pis ile cümle

pis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onu daha önce yapmadığın için pişmanlık duyuyor musun?Do you regret not doing that earlier?
Tom ekmeği evde pişirir.Tom bakes bread at home.
Tom onu yaptığına pişman oldu.Tom regretted doing that.
Sen pissin.You're filthy.
Seni pislik götürüyor.You're very dirty.
Akşam yemeği pişirmeyecek misin?Aren't you going to cook supper?
Pişirmeye fazla ilgi duymuyorum.I don't have much interest for cooking.
Dün gece Tom akşam yemeği pişirdi.Last night, Tom cooked dinner.
Onlar kararlarından pişman olacaklar.They will regret their decision.
Kararından pişman olacaksın.You will regret your decision.
Tom, onun için kimin akşam yemeği pişireceğini düşündü?Who did Tom think would cook dinner for him?
Tom'a kim ekmek pişirmeyi öğretti?Who taught Tom how to bake bread?
Tom, Mary için bir pasta pişirmek istediğini söyledi.Tom said he wanted to bake a cake for Mary.
Nasıl yemek pişirileceğini öğrenmen gerek.You need to learn how to cook.
Onu söylemekten pişman olabilirsin.You might regret saying that.
Sami onlarca kadını kaçırdı, pişirdi ve onları yedi.Sami kidnapped dozens of women, cooked them and ate them.
Sami o konuda hiç pişmanlık duymadı.Sami had no remorse about that.
Tom, Mary'ye John'ın pişirdiği hiçbir şeyi yememesini tavsiye etti.Tom advised Mary not to eat anything that John cooked.
Saçını kestirdiğin için pişman mısın?Do you regret having had your hair cut?
Sen bir pısırıksın.You're such a wimp.
Biz bisküvileri pişiriyoruz.We're baking biscuits.
O bisküvileri pişirdi.She baked biscuits.
Sen bir pisliktin.You were a jerk.
Ben pisim.I'm filthy.
Eski bir tencerede lezzetli yiyecekler pişirebilirsiniz.You can cook delicious food in an old pan.
Mary benim için biraz kurabiye pişirdi.Mary baked some cookies for me.
O cevap veremeden Mary Tom'u eliyle yakaladı ve dans pistine götürdü.Before he could answer, Mary grabbed Tom by the hand and led him to the dance floor.
Tom bize lezzetli bir akşam yemeği pişirdi.Tom cooked us a delicious dinner.
Bu Tom'un fırında pişirdiği bir pasta.This is a pie that Tom baked.
Hastanenin çatısında bir helikopter pisti var.There is a helipad on the roof of the hospital.
Tom bunu yapmaktan pişman olacağını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought I'd regret doing that.
Tom ve ben bu öğleden sonra üç turta pişirdik.Tom and I baked three pies this afternoon.
Tom'un kahve pişirme tarzını sevmiyorum.I don't like the way Tom makes coffee.
Bunu daha önce yapmadığım için pişmanım.I regret not having done that earlier.
Tom hâlâ yemek pişirmede pek iyi değil.Tom still isn't very good at cooking.
Tom şimdi kararından pişman olduğunu söyledi.Tom said he now regrets his decision.
Tom bu kurabiyeleri bu sabah pişirdi.Tom baked these cookies this morning.
Tom, Mary'nin Çin yemeklerini nasıl pişireceğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think Mary knew how to cook Chinese food.
Boston'a gitmekten gerçekten pişmanlık duyuyorum.I really regret going to Boston.
Boston'a gittiğim için gerçekten pişmanım.I really regret going to Boston.
Bunu yaptığına pişman mısın?Do you regret having done that?
Bunu yapmaktan pişmanlık duyuyor musun?Do you regret having done that?
Bu öğleden sonra bir kek pişirdim.I baked a cake this afternoon.
Bu karardan pişman değilim.I don't regret that decision.
Tom bunu yapmaktan pişmanlık duyduğunu söyledi.Tom said he regrets doing that.
Tom bunu yaptığı için pişman olduğunu söyledi.Tom said he regrets doing that.
Boston'a geldiğimize pişmanız.We regret coming to Boston.
Keşke daha iyi yemek pişirebilsem.I wish I could cook better.
Tom pişirme hakkında çok şey biliyor.Tom knows a lot about cooking.
Tom yemek pişirme hakkında çok şey biliyor.Tom knows a lot about cooking.
Tom bunu yaptığına pişman değil.Tom doesn't regret doing that.
Tom, Mary'nin yemek pişirmede oldukça iyi olduğunu söyledi.Tom said Mary is pretty good at cooking.
Tom bunu yaptığına pişman oluyor.Tom regrets having done that.
Boston'a geldiğime pişmanım.I regret coming to Boston.
Tom bunu yaptığına pişman olmadı.Tom didn't regret doing that.
Pazartesi günü akşam yemeği pişirdim.I cooked dinner on Monday.
Tom bu sabah ekmek pişirdi.Tom baked bread this morning.
Tom, Mary'nin yemek pişirmede iyi olduğunu söylüyor.Tom says that Mary is good at cooking.
Karardan pişman oldum.I regretted the decision.
Boston'u ziyaret ettiğime pişmanım.I regret visiting Boston.

İlgili Sayfalar