milyonlarca potansiyel biçimde kurulabilir.潜在的に数百万通りの方法で構築され得ます またその時点で 脳は洗練された認知能力を持ちます
Bu, insan beyninin ve vücudunun potansiyelinin ne kadar yüksek olduğunu bizlere hatırlatan güzel bir eser. .У такий спосіб нам нагадують, що греки переймались потенціалом людини, потенціалом розуму та потенціалом тіла.
Bu, insan beyninin ve vücudunun potansiyelinin ne kadar yüksek olduğunu bizlere hatırlatan güzel bir eser. .وهذه في الحقيقة عبارة عن طريقة لتذكرنا بإهتمام الاغريق بالكامن لدي الانسانية أي قدرة عقل وجسد الإنسان.