pis ile cümle
pis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Tom benim için biraz balık pişirdi.Tom cooked some fish for me.
Tom yaptıklarından pişman olmuştu.Tom regretted his actions.
Tom hiçbir pişmanlık ifade etmedi.Tom expressed no remorse.
Tom hiçbir pişmanlık göstermedi.Tom expressed no remorse.
Bu pislikten bıktım.I'm tired of this mess.
Tom hatasından pişmanlık duyuyor.Tom regrets his mistake.
Tom küstah bir pisliktir.Tom is an arrogant jerk.
Geber, pislik.Die, scum!
Bu pisliği sen yaptın.You made this mess.
Bizler büyük pısırıklardık.We were huge wimps.
Hepimiz yarışma pistlerini severiz.We all love lists.
Onların hepsi pislik.They're all jerks.
Pişman mısın?Do you regret it?
Tom bir jambon pişirdi.Tom baked a ham.
O pislik beni öldürmeye çalıştıThat bastard tried to kill me.
O ona pis pis baktı.She gave him a dirty look.
Bunu yapma! Pişman olacaksın.Don't do this. You'll regret it.
Daha sonra pişman olabileceğin hiçbir şey söyleme.Don't say anything that you might regret later.
Hayatımın en büyük pişmanlıklarından biri.It's one of the biggest regrets of my life.
Onu yaparsan pişman olacaksın.If you do that, you'll be sorry.
Tom'la evlenirsen, pişman olursun.If you marry Tom, you'll be sorry.
Aslında pek iyi yemek pişiremem.I can't really cook very well.
Emeklilik konusunda pişmanlık duymuyorum.I have no regrets about retiring.
Tom'a pişirmede pek iyi olmadığımı söyledim.I told Tom that I wasn't very good at cooking.
Tom'un pişirdiği pastayı yemediğim için mutluyum.I'm glad I didn't eat the cake that Tom baked.
Bu şarkıyı Tom ve Mary'nin düğününde söylemekten pişmanım.I regret singing that song at Tom and Mary's wedding.
Tom bazı kalp şeklinde kurabiyeler pişirdi.Tom baked some heart-shaped cookies.
Tom'un yemek pişirme şeklini beğenmeyeceğini biliyordum.I knew you wouldn't like the way Tom cooks.
Eylemleri için hiçbir pişmanlık göstermedi.He didn't show any remorse for his actions.
Ben bir pısırığım.I'm a wimp.
Anne pişman bir şekilde "Ah, çok üzgünüm" dedi."Oh, I'm so sorry," said Anne penitently.
Tom bize güzel bir yemek pişirdi.Tom cooked us a nice meal.
Buna pişman olacağına söz veriyorum.I promise you'll regret this.
Onu yapmaktan asla pişman değildim.I never regretted doing that.
Fadıl yemek pişiriyor.Fadil is cooking.
Fadıl kesinlikle pişman olmadan bir seri katil haline geldi.Fadil became a serial killer with absolutely no remorse.
Fadıl suçlarından dolayı çok pişmandı.Fadil was remorseful for his crimes.
Tom yumurtalarını çok pişmiş sever.Tom likes his eggs hard-boiled.
Ekmek pişirdim.I baked bread.
Bir pasta pişirdim.I baked a pie.
Bir turta pişirdim.I baked a pie.
Turta pişirdim.I baked a pie.
Tom için yemek pişiriyorum.I cook for Tom.
Onu nasıl pişireceksin?How are you going to cook that?
Yumurtanın nasıl pişirilmesini istiyorsun?How do you want your eggs cooked?
Tom kendisi için Mary'ye nasıl akşam yemeği pişirtti?How did Tom get Mary to cook dinner for him?
Tom kendine iyi bir yemek pişirdi.Tom cooked himself a good meal.
Tom kararından pişman olmadı.Tom didn't regret his decision.
Bir pasta pişirmeye hazırlanıyorum.I'm getting ready to bake a cake.
Gazla pişiriyorum.I cook with gas.
O karardan derin biçimde pişmanım.I deeply regret that decision.
Hindiyi nasıl pişireceksin?How are you going to cook the turkey?
Tom pis.Tom is filthy.
Çin yemeklerini nasıl pişireceğimi öğrenmekle ilgilenmiyorum.I'm not interested in learning how to cook Chinese food.
Bir çok pişmanlığım var.I have many regrets.
Kek pişirdim.I baked brownies.
Tom'a pasta pişirdim.I baked Tom a cake.
Bu öğleden sonra üç turta pişirdim.I baked three pies this afternoon.
Ben kahvaltı pişirdim.I cooked breakfast.
Fadıl pişmanlık duyuyordu.Fadil sounded remorseful.