Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Всякий муж, молящийся или пророчествующий с покрытою головою, постыжает свою голову.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.(Обаче, нито жената е без мъжа, нита мъжът без жената, в Господа;
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Усякий чоловік, що молить ся або пророкує, покривши голову, осоромлює голову свою.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.כל איש אשר יתפלל או יתנבא וראשו מכסה מבזה הוא את ראשו׃
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.كل رجل يصلّي او يتنبأ وله على راسه شيء يشين راسه.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.凡 男 人 禱 告 或 是 講 道 、 〔 講 道 或 作 說 豫 言 下 同 〕 若 蒙 著 頭 、 就 羞 辱 自 己 的 頭
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.凡 男人 禱告 或是 講道 、 〔 講道 或 作說 豫 言下 同 〕 若 蒙 著頭 、 就 羞辱 自己 的 頭
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.A drudzy mówili: Elijasz to jest; drudzy zaś mówili: Prorok to jest, albo jako jeden z onych proroków.
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.Alţii ziceau: ,,Este Ilie.`` Iar alţii ziceau: ,,Este un prooroc ca unul din prooroci.``
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.Altri invece dicevano: «E' Elia» altri dicevano ancora: «E' un profeta, come uno dei profeti»
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.Andre sa: Det er Elias; andre igjen sa: Det er en profet, som en av profetene.
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.Andre sagde: "Det er Elias; " men andre sagde: "Det er en Profet ligesom en af Profeterne."
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.D`autres disaient: C`est Élie. Et d`autres disaient: C`est un prophète comme l`un des prophètes.
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.Drugi pa pravijo: Elija je; a drugi: prorok je, kakor eden izmed starih prorokov.
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.Etliche aber sprachen: Er ist Elia; etliche aber: Er ist ein Prophet oder einer von den Propheten.
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.Jedni totiž hovorili, že je Eliáš, a iní hovorili, že je prorok alebo jako jeden z prorokov.
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.Jiní pak pravili, že jest Eliáš; a jiní pravili, že jest prorok, aneb jako jeden z proroků.
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.어떤이는 이가 엘리야라 하고 또 어떤이는 이가 선지자니 옛 선지자 중의 하나와 같다 하되
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.Maar anderen zeiden dat Hij Elia was en weer anderen noemden Hem een nieuwe profeet.
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.Mas outros diziam: É Elias. E ainda outros diziam: É profeta como um dos profetas.
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.Men andra sade: »Det är Elias.» Andra åter sade: »Det är en profet, lik de andra profeterna.»
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.Người thì nói : Ấy_là Ê - li ; kẻ thì nói : Ấy_là đấng tiên_tri , như một trong các đấng tiên_tri đời xưa .
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.Người thì nói: Ấy là Ê-li; kẻ thì nói: Ấy là đấng tiên tri, như một trong các đấng tiên tri đời xưa.
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.Otros decían: "Es Elías." Mientras otros decían: "Es profeta como uno de los profetas.
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.Αλλοι ελεγον οτι ο Ηλιας ειναι αλλοι δε ελεγον οτι προφητης ειναι η ως εις των προφητων.
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.Другие говорили: это Илия, а иные говорили: это пророк, или как один из пророков.
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.Инші казали, що се Ілия; инші ж казали, що се пророк або один з пророків.
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.ואחרים אמרו כי הוא אליהו ואחרים אמרו כי נביא הוא או כאחד הנביאים׃
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.قال آخرون انه ايليا. وقال آخرون انه نبي او كأحد الانبياء.
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.但 別 人 說 、 是 以 利 亞 . 又 有 人 說 、 是 先 知 、 正 像 先 知 中 的 一 位
Başkaları, ‹‹O İlyastır›› diyor, yine başkaları, ‹‹Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir›› diyordu.但 別人說 、 是 以利亞 . 又 有 人 說 、 是 先知 、 正像 先知 中 的 一 位
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.A aj, když ještě ona mluvila s králem, přišel Nátan prorok.
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.A hľa, kým ona ešte hovorila s kráľom, prišiel prorok Nátan.
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.Als sie aber noch redete mit dem König, kam der Prophet Nathan.
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.A oto, gdy ona jeszcze mówiła z królem, przyszedł Natan prorok.
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.Bà đương còn tâu với vua , thì tiên_tri Na-than đến .
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.Bà đương còn tâu với vua, thì tiên tri Na-than đến.
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.Enquanto ela ainda falava com o rei, eis que chegou o profeta Natã.
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.És ímé, mikor még a királylyal szólana, Nátán próféta megérkezék.
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.In glej, ko še govori s kraljem, pride Natan prorok.
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.Ja katso, hänen vielä puhutellessaan kuningasta tuli profeetta Naatan.
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.밧세바가 왕과 말씀할 때에 선지자 나단이 들어온지라
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.Medan hon ännu höll på att tala med konungen, kom profeten Natan.
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.Medens hun endnu talte med Kongen, kom Profeten Natan,
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.Mens hun ennu talte med kongen, kom profeten Natan.
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.Mentre Betsabea ancora parlava con il re, arrivò il profeta Natan
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.Pe cînd încă vorbea ea cu împăratul, iată că a sosit proorocul Natan.
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.Sementara Batsyeba masih berbicara, Nabi Natan tiba di istana
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.Tandis qu`elle parlait encore avec le roi, voici, Nathan le prophète arriva.
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.Y he aquí, mientras ella todavía hablaba con el rey, llegó el profeta Natán
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.Και ιδου, ενω αυτη ελαλει ετι μετα του βασιλεως, ηλθε και Ναθαν ο προφητης.
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.А докато тя още говореше с царя, ето, дойде и пророк Натан.
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.Когда она еще говорила с царем, пришел и пророк Нафан.
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.והנה עודנה מדברת עם המלך ונתן הנביא בא׃
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.وبينما هي متكلمة مع الملك اذا ناثان النبي داخل.
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.拔 示 巴 還 與 王 說 話 的 時 候 、 先 知 拿 單 也 進 來 了
Bat-Şeva daha kralla konuşurken Peygamber Natan geldi.拔示 巴還與 王說話 的 時候 、 先知 拿單 也 進來了
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.Ale dí každý: Nejsem já prorok. Muž, kterýž zemi dělá, jsem já; nebo mne učil tomu člověk od dětinství mého.
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.Ale každý povie: Ja nie som prorok; som človek, ktorý obrába zem, lebo človek si ma kúpil od mojej mladosti.
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.Ale każdy rzecze: Nie jestem ja prorokiem, ale rolnikiem; bo mię tego nauczono od dziecióstwa mego.