Ana içeriğe geç
Sözlük

perde ile cümle

perde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.Cette espérance, nous la possédons comme une ancre de l`âme, sûre et solide; elle pénètre au delà du voile,
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.Chúng ta giữ điều trông cậy nầy như cái neo của linh hồn, vững vàng bền chặt, thấu vào phía trong màn,
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.Chúng_ta giữ điều trông_cậy nầy như cái neo của linh_hồn , vững_vàng bền_chặt , thấu vào phía trong màn ,
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.det vi har som et anker for sjelen, et som er trygt og fast og når innenfor forhenget,
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.hvilket vi have som et Sjælens Anker, der er sikkert og fast og går ind inden for Forhænget,
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.I det hoppet hava vi ett säkert och fast själens ankare, som når innanför förlåten,
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.우리가 이 소망이 있는 것은 영혼의 닻 같아서 튼튼하고 견고하여 휘장 안에 들어 가나니
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.Kteroutož máme jako kotvu duše, i bezpečnou i pevnou, a vcházející až do vnitřku za oponu,
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.Którą mamy jako kotwicę duszy, i bezpieczną, i pewną, i wchodzącą aż wewnątrz za zasłonę,
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.ktorú máme sťa kotvu duše, bezpečnú a pevnú, a ktorá vchádza do vnútra za oponu,
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.Mely lelkünknek mintegy bátorságos és erõs horgonya és beljebb hatol a kárpítnál,
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.Se toivo meille on ikäänkuin sielun ankkuri, varma ja luja, joka ulottuu esiripun sisäpuolelle asti,
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.Tenemos la esperanza como ancla del alma, segura y firme, y que penetra aun dentro del velo
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.И в един случай смъртните човеци вземат десетък, а в другия – тоя, за когото се свидетелствува, че живее.
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.которая для души есть как бы якорь безопасный и крепкий, и входит во внутреннейшее за завесу,
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.котру маємо, яко якор душі, тверду і певну, і входить вона у саму середину за завісою,
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.אשר היא לנפשנו לעוגין נכון וחזק ומגיע אל מבית לפרכת׃
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.الذي هو لنا كمرساة للنفس مؤتمنة وثابتة تدخل الى ما داخل الحجاب
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.我 們 有 這 指 望 如 同 靈 瑰 的 錨 、 又 堅 固 又 牢 靠 、 且 通 入 幔 內
Canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umut, perdenin arkasındaki iç bölmeye geçer.我 們 有 這 指望 如同 靈瑰 的 錨 、 又 堅固 又 牢靠 、 且 通入 幔內
Çok kolay, bu sizin ilk parmağınızın yeri ikinci parmağınız uzanacak ve ikinci perdedeki beşinci tele gelecek.Así que tenemos: uno, dos, tres y en el primer traste.
Çok kolay, bu sizin ilk parmağınızın yeri ikinci parmağınız uzanacak ve ikinci perdedeki beşinci tele gelecek.En quelque sorte, on a :
Çok kolay, bu sizin ilk parmağınızın yeri ikinci parmağınız uzanacak ve ikinci perdedeki beşinci tele gelecek.Idziemy więc: jeden, dwa, trzy, na pierwszym progu.
Çok kolay, bu sizin ilk parmağınızın yeri ikinci parmağınız uzanacak ve ikinci perdedeki beşinci tele gelecek.Vrij simpel, dat is je wijsvinger.
Çok kolay, bu sizin ilk parmağınızın yeri ikinci parmağınız uzanacak ve ikinci perdedeki beşinci tele gelecek.Wir haben hier: eins, zwei, drei und in den ersten Bund.
Çok kolay, bu sizin ilk parmağınızın yeri ikinci parmağınız uzanacak ve ikinci perdedeki beşinci tele gelecek.Смотрите, раз, два, три на первом ладу.
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.C'est une chose fondamentale -- à la TV, le premier acte s'appelle le teaser.
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.C'é una domanda fondamentale... In Tv, la prima sequenza é chiamata il Teaser ("pungolo").
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.Có một câu hỏi cơ bản -- trong giới truyền hình, màn diễn đầu tiên được gọi là "teaser" (vấn đề)
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.Das ist eine fundamentale Frage -- im Fernsehen wird der erste Akt "Teaser" genannt.
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.Der er et fundamentalt spørgsmål -- i TV kaldes det første akt for en teaser.
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.Er is deze fundamentele vraag -- op TV wordt de eerste scene teaser genoemd.
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.Există o întrebare fundamentală - în televiziune, primul act se numeşte teaser
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.Há uma questão fundamental.
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.Hay una pregunta fundamental... en TV el primer acto se llama el "teaser".
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.Pierwszy akt w produkcjach TV to "zwiastun".
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.Televisiossa ensimmäistä näytöstä kutsutaan syötiksi.
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.To je zásadní otázka -- v televizi se prvnímu dějství říká teaser.
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.이게 바로 첫번째 의문입니다 -- TV에서 새 프로그램을 위해 티저가 나오죠
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.Van egy alapvető kérdés -- a TV-ben az első jelenetet "teaser"-nek hívják.
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.Υπάρχει ένα θεμελιώδες ερώτημα... στην τηλεόραση, η εισαγωγική σκηνή λέγεται "teaser (σκηνή αγκίστρι)".
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.Има един основен въпрос -- в телевизията първото действие е наречено зарибяване.
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.Сначала появляется фундаментальный вопрос - на ТВ он называется тизер.
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.יש שאלה בסיסית -- בטלוויזיה, המערכה הראשונה נקראת הטיזר.
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.هناك سؤالا أساسيا -- في التلفاز ، يسمى الإعلان الأول بجاذب الإنتباه.
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.文字通り 大きな疑問ということです
Çünkü bu perdenin alanını bulmaktayız. -Dzieje się tak, bo liczyliśmy powierzchnię zasłony.
Çünkü bu perdenin alanını bulmaktayız. -E isso é só porque estamos apenas tentando encontrar o área dessa cortina.
Çünkü bu perdenin alanını bulmaktayız. -וזה רק בגלל אנחנו רק מנסים למצוא אזור זה וילון.
Çünkü burada bir perde yok.Ceci n'est pas vraiment un rideau.
Çünkü burada bir perde yok.Das ist gar kein Vorhang.
Çünkü burada bir perde yok.De fapt asta nu e o cortină.
Çünkü burada bir perde yok.En realidad no se trata de una cortina.
Çünkü burada bir perde yok.Ez valójában nem egy függöny.
Çünkü burada bir perde yok.In realtà questa non è una tenda.
Çünkü burada bir perde yok.사실 이건 커튼이 아닙니다. 비닐 소재로 된 블라인드죠.
Çünkü burada bir perde yok.Thật ra, cái này không phải tấm màn.
Çünkü burada bir perde yok.Για την ακρίβεια, δεν είναι κουρτίνα.
Çünkü burada bir perde yok.Всъщност, това не е завеса.
Çünkü burada bir perde yok.Как ни удивительно, это не занавески.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod