Türkiye'de bulunan populasyonu tehdit altında sayılmaktadır.La religion musulmane elle-même est plus que menacée.
Toplam popülasyon bilinmese de birkaç bin kadar olduğu sanılmaktadır.C’est énorme quand on sait que la population est estimée à quelques centaines.
Gen havuzu, tek bir popülasyondaki bir genin tüm alel dizileridir.Un pool de gènes est l'ensemble des allèles d'une population.
Bir tavşan popülasyonu var olduğunu varsayalım.Il existe un élevage de lapins.
Yunan ve Türk kuşları göçmendir ama diğer populasyonlar yerleşiktirler.Les oiseaux qui nichent en Grèce ou en Turquie sont migrateurs alors que les autres sont sédentaires.
Toplam popülasyon iki milyonun üzerindedir.La population combinée des deux villes dépasse les 2 millions d'habitants.
Buna rağmen türün toplam popülasyonu 400,000-600,000 çift olarak tahmin edilmektedir.On estime la population totale à 400 000 / 600 000 couples.
Popülasyon istikrarlıdır ve 100.000-200.000 çift arasındadır.La ville était peuplée de 100 000 à 200 000 habitants.
Toplam popülasyonun 200-300.000 olduğuna inanılmaktadır.La population stellaire totale est de 200-300.
Bangladeş ve Hindistan dışında yaşayan popülasyonlar ise kritik tehlikede olarak değerlendirilmektedir.L’Inde et le Bangladesh, actuellement non infectés, sont également menacés.
Toplam popülasyon bilinmemektedir.Il est inconnu du grand public.
Fiji'deki popülasyon sınırlı olarak yayılmıştır ve popülasynun devamı hakkında şüpheler bulunmaktadır.Sin embargo, su difusión en Fiyi ha sido limitada, y existen dudas acerca de la viabilidad de esta población.
Avrupa'daki en büyük populasyonu Norveç kıyılarında bulunur.La mayor población en Europa se encuentra a lo largo de la costa de Noruega.
Dağ ve civarı, ülkedeki en çeşitli yaban hayatı popülasyonlarından birine sahiptir.La montaña y sus alrededores tiene una de las poblaciones de vida silvestre más diversas en las Filipinas.
Bazı populasyonlar göçmendir ve kışta okyanus kıyılarına hareket ederler.Algunas poblaciones son migratorias, y se trasladan al sur y las costas oceánicas en invierno.
Akademik alanda popülasyon genetiği, genetik çeşitliliğe dair çeşitli hipotez ve teoriler içerir.El estudio de la genética de poblaciones incluye varias hipótesis y teorías acerca de la diversidad genética.
Bu anlamda, Fisher, Haldane ve Wright'ın çalışmaları popülasyon genetiğinin disiplinini oluşturmuştur.Se consideran Fisher, Haldane y Wright como los fundadores de la disciplina de la genética de poblaciones.
Bu sayede popülasyonun azalışı önlenmiştir ancak henüz bir artış gözlemlenmemiştir.Esto ha detenido la disminución de ejemplares, pero todavía no se ha registrado un incremento.
Bir tavşan popülasyonu var olduğunu varsayalım.Tiene un civil de crecer población.
Popülasyonlarının 2500 ila 2900 çift olduğu tahmin edilmektedir.La población parece estar entre 2500 y 2900 parejas reproductoras.
Popülasyonu kesin olarak bilinmemektedir.El público debe ser desconocido.
Polimorfizm biyolojide, iki veya daha fazla farklı fenotipin aynı tür popülasyonunda bulunmasıdır.El polimorfismo es la presencia, en una misma especie, de dos o más fenotipos claramente diferenciados.
Popülasyonlarının 650.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir.Se estima su población en unos 650.000 ejemplares.
Farklı popülasyonlar arasındaki gen akışı oranını etkileyen bir dizi faktörler vardır.Hay un número de factores que afectan al ritmo del flujo genético entre poblaciones diferentes.
Böylece fare ve kurbağa popülasyonlarının aşırı artışı engellenir.Como resultado, la población de cobras salvajes aumentó.
1980'lerin ortalarında toplam popülasyonun 3.500 civarında olduğu tahmin edilmişti.La población total se estimó en alrededor de 3.500 ejemplares en la década de 1980.
Bu popülasyon 20.000 yıl önce günümüzün doru vaşaklarına evrimleşmiştir.Esta población evolucionó hacia los modernos linces rojos hace unos 20.000 años.
Bu türün popülasyonu yırtıcı hayvanlardan, parazitlerden ve kuş hastalıklarından etkilenmektedir.La población de este pato se ve afectada por los depredadores, los parásitos y las enfermedades aviares.
Genel olarak çok yaşlı Popülasyon II yıldızlarını içerirler.Compuestas sobre todo por estrellas antiguas, llamadas población II.
Ancak popülasyonlardaki yaygınlıkta 1970'lerin ortasından beri azalma rapor edilmektedir.La idea sin embargo, sí ha tenido un abrumador respaldo en la Asamblea General desde mediados de 1970.
Toplam popülasyonu sadece 100 yetişkin örnekten ibaret olduğu tahmin edilir.La población actual se estima que es menor de 100 individuos adultos.
Bangladeş ve Hindistan dışında yaşayan popülasyonlar ise kritik tehlikede olarak değerlendirilmektedir.Siempre he considerado que estas leyes tanto en la India y Pakistán,son injustas en su mayoría.
Japon Denizi ve Ohotsk Denizi'nde de bazı populasyonların yaşadığı görülmüştür.Pueden verse poblaciones en el mar del Japón y en el mar de Okhotsk.
Toplam popülasyon iki milyonun üzerindedir.La población de la Tierra supera los 200 millones.
Bu sayede popülasyonun azalışı önlenmiştir ancak henüz bir artış gözlemlenmemiştir.Questo ha fermato il declino della popolazione, ma non è stato ancora registrato un incremento.
Toplam popülasyonun 200-300.000 olduğuna inanılmaktadır.La popolazione totale è stimata sui 200-300.000 individui.
Örneğin ilk olarak 1986'ta keşfedilen ve tanımlanan Malampaya popülasyonu o zaman 77 bireyden oluşmaktaydı.La popolazione fu scoperta e descritta per la prima volta nel 1986 e a quei tempi consisteva di 77 individui.
Popülasyon istikrarlıdır ve 100.000-200.000 çift arasındadır.La popolazione è stabile e molto probabilmente i suoi effettivi sono dell'ordine di 100.000-200.000 coppie.
Ama İspanya'daki popülasyon yerleşiktir.Mi piacerebbe essere nel mercato spagnolo.
Japon Denizi ve Ohotsk Denizi'nde de bazı populasyonların yaşadığı görülmüştür.Alcune popolazioni vivono anche nel mar del Giappone e nel mare di Okhotsk.
Bu şekilde büyük bir ihtimalle doğu dönücü yunus popülasyonunun yarısı öldürülmüştür.La popolazione dello Yemen sud-occidentale è stata probabilmente introdotta.
1980'lerin ortalarında toplam popülasyonun 3.500 civarında olduğu tahmin edilmişti.A metà degli anni '80 la popolazione venne stimata intorno ai 3500 individui.
Popülasyonun evrimi yukarıdaki operatörlerin tekrarlanan uygulaması sonrasında gerçekleşir.L'evoluzione della popolazione si ottiene ripetendo in maniera iterata le operazioni descritte sopra.
Adanın kuzeyinde yaşayan popülasyonlar heniz tarif edilmemiş ayrı bir tür olabilir.Gli individui delle Isole dell'Ammiragliato potrebbero appartenere ad una sottospecie ancora non descritta.
Boz foklar birbirnden ayrılmış üç popülasyonda ortaya çıkarlar.Le aquile rapaci sono ripartite in tre popolazioni ben separate l'una dall'altra.
Bu nedenle bu türün popülasyon sayısı avlanmaya karşı oldukça hassastır.Quindi la specie è troppo sensibile per essere oggetto di caccia.
Dünyanın hemen hemen her yerinde bulunurlar ve bazen çok yoğun popülasyonlarda görülebilirler..Sono stati visti molto spesso in Iraq dove sono apparentemente molto popolari.
Sistem ilk olarak rastgele çözüm popülasyonu ile başlatılır.La ricerca di una soluzione del problema inizia con una popolazione di soluzioni iniziale.
Güneyde yaşayanları yerleşikken, daha kuzeyde yaşayan popülasyonlar göçmendir.Si ritiene che almeno le popolazioni più meridionali effettuino spostamenti migratori verso il nord.
Bu şekilde Darwin tilkisinin birbirinden ayrılmış iki popülasyonu oluşur; biri adada diğeri ise kıtada.Вследствие этого возникли две разделённые популяции дарвиновской лисицы, одна на острове, другая на суше.
Toplam popülasyon iki milyonun üzerindedir.Общее население штата превышает два миллиона человек.
1985 ila 2007 arasında Sumatra fili popülasyonunun %50'si ölmüştür.В период с 1985 по 2007 год 50 % суматранских слонов было уничтожено.
Gey ve lezbiyen popülasyonunun büyüklüğüyle ilgili güvenilir veriler kamu politikası için önemlidir.Надежные данные о размере популяции геев и лесбиянок важны для построения наилучшей социальной политики.
Böcek istilasına uğramış zayıf popülasyonlardan tohum elde edilememektedir.Несправедливо угнетаемый верхами бедный народ.
Ama İspanya'daki popülasyon yerleşiktir.Оседлая популяция в Испании.
Pakistan'da çok sayıda Asya popülasyonu kışlar.Также зимой очень популярны круизы по Азии.
Yapay seçilim, canlı popülasyondaki istenilir bir özelliğin bilinçli olarak seçilimidir.Тест на способность предсказать популярные блюда в определённой социальной среде.
Popülasyon genetiği matematiği, aslında Modern evrimsel sentezin bir parçası olarak geliştirilmişti.Морфология среднефранцузского языка была фактически идентичной современной речи.
Sadece küçük bir kurtulan popülasyonu (% 2,5) tamamen normal beyin fonksiyonuna kavuşur.بينما مجموعة صغيرة من الناجين (2.5٪) تستعيد وظائف الدماغ الطبيعية بشكل كامل.
Buna rağmen, popülasyon ve türler düzeyinde birlikte evrime dair kanıtlar bulunmaktadır.إلا أنَّ هناك أدلة على التطور المشترك على مستوى التجمعات والأنواع.