pis ile cümle
pis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Boston'a gittiğime pişmanım.I regret going to Boston.
Tom Pazartesi günü akşam yemeği pişirdi.Tom cooked dinner on Monday.
Hayır dediğime pişman değilim.I don't regret saying no.
Tom, Mary'nin yaptıklarından pişman olduğunu söyledi.Tom said Mary regretted what she did.
Patatesleri nasıl pişirirsiniz?How do you cook potatoes?
Tom sizin yemek pişirme tarzınızı seviyor.Tom likes the way you cook.
Tom Mary'nin yemek pişirme şeklini sevmiyor.Tom doesn't like the way Mary cooks.
Kararımdan pişmanım.I regretted my decision.
Bunu yapmadığım için pişmanım.I regret not doing that.
Bostondan ayrıldığıma pişmanım.I regret leaving Boston.
Ben şimdi bunu yaptığıma pişmanım.I now regret doing that.
Tom dün ekmek pişirdi.Tom baked bread yesterday.
Ben çok iyi yemek pişiremem.I can't cook very well.
Ben iyi yemek pişiremem.I can't cook well.
Pişman olabileceğiniz bir şeyi yapmak için tahriklere kapılmayın.Don't let yourself be provoked into doing something that you may regret.
Pişman olabileceğiniz bir şey söylemek için tahriklere kapılmayın.Don't let yourself be provoked into saying something that you may regret.
Pişman olacağınız bir şey yapmak için tahriklere kapılmayın.Don't let yourself be provoked into doing something that you'll regret.
Pişman olacağınız bir şey söylemek için tahriklere kapılmayın.Don't let yourself be provoked into saying something that you'll regret.
Tom bana hiç pişmanlık duymadığını söyledi.Tom told me he had no regrets.
Bence bu eti biraz daha fazla pişirmen gerekiyor.I think you need to cook this meat a little longer.
Akşam yemeğini pişiren kişi Tom değil.Tom isn't the one who cooked dinner.
Hâlâ akşam yemeği pişirecek misin?Are you still going to cook supper?
Tom akşam yemeği için ne pişirdi?What did Tom cook for dinner?
Tom ne pişiriyor?What's Tom cooking?
Henüz yumurtaları pişirmedim.I haven't cooked the eggs yet.
Tom ne pişirdi??What did Tom cook?
Tom bana Mary'nin yemek pişirmede iyi olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was good at cooking.
Şimdi bunu yapmadığım için pişmanım.I now regret not doing that.
Tom bizim için spagetti pişirdi.Tom cooked spaghetti for us.
Tom Boston'tan ayrıldığına pişman oluyor.Tom regrets leaving Boston.
Tom yaptığından pişman oldu.Tom regretted what he did.
Hiç pişmanlıklarım yoktu.I haven't had any regrets.
Ne Tom ne de Mary pişirmede çok iyidir.Neither Tom nor Mary is very good at cooking.
Başka ne pişirdin?What else did you cook?
Erken ayrıldığıma pişmanım.I regret leaving early.
Tom bifteği ızgarada pişirdi.Tom grilled the steak.
Tom dün gece yemek pişirdi.Tom cooked last night.
Tom makarna pişirdi.Tom cooked spaghetti.
Benden daha iyi yemek pişirirsin.You cook better than I do.
Sami bu pisliği temizlemek zorunda.Sami has to clean up this mess.
Sami bir pasta pişirdi.Sami baked a cake.
Mary'nin yaptıklarından pişman olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether Mary really regrets what she did.
Tom senin için pişirdiği pastayı yemediğini biliyor.Tom knows you didn't eat the cake he baked for you.
Tom Mary'ye kendisi için akşam yemeği pişirtmeye çalıştı.Tom tried to get Mary to cook dinner for him.
Tom er ya da geç pişman olacak.Tom is going to regret that sooner or later.
Tom er ya da geç bundan pişman olacak.Tom is going to regret it sooner or later.
Tom Mary için akşam yemeği pişirmemi istiyor.Tom wants me to cook dinner for Mary.
Tom Mary için ne pişirecek?What's Tom going to cook for Mary?
Tom bütün öğleden sonrayı yemek pişirerek geçirdi.Tom spent all afternoon cooking.
Tom parti için bir pasta pişirdi.Tom baked a cake for the party.
Tom senin için yemek pişirecek.Tom is going to cook for you.
Gerçekten Tom'u öptüğüme pişmanım.I really regret kissing Tom.
Tom bunu yaptığına pişman olacak.Tom will regret doing that.
Tom'u öptüğüme pişman değilim.I don't regret kissing Tom.
Sana yalan söylediğimize pişmanız.We regret lying to you.
Gerçekten yalan söylediğime pişmanım.I really regret lying.
Yalan söylediğime pişmanım.I regret that I lied.
Tom yalan söylediğine pişman oldu.Tom regretted lying.
Şimdi yalan söylemekten pişman oluyorum.I now regret lying.
Yalan söylediğime pişman oldum.I regretted lying.