12 dram yapıtı, tek perdelik birkaç piyes ve uyarlamalar yazdı.Napisal je 12 dram in več del za mladino.
Tiyatro piyesleri ve radyo skeçleri yazdı.Parašė teatro ir radijo vaidinimų (spektaklių) scenarijų.
St.Michael'de okul piyeslerine katılmaya başladı.Ta hakkas käima St Michael’si põhikoolis.
Ben bu piyese öykü ve anlatılarla başladım.Ik begon dit stuk met verhalen en vertellingen.
Ben bu piyese öykü ve anlatılarla başladım.그래서 저는 이 작품을 주인공이 이야기를 들려주는 방식으로 썼어요.
Ben bu piyese öykü ve anlatılarla başladım.Так я взялась за эту пьесу, особенно за рассказы и истории.
Ben bu piyese öykü ve anlatılarla başladım.והתחלתי את המופע הזה, בעיקר עם סיפורים ונראטיבים,
Ben bu piyese öykü ve anlatılarla başladım.و قد بدأت هذه القطعة، تحديداً بالقصص و الحكايا
Ben bu piyese öykü ve anlatılarla başladım.次々に たくさんの女性へと導かれ
Ben endişeliydim. Bu yüzden bu piyese başladım.Ja się martwiłam, dlatego napisałam ten tekst.
Ben endişeliydim. Bu yüzden bu piyese başladım.저도 그래요. 그래서 이 작품을 시작했어요.
Ben endişeliydim. Bu yüzden bu piyese başladım.אני הייתי מודאגת. ולכן, התחלתי את המופע הזה.
Ben endişeliydim. Bu yüzden bu piyese başladım.كنت قلقة .لهذا بدأت هذه القطعة.
Ben endişeliydim. Bu yüzden bu piyese başladım.私たちがヴァギナ(膣)をどう考えるか心配で
Bir piyes yazarı.A fost un dramaturg.
Bir piyes yazarı.Bà là 1 nhà viết kịch.
Bir piyes yazarı.Była dramatopisarką.
Bir piyes yazarı.Elle écrivait des pièces.
Bir piyes yazarı.Era una commediografa.
Bir piyes yazarı.Era una dramaturga.
Bir piyes yazarı. "Kadınlar" adlı olağanüstü tiyatro oyununun yazarı.Она была драматургом, написала необыкновенную пьесу "Женщины".
Bir piyes yazarı.Psala divadelní hry.
Bir piyes yazarı.Sie war eine Bühnenautorin.
Bir piyes yazarı.Ze was toneelschrijver.
Bir piyes yazarı.Ηταν θεατρική συγγραφέας.
Bir piyes yazarı.Била е драматург.
Bu yüzden bu piyese başladım.C'est pour cela que j'ai commencé cette pièce.
Bu yüzden bu piyese başladım.Daarom maakte ik dit stuk.
Bu yüzden bu piyese başladım.Deshalb habe ich dieses Stück initiiert.
Bu yüzden bu piyese başladım.E per questo che ho cominciato questa pièce.
Bu yüzden bu piyese başladım.Foi por isso que comecei esta peça.
Bu yüzden bu piyese başladım.Iată de ce am început asta.
Bu yüzden bu piyese başladım.Por eso comencé esta obra.
Bu yüzden bu piyese başladım.Γι' αυτό τον λόγο ξεκίνησα αυτό το έργο.
Bu yüzden bu piyese başladım.Затова започнах тази пиеса.
Bu yüzden bu piyese başladım.Потому и занялась этой пьесой.
Çok şeyler başarmış. Bir piyes yazarı.많은 일들을 했는데, 그 중 하나가 극작가입니다.
Çok şeyler başarmış. Bir piyes yazarı.היא עשתה כל-כך הרבה. היא הייתה מחזאית.
Çok şeyler başarmış. Bir piyes yazarı.لقد قامت بالكثير. كانت مؤلفة مسرحيات.
Çok şeyler başarmış. Bir piyes yazarı.「ザ・ウィメン」という素晴らしい劇を作り
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımAls autist moest ik sociale vaardigheden leren alsof ik in een toneelstuk stond.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımBởi là điều đáng nói về tự kỷ đó là, tôi phải học các kỹ năng xã hội như đang ở trong một vở kịch.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımComme je suis autiste, j'ai dû apprendre le comportement social comme si j'apprenais une pièce.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımKarena menjadi seorang autis, saya harus mempelajari kemampuan bersosialisasi seperti berada di sebuah drama.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydım왜냐하면, 자폐적이라는 것은, 연극을 하는 것처럼 사교술을 배워야만 하기 때문이죠.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımKoska autismiin liittyy se, että minun piti opetella sosiaaliset taidot 'näytelmänä'.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımMert az a helyzet az autizmussal, meg kellett tanulnom a szociális készségeket, mint egy színdarabban.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımPerché la cosa dell'essere autistici è che ho dovuto imparare le competenze sociali come se fosse teatro.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımPorque la cosa con ser autista es que tuve que aprender habilidades sociales como estar en una obra.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımΕπειδή, το ζήτημα είναι ότι ως αυτιστική, έπρεπε να μάθω κοινωνικές δεξιότητες σαν να έπαιζα θέατρο.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımБудучи аутистом, мне приходилось учиться социальным навыкам, например, как играть в пьесе.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımБудучи аутистом, я мусила навчатись соціальним навичкам на зразок того, як грати в п'єсі.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımЗащото работата при аутизма е там, че трябваше да се уча на социални умения, все едно участвам в пиеса.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımכי העניין בהיותי אוטיסטית הוא שהיה עלי ללמוד את הכישורים החברתיים כמו תפקיד בהצגה.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımلأن الأمر المتعلق بكونك متوحد هو , توجّب عليّ أن أتعلم مهارات إجتماعية مثل المشاركة في اللعب.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydım芝居を演じるように 社会性を身につけるからです 学ぶほかないんですね
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Các triết gia, nhà soạn kịch, nhà thần học đã vật lộn với câu hỏi này hàng thế kỉ:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Filosofi, drammaturghi, teologi hanno affrontato per secoli questa domanda:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Filosofit, näytelmäkirjailijat ja teologit ovat kamppailleet tämän kysymyksen parissa vuosisatoja:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Filósofos, dramaturgos, teólogos han lidiado con esta pregunta durante siglos: