pis ile cümle
pis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Fadıl, Leyla'nın etini pişirip yedi.Fadil cooked and ate Layla's flesh.
Fadıl buna pişman olacak.Fadil is going to regret this.
Sadece ağzını kapat yoksa bundan pişman olacaksın.Just shut your mouth or you'll regret it.
Leyla, Fadıl'a akşam yemeği pişirdi.Layla cooked Fadil dinner.
Leyla, Fadıl'a onun en sevdiği yemeği pişirdi.Layla cooked Fadil his favorite meal.
Çin yemeği pişirmede oldukça iyiyimdir.I'm pretty good at cooking Chinese food.
Her zaman akşam yemeği pişiren kişi benim.I'm the one who always cooks dinner.
Bir pislik gibi davrandığım için özür dilerim.I'm sorry that I acted like a jerk.
Bu öğleden sonra üç kek pişirdim.I baked three cakes this afternoon.
Tom genellikle yemeği pişiren kişidir.Tom is the one who usually does the cooking.
Tom babasının olduğu kadar yemek pişirmede iyidir.Tom is as good at cooking as his father is.
Mutfaktaydım, yemek pişiriyordum.I was in the kitchen, cooking dinner.
Bazen böylesine pislik olabilirsin.You can be such a jerk sometimes.
Bazen gerçek bir pislik olabilirsin.You can be a real jerk sometimes.
Tom yemek pişirmede benden daha iyidir.Tom is better at cooking than I am.
Tom genellikle Mary için akşam yemeği pişirir.Tom often cooks dinner for Mary.
Kendime bir biftek pişirdim.I cooked myself a steak.
Tom, Mary için akşam yemeği pişiriyor.Tom is cooking dinner for Mary.
Biraz küçük kek pişirdim.I baked some cupcakes.
Sen dünyanın pisliğisin.You are the scum of the earth.
Bu insanlar dünyanın pisliğidir.These people are the scum of the earth.
Benim komşularımın hepsi pislik.All of my neighbors are jerks.
Tom, Çin yemeklerinin nasıl pişirileceğini öğrenmek istiyor.Tom wants to learn how to cook Chinese food.
Tom olanlardan pişman olmadığını söylüyor.Tom says he doesn't regret what happened.
Bunu yapamadığım için pişmanım.I regret that I wasn't able to do that.
Tom'la gidemediğime pişmanım.I regret that I couldn't go with Tom.
Tom olanlardan pişman olmadı.Tom didn't regret what had happened.
Tom onun yaptığı şeyi yaptığına pişman değildi.Tom didn't regret doing what he did.
Onu yapamadığıma pişmanım.I regret that I couldn't do that.
Onu Tom'a söylediğime pişmanım.I regret having said that to Tom.
Tom yemek pişirmede oldukça kötüdür.Tom is pretty bad at cooking.
Tom yemek pişirmede oldukça kötü.Tom is pretty bad at cooking.
Yemek pişirmede pek iyi değilim.I'm not very good at cooking.
Ben de hiçbir şeyden pişman değilim.I don't regret anything either.
Bazı kekler pişirdim.I baked some muffins.
Tom ve Mary'nin her ikisi de yemek pişirmekten hoşlanır.Tom and Mary both like to cook.
Tom yapmış olduğu her şeyden pişman oldu.Tom regretted everything he had done.
Bana yardım edebilir misiniz? "Pistil" sözcüğünün doğru çevirisini arıyorum.Can you help me? I'm looking for the correct translation of the word "pistil."
Bu pisliklerin sana zarar vermesine asla izin vermeyeceğim.I'll never let these scumbags hurt you.
Bunun hepsi benim pislik komşumun hatası.It's all my scumbag neighbor's fault.
Tom akşam yemeği için spagetti pişirdi.Tom cooked spaghetti for dinner.
Ne sıklıkta akşam yemeği pişirirsiniz?How often do you cook dinner?
Bu pastayı pişirmiş olan sen misin?Are you the one who baked this cake?
Ben hiç yemek pişiremem.I can't cook at all.
Tom parti için birkaç turta pişirdi.Tom baked a couple of pies for the party.
Çin yemeklerini nasıl pişireceğimi biliyorum.I know how to cook Chinese food.
Tom'un öğle yemeği pişirmesine yardım ettim.I helped Tom cook lunch.
Öğle yemeği pişirmeye yardımcı oldum.I helped cook lunch.
Akşam yemeğini pişirecek misin?Are you going to cook supper?
Pişmanlık, Leyla'yı mahvetti.Remorse overwhelmed Layla.
Belki birkaçı iyi insanlardır ama çoğunluk pisliklerdir.Maybe a few of them are good people, but the majority are scum.
Teyzem yemek pişirmekle meşguldü.My aunt engaged herself in teaching cooking.
Arkadaşlarınız yokluğunuz için pişman olacaklar.Your friends will regret your absence.
Annem bana bu yıl bir doğum günü pastası bile pişirmedi.My mother didn't even bake me a birthday cake this year.
Yemek pişirmekten ne kadar nefret ettiğimi biliyorsun.You know how much I hate cooking.
Annem bana bu yıl bir doğum günü pastası pişirmedi.My mother didn't bake me a birthday cake this year.
Kendi başına herhangi bir yemek pişiriyor musun?Do you do any cooking yourself?
Daha önce hiç ekmek pişirdin mi?Have you ever baked bread before?
Sana bir pasta pişirmedim.I didn't bake you a cake.
Biraz ekmek pişirmemi ister misin?Do you want me to bake some bread?