Pilavlar ekmek yerine doyurucu madde olarak kullanılır.I Semmelgetzen brukes ristet brødterninger i stedet for mel.
İspanyol pilavı denilmesine rağmen bu yiyecek İspanya'da tam olarak bilinmemektedir.Meski namanya menggunakan nama Italia, hidangan ini hampir sama sekali tidak dikenal di Italia.
Hemen hemen her yemekte pilav servis edilir.Hầu như mỗi bữa ăn đều có cơm.
Naisok pilav yer. c) Sahiplik Özne Soru Nini mung tamo?Ngoại tổ mẫu: Trinh Kính phu nhân họ Kim ở Ninh Châu (貞敬夫人寧州金氏).
Bulgur pilavı ile yenirse çok lezzetli olur.なんでも美味しそうにペロリと食べる。
Her yıl Hıdrellez pilavı yapılır.毎年自分で梅酒を造っている。
Geleneksel Japon Mutfağının ana gıdası pilavdır, gohan (ご飯).好きな台湾の夜市料理は魯肉飯(ルーロウハン)。
Bu şenliklerde dualarla birlikte katılımcılara pilav ikram edilir.この時の香煙は、参祷者の祈りを象徴するとされる。
Bulgurdan pilav ve kıyma (çiğ köfte)yaparlar.웃음과 풍자 넘치는 홈멜러物”.
Özellikle Japonya ve Çin'de pirinç pilavı çok tüketilir.ביפן וסין ארוחת הבוקר כוללת מרק.
En meşhur düğün yemeği goşt u girar (et ve pilav) ve tirşiktir.Najdominantniji od njih jesu kašalj, osip i poremećaji okusa (metalni okus ili gubitak okusa).
Pilavlar ekmek yerine doyurucu madde olarak kullanılır.Kruh je nepoznanica - umjesto njega se koristi umjetna hrana.
Nişastasız pirinç pilavı nasıl pişirirsin?Kaip tu gamini plovą be krakmolo?
Yemeklerin sosu pilav tarafından emdirilerek tüketilir.Neil õnnestuski soja kiududest riiet valmistada.
Her yıl Hıdrellez pilavı yapılır.Küpseid banaane saab igal aastaajal.
Geleneksel atış talimi yapılıp, pilav dağıtılmaktadır.Näidatakse traditsioonilise püstkoja püstitamist ja põhjapõtrade karjatamist.
Bana hemen cep telefonumu verirseniz... ...belki fasulyeli pilav yiyebilirsiniz.Ha nem adja ide a mobilomat, akkor a királyi család nevében nagy bajba fogom sodorni.
Bana hemen cep telefonumu verirseniz... ...belki fasulyeli pilav yiyebilirsiniz.Si vous ne me rendez pas mon portable, au nom de la Famille Impériale, vous risquez de gros problèmes.
Bana hemen cep telefonumu verirseniz... ...belki fasulyeli pilav yiyebilirsiniz.اذا لم تعطني الهاتف في الحال فستأكل الارز بالفاصوليا
Dijon hardalı ve buharda pişirilmiş ceviz ve kinoalı pilav ve ızgarada pişirilmiş brokoli ilave edilir.틸라피아 5온스와 아삭아삭하고 구운 브로콜리를 곁들인 김이 나는 피칸 퀴노아 필래프가 나옵니다.
Dijon hardalı ve buharda pişirilmiş ceviz ve kinoalı pilav ve ızgarada pişirilmiş brokoli ilave edilir.מצופה בחרדל דיז'ון ופירורי לחם קלויים לצד ערימה מהבילה של פילאף פקאן-קינואה וברוקולי צלוי ופריך
Dijon hardalı ve buharda pişirilmiş ceviz ve kinoalı pilav ve ızgarada pişirilmiş brokoli ilave edilir.المخبوز مع خردل الديجون المموج والبقسماط المشوي وكومة مبخرة من بيلاو الكينوا البقان مع القرنبيط
Dijon hardalı ve buharda pişirilmiş ceviz ve kinoalı pilav ve ızgarada pişirilmiş brokoli ilave edilir.歯ごたえ抜群で中は 柔らか甘みも十分炭火焼の ブロッコリーに少しチリがかかった
Dünyanın neresinde yaşıyordur ki? Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Je voudrais des champignons et des feuilles de lotus avec du riz, de la laitue, et du thé Omija.
Dünyanın neresinde yaşıyordur ki? Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Mi-ar placea ciuperci si frunze de lotus peste orez, salata de varza, si ceai de omija.
Eger pilavimin icine bir karinca dusse, goremezdim.Dacă o furnică îmi cadea în orez, nu puteam să o vad nici pe aceea.
Eger pilavimin icine bir karinca dusse, goremezdim.Ha hangya pottyant a rizsbe, azt sem láttam.
Eger pilavimin icine bir karinca dusse, goremezdim.Jeśli mrówka wpadła mi do ryżu, tego też nie widziałam.
Eger pilavimin icine bir karinca dusse, goremezdim.밥에 개미가 들어가도 못 봤어요.
Eger pilavimin icine bir karinca dusse, goremezdim.Of een mier die in mijn rijst viel.
Eger pilavimin icine bir karinca dusse, goremezdim.Se mi cadesse una formica nel riso, non riuscirei a vedere nemmeno quella.
Eger pilavimin icine bir karinca dusse, goremezdim.Si una hormiga se caia en mi arroz, tampoco podía verla."
Eger pilavimin icine bir karinca dusse, goremezdim.Si une fourmi tombait dans mon riz, je ne pouvais pas voir cela non plus.
Eger pilavimin icine bir karinca dusse, goremezdim. Thulasiraj Ravilla:失明によって人は視力を失うだけでなく
Eger pilavimin icine bir karinca dusse, goremezdim.Wenn mir eine Ameise in den Reis fiel, konnte ich das auch nicht sehen.
Eger pilavimin icine bir karinca dusse, goremezdim.Если муравей попадал в мой рис, я его тоже не видела".
Eger pilavimin icine bir karinca dusse, goremezdim.גם אם נמלה נפלה לתוך האורז שלי, לא יכולתי לראות זאת.
Eger pilavimin icine bir karinca dusse, goremezdim.إذا سقطت نملة في الأرز لدي، لن أتمكّن من رؤيتها.
Ekmek ve pilav da yemelisinAr trebui sa mananci si orez si paine de asemenea.
Ekmek ve pilav da yemelisinCậu nên ăn cơm và bánh mì nữa chứ
Ekmek ve pilav da yemelisinDovresti mangiare anche il riso e il pane.
Ekmek ve pilav da yemelisinDu borde äta ris och bröd också.
Ekmek ve pilav da yemelisinDu solltest Reis, und auch Brot essen.
Ekmek ve pilav da yemelisinJe zou rijst moeten eten, en brood ook.
Ekmek ve pilav da yemelisin밥도 먹고 빵도 먹고 그래해야지
Ekmek ve pilav da yemelisinPowinnaś jeść także ryż i chleb.
Ekmek ve pilav da yemelisinSeharusnya kau makan nasi dan roti juga.
Ekmek ve pilav da yemelisinTu devrais manger du riz, et du pain.
Ekmek ve pilav da yemelisinΠρέπει να τρως ρύζι, και ψωμί επίσης.
Ekmek ve pilav da yemelisinИногда надо бы есть рис или хлеб.
Ekmek ve pilav da yemelisinيجب أن تأكلي الأرز, و الخبز أيضاً
Ekmek ve pilav da yemelisinククスよりキュウリキムチを食べたくてきました すご~くオイシイです
Finliler hemen hemen tipik Avrupalı yemekler, genelde et, balık, patates, pilav ve makarna yerler.Finländare äter relativt typisk europeisk mat som ofta innehåller kött, fisk, potatis, ris eller pasta.
Finliler hemen hemen tipik Avrupalı yemekler, genelde et, balık, patates, pilav ve makarna yerler.芬兰饮食和其他欧洲国家类似,常见食材包括肉类、鱼类、土豆、大米和意大利面等。素食也渐渐地流行起来。人们通常一天吃两顿热食,午餐和正餐。成年人也经常饮用牛奶。
Körili pilava ne dersin?J'aurais dû prendre du riz au curry.
Körili pilav ister misin?- Tu veux du riz au curry ? - Non.
Körili pilav mı diyorsun?- Du curry.
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Aku ingin nasi berlauk jamur dan daun lotus, salad kol dan teh omija.
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Ich hätte gerne Pilze und Lotus Blätter über den Reis,Kohlsalat und Omija Tee.
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Ik wil graag champignons en lotus bladeren met rijst, kool salade , en omija thee.