pop ile cümle
pop kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
1953 yılında açılan göl popüler bir eğlence mekanı haline geldi.Er wurde 1953 eröffnet und ist seitdem ein beliebter Erholungsort geworden.
Görelilik; Özel ve Genel Kuram: Popüler Bir Yorum, 1920.Fragen der Mit- und Nebentäterschaft : unter besonderer Berücksichtigung des Entwurfs von 1919.
Bu spor gitgide popülerleşiyor.Ce sport est devenu de plus en plus populaire.
O, popüler midir?Est-ce populaire ?
Köpeğine Popeye ismini verdi.Il a baptisé son chien "Popeye".
Popüleritesi azalıyor.Sa popularité s'effondre.
Bu gerçek popüler bir madde.C'est un article fort populaire.
Eğer Popescu'ları görürseniz, lütfen onlara bizden selam söyleyin.Si vous voyez les Popescu, s'il vous plaît, dites bonjour pour nous.
Onlar popüler olmadan önce onları seviyordum.Je les appréciais avant qu'elles ne deviennent populaires.
Sandığından daha popülersin.Tu es plus populaire que ce que tu crois.
Popülerliğine rağmen Tom ve Jerry, aşırı şiddet içerdiği gerekçesiyle sık sık eleştirildi.Malgré sa popularité, Tom et Jerry a souvent été critiqué pour sa violence excessive,.
Popüler Alman şarkıcı Kristina Bach, Michelle'nin yeteneğini keşfetti.La populaire chanteuse allemande Kristina Bach a reconnu le talent de Michelle.
Rocky & Bullwinkle, 1960'lar boyunca popüler oldu.Rocky and Bullwinkle bénéficie d'une grande popularité durant les années 1960.
SUV ve Crossover ABD'de de oldukça popülerdir.Les SUV et Crossover sont d'ailleurs très populaires aux États-Unis.
Popol Vuh'da Xibalba, Dünya yüzeyinin altında bulunan bir mekân olarak tarif edilir.Xibalba est décrit dans le Popol Vuh comme un endroit sous la surface de la Terre.
1918'e gelindiğinde Fairbanks, Hollywood'un en popüler aktörü olmuştu.En 1918, Fairbanks est l'acteur le plus populaire d'Hollywood.
Debate Abierto (Açık Tartışma)ve Tribuna Popular (Halkın Kürsüsü) partinin yayın organlarıdır.Le Débat publie les journaux Debate Abierto (Débat ouvert) et Tribuna Popular (Tribune populaire).
Fabolous Street Dreams albümünden Pop Lockin feat.Fabolous sur l'album Street Dreams Pop Lockin feat.
Bu karakter son derece popüler oldu.Ce personnage devint extrêmement populaire.
2001'in popülerliğinin devam ettiği dönemde Dr. Dre'ye çeşitli davalar açıldı.À la popularité de 2001, Dr. Dre s'implique dans plusieurs poursuites judiciaires.
Performansı onu ülke çapında popüler hale getirdi.Sa performance l'a rendue populaire dans tout le pays.
Bu anlamda, Fisher, Haldane ve Wright'ın çalışmaları popülasyon genetiğinin disiplinini oluşturmuştur.Les travaux de Fisher, Haldane et Wright fondèrent la discipline de la génétique des populations.
Kıta Avrupası'nda çok popüler olan barok tarz, hiçbir zaman İngiliz zevkine dahil olmadı.Le style baroque, très répandu sur le continent européen, ne fut jamais vraiment au goût de l’Angleterre.
Dağ ve civarı, ülkedeki en çeşitli yaban hayatı popülasyonlarından birine sahiptir.Le mont et ses environs abritent une des populations sauvages les plus variées du pays.
Özgün adı Pop.Il se nomme Pop!
1985 ila 2007 arasında Sumatra fili popülasyonunun %50'si ölmüştür.Entre 1985 et 2007, 50 % des éléphants de Sumatra sont morts.
2004: gruplar Yox liderliğindeki Azerbaycan popüler renk tarzı devrim bir başarısız girişimi! ve Azadlig.2004 : échec d'une révolution de couleur menée par les groupes Yox! et Azadlig en Azerbaïdjan.
En popüler kategori olan “amatör” kategorisi yüklenen tüm videoların % 30’unu oluşturmaktadır.La catégorie la plus populaire, «amateur», est celle de 30 % de toutes les vidéos postées.
Jeepney (Filipince: Dyipni), Filipinler'de toplu taşıma içn kullanılan popüler bir araçtır.Les Jeepneys sont un moyen de transport en commun très populaire aux Philippines.
Küresel popülasyonunun 340.000 kuş olduğu tahmin edilmektedir.La population mondiale est estimée à 300 000 oiseaux.
Pope hadiseyi eşine anlatmak ister fakat ona Will hakkında hiçbir şey söylemez.Pope a avoué son aventure à sa femme mais ne lui a rien dit à propos de Will.
Poppea'nın yatak odası.La chambre de Poppée.
Kısa sürede Türkiye'nin en popüler kulüp dj'lerinden biri oldu.Il devient vite l’un des DJ les plus populaires de l'île.
Bu isyanın patlak vermesi, Galba'yı düşen popülaritesi ve genel hoşnutsuzluk hakkında haberdar etti.Cette manifestation de révolte mit Galba au courant de son impopularité et du mécontentement général.
Poppaea hakkındaki bu tartışma, Nero'nun kendi annesini öldürtmesinin nedenlerinden birisi olarak görülür.Cette dispute avec Poppée fut l'un des motifs pour lesquels Néron tua finalement sa mère.
Majka ile yaptığı son çalışması pop-funk şarkısı Senki ile birlikte çıktı.Sa dernière collaboration où il apparaît avec Majka, est la chanson pop-funk « Senki más ».
Aşağı Silezya bölgesindeki en popüler futbol kulübü Śląsk Wrocław'dır.Le club de football le plus populaire en Basse-Silésie est Śląsk Wrocław.
Popülerliklerinin sınırı yok gibiydi.Sa popularité est sans limite.
Ludus duodecim scriptorum, veya XII scripta Roma İmparatorluğu'nda popüler olan tavla benzeri bir oyundur.Le Ludus duodecim scriptorum (ou XII scripta) est un jeu de table populaire de l'Empire romain.
30 Ağustos günü General Pope, Longstreet savaş alanında olduğundan habersiz, onun saldırıları yeniledi.Le 30 août, apparemment ignorant de l'arrivée de Longstreet, Pope renouvelle ses attaques.
Manuel olarak metin girdiğinizde, sistem pop-up penceresini harekete geçirecektir.Lorsque vous entrez manuellement le texte, le système affiche une fenêtre pop-up.
Bu süre içerisinde bazı müzisyenler geleneksel japon pop müziğini rock and roll ile karıştırmaya çalıştılar.Quelques artistes tentèrent de fusionner la musique pop traditionnelle japonaise avec le rock.
Kum Saati Bulutsusu popüler bir oyun Final Doom'da görünür.La nébuleuse du Sablier apparaît dans le jeu vidéo populaire Final Doom.
Gaspra popüler bir tatil beldesidir.Feøy est un lieu populaire de vacances.
Bu hareketin en popüleri ise; Billy Gunn'ın Famouser veya Fame-Ass-Er adıyla yaptığıdır.Popularisé par Billy Gunn sous le nom de Fame asser ou Famouser.
Sanırım her zaman popüler olacak.Il était toujours populaire.
Germanicus, tüm zaferlerini hevesle kutlayan Roma yurttaşları arasından çok popülerdi.Germanicus est très populaire dans la population de Rome qui célèbre avec enthousiasme ses victoires.
2001'de kategorinin adı En İyi Pop Vokal Albümü olarak değiştirildi.Depuis 2001, elle est appelée Best Pop Vocal Album.
C-pop'un kapsamına giren üç ana alt tarz mevcuttur: Cantopop, Mandopop ve Hokkien pop.Il existe trois principaux sous-genres de la C-pop : la Cantopop, la Mandopop et la T-pop.
15 Ağustos 2008’de Om, Sub Pop’un Single Club’ı için Gebel Barkal adında bir 7" 45lik yayınladı.Le 15 août 2008, Om sort un 45 tours intitulé Gebel Barkal chez Sub Pop's Singles Club.
Koronal döngüler solar yüzeylerin hem aktif hem de sessiz bölgelerini popule ederler.Les boucles coronales peuplent les régions actives et tranquilles de la surface solaire.
'Soğuk popülasyon' diye anılan cisimlerin çoğunluğunun düşük eğimleri ve dairesele yakın yörüngeleri vardır.La majorité des objets, la population dite froide, possède des orbites quasi-circulaires et peu inclinées.
Mektupların dini etkileri bir yana, Provincial Letters edebi eser olarak popüler olmuştur.À côté de leur influence religieuse, Les Provinciales ont été une œuvre littéraire populaire.
Pope Fox River Eyalet Hapishanesi on sekiz yıllık müdürüdür.Henry Pope est le directeur de la prison de Fox River depuis 18 ans.
O'G3NE (Eski ismiyle Lisa, Amy, & Shelley) Hollandalı pop müzik grubu.O'G3NE (anciennement connu sous le nom de Lisa, Amy & Shelley) est un groupe néerlandais de trois chanteuses.
Futbol Sovyet zamanında Abhazya'da en popüler spor oldu.Le football était le sport le plus populaire en Abkhazie pendant la période soviétique.
Tokio Hotel, bir Alman pop rock grubu.Tokio Hotel est un groupe de pop rock allemand.
Pop Dedik.My Dad Says.
Momotarō (桃太郎, Momotarou) Japon folkloründe popüler bir kahraman.Momotarō (桃太郎?) est un héros du folklore japonais.
Popüler iCalendar biçimini destekler.Il supporte le format iCalendar.