Ana içeriğe geç
Sözlük

perişan ile cümle

perişan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
1945 yılında İkinci Dünya Savaşı sonunda, Lettow-Vorbeck perişan haldeydi.En mai 1945, à la fin de la Seconde Guerre mondiale, l'usine de Wolfsburg est en partie détruite.
Evine geri getirilmiş olan perişan ve işe yaramaz durumdaki Moran, şimdiki halinden bahsetmeye başlar.Tras regresar a su casa, ahora en un estado de confusión y abandono, Moran pasa a hablar de su estado actual.
1945 yılında İkinci Dünya Savaşı sonunda, Lettow-Vorbeck perişan haldeydi.A finales de la Segunda Guerra Mundial, en 1945, el Lustgarten era un terreno vacío.
Halkını perişan ettiler ve toprakları hiç varolmamışa döndü.Desolaron a su gente, y su tierra fue como la que nunca ha existido.
Bu durum Bennetlerin erkek delisi olan en küçük iki kızını perişan eder.Será de sus dos hermanos el más bajo de sus esclavos.»
Çünkü halk çok perişandır.La gente es muy mezquina.
Halkını perişan ettiler ve toprakları hiç varolmamışa döndü.La città venne rasa al suolo e non fu mai più abitata.
Bu lanet hastalık beni resmen perişan etti.И тут меня буквально пронзает дикая боль.
Kalanlar Ebrehe de içlerinde olduğu halde perişan bir vaziyette Yemen'e doğru kaçtılar.Иудеи выпускали пустыню козла («козла отпущения»), который должен был унести с собою все грехи людей.
Babası Aruz Koca Tepegöz'ün elinde perişan olur.Их отец Ган от горя ослеп.
Çünkü halk çok perişandır.Должно быть, людям они отвратительны.
Hem Leylâ’nın hem Mecnun’un halleri gittikçe perişanlaşmaktadır.Кадзи все больше разочаровывается условиями в лагере и коммунистической ортодоксией.
Neden öyleyse mâtemlerle eyyâmın perişandır, Niçin bir katrecik göğsünde bir umman huruşândır?拳をあびる (кобуси во абиру), что значит «поток ударов» — намёк на побои родственников.
Bu durum Bennetlerin erkek delisi olan en küçük iki kızını perişan eder.В конце концов он двух своих наивернейших слуг коварным образом умерщвляет.
Perişan olduk.يا لخيبتنا.
Halkını perişan ettiler ve toprakları hiç varolmamışa döndü.نحن مقتنعون بأنة دمر مدننا وجعل لاإنسانية حتى المباني العادية.
Doktor perişan olur.Você ficará desapontado.
Ama Undertaker, fena halde Maven'dan intikam aldı ve onu perişan etti.Irado, Undertaker eliminou Maven e o atacou brutalmente nos bastidores.
(İkili:Oh belle, a questa misera (O güzel kız; ne kadar perişansın.)Zij besluiten samen te vluchten (duet: "Oh belle, a questa misera").
Annesinin intiharı üzerine babası perişan oldu.Haar moeder pleegde zelfmoord na haar vaders dood.
Silahlı kuvvetlerimizin hali perişandır.De verdediging tegen dergelijke wapens is erg moeilijk.
Doktor perişan olur.De burgemeester is teleurgesteld.
Sanıklar perişan haldeydi.Natomiast twórców prześladowano.
Akkoyunlu ordusu perişan edildi.Krigsförbandet Helikopterbataljonen avvecklas.
Doktor perişan olur.Katten blir förtvivlad.
Doktor perişan olur.Doktor je zklamaný.
Bütün memleket perişan vaziyettedir.Vesnici však nacházejí zcela vylidněnou.
Alcina bir perişanlık hissi ile bir arya söyler ve unutulmayı arzu ettiğini belirtir.Alcina zpívá smutnou árii ve kterém touží po zapomnění.
Halkını perişan ettiler ve toprakları hiç varolmamışa döndü.Město bylo srovnáno se zemí a již se nikdy znovu neosídlilo.
Akkoyunlu ordusu perişan edildi.Grupul de Armate Centru a fost distrus.
O'nu bulmak için gizlice Tusken'lerin kampına girer ve annesini ölmek üzere ve perişan bir halde bulur.Aceasta află că podul din Tulsa se va surpa și bunica ei va fi prinsă în ambuteiaj.
Venediklilerin, şehrin savunmasından ayrılmaları, Rumları büsbütün perişan etmişti.Venețienii nu și-au dat seama cât de scumpă a fost apărarea orașului.
Perişan olduk.Csalódnia kellett.
1945 yılında İkinci Dünya Savaşı sonunda, Lettow-Vorbeck perişan haldeydi.A második világháború végén az idős Lettow-Vorbeck gyakorlatilag nincstelenné vált.
(İkili:Oh belle, a questa misera (O güzel kız; ne kadar perişansın.)(Kolmas Nainen: Hyvää ja kaunista) Mitä sais olla?
Aman söyle perişan oldu hâlim.Det er, undskyld mig, noget rod.
Livia Drusilla üvey kızının ailesine karşı bir komplo kurmuş ve onları perişan etmişti.Livia Drusilla selv konspirerte mot hennes stedatters familie og fikk dem ruinert.
Aman söyle perişan oldu hâlim.Dan percayalah, itu sangat gila.
Çünkü halk çok perişandır.Người Mán rất khổ sở.
Akkoyunlu ordusu perişan edildi.Quân y viện của chúng tôi bị đánh phá.
Annesinin intiharı üzerine babası perişan oldu.母の殺害事件で父親が自殺したことで一人残されてしまう。
Aman söyle perişan oldu hâlim.不意打ちだったと言えよう。
Neden öyleyse mâtemlerle eyyâmın perişandır, Niçin bir katrecik göğsünde bir umman huruşândır?為此,他們亡命天涯,他們的命運究竟會如何呢? 増淵 飛雄(ますぶち トビオ) 主角。
Ama şehirdekiler kadar kendileri de aç ve perişan durumdadırlar.城內皆喜,且日益饑困。
Yeri, göğü inleten sesiyle düşmanları perişan ederdi.今乃稱兵構亂,圖危宗社,獲罪天地祖宗,義不容赦。
Kuru Kadı yere diz çöktü, ağlamaya başladı: — Çok perişanım, diye inledi, lütfet.開場白是「天呼喚我,地呼喚我,人呼喚我——其中地呼喚的就是我」。
Perişan köyün acı çekmesini izlemekten hoşlanır.我喜歡使我的手變髒。
Düşmanlarının üzerine saldırarak perişan eder.적을 공격하기 전에 나의 약점을 보강하라.
Halkını perişan ettiler ve toprakları hiç varolmamışa döndü.그들은 그 땅의 주민들을 학살하여 그 땅은 애초부터 존재하지도 않았던 것 같이 변했다.
Annesinin intiharı üzerine babası perişan oldu.어머니의 살인 사건으로 부친이 살해되었던 것으로, 한 명 남아버린다.
Uyandığında kendisini, zombilerle dolu korkunç ve perişan bir dünyada yapayalnız bulur.כשאדם מנסה לעזוב את הבית הוא מוצא את עצמו בעולם משונה מלא חול ותולעי ענק.
Bu şarkıyla beraber "Perişanım" ve "Eskidendi, Çok Eskiden" parçalarına da remiks yaparlar.הן תיארו את השיר כ"סיכון" ואמרו שהוא שונה לחלוטין ממה שהן עשו בעבר.
1945 yılında İkinci Dünya Savaşı sonunda, Lettow-Vorbeck perişan haldeydi.Završetak Drugog svjetskog rata Lettow-Vorbeck je dočekao u siromaštvu.
Bu tanrı ve tanrıçalar mevcudiyeti insanı zayıf, şaşırmış ve perişan yapmaktadırlar.Svaki čovjek i žena jesu opipljiv, blaženi, živi Bog.
1945 yılında İkinci Dünya Savaşı sonunda, Lettow-Vorbeck perişan haldeydi.V roku 1945, koncom druhej svetovej vojny, bol Himedži bombardovaný.
Silahlı kuvvetlerimizin hali perişandır.Napačnem prepričanju o stanju strelnega orožja.
Düşmanlarının üzerine saldırarak perişan eder.Iš bėdos ištrauktų net ir savo priešą.
"Zeytinburnu perişan".Kukkunud džoki".
Sanıklar perişan haldeydi.Võtted olid ebaausad.
Balıkçılar yas tutacak, Nile olta atanların hepsi ağlayacak, Suyun yüzüne ağ atanlar perişan olacak.Fiskerne klager, og alle de som kaster krok i strømmen, sørger, og de som setter garn i vannet, er motløse,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod