Ana içeriğe geç
Sözlük

peygamber ile cümle

peygamber kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.Ja joka ei kuule minun sanojani, joita hän minun nimessäni puhuu, hänet minä itse vaadin tilille.
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.무릇 그가 내 이름으로 고하는 내 말을 듣지 아니하는 자는 내게 벌을 받을 것이요
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.Og enhver, der ikke vil høre mine Ord, som han taler i mit Navn, ham vil jeg kræve til Regnskab.
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.Og enhver som ikke hører på mine ord, som han skal tale i mitt navn, ham vil jeg kreve til regnskap for det.
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.Se qualcuno non ascolterà le parole, che egli dirà in mio nome, io gliene domanderò conto
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.Uczynicie mu, jako on myślił uczynić bratu swemu; i odejmiesz złe z pośrodku siebie;
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.Und wer meine Worte nicht hören wird, die er in meinem Namen reden wird, von dem will ich's fordern.
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.Y al hombre que no escuche mis palabras que él hablará en mi nombre, yo le pediré cuentas
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.А който не послуша думите Ми, които той ще говори в Мое Име, Аз ще искам ответ от него.
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.а кто не послушает слов Моих, которые Пророк тот будет говорить Моим именем, с того Я взыщу;
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.והיה האיש אשר לא ישמע אל דברי אשר ידבר בשמי אנכי אדרש מעמו׃
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.ويكون ان الانسان الذي لا يسمع لكلامي الذي يتكلم به باسمي انا اطالبه.
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.誰 不 聽 他 奉 我 名 所 說 的 話 、 我 必 討 誰 的 罪
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.誰不聽 他 奉 我 名 所 說的話 、 我 必討誰 的 罪
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Ho sentito quanto affermano i profeti che predicono in mio nome menzogne: Ho avuto un sogno, ho avuto un sogno
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Jeg har hørt hvad de profeter har sagt som profeterer løgn i mitt navn og sier: Jeg har drømt, jeg har drømt.
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Jeg har hørt, hvad Profeterne, der profeterer Løgn i mit Navn, siger: "Jeg har drømt, jeg har drømt!"
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.내 이름으로 거짓을 예언하는 선지자들의 말에 내가 몽사를 얻었다 함을 내가 들었노라
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Počul som, čo hovoria tí proroci, ktorí prorokujú v mojom mene lož a hovoria: Snívalo sa mi, snívalo sa mi!
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Slišal sem, kaj govore tisti proroki, ki prorokujejo laži v imenu mojem in pravijo: Sanjalo se mi je, sanjalo!
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Slýchávámť, co říkají ti proroci, kteříž prorokují lež ve jménu mém, říkajíce: Měl jsem sen, měl jsem sen.
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Słyszęć Ja, co mówią prorocy, którzy prorokują, kłamstwo w imieniu mojem, mówiąc: Śniło mi się, śniło mi się!
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Tenho ouvido o que dizem esses profetas que profetizam mentiras em meu nome, dizendo: Sonhei, sonhei.
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Чух що говорят пророците, Които в Мое име пророкуват лъжа, Като казват: Видях сън, видях сън!
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.Я слышал, что говорят пророки, Моим именем пророчествующие ложь. Они говорят: „мне снилось, мне снилось".
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.שמעתי את אשר אמרו הנבאים הנבאים בשמי שקר לאמר חלמתי חלמתי׃
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.قد سمعت ما قالته الانبياء الذين تنبأوا باسمي بالكذب قائلين حلمت حلمت.
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.我 已 聽 見 那 些 先 知 所 說 的 、 就 是 託 我 名 說 的 假 豫 言 、 他 們 說 、 我 作 了 夢 、 我 作 了 夢
‹‹Adımla yalancı peygamberlik edenlerin ne dediklerini duydum. ‹Bir düş gördüm! Bir düş!› diyorlar.我 已 聽見 那些 先知 所 說 的 、 就是 託 我 名說 的 假 豫 言 、 他 們說 、 我 作了夢 、 我 作了夢
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Acab convocò tutti gli Israeliti e radunò i profeti sul monte Carmelo
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Achab riep daarop het hele volk en alle profeten samen bij de berg Karmel.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Ahab a trimes soli la toţi copiii lui Israel, şi a strîns pe prooroci la muntele Carmel.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Ahab torej pošlje do vseh sinov Izraelovih in zbere proroke pri gori Karmelu.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Also sandte Ahab hin unter alle Kinder Israel und versammelte die Propheten auf den Berg Karmel.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Då sände Ahab omkring bland Israels barn och lät församla profeterna på berget Karmel.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Da sendte Akab Bud rundt til alle Israeliterne og samlede Profeterne på Karmels Bjerg.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Então Acabe convocou todos os filhos de Israel, e reuniu os profetas no monte Carmelo.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Entonces Acab convocó a todos los hijos de Israel y reunió a los profetas en el monte Carmelo
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.És elkülde Akháb mind az egész Izráel fiaihoz, és egybegyûjté a prófétákat a Kármel hegyre.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.아합이 이에 이스라엘 모든 자손에게로 보내어 선지자들을 갈멜 산으로 모으니라
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Maka Ahab mengerahkan seluruh rakyat dan nabi-nabi Baal itu ke Gunung Karmel
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Niin Ahab lähetti sanan kaikille israelilaisille ja kokosi profeetat Karmel-vuorelle.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Obeslal tedy Achab všecky syny Izraelské, a shromáždil ty proroky na horu Karmel.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Posłał tedy Achab do wszystkich synów Izraelskich, i zebrał te proroki na górę Karmel.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Så sendte Akab bud omkring blandt alle Israels barn og bød profetene komme sammen til Karmel-fjellet.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Vậy , A-háp sai người đi nhóm cả dân Y-sơ-ra-ên và những tiên_tri đến núi Cạt-mên .
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Vậy, A-háp sai người đi nhóm cả dân Y-sơ-ra-ên và những tiên tri đến núi Cạt-mên.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Vtedy poslal Achab poslov ku všetkým synom Izraelovým a shromaždi prorokov na vrch Karmel.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.Και απεστειλεν ο Αχααβ προς παντας τους υιους Ισραηλ και συνηθροισε τους προφητας εις το ορος τον Καρμηλον.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.И послал Ахав ко всем сынам Израилевым и собрал всех пророков нагору Кармил.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.И така, Ахаав прати до всичките израилтяни та събра пророците на планината Кармил.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.וישלח אחאב בכל בני ישראל ויקבץ את הנביאים אל הר הכרמל׃
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.فارسل اخآب الى جميع بني اسرائيل وجمع الانبياء الى جبل الكرمل.
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.亞 哈 就 差 遣 人 招 聚 以 色 列 眾 人 、 和 先 知 、 都 上 迦 密 山
Ahav bütün İsraile haber salarak peygamberlerin Karmel Dağında toplanmalarını sağladı.亞哈 就 差遣 人 招聚 以色列 眾人 、 和 先知 、 都 上迦 密山
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.A Achab oznámil Jezábeli všetko, čo učinil Eliáš i všetko to, jako pobil všetkých prorokov mečom.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Acab informó a Jezabel de todo lo que Elías había hecho y de cómo había matado a espada a todos los profetas
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Acab riferì a Gezabele ciò che Elia aveva fatto e che aveva ucciso di spada tutti i profeti
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Achab rapporta à Jézabel tout ce qu`avait fait Élie, et comment il avait tué par l`épée tous les prophètes.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Ahab a spus Izabelei tot ce făcuse Ilie, şi cum ucisese cu sabia pe toţi proorocii.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod