Piyes çok eglenceliydi; oraya gitmeliydin.The play was very amusing; you ought to have gone there.
Ama ilk atılımını arkadaşı Gethin Anthony ile oynadığı piyes ile yaptı.She achieved her breakthrough after producing a play with her friend Gethin Anthony.
Orijinal piyeste'ki Nazi turist karakterler film versiyonundan çıkarılmışlar.The film removed the Nazi tourist characters from the original stage version.
Sahne kariyerine Jeanne d'Arc'ı oynadığı bir okul piyesinde başladı.Her stage career began when she portrayed Jeanne d'Arc in a school play.
İlk kez Siyah Orfeus piyesi ve filmi için yaptığı bestelerle ünlenmiştir.He was best known for the compositions he penned for the film Black Orpheus.
Bir okul piyesinde oynayana kadar oyunculuk yapmayı düşünmemiştir.I had not acted even in school plays.
Bazı mitler edebî veya tiyatral biçimde, piyes veya roman olarak bugüne ulaşmışlardır.Some myths survive in theatrical or literary formats as plays or novels.
"Piyeselere gidip çok zaman harcadım."I gave it the best I could and I spent a lot of time away.
Bir piyes yazarı.She was a playwright.
Bu yüzden bu piyese başladım.That's why I began this piece.
Operadaki en büyük piyesin seti Sistem" olarak adlandırılır.The largest set piece in the opera is called The System.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımBecause the thing about being autistic is, I had to learn social skills like being in a play.
Ayrıca yerel kilise geleneklerine dayanan dinî drama piyesleri de vardı.There also were acts of religious drama based on the local church traditions.
Meslek Yazar Türler Şiir, Roman, Piyes, Hikâye, Deneme.Occupation Writer and art critic. Genres Poetry, Novel, Play, Short story, Essay.
Tiyatrodaydık, güzel bir piyes oynadılar.Wir waren im Theater, sie spielten ein schönes Stück.
Mozart piyesin orkestrasyonunda değişik kabiliyetteki seslerin kombinasyonunu ustalıkla birleştirdi.Mosch setzte im Orchester leicht variierende Besetzungen ein.
Sonra zaten piyesler birbirini kovaladı''.Die Vornehmen ahmten die Tracht nach “.
Piyesler yazdı, birçok öğrenci yetiştirdi ve kendisi de oyunlarda yer aldı.Beeldemaker zeugte viele Kinder und lehrte viele Schüler, auch in Leiden und Dordrecht.
Bu piyes Türkiye'de "yüz millî piyes"in içinde yer almıştır.Die Serie habe in Japan „unzählige Fans“ gefunden.
St.Michael'de okul piyeslerine katılmaya başladı.In St. Louis begann er Zeichenstunden zu nehmen.
Sonra radyo için bir dizi dedektif piyesi senaryosu yazdı, bunlar ortalama kalitenin oldukça üzerindeydi.À cette époque, il écrit une douzaine de pièces pour la radio, qui de fait furent diffusées.
Ardından piyeslerde rol aldı ve 1975'te La Tête en ruine filmi ile ilk yönetmenlik çalışmasını gerçekleştirdi.Il joue alors dans des pièces de théâtre puis réalise son premier film en 1975, La Tête en ruine.
Yazdığı iki çocuk piyesi bu dergide yayımlandı.Dos de sus obras fueron publicadas en la revista Les Maîtres de l'affiche.
Çocukluk yıllarında tiyatroya ilgi duydu; okul piyeslerinde rol aldı.Desde pequeño se interesó por el teatro, y participaba en las obras del taller de su escuela.
William Shakespeare, Aşkın Çabası Boşuna piyesinden uyarlama.William Shakespeare, Non chiedere ragione del mio amore.
Ardından piyeslerde rol aldı ve 1975'te La Tête en ruine filmi ile ilk yönetmenlik çalışmasını gerçekleştirdi.Quindi recita a teatro fino a realizzare il suo primo film nel 1975, La tête en ruines.
Sonra zaten piyesler birbirini kovaladı''.Altre ne seguirono".
Sen piyesi türkçeden arapçaya tercüme ettin.Ты перевёл пьесу с турецкого языка на арабский.
Bu piyeste genç prens Hamlet, öldürülen babasının hayaletiyle karşılaşır.Принцу Гамлету является призрак недавно умершего отца.
İlk kez Siyah Orfeus piyesi ve filmi için yaptığı bestelerle ünlenmiştir.Он известен своими композициями для фильма «Чёрный Орфей».
Sahne kariyerine Jeanne d'Arc'ı oynadığı bir okul piyesinde başladı.Её сценическая карьера началась, когда она играла Жанну д’Арк в школьном спектакле.
Çocukluk yıllarında tiyatroya ilgi duydu; okul piyeslerinde rol aldı.С юных лет увлекался театром, участвуя в школьных постановках.
Bir okul piyesinde oynayana kadar oyunculuk yapmayı düşünmemiştir.لم تكن لايزك أي اهتمام في التمثيل إلى أن انضم إلى نادي الدراما في مدرسته.
Ama ilk atılımını arkadaşı Gethin Anthony ile oynadığı piyes ile yaptı.Ela alcançou seu avanço após produzir uma peça de teatro com seu amigo Gethin Anthony.
Bazı mitler edebî veya tiyatral biçimde, piyes veya roman olarak bugüne ulaşmışlardır.Alguns mitos sobreviveram no teatro e literatura, como peças ou romances.
Bu piyes Türkiye'de "yüz millî piyes"in içinde yer almıştır.Na Ásia o jogo é chamado de "300 placas".
1916’da Baykuş adlı manzum piyesi yazarak tanındı.In 1616 ging de familie zich Van Vogelpoel noemen.
Bu eser manzum piyestir. ^Dit is een verwijzing naar Manneken Pis.
Çocukluk yıllarında tiyatroya ilgi duydu; okul piyeslerinde rol aldı.Od dzieciństwa interesował się teatrem, grał w szkolnych przedstawieniach.
Sahne kariyerine Jeanne d'Arc'ı oynadığı bir okul piyesinde başladı.Hennes scenkarriär inleddes med att hon porträtterade Jeanne d’Arc i en skolpjäs.
Sahne kariyerine Jeanne d'Arc'ı oynadığı bir okul piyesinde başladı.Її сценічна кар'єра почалася, коли вона зіграла Жанну д'Арк у шкільному спектаклі.
Bu piyeste genç prens Hamlet, öldürülen babasının hayaletiyle karşılaşır.Принцові Гамлету являється привид нещодавно померлого батька.
Bu beş perdelik piyesin konusu İstibdat Devri'nde geçer.5 největších Zemanových lží z volební debaty.
Sonra zaten piyesler birbirini kovaladı''.Pak malby opadávaly, až zašly."
Yine Bağdat’ta Marin Sorescu’nun yazdığı Matca (Kaynak) piyesini Arapça olarak yayımladı.Tot la Bagdad a publicat în traducere arabă piesa de teatru Matca (Al-Mağrā) de Marin Sorescu.
Mozart piyesin orkestrasyonunda değişik kabiliyetteki seslerin kombinasyonunu ustalıkla birleştirdi.În ansamblu, Mozart a combinat măiestrit nivele diferite ale abilităților vocale.
"Piyeselere gidip çok zaman harcadım.Nagyon sok időt szánt rám és ránk.
“Osmanlı Hürriyet Cemiyeti”nin kurulmasına ilişkin üç perdelik piyes”.Kolme sukupolvea Saastamoisen perheyrityksessä."
Bu piyeste genç prens Hamlet, öldürülen babasının hayaletiyle karşılaşır.Näytelmä kertoo Tanskan prinssi Hamletista, joka kohtaa isänsä haamun.
İlk eseri, “Akümülatörlü Radyo” adlı piyes idi.Η πρώτη της εκπομπή ονομαζόταν «Ραδιοφωνικό ξενύχτι».
William Shakespeare, Aşkın Çabası Boşuna piyesinden uyarlama.En sonet af William Shakespeare om en kærlighed, der aldrig vil blive gengældt.
Bu piyeste genç prens Hamlet, öldürülen babasının hayaletiyle karşılaşır.Prins Hamlet møder sin fars genfærd.
Şivan (Haluk Piyes) Doğu Anadolu Bölgesi'nde yaşayan 20 yaşında bir gençtir.灰汁(あく) 耳鳴坂商店街に棲みついている二十歳の青年。
“Osmanlı Hürriyet Cemiyeti”nin kurulmasına ilişkin üç perdelik piyes”.恐怖、吸血鬼の館」という3つのエピソードで構成されている。
"Piyeselere gidip çok zaman harcadım.」 「僕は多くの時間をNYで過ごした。
Şivan (Haluk Piyes) Doğu Anadolu Bölgesi'nde yaşayan 20 yaşında bir gençtir.一例為東爪哇省一名18歲男子。
Rolf Hochhuth`un piyesi Vekil (1963) Papa 12. Pius`u Nazilerin Yahudileri katletmesine göz yummakla suçlar.Rolf Hochhuth(1931- ) 1964년에 상연된 <신의 대리인>은 전 유럽에 선풍을 일으켰는데, 이 작품은 교황 피우스 12세의 유태인 박해에 대한 책임을 묻는 비판에 그치지는 않았다.
İlk eseri, “Akümülatörlü Radyo” adlı piyes idi.השיר הראשון שכתב היה "Operations of Nature".
Bazı mitler edebî veya tiyatral biçimde, piyes veya roman olarak bugüne ulaşmışlardır.Някои митове оцеляват в театрална или литературна форма като пиеси или романи.
Bu dönemde yeni okullar açıldı, çok sayıda gazete ve dergi yayınlandı, piyesler hazırlandı.Takmer okamžite sa začal budavať vzdelávací systém, boli založené noviny a ustanovený zákonník.