Ana içeriğe geç
Sözlük

pota ile cümle

pota kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu, insan potansiyeline ilişkin bir eser.Rzeźba ta ma ukazywać potencjał.
Bu, insan potansiyeline ilişkin bir eser.Tato socha je o lidském potenciálu.
Bu, insan potansiyeline ilişkin bir eser.Це скульптура про потенціал.
Bu işlem devam ederken potasyum hidroksit bu iki delik arasındaki silikonu eritmeye devam eder.Allt eftersom etsningen fortsätter löser KOH upp kislet mellan dessa hål.
Bu işlem devam ederken potasyum hidroksit bu iki delik arasındaki silikonu eritmeye devam eder.Bei weiterem Ätzen wird das Kaliumhydroxid das Material zwischen den beiden Löchern auflösen.
Bu işlem devam ederken potasyum hidroksit bu iki delik arasındaki silikonu eritmeye devam eder.La gravure continuant, le KOH va commencer à dissoudre le silicone entre les trous.
Bu işlem devam ederken potasyum hidroksit bu iki delik arasındaki silikonu eritmeye devam eder.בהמשך הגילוף ה-KOH מתחיל להמיס את הסיליקון שבין שני החורים האלה.
Bu işlem devam ederken potasyum hidroksit bu iki delik arasındaki silikonu eritmeye devam eder.مع استمرار التعرية يستمر هيدروكسيد البوتاسيوم بتحليل السيليكون بين هاتين الحفرتين.
Bu işlemi pek çok kez yaptıkları içindir ki, potansiyel yükümlülükleri de son derece hızlı yükseldi.それで、それは誰もがデフォルトをしていなければ良いお金だと想像出来るでしょう。しかし突然誰かがデフォルトされてきた時、
Bu konuda ne yapabileceğimizi düşünebiliriz, değil mi? Bu, potansiyel bir tehdit.(צחוק)
Bu kutu umudu simgeliyor. Potansiyeli simgeliyor.희망이 들어있고 잠재력이 있습니다
Bu kutu umudu simgeliyor. Potansiyeli simgeliyor.זה מייצג תקווה. זה מייצג פוטנציאל.
Bu kutu umudu simgeliyor. Potansiyeli simgeliyor.وهو يمثل الأمل. وهو يمثل إمكانية.
Bu kutu umudu simgeliyor. Potansiyeli simgeliyor.この箱が気に入っているのは
Bulduğumuz potansiyel enerjiler belli bir referans noktasına göredir.צריך לבחור תמיד נקודת ייחוס ביחס אליה
Bulutlar ve yeryüzü arasında büyük bir potansiyel fark oluşuyor.Aber die Idee ist, dass Sie beginnen mit einem großes Potenzial Unterschied zwischen den Wolken und den Boden.
Bulutlar ve yeryüzü arasında büyük bir potansiyel fark oluşuyor.번개속에서 플라즈마가 생성되는 원인은 지상과 구름 사이의 엄청난 전위 차이입니다
Bulutlar ve yeryüzü arasında büyük bir potansiyel fark oluşuyor.La idea es que empezamos teniendo una diferencia de potencial enorme entre las nubes y el suelo.
Bulutlar ve yeryüzü arasında büyük bir potansiyel fark oluşuyor.Podstatou je, že začnete mít velké rozdíly potenciálů mezi mraky a zemí.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.C'est ça, le potentiel de la méditation, de l'attention.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.Das ist das Potenzial von Meditation, von Achtsamkeit.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.Dat is het potentieel van meditatie, van mindfulness.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.Det är den möjlighet meditation och mindfulness ger oss.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.Det er potentialet af meditation, af opmærksomhed.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.Đó chính là tiềm năng của thiền, của sự tập trung.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.Ese es el potencial de la meditación, de la atención plena.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.Esse é o potencial da meditação, de nos tornar cientes.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.Ezt a lehetőséget adja meg a meditáció, a tudatosság.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.Iată potențialul meditației, al prezentului.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.Itulah potensi dari meditasi, dari kesadaran penuh.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.그것이 명상의, "알아차림"의 잠재력입니다.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.Meditace a prožitek má tento potenciál.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.Questo è il potenziale della meditazione, dell'attenzione.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.To je potenciál meditácie, všímavosti.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.To je potencial meditacije, čuječnosti.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.To właśnie jest moc medytacji, świadomości.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.Να ποια είναι η δυνατότητα του διαλογισμού.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.И в этом сила медитации, сила наполненного сознания.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.Ось у чому сила медитації та зосередженості.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.Това е потенциалът на медитацията, на осъзнатостта.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.זהו הפוטנציאל של המדיטציה, של המודעות.
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.هذا ما يقدمه التأمل للذهن
Bu meditasyonun ve farkındalığın potansiyelidir.別にお香をたく必要はありませんし
Bu miktar da bu nokta ve bu nokta arasındaki elektrik potansiyel farkıdır.Det er forskellen i det elektriske potentiale mellem dette sted og dette sted.
Bu miktar da bu nokta ve bu nokta arasındaki elektrik potansiyel farkıdır.Esa es la diferencia de potencial eléctrico entre este punto y en este punto.
Bu miktar da bu nokta ve bu nokta arasındaki elektrik potansiyel farkıdır.그것이 이 점과 이 점 사이의 전기위치의 다른 점이라고 할 수 있겠습니다 그것이 이 점과 이 점 사이의 전기위치의 다른 점이라고 할 수 있겠습니다
Bu miktar da bu nokta ve bu nokta arasındaki elektrik potansiyel farkıdır.To je rozdíl elektrického potenciálu mezi tímto a tímto bodem.
Bu miktar da bu nokta ve bu nokta arasındaki elektrik potansiyel farkıdır.Това е разликата между потенциалната електрическа енергия на тази и тази точки.
Bu miktar da bu nokta ve bu nokta arasındaki elektrik potansiyel farkıdır.זה ההפרש בפוטנציל החשמלי בין הנקודה הזאת, והנקודה הזאת.
Bu motoru inceledik ve potansiyeli vardı.Aşa că ne-am uitat la acest motor, şi avea ceva potenţial.
Bu motoru inceledik ve potansiyeli vardı.Donc on a étudié ce moteur, et il avait du potentiel.
Bu motoru inceledik ve potansiyeli vardı.Entonces, observamos este motor, y tenía algo de potencial.
Bu motoru inceledik ve potansiyeli vardı.그래서 우리는 이 엔진에서 가능성을 보았습니다.
Bu motoru inceledik ve potansiyeli vardı.Megvizsgáltuk ezt a motort és láttunk is benne lehetőséget.
Bu motoru inceledik ve potansiyeli vardı.Nên chúng tôi đã xem xét loại động cơ này và thấy có tiềm năng
Bu motoru inceledik ve potansiyeli vardı.Olhámos para esta máquina e vimos o seu potencial.
Bu motoru inceledik ve potansiyeli vardı.Quindi ragionammo sulle potenzialità di questo motore.
Bu motoru inceledik ve potansiyeli vardı.We keken naar deze motor, en vonden dat hij mogelijkheden had.
Bu motoru inceledik ve potansiyeli vardı.Więc sprawdziliśmy jego silnik i miał trochę możliwości.
Bu motoru inceledik ve potansiyeli vardı.Wir schauten uns diesen Motor also einmal genauer an und erkannten auch wirklich Potential.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod