Ana içeriğe geç
Sözlük

perişan ile cümle

perişan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.Aj, jak vzdychá dobytek, svírají se stáda skotů, proto že nemají žádné pastvy, ano i stáda bravů hynou.
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.Cum gem vitele! Cirezile de boi umblă buimace, căci nu mai au păşune; chiar şi turmele de oi sufăr!
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.Czemu wzdycha bydło? Błąkają się stada wołów, że nie mają pastwisk, nawet i trzody owiec wyginęły.
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.Hvor Kvæget dog stønner! Oksernes Hjorde er skræmte, fordi de ikke har Græs; selv Småkvægets Hjorde lider.
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.Kako ječi živina! goveje črede tavajo klavrno, ker nimajo paše; tudi črede drobnice trpe pokoro.
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.생축이 탄식하고 소떼가 민망해하니 이는 꼴이 없음이라 양떼도 피곤하도다
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.Mint nyög a barom! Megháborodtak a marha-csordák, mert nincs legelõjük; bûnhõdnek még a juhnyájak is!
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.O wie seufzt das Vieh! Die Rinder sehen kläglich, denn sie haben keine Weide, und die Schafe verschmachten.
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.Ternak melenguh dan gelisah; tiada lagi padang rumput baginya. Kawanan domba pun merana
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.Как пъшка добитъкът! Скитат се чредите говеда Защото нямат пасбище; Да! изгинаха стадата овци
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.Как стонет скот! уныло ходят стада волов, ибо нет для них пажити;томятся и стада овец.
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.מה נאנחה בהמה נבכו עדרי בקר כי אין מרעה להם גם עדרי הצאן נאשמו׃
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.كم تئن البهائم هامت قطعان البقر لان ليس لها مرعى حتى قطعان الغنم تفنى.
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.牲 畜 哀 鳴 、 牛 群 混 亂 、 因 為 無 草 . 羊 群 也 受 了 困 苦
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.牲畜 哀鳴 、 牛群 混亂 、 因為 無草 . 羊群 也 受 了 困苦
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.A když hleděl na zástupy, slitovalo se mu jich, že byli tak opuštěni a rozptýleni jako ovce, nemajíce pastýře.
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.A widząc on lud, użalił się go, iż był strudzony i rozproszony jako owce nie mające pasterza.
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.무리를 보시고 민망히 여기시니 이는 저희가 목자 없는 양과 같이 고생하며 유리함이라
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.Ko pa vidi množice, se mu zasmilijo; kajti bili so izmučeni in razkropljeni kakor ovce, ki nimajo pastirja.
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.Vedendo le folle ne sentì compassione, perché erano stanche e sfinite, come pecore senza pastore
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.А когато видя множествата, смили се за тях, защото бяха отрудени и пръснати като овце, които нямат пастир.
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.Видя толпы народа, Он сжалился над ними, что они были изнурены и рассеяны, как овцы, не имеющие пастыря.
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.Поглядаючи ж на людей, жалкував над ними, що були потомлені й розпорошені, як вівцї без пастиря.
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.ובראותו את ההמנים נכמרו רחמיו עליהם כי הם מתעלפים ונדחים כצאן אשר אין להם רעה׃
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.ولما رأى الجموع تحنن عليهم اذ كانوا منزعجين ومنطرحين كغنم لا راعي لها.
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.他 看 見 許 多 的 人 、 就 憐 憫 他 們 . 因 為 他 們 困 苦 流 離 、 如 同 羊 沒 有 牧 人 一 般
Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.他 看見許 多 的 人 、 就 憐憫 他 們 . 因為 他 們困苦 流離 、 如同 羊沒 有 牧人 一般
Kardeşlerim perişan olmuştu.Anh chị tôi phải chạy loạn khắp nơi.
Kardeşlerim perişan olmuştu.És nem csak ennyi, hanem amikor 8 éves voltam gyermekkatona lettem.
Kardeşlerim perişan olmuştu.Fraţii şi surorile mele au fost împrăştiate de război.
Kardeşlerim perişan olmuştu.I miei fratelli e sorelle furono dispersi.
Kardeşlerim perişan olmuştu.형제들과 자매들은 흩어졌습니다.
Kardeşlerim perişan olmuştu.Mes frères et mes sœurs ont été dispersés.
Kardeşlerim perişan olmuştu.Mijn broers en zussen uiteengedreven.
Kardeşlerim perişan olmuştu.Os meus irmãos e irmãs, espalhados.
Kardeşlerim perişan olmuştu.Wojna rozproszyła moich braci i siostry.
Kardeşlerim perişan olmuştu.Братята и сестрите ми се разпръснаха.
Kardeşlerim perişan olmuştu.Моих братьев и сестёр разбросало по разным местам.
Kardeşlerim perişan olmuştu.אחי ואחיותי נפוצו לכל עבר.
Kardeşlerim perişan olmuştu.تفرّق أخواتي وأخواني.
Kardeşlerim perişan olmuştu.僕と父の間には亀裂が入り
Karısının ölümü onu perişan etse de oğluyla yarattığı ilişkisinden ilham aldım.A pesar de estar devastado por su muerte encontró inspiración en la relación que forjó con su hijo.
Karısının ölümü onu perişan etse de oğluyla yarattığı ilişkisinden ilham aldım.Deși era devastat de moartea ei, m-a inspirat relația pe care a legat-o cu fiul lui.
Karısının ölümü onu perişan etse de oğluyla yarattığı ilişkisinden ilham aldım.Хотя он был опустошён её смертью, я нашла вдохновение в отношениях, которые он построил со своим сыном.
Karısının ölümü onu perişan etse de oğluyla yarattığı ilişkisinden ilham aldım.彼が息子と育む関係の中に 私は光を見出しました 「愛する人 ソウルメイト 友を失ったと感じました」
"Ne perişanlık!" Diye bir sesle söylemek duydum."Aké spustošenie," počula jeden hlas.
"Ne perişanlık!" Diye bir sesle söylemek duydum."Apa kehancuran!" Ia mendengar satu suara berkata.
"Ne perişanlık!" Diye bir sesle söylemek duydum."Ce pustiirii!", A auzit o voce spunând:.
"Ne perişanlık!" Diye bir sesle söylemek duydum."Co spustoszenie!" Usłyszała jednym głosem powiedzieć.
"Ne perişanlık!" Diye bir sesle söylemek duydum.Điều tàn! ", Bà nghe thấy một giọng nói nói.
"Ne perişanlık!" Diye bir sesle söylemek duydum.Eu ouvi que havia uma criança, apesar de ninguém nunca a vi. "
"Ne perişanlık!" Diye bir sesle söylemek duydum.Ho sentito che ci fosse un bambino, anche se nessuno mai vista. "
"Ne perişanlık!" Diye bir sesle söylemek duydum."Hvad øde!" Hørte hun en stemme sige.
"Ne perişanlık!" Diye bir sesle söylemek duydum."Jaké zpustošení," slyšela jeden hlas.
"Ne perişanlık!" Diye bir sesle söylemek duydum."Kaj puščave!" Je slišala en glas povedati.
"Ne perişanlık!" Diye bir sesle söylemek duydum.객실. "무슨 폐허 것은!"고 한 목소리로 말을 들었어요.
"Ne perişanlık!" Diye bir sesle söylemek duydum."Mi pusztulás!" Hallott hangon mondja.
"Ne perişanlık!" Diye bir sesle söylemek duydum."Mitä lohduttomuus!" Hän kuuli yhden äänen sanovan.
"Ne perişanlık!" Diye bir sesle söylemek duydum."Qué desolación!" Escuché que una voz que le decía.
"Ne perişanlık!" Diye bir sesle söylemek duydum."Quelle désolation!" Elle a entendu une voix dire.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod