pirinç ile cümle

pirinç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
(Topaklanmamasına dikkat edilir) Pirinci ilave edilir.E hicimos llover sobre ellos una lluvia.
Bundan başka darı, pirinç, pamuk ve şekerkamışı yetiştirilir.Además del arroz, también se cultiva algodón y té.
“Tteok” pirinç keki ve “guk” ise çorba anlamına gelmektedir.İşkembe significa en idioma turco 'tripa' o 'barriga' y çorba significa sopa.
Pirinçten yapılma bir saati dağıttı ve denilenlere göre yeterince iyi çalışan tahtadan bir kopyasını yaptı.Desmontó un reloj de latón y construyó una réplica de madera que, según se cuenta, funcionaba "bien".
Amazake (Japonca: 甘酒), fermente pirinçten yapılan düşük alkollü tatlı bir geleneksel Japon içeceğidir.AFI: ) es una bebida japonesa tradicional, dulce y ligeramente alcohólica hecha de arroz fermentado.
Özellikle pirinç yetiştirilir.Algunos añaden arroz.
Senbei (Japonca: 煎餅), bir Japon pirinç krakeridir.Los senbei (煎餅, ''senbei''?) son crackers japoneses hechos de arroz.
Pirinç sütü, pirinçten elde edilen bir tahıl sütüdür.La leche de arroz, bebida hecha de granos de arroz.
Kaynatılmış pirinç, kahverengi pirinç besinlerinin% 80'ini taşır. ^El arroz refinado es el 68 % del arroz en peso.
Pirinç ve Mısır ekimi çok yaygındır.El pequi con arroz y pollo es especialmente popular.
(Naisok) (pirinç) (yemek).Véase Melk (río).
Beyaz pirinç tüketiminin çok olması da riski artırmakta rol oynamaktadır.Mangiare molto riso bianco sembra svolgere un ruolo nell'aumento del rischio.
Pirinç ayaklanmaları modern Japonya tarihinde kapsamı, boyutu ve şiddeti bakımından eşsizdi.I moti per il riso sono stati senza pari nella moderna storia giapponese in termini di dimensioni e violenza.
Kore’de ana ürünler pirinç, arpa ve fasulye dir, fakat pek çok tamamlayıcı ürünler kullanılır.Le principali colture in Corea sono riso, orzo e fagioli, ma se ne usano molte altre.
Pirinç, ki üçte bir çinko lu bakır özellikle popüler bir malzemedir.L'ottone, che è rame con un terzo di zinco, è stato un materiale particolarmente popolare.
İnsanların %80 kadarı pirinç çiftçisiydi.Circa l'80% della popolazione era composta da coltivatori di riso.
Büyük ölçekli pirinç pazarları Edo ve Osaka'da gelişti.A Edo e Osaka si svilupparono grandi mercati del riso.
Kore mutfağı büyük ölçüde pirinç, sebze ve ete dayanmaktadır.La cucina coreana si basa in gran parte sull'utilizzo di riso, verdure e carne.
Bataklıkların kurutulmaya başlanmasıyla Pirinç üretimi süresiz olarak askıya alınmıştır.Durante la risalita dei fiumi smette di nutrirsi.
Dünyada en fazla pirinç üretimi Güneydoğu Asya'da, özellikle de Muson Asyası'nda yapılmaktadır.La principale industria sull'isola è la produzione della canna da zucchero, in particolare nel nord.
Beldede Pirinç Festivalı yapılır.È stato proclamato anno internazionale del riso.
Yemek olarak ise pirinç atılır ve sadece balık yenir.Nel mangiarlo, il riso fermentato veniva scartato, consumando solo il pesce.
Özellikle pirinç yetiştirilir.È ampiamente coltivato il riso.
Bu yüzdendir ki Filipinler'de "Pirinç Kabı" olarak adlandırılır.Nelle Filippine, il Rāja è chiamato anche Raha.
Hazırlanışında, balık mayalanan pirinç içine sarılarak mayalanır.Una volta pronto, viene versato il tutto sul riso caldo.
Nisan 2008'de hükümet pirinç ihracını durdurdu.Nel novembre 2011 la IRS romena entra in insolvenza.
Kaynatılmış pirinç pişirmek için daha az zaman alır ve daha sıkı ve daha az yapışkan olur.Se invece non mangia a sufficienza, diventerà sempre più lento e fiacco.
Sonra ilk defa Kutsal Kase motifi ve sonra pirinç çalgılar sesli itikat motifi duyulur.Per la prima volta sentì il profumo del cibo, per la prima volta ascoltò il suono delle risate.
1878'de, kazanın pirinç üretimi rekoltesi 31.654 kilo'dur.Nel 1863 la produzione della sua birra artigianale si attestò sulle 35000 bottiglie.
(Naisok) (pirinç) (yemek).(Messico) (loto nero).
Temmuz-Eylül 1918 tarihlerinde Japonya'da yaşanan pirinç ayaklanmaları Uozu'da başlamıştır.Nell'agosto del 1918, nelle città di tutto il Giappone scoppiarono rivolte per il riso.
Pirinç yiyorum.Я ем рис.
Artık pirinç yemiyorum.Рис я больше не ем.
Pirinç artık yemiyorum.Рис я больше не ем.
2014'ten sonra Güney Kore pirinç pazarı tamamen açılacaktı.К 2014 году рынок риса в Южной Корее должен стать полностью открытым.
Alfa-beta pirinçleri genellikle sıcak işlemine tabi tutulurlar.Ара, как правило, пьют тёплым.
Kore’de ana ürünler pirinç, arpa ve fasulye dir, fakat pek çok tamamlayıcı ürünler kullanılır.Основными культурами в Корее являются рис, ячмень и бобы, хотя используется и множество других.
Pirinç ekimine ovalarda az miktarda yer verilir.В природе выделяется в небольшом количестве рисом.
Köyde tütün ve pirinç yetiştirilmektedir.В окрестностях города возделывают рис и табак.
Özellikle pirinç ekimi yapılmaktadır.Значит, для них действительно польются молочные реки?
“Tteok” pirinç keki ve “guk” ise çorba anlamına gelmektedir.Буквально «кукпап» означает «суп с рисом».
Mercimek ve pirinç de tüm ülkede çok yaygın kullanılır.Напиток производится и потребляется во всей Греции.
İnsanların %80 kadarı pirinç çiftçisiydi.80 % беженцев были крестьянами.
(Naisok) (pirinç) (yemek).«Ве́рис» (молд. и рум.
Osmancık ilçesinde pirinç üretimi etkin bir şekilde yapılmaktadır.Земледелию во многом способствует искусственная ирригация.
Pirinç temel üründür.Ржаной хлеб являлся основным продуктом питания.
Pirinç en önemli bir geçim kaynağıdır.Рис является основным источником пропитания.
Manzanillo'da öğretmenlik yapar, aynı zamanda küçük bir pirinç tarlasının sahibi konumundadır.Был школьным учителем в Мансанильо, также владел рисоводческим хозяйством в провинции Камагуэй.
Pirincin mayalanma için kullanılmamasının ilk örneği budur.وكانت هذه هي المرة الأولى التي لا يستخدم فيها الأرز في التخمير.
Pirinç ayaklanmaları modern Japonya tarihinde kapsamı, boyutu ve şiddeti bakımından eşsizdi.كانت انتفاضة الأرز غير مسبوقة في التاريخ الياباني المعاصر من ناحية النطاق والحجم والعنف.
Beyaz pirinç tüketiminin çok olması da riski artırmakta rol oynamaktadır.ويبدو أن تناول الكثير من الأرز الأبيض يلعب أيضًا دورًا في زيادة إمكانية الإصابة.
Pirincin mayalanmış olması, balığın bozulmasını önlemektedir.فقد كان تخمر الأرز يحول دون فساد السمك.
Özellikle pirinç yetiştirilir.ولكنها الآن تستورد الأرز.
Pirinç sütü, pirinçten elde edilen bir tahıl sütüdür.حليب الأرز هو أحد أنواع حليب الحبوب المصنعة من الأرز.
Para toplamak için daimyo, henüz hasat edilmemiş pirinci satmak için vadeli sözleşmeler yaptı.واستخدم الإقطاعيون عقود لبيع الأرز التي لم تحصد بعد.
Yemek olarak ise pirinç atılır ve sadece balık yenir.ثم كان يتم التخلص من الأرز المتخمر وتناول الأسماك فقط.
Pirinç tarımının önemli bir merkezidir ve yaz aylarında su basan pirinç tarlalarıyla çevrilidir.وهي مركز هام لزراعة الارز ،حيث تحيط بها حقول الارز، التي تغدق بالمياه في الصيف.
Yanı sıra köy halkı Pirinç yetiştiriciliğinden geçim sağlamaktadır."وبالنظر للمزارعين في غانا فقد اعتادوا على العيش من زراعة الأرز.
Kore mutfağı büyük ölçüde pirinç, sebze ve ete dayanmaktadır.يعتمد المطبخ الكورى على الأرز المطهو على البخار والخضروات واللحوم بشكل أساسى.
Nian gao (Çince: 年糕; pinyin: niángāo), yapışkan pirinçten hazırlanan bir Çin kekidir.قط دراجون لي (بالإنجليزية: Dragon Li) (بالصينية:狸花猫) ، هي سلالة قطط صينية نشأت من فلكلور صيني .
İlgili Sayfalar