Bir portre ressamı, kendisi olarak adlandırılan, ama herhangi bir portreler boyalı yoktu.Ett porträtt-målare, kallade han sig själv, men han hade inte målat något porträtt.
Bir portre ressamı, kendisi olarak adlandırılan, ama herhangi bir portreler boyalı yoktu.인물 - 페인터, 자기 자신을 호출하지만, 어떤 초상화를 그린 않았다.
Bir portre ressamı, kendisi olarak adlandırılan, ama herhangi bir portreler boyalı yoktu.Một bức chân dung họa sĩ, ông tự gọi mình, nhưng ông đã không vẽ bất kỳ bức chân dung.
Bir portre ressamı, kendisi olarak adlandırılan, ama herhangi bir portreler boyalı yoktu.Muotokuva-maalari, hän kutsui itseään, mutta hän ei maalannut mitään muotokuvia.
Bir portre ressamı, kendisi olarak adlandırılan, ama herhangi bir portreler boyalı yoktu.Portrecista, nazywał siebie, ale nie miał żadnych malowane portrety.
Bir portre ressamı, kendisi olarak adlandırılan, ama herhangi bir portreler boyalı yoktu.Portrét-maliar, zavolal sám, ale nemal žiadne maľoval portréty.
Bir portre ressamı, kendisi olarak adlandırılan, ama herhangi bir portreler boyalı yoktu.Portrét-malíř, zavolal sám, ale neměl žádné maloval portréty.
Bir portre ressamı, kendisi olarak adlandırılan, ama herhangi bir portreler boyalı yoktu.Portret-slikar, sam imenuje, vendar mu ni naslikal vse portrete.
Bir portre ressamı, kendisi olarak adlandırılan, ama herhangi bir portreler boyalı yoktu.Sebuah potret-pelukis, dia menyebut dirinya, tetapi dia tidak melukis potret apapun.
Bir portre ressamı, kendisi olarak adlandırılan, ama herhangi bir portreler boyalı yoktu.Un peintre de portraits, il se dit, mais il n'avait pas peint de portraits.
Bir portre ressamı, kendisi olarak adlandırılan, ama herhangi bir portreler boyalı yoktu.Un portret-pictor, el însuşi chemat, dar el nu a avut nici un pictat portrete.
Bir portre ressamı, kendisi olarak adlandırılan, ama herhangi bir portreler boyalı yoktu.Un ritratto-pittore, si chiama, ma lui non aveva dipinto un ritratto.
Bir portre ressamı, kendisi olarak adlandırılan, ama herhangi bir portreler boyalı yoktu.Ένα πορτραίτο-ζωγράφος, ο ίδιος ζήτησε, αλλά εκείνος δεν είχε ζωγραφίσει οποιαδήποτε πορτρέτα.
Bir portre ressamı, kendisi olarak adlandırılan, ama herhangi bir portreler boyalı yoktu.Портретиста, він назвав себе, але він не пофарбовані в будь-портрети.
Bir portre ressamı, kendisi olarak adlandırılan, ama herhangi bir portreler boyalı yoktu.Портретиста, он назвал себя, но он не окрашены в любой портреты.
Bir portre ressamı, kendisi olarak adlandırılan, ama herhangi bir portreler boyalı yoktu.Портрет художник, той нарича себе си, но той не бе нарисувал никакви портрети.
Bir portre ressamı, kendisi olarak adlandırılan, ama herhangi bir portreler boyalı yoktu.دعا A - صورة الرسام نفسه ، لكنه لم رسمت أي صور.
Bir portre ressamı, kendisi olarak adlandırılan, ama herhangi bir portreler boyalı yoktu.彼は待って、彼の肩には毛布でサイドラインに座っていた
Bölüm 36: "Aile Portresi" "13 yıl önce""FAMILIEPORTRÆT" 13 ÅR TIDLIGERE
Bölüm 36: "Aile Portresi" "13 yıl önce""Familjeporträtt" 13 år tidigare
Bölüm 36: "Aile Portresi" "13 yıl önce"PERHEMUOTOKUVA 13 VUOTTA AIEMMIN
Bölüm 36: "Aile Portresi" "13 yıl önce""Семейный портрет" 13 ЛЕТ НАЗАД
Boston'da yaşayan tüccarlar ve zengin elitler kendi portrelerini yaptırmanın önemini farketmeye başlamışlardı.Ano, bohatá elita Bostonu začala skutečně rozpoznávat hodnotu vlastních portrétů.
Boston'da yaşayan tüccarlar ve zengin elitler kendi portrelerini yaptırmanın önemini farketmeye başlamışlardı.Racja. Klasa kupiecka w Bostonie, bogata elita zaczęła doceniać wartość portretów.
Boston'da yaşayan tüccarlar ve zengin elitler kendi portrelerini yaptırmanın önemini farketmeye başlamışlardı.Отже, бостонськікупці, заможна еліта почали усвідомлювати цінність портретів.
Böylece Oraya gittim, insanlarla söyleşiler yaptım ve portrelerini çıkardım.Así que fui y estuve entrevistando a la gente y haciéndoles fotografías.
Böylece Oraya gittim, insanlarla söyleşiler yaptım ve portrelerini çıkardım. Bu Jigme ve kız kardeşi, Sonam.Jadi, saya datang, mewawancarai orang-orang ini dan mengambil foto mereka. ini Jigme dan saudaranya, Sonam.
Böylece Oraya gittim, insanlarla söyleşiler yaptım ve portrelerini çıkardım.Così arrivavo, intervistavo queste persone e le fotografavo.
Böylece Oraya gittim, insanlarla söyleşiler yaptım ve portrelerini çıkardım.Deci mergeam si intervievam acesti oameni si le faceam portretele.
Böylece Oraya gittim, insanlarla söyleşiler yaptım ve portrelerini çıkardım.Donc, j'arrivais, j'interrogeais ces gens, et je les prenais en photo.
Böylece Oraya gittim, insanlarla söyleşiler yaptım ve portrelerini çıkardım.Dus ik ging erheen, interviewde deze mensen en deed hun portret.
Böylece Oraya gittim, insanlarla söyleşiler yaptım ve portrelerini çıkardım.Így hozzáfogtam az interjúzáshoz és a fényképezéshez.
Böylece Oraya gittim, insanlarla söyleşiler yaptım ve portrelerini çıkardım.Nun, ich war also dort und befragte und fotografierte diese Menschen.
Böylece Oraya gittim, insanlarla söyleşiler yaptım ve portrelerini çıkardım.Więc zbliżałem się, robiąc wywiady i ich portrety.
Böylece Oraya gittim, insanlarla söyleşiler yaptım ve portrelerini çıkardım.Έτσι... πήγαινα εκεί, έπαιρνα συνεντεύξεις και έβγαζα τα πορτραίτα.
Böylece Oraya gittim, insanlarla söyleşiler yaptım ve portrelerini çıkardım.И така. продължавах, интервюирайки тези хора и правейки им портрети.
Böylece Oraya gittim, insanlarla söyleşiler yaptım ve portrelerini çıkardım.И я приходил к этим людям, беседовал с ними и снимал портреты.
Böylece Oraya gittim, insanlarla söyleşiler yaptım ve portrelerini çıkardım.Я заходив у домівки, розпитував цих людей і робив їхні портрети.
Bu bir aile portresi.C'est un portrait de famille.
Bu bir aile portresi.Das hier ist ein Familienporträt.
Bu bir aile portresi.Đây là chân dung gia đình.
Bu bir aile portresi.Dette er et familieportræt.
Bu bir aile portresi.Dit is een familieportret.
Bu bir aile portresi.Este es un retrato de familia.
Bu bir aile portresi.Este é um retrato de família.
Bu bir aile portresi.Ez egy családi felvétel.
Bu bir aile portresi.Iată un portret de familie.
Bu bir aile portresi.이게 한 가족의 사진인데요,
Bu bir aile portresi.Oto portret rodzinny.
Bu bir aile portresi.Questo è un ritratto di famiglia.
Bu bir aile portresi.To je družinski portret.
Bu bir aile portresi.Toto je rodinný portrét.
Bu bir aile portresi.Αυτό είναι ένα οικογενειακό πορτραίτο.
Bu bir aile portresi.Това е семеен портрет.
Bu bir aile portresi.Це - портрет сім'ї.
Bu bir aile portresi.Это семейный портрет.
Bu bir aile portresi.זהו דיוקן משפחתי.
Bu bir aile portresi.هذه صورة عائلة.
Bu bir aile portresi.黒く染まった手が父親で
Bu bir kişisel portre adı da " Geniş Kalçalar " (Alkışlar)C'est un auto-portrait intitulé "Hanches Larges" (Rires)