Ama herzaman içinde ödül olmayan en az bir perde olacakDer vil dog altid være mindst 1 andet forhæng med en dårlig præmie.
Ama herzaman içinde ödül olmayan en az bir perde olacakאבל תמיד יהיה לפחות ווילון אחד בלי הפרס מאחוריו.
Ama herzaman içinde ödül olmayan en az bir perde olacak最低1つは ハズレのドアが残されるんだ。 スタッフは、開けたドアの向こうを君に見せる。
Ama şimdi, üçüncü perdemizde, başladığımız yere dönüp belki de ilk defa herşeyi anlayabiliriz.하지만 제 3막에서는 우리가 시작했던 그곳으로 돌아가는 것이 가능할 것입니다.
Ama şimdi, üçüncü perdemizde, başladığımız yere dönüp belki de ilk defa herşeyi anlayabiliriz.Ale teď, v našem třetím dějství se můžeme vrátit zpátky tam, kde jsme začaly a věděly to od začátku.
Ama şimdi, üçüncü perdemizde, başladığımız yere dönüp belki de ilk defa herşeyi anlayabiliriz.Ale teraz, v treťom dejstve, sa môžeme vrátiť späť na začiatok, ale už s týmito vedomosťami.
Ama şimdi, üçüncü perdemizde, başladığımız yere dönüp belki de ilk defa herşeyi anlayabiliriz.אבל עכשיו, ב'מערכה השלישית' שלנו, עשויה להיות לנו אפשרות לחזור לאן שהתחלנו
Ama şimdi, üçüncü perdemizde, başladığımız yere dönüp belki de ilk defa herşeyi anlayabiliriz.ولكن الآن ضمن التيار الثالث ربما يمكن لنا ان نعود الى البداية
Ama şimdi, üçüncü perdemizde, başladığımız yere dönüp belki de ilk defa herşeyi anlayabiliriz.自分の出発点にぐるりと戻って 生きるべきは自分の人生なのだと 初めて気づくことができるかもしれません
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.그런데 삼분의이가되는 지점에 장벽이 있었습니다.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Maar op twee-derde van de zaal stond een barrière.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Mégis, a terem kétharmada környékén egy válaszfal volt.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Namun, ada penghalang pada sepertiga bagian panggung di belakang.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Nur dass eine Barriere den Raum hier nach zwei Drittel teilte.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Sin embargo, a dos tercios del camino había una barrera.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Şi totuşi la două treimi din sală se ridica o barieră.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Toutefois, au niveau des deux tiers de ce public il y avait une barrière.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Tuttavia, a due/terzi della sala qui c'era una barriera.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Ve dvou třetinách však bylo hrazení.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Vendar je prostor delila pregrada.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Με τη διαφορά ότι μεταξύ των δυο τρίτων του χώρου υπήρχε εμπόδιο.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Обаче, на две трети от него е имало бариера.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Однако на две трети в этом направлении была перегородка.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.עם-זאת, אחרי שני-שליש מהחדר היה מחסום.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.ولكن، على بعد ثلثي المسافة كان هناك حاجز.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.こちら側に男性がいて
Arka odaya geçtik ve kadınlar oturdu. Etrafımıza perde çekildi ve vanilyalı dondurma servisi yapıldı.Poszłyśmy do pokoju na tyłach, usiadłyśmy otoczono nas zasłoną i podano lody waniliowe.
Arka odaya geçtik ve kadınlar oturdu. Etrafımıza perde çekildi ve vanilyalı dondurma servisi yapıldı.Там, в задней комнате опускались все занавески, женщины рассаживались и им подавали ванильное мороженое.
Artı izle eksi izin integrali aynıdır. - Çünkü bu perdenin alanını bulmaktayız. -Y eso es sólo porque sólo estamos tratando de encontrar la área de esa cortina.
‹‹Avlunun batı tarafı için elli arşınfö boyunda perde, on direk, on taban yapılacak.Aber gegen Abend soll die Breite des Hofes haben einen Umhang, fünfzig Ellen lang, zehn Säulen auf zehn Füßen.
‹‹Avlunun batı tarafı için elli arşınfö boyunda perde, on direk, on taban yapılacak.A pitvar szélességéhez pedig nyugot felõl ötven sing szõnyeget; ahhoz tíz oszlopot és ezekhez tíz talpat.
‹‹Avlunun batı tarafı için elli arşınfö boyunda perde, on direk, on taban yapılacak.Bố vi của hành lang về phía tây có năm chục thước bề dài, mười cây trụ và mười lỗ trụ.
‹‹Avlunun batı tarafı için elli arşınfö boyunda perde, on direk, on taban yapılacak.Bố vi của hành_lang về phía tây có năm_chục thước bề dài , mười cây trụ và mười lỗ trụ .
‹‹Avlunun batı tarafı için elli arşınfö boyunda perde, on direk, on taban yapılacak.De westkant van de voorhof moet 22, 5 meter lang zijn met tien pilaren op tien koperen voetstukken.
‹‹Avlunun batı tarafı için elli arşınfö boyunda perde, on direk, on taban yapılacak.Di sebelah barat, layar itu panjangnya 22 meter, dengan sepuluh tiang dan sepuluh alas
‹‹Avlunun batı tarafı için elli arşınfö boyunda perde, on direk, on taban yapılacak.뜰의 옆 곧 서편에 광 오십 규빗의 포장을 치되 그 기둥이 열이요 받침이 열이며
‹‹Avlunun batı tarafı için elli arşınfö boyunda perde, on direk, on taban yapılacak.ורחב החצר לפאת ים קלעים חמשים אמה עמדיהם עשרה ואדניהם עשרה׃
‹‹Avlunun batı tarafı için elli arşınfö boyunda perde, on direk, on taban yapılacak.وفي عرض الدار الى جهة الغرب استار خمسون ذراعا. اعمدتها عشرة وقواعدها عشر.
‹‹Avlunun batı tarafı için elli arşınfö boyunda perde, on direk, on taban yapılacak.院 子 的 西 面 當 有 帷 子 、 寬 五 十 肘 . 帷 子 的 柱 子 十 根 、 帶 卯 的 座 十 個
‹‹Avlunun batı tarafı için elli arşınfö boyunda perde, on direk, on taban yapılacak.院子 的 西面 當 有 帷子 、 寬五十肘 . 帷子 的 柱子 十 根 、 帶卯 的 座 十 個
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Alle forgårdens omheng helt rundt var av fint, tvunnet lingarn.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Alle gordijnen die de muren van de voorhof vormden, waren geweven van getweernd fijn linnen.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Alle Omhæng rundt om Forgården var af tvundet Byssus,
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Alle Umhänge des Vorhofs waren von gezwirnter weißer Leinwand
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.A pitvarnak minden szõnyege köröskörül sodrott lenbõl vala.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Hết thảy bố vi của hành lang ở chung quanh đều bằng vải gai đậu mịn;
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Hết_thảy bố vi của hành_lang ở chung_quanh đều bằng vải gai đậu mịn ;
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Kaikki esipihan ympärysverhot yltympäri olivat kerratuista valkoisista pellavalangoista,
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.뜰 사면의 포장은 세마포요
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Semua layar di sekeliling pelataran itu dibuat dari kain linen halus
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Toate pînzele de jur împrejurul curţii erau de in subţire răsucit.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Todas as cortinas do átrio ao redor eram de linho fino torcido.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Todas las mamparas alrededor del atrio eran de lino torcido
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Toutes les toiles formant l`enceinte du parvis étaient de fin lin retors.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Tutti i tendaggi che delimitavano il recinto erano di bisso ritorto
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Všecky koltry síně vůkol očkovaté z bílého hedbáví přesukovaného.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Všetky koberce dvora dookola boly zo súkaného kmentu,
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Vsi zastori ob dvorišču kroginkrog so bili iz sukane tenčice;
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Wszystkie opony sieni w około były z jedwabiu białego kręconego.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Παντα τα παραπετασματα της αυλης κυκλω ησαν εκ βυσσου κεκλωσμενης.