1990 yılında Roger Waters'in Berlin'deki The Wall performansına katıldı.V roce 1990 uspořádal Roger Waters při příležitosti pádu berlínské zdi koncert The Wall – Live in Berlin.
The Daily Telegraph gazetesi performansının "takdire şayan" olduğunu belirtmiştir.Deník The Daily Telegraph označil její výkon za velkolepý.
Amacı dünyanın en performanslı otomobillerini üretmekti.Chtěli společně vyrábět nejkvalitnější automobily na světě.
AMG modelleri, her Mercedes-Benz sınıfının en pahalı ve en yüksek performanslı modelleridir.Třída A představuje nejnižší modely firmy Mercedes.
Alabama Shakes Şubat 2012’de mtvU Woodie yarışmasında “en iyi canlı performans” dalında aday oldu.V únoru 2012 byla kapela nominována na mtvU Woodie za "nejlepší živé vystoupení".
Cirit atmada tüm zamanların en iyi beş performansının tamamı kendisine aittir.Z pěti nejlepších historických výkonů patří tři jemu.
Bu özellikleriyle yüksek performans sergilerler ancak maliyetleri de daha yüksektir.Tento fond přináší vyšší výnosy, ale i vyšší rizika.
Performans 1985 yayımlı Live – The Virgin Tour VHS'de bulunmaktadır.V roce 1985 došlo k vydání dokumentu Madonna Live: The Virgin Tour na kazetách VHS z detroitské zastávky show.
2006'da ise En İyi Canlı Performans ödülünü aldı.Dále roku 2006 získala nominaci na Best Frightened Performance.
3 Nisan 1977 günkü performanslarının ardından grup sonraki yirmi yıl boyunca televizyonda çalmadı.Vystoupení ze dne 3. dubna 1977 bylo jejich posledním televizním vystoupením na více než dvacet let.
Cat 5 100 MHz'e kadar yüksek performans sağlayabilir.Stroje s pracovní šířkou do 2500 mm mohou dosáhnout výkonu do 100 kg/h.
13 Nisan'da 2014 MTV Film Ödülleri'nde "Car Radio" ile performans sergilediler.Dne 13. dubna vystoupili se skladbou Car Radio na MTV Movie Awards 2014.
Bu performansından dolayı üzerinde olan beklentileri daha da artırmayı başardı.Vítězství nad nimi posílilo Jüa ještě více.
Performansı sayesinde İstiklal Marşı Yarışması'nı kazandı.Svými výkony si získal přezdívku Elektrický hrabě.
Ekim ayında Page’in yeni grubu Led Zeppelin ilk canlı performansını sergiledi.V říjnu debutovala živou nahrávkou Pageova nová kapela Led Zeppelin.
Kimi eleştirmenlere göre Emma Stone kariyerinin en iyi performansı bu filmde sergiledi.Někteří tvrdí, že výkon Stone je nejlepší za její kariéru.
G3 (turne), Joe Satriani ve Steve Vai tarafından organize edilen canlı performans gitar şovu.Na G3: Live in Tokyo skladbu hráli kytaristé John Petrucci, Joe Satriani a Steve Vai.
2006 yılına kadar canı müzik performansı sergilemediler.K červnu 2006 neproběhl žádný výzkum zdravotních důsledků.
Bir sonraki maçta ise performansları kötüye gitti.V následujícím období se výsledky týmu jen zhoršovaly.
Performans da Live at Hammersmith Odeon'da izlenebilirdir.Z tohoto samého turné bylo nahráno CD Live at Hammersmith Odeon.
Kariyeri boyunca Uruguay ve Arjantin'de başarılı performanslar sergiledi.Částečně úspěšný ozdravovací program proběhl v Uruguayi a jednom regionu Argentiny.
Audi S4, Audi A4'ün yüksek performanslı modelidir.Audi RS4 je nejvýkonnější verze modelu Audi A4 automobilky Audi.
Takımyla iyi bir performans gösteren antrenör, 2009-2010 sezonunda yılın en iyi antrenörü seçildi.V tradiční novinářské anketě byl zvolen nejlepším trenérem za sezonu 2011/12.
Bu oyundaki performansı ile ilk Tony Ödülü adaylığını elde etti.Za roli získal svojí první cenu Tony.
Sergilediği yüksek performans ile antrenörlerin radarına girdi.Za své úspěchy vděčil trenérům R.
17 Mayıs 2009'da grup ilk sahne performansını SBS's Inkigayo'da, Fire şarkılarıyla gerçekleştirmiştir.Hned na to 17. května 2009 skupina vystoupila se svým prvním singlem na SBS Inkigayo.
Albümden çıkan single Here to Stay, En iyi metal performansı dalında Grammy ödülü almıştır.Here To Stay dokonce dostalo cenu Grammy za nejlepší metalové provedení (Best Metal Performance).
Bu performansı çok az sayıda aktör verebilir.Tím se mohla pochlubit jen málokterá firma.
Performansından sonra + jürinin hepsinden övgü aldı.Danou epizodu vyhrála a porotci ji chválili za její jevištní výkon.
Yoksa takımınızın performansından dolayı hayal kırıklığına uğrayabilirler.Fanoušci byli s výkony týmu značně rozčarováni.
İlk performansını David Letterman Show'da yapmıştır.Vystupovala například v Noční show Davida Lettermana.
Tankın atış kontrol sistemi üstün performans göstermektedir.Odpalovací pouzdro pro střelu bývá výsuvné.
Fakat finalde sergiledikleri performansla 39 puan alarak 11. sırada yer almışladır.Nicméně svišť na trati ho vrátil na 11. místo.
Performans sahneleri Record Plant'de çekilmitir.Maximum skoků: Životnost datagramu.
Ben böyle performans etmeyi severim bu yüzden kayıt zamanı bunu çok iyi hissediyorum.Nestěžuju si, protože jsme byli rádi, že můžeme točit desky.
Yüksek saat hızlarında çalışan bir işlemci daha iyi performans sağlar.Stroj, který má větší výkon, vykoná za stejný čas více práce.
Recep Adanır, bu turnuvada çok başarılı bir performans gösterdi.Ve většině případů předvede hostitelská země na svém turnaji velmi dobrý výkon.
Dizi eleştirmenlerden genellikle olumlu yorumlar alarak başladı, birçoğu Viola Davis'in performansını övdü.Seriál byl kritikou přijat příznivě, obzvláště byl chválen výkon herečky Violy Davis.
Performans Center'da çalışmalara başladı.V hodnotícím centru se zapotíte.
Atina boîte sahnesinde çok başarılı bir performans sergiledi.Atari měla stále úžasný podíl na trhu.
Bunun da en önemli nedeni, Londra'da gösterimi yapılan müzikal oyunda sergilediği üstün performanstır.Ironické na tom všem je to, že jejich debutní výstup byl proveden právě v jazz klubu.
Turnuva boyunca hakemlerin genel olarak performansları olumlu değerlendirilmişti.V průběhu soutěže byla porotci hodnocena velmi příznivě.
Ancak Collins'in performansı beğenildi.Ne každému se ale pozice Franka líbila.
Bu performans Knowles'ın 2007 çıkışlı turne DVD'si The Beyoncé Experience Live'da yer aldı.Záznam koncertu z Los Angeles vydala na DVD The Beyoncé Experience Live.
Ancak SuperSonics, takımı oyuncusunun bu bireysel performansına rağmen sezonu 30 galibiyetle noktaladı.Fleminga přes všechny úspěchy Sekce 30 stále měli za fantastu.
Törende Broadway Cabaret özel bir performans sahneledi.Visací zámek chystá mimořádný koncert.
Grup albüm ile ilk performansını 6 Kasımda Inkigayo da ve 10 Kasım da Mnet M!'Countdownda yaptı.Písně z tohoto alba poprvé prezentovaly na SBS Inkigayo 6. listopadu a na Mnet's M Countdown 10. listopadu.
İyi performans gösterdi fakat Daniel Bryan maçı kazanan taraf oldu.Daniel Bryan měl právo na obhajobu svého titulu a ten zápas Daniel Bryan vyhrál.
Ancak CBS yöneticileri Harris'in performansını beğendiler ve rolü ona hemen teklif ettiler.Producenty z CBS to natolik pobavilo, že Harrisovi rychle nabídli účast na natáčení.
Bu şehirde boşluktaki insan vücudunu keşfetmeye yönelik performans gösterileri sergiledi.V rámci této expozice navrhl pohyblivou strukturu Město v prostoru.
Buradaki etkileyici performansıyla Olimpiakos'a transfer olmuştur.Na olympijský turnaj se přes tuto nešťastnou událost připravil velmi dobře.
2009-2010 sezonunu ise geçen sezondan çok uzak bir performansla geçirdiler.Sezóna 1996/97 byla naprosto odlišná od té předchozí.
Uçakların performansı arttıkça zorluklar da artmıştır.Díky větší hmotnost se snížily výkony letounu.
MTV Unplugged'e katılan gruplar ve şarkıcılar şarkılarının akustik performanslarını ortaya koyarlar.Na MTV Unplugged jsou také akustické verze písně.
Orada 65 maç ve 22 gollük bir performans sergiledi.Celkově zahrál 65 vítězných míčů a 22 es.
OHV motorlara göre daha karmaşıktır, ancak daha iyi motor performansı elde edilebilmesini sağlar.Běží co ji síly stačí a nakonec si stopne motocyklistu.
Sadece 2005 yılında 1 milyondan fazla kişi için performans sergilediler.Numai în 2005 au cântat în fața a peste 1 milion de oameni.
Liga II'de Farul Constanța ve CF Brăila'ya karşı iyi performans gösterdi.În Liga a II-a au avut performanțe notabile împotriva Farul Constanța și CF Brăila.
E!'den Zach Johnson'a göre performans, medyadan karışık tepkiler aldı.Potrivit lui Zach Johnson de la E!, interpretarea a primit o reacție mixtă din partea mass-mediei.
Tina Knowles ise bu performanslar için kıyafet tasarımları yaptı.Tina Knowles le-a ajutat de asemenea, creând hainele pentru interpretările lor.