Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Jag skulle vilja ha svamp ock lotus blad över ris, vitkåls sallas, och omija te.
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Poproszę ryż z grzybami i płatkami lotosu, sałatkę z kapusty i herbatę omija.
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Tôi muốn gọi cơm rang nấm và ngó sen, sa lát bắp cải và trà Omija...
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Vorrei dei funghi e del riso con sopra delle foglie di loto, l'insalata di cavolo e del tè omija.
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Θα ήθελα μανιτάρια και ρύζι με φύλλα λωτού από πάνω, σαλάτα λάχανο, και τσάι όμιτζα.
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Я буду грибы, рис в листьях лотоса, капустный салат и чай с лимонником.
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.أريد مشروم ولوتس فوق الارز وسلطه ملفوف وشاي اوميجا
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.私は鮑粥に緑茶
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Champignons en lotus bladeren met rijst, kool salade, en omija thee.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Ciuperci si frunze de lotus peste orez, salata de varza si ceai de omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Cơm rang nấm và ngó sen, sa lát bắp cải và trà Omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Des champignons et des feuilles de lotus avec du riz, de la laitue et du thé Omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Funghi e riso con foglie di loto sopra, insalata di cavolo e tè omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Nasi berlauk jamur dan daun lotus, salad kol dan teh omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Pilze und Lotus Blätter auf den Reis,Kohl gesalzt und Omija Tee.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Ryż z grzybami i liśćmi lotosu, sałatka z kapusty, i herbata omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Svamp coh lotus blad över ris, vitkåls sallad och omija te
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Μανιτάρια και ρύζι με φύλλα λωτού από πάνω, σαλάτα λάχανο και τσάι όμιτζα.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Ггрибы, рис в листьях лотоса, капустный салат и чай с лимонником.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.مشروم ولوتس فوق الارز..سلطه ملفوف وشاي اوميجا
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.グリルチキンに緑茶 トッポッキと野菜を
O zaman temcit pilavı gibi niye aynı lafı ettiriyorsun?Alors pourquoi faire me répéter les mêmes choses encore et encore ?
O zaman temcit pilavı gibi niye aynı lafı ettiriyorsun?¿Entonces porque me haces repetir lo mismo una y otra vez?
O zaman temcit pilavı gibi niye aynı lafı ettiriyorsun?Τότε γιατί με κάνεις να επαναλαμβάνω τα ίδια πράγματα ξανά και ξανά;
O zaman temcit pilavı gibi niye aynı lafı ettiriyorsun?Тогава защо ме караш да повтарям едно и също?
O zaman temcit pilavı gibi niye aynı lafı ettiriyorsun?- Чего тогда заставляешь человека повторят одно и то же?
O zaman temcit pilavı gibi niye aynı lafı ettiriyorsun?إذن لماذا تجعلنى أكرر ما قلته مراراً وتكراراً؟
Pilava konan sarı şeylere ne deniyordu?C'est quoi, la sauce jaune sur le riz ?
Pilav ve çorba var...A rizs és a leves...
Pilav ve çorba var...Εντάξει ... το ρύζι και η σούπα ...
Pilav ve çorba var...حسنا...هناك حساء وارز هناك
Plain Pulau (Sade Pilav)Le pulau nature
Plain Pulau (Sade Pilav)Pulau simple
Plain Pulau (Sade Pilav)Простое блюдо пилау
Sadece pilav 30 bin wondu ve tüm yemekse 50 bin won.A fehér rizs 30 ezer, a barna 50 ezer volt.
Sadece pilav 30 bin wondu ve tüm yemekse 50 bin won.Le riz blanc était à 30 $ et le riz brun à 50 $.
Sadece pilav 30 bin wondu ve tüm yemekse 50 bin won.Για ρύζι ήταν 30 ευρώ και για κανονικό γεύμα 50.
Sadece pilav 30 bin wondu ve tüm yemekse 50 bin won.الطبق الجانبي 30 دولار. والطبق الرئيسي 50 دولار
Sade Pilav- basit baharatlı bir pilav.Le pulau nature, un plat simple de riz épicé.
Sade Pilav- basit baharatlı bir pilav.Prosty Pulau - proste danie z aromatyzowanego ryżu.
Sade Pilav- basit baharatlı bir pilav.Pulau simples - um simples prato de arroz apimentado.
Sade Pilav- basit baharatlı bir pilav.Pulau simple - un simple plato de arroz condimentado.
Sade Pilav- basit baharatlı bir pilav.Εικόνα από τον Sanim Haque.
Sade Pilav- basit baharatlı bir pilav.Обычный пилау — простое пряное блюдо с рисом.
Sade Pilav- basit baharatlı bir pilav.الصورة مأخوذة من قبل سنيم هاك.
Tamam... Pilav ve çorba var...Mmm, d'accord... le riz et la soupe sont...
Ve temel olarak bağımsız değişkeni yaptı. pilav yiyen çinli erkeklerin mutlaka yaşam standardını getirecektir.이것은 기본적으로 쌀을 먹는 중국인은 고기를 먹는 미국인의
Ve temel olarak bağımsız değişkeni yaptı. pilav yiyen çinli erkeklerin mutlaka yaşam standardını getirecektir.והוא טען שגברים סיניים שאכלו אורז יורידו בהכרח את רמת החיים
Ve temel olarak bağımsız değişkeni yaptı. pilav yiyen çinli erkeklerin mutlaka yaşam standardını getirecektir.وقد فتحت باب الجدل ان الرجال الصينيين الذين يتناولون الأرز سيؤدي إلى انخفاض مستوى المعيشة
Ve temel olarak bağımsız değişkeni yaptı. pilav yiyen çinli erkeklerin mutlaka yaşam standardını getirecektir.米を食べる中国人は 肉を食べるアメリカ人の生活の水準を 下げることになるというものです
Yemek yoktu, yalnızca biraz pilav.Er was geen eten, alleen een beetje rijst.
Yemek yoktu, yalnızca biraz pilav.Es gab kein Essen, nur ein bisschen Reis.
Yemek yoktu, yalnızca biraz pilav.Il n'y avait rien à manger, juste un peu de riz.
Yemek yoktu, yalnızca biraz pilav.Không có thức ăn, chỉ có cơm.
Yemek yoktu, yalnızca biraz pilav.음식이라곤 없었어요. 쌀 조금 정도 밖에.
Yemek yoktu, yalnızca biraz pilav.Nie było jedzenia, tylko trochę ryżu.
Yemek yoktu, yalnızca biraz pilav.No había comida, sólo un poco de arroz.
Yemek yoktu, yalnızca biraz pilav.Non c'era cibo, solo un po' di riso.
Yemek yoktu, yalnızca biraz pilav.Nu era mâncare, doar puţin orez.
Yemek yoktu, yalnızca biraz pilav.Еды не было. Лишь немного риса.